CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke, "CHP, Türkiye'de toplumsal barışı inşa edecek bir üçüncü yol öneriyor. Bu üçüncü yol da toplumsal barışı siyasi zeminde inşa etme gerekliliğini anımsatıyor" dedi.
CHP'de kurultay sonrası oluşturulan Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ilk toplantısını, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında, parti genel merkezinde gerçekleştirdi.
Toplantı sonrasında açıklamalarda bulunan Böke, yeni MYK'da parti sözcülüğü görevinin kendisine verildiğini anımsatırken, özgürce konuşulabilen toplantılar düzenleyeceklerini aktardı.
CHP kurultayının sonuç bildirgesine atıfta bulunan ve bu bildirgede, "Özgürlükçü demokrasi devrimini, diğer üç büyük devrimin altına imza atan CHP'nin gerçekleştireceğinin" yer aldığını belirten Böke, "Yaptığımız ilk MYK toplantısı da bu iradenin nasıl bir çalışma takvimine döküleceği ve Türkiye'yi hak ettiği özgürlükçü demokrasiye nasıl hep birlikte taşıyacağımıza dair atılacak adımları konuştuğumuz bir toplantı oldu" diye konuştu.
Bugün Diyarbakır Sur'dan 3 şehit haberi geldiğini hatırlatan Böke, şehitlere Allah'tan rahmet, yaralı askerlere de acil şifa dileğinde bulunan Böke, şöyle devam etti:
"Her gün anneler ağlıyor, işte bu acı tablonun son bulması için acil atılması gereken adımlarla ilgili biz de MYK'da bir gündem değerlendirmesi yaptık. CHP bu konuda defalarca uyarılarda bulundu. Dün Sayın Hüseyin Çelik'in yaptığı açıklamalar, CHP'nin tespitlerinin, yönelttiği soruların, kaygılarının ve iktidarı göreve davet etmesinin ne kadar doğru olduğunu bir kez daha bize göstermiş oldu. Unutmayalım, Sayın Hüseyin Çelik siyasete dün katılmış birisi değil, AKP'nin kurucularından, partinin sözcülüğünü, uzun yıllar bakanlık yapmış bir siyasetçi. Sayın Hüseyin Çelik, 'PKK şehirlere silah yığarken devlet eli kolu bekledi. Biz 2009'dan itibaren, Bakanlar Kurulunda, AKP MYK'sında Sayın Başbakan'ı ve Cumhurbaşkanı'nı uyardık. Bizi kimse dinlemedi.' Devletin elini kolunu bağlayanın kim olduğuna yanıt ihtiyacı, bir kez daha ortaya çıkmış oluyor. Kamu düzenini sağlamakla yükümlü olan hükümetin, bu görevi neden yapmadığı sorusuna bir yanıt ihtiyacı, Sayın Hüseyin Çelik tarafından da böylece ifade edilmiş oluyor. Ben de parti sözcüsü olarak bir kez daha soruyorum, Sayın Başbakan, Sayın İçişleri Bakanı, elinizi kolunuzu bağlayan neydi? Neden kentlerin silah deposuna dönmesine müsaade edildi? Neden, Türkiye her sabah acı şehit haberleriyle uyanacağı bir geleceğe kendi elleriyle itildi?"
MYK'da, güvenlikçi yaklaşımla sınırlı çözümlerin, Türkiye'de toplumsal barışın inşası açısından nasıl riskler barındırdığını değerlendirdiklerini anlatan Böke, salt güvenlikçi yaklaşımın bir işe yaramadığının on yıllar boyunca görüldüğünü savundu.
"Türkiye, bir hukuk devleti olmak zorundadır"
Türkiye'nin Çözüm Süreci adı altında bir ikinci yolla "AKP sürecini de yaşadığını" dile getiren Böke, bu ikinci yolun da çöktüğünü ileri sürdü. Böke, "CHP, Türkiye'de toplumsal barışı inşa edecek bir üçüncü yol öneriyor. Bu üçüncü yol da toplumsal barışı siyasi zeminde inşa etme gerekliliğini anımsatıyor" dedi.
Toplumun bütün kesimlerinin de CHP'nin ortaya koyduğu bu üçüncü yolu desteklediğini iddia eden Böke, CHP'nin bu yolla Toplumsal Uzlaşma Komisyonu'nun Meclis'te kurulduğu, bu komisyonunun barışı toplumlaştıracak adımları barındıracak şekilde, sivil toplum kuruluşlarından oluşan ortak akıl heyetleriyle çalışacağı bir yapının acilen hayata geçmesini istediğini söyledi.
Bu sorunun en temel parçalarından birinin, kamu düzeninin sağlanması olduğunu dile getiren Böke, devletin ise bunu sağlamakla yükümlü olduğunu bildirdi.
Devletin hukuk içerisinde hareket etmesi gerektiğini dile getiren Böke, hukuk devleti ilkesinin olmadığı yerde toplumsal barışın da inşa edilemeyeceğini kaydetti.
Türkiye'nin bugün yayımlanan "Yolsuzluk Algısı Endeksi"nde Zambiya, Benin, Togo gibi devletlerden çok daha kötü olduğunu öne süren Böke, şu değerlendirmeleri yaptı:
"Hukuk devletinin olmadığı yerde işlerin temiz yapılmasını beklemek mümkün değildir. Dün de ne yazık ki hukuk devleti ihtiyacını savunması gereken, bunu koruyacağına kendisi anayasal olarak yemin eden Sayın Cumhurbaşkanı, hukuk devletinin çiğnenmesi gerektiğini açık mikrofonlardan bütün dünyaya haykırdı. Kaymakamlarla yapılan toplantıda, kaymakamların 'Hukuk dışına çıkın' talimatıyla görevlendirilmiş olması, gerçekten çok endişe verici. Türkiye, bir hukuk devleti olmak zorundadır. Türkiye'nin bir hukuk devleti olmasının en temel koruyucusunun da Cumhurbaşkanı olması gerekmektedir. Kaymakamlara 'Mevzuatlara uymayın' diyen yaklaşım, Türkiye'de hukuku ayaklar altına almaktadır. Bu kabul edilemez. Buradan Sayın Başbakan'a ve Sayın İçişleri Bakanı'na sormak istiyorum; Cumhurbaşkanı'nın bu talimatıyla ilgili görüşleri nedir?"
Suriye toplantısı
Böke, 29 Ocak'ta Cenevre'de gerçekleşecek Suriye toplantısına da değinerek, toplantının yapılmasını ilk olarak CHP'nin gündeme getirdiğini söyledi. Böke, "Biz savaşı sonlandıracak, insanların kendi yurtlarında yaşama özgürlüklerini kullanabilecekleri bir dünyanın inşası için atılacak her adıma destek vermeye hazırız. Önceliğimiz savaşın bitirilmesidir. Bu tartışmalarda masanın etrafına kimin oturacağı yaklaşımı üzerinden değil sorunun çözümü üzerinden bir yaklaşımın öncelenmesi gerektiğinde de ısrarcıyız" diye konuştu.
Böke, Türkiye'nin bu toplantıyı "Sağlıksız Suriye politikasını değiştirmek" için bir fırsat olarak değerlendirmesi ve "bölgeye barışı getiren öncü ülke" diye tanımlanabilecek yeni bir döneme de adım atacak gücü göstermesi gerektiğini de söyledi.
"Ekmeğe zam geldi, peki gelirimiz arttı mı"
Bütün bunlar yaşanırken, hayatın daha pahalandığını öne süren Böke, ekmeğe ise zam geldiğini söyledi. "Merak etmeyin ekmeğin fiyatı arttı ama zam yok" diyen yaklaşımlarla uyutulmalarının mümkün olmadığını dile getiren Böke, ekmeğin Ankara'da yüzde 33, İstanbul'da yüzde 25 zamlandığını söyledi.
Böke, "Peki gelirimiz arttı mı? Hayır. Türkiye o kadar vasat, kötü yönetiliyor ki masamıza gelen ekmeğin fiyatı artarken, cebimize giren gelir maalesef artmıyor. Türkiye orta gelir tuzağına saplandı, burada patinaj atıyor" dedi.
Bu patinajın en somut örneğini dün Merkez Bankasının Ocak 2016 Enflasyon Raporu açıklamasında gördüklerini savunan Böke, Merkez Bankasının kafasının karışık olduğunu ileri sürdü.Böke, şunları kaydetti:
"Bize sunduğu enflasyon hedefi yüzde 5. Bu hedef konduğundan beri sadece kriz dönemlerinde tutturulabilmiş. Bu hedefi tutturma hedefi olmayan bir Merkez Bankası olduğunu dün kendileri açıkladılar. 'Hedefimiz yüzde 5 ama 2016 yılı için Hükümet Programına konan enflasyon beklentisi yüzde 7,5. Bununla da bitmiyor. Yine beklentiler üzerinden yapılan değerlendirmeye göre de Merkez Bankasının açıkladığı, beklediği 2016 enflasyon rakamı da yüzde 8,2. Bu tablo anlaşılmaz. Hedefi yüzde 5 olan, Hükümet Programına hedefi yüzde 7,5 koymaya itiraz etmeyen, o 7,5'i dahi tutturamayacağını şimdiden itiraf eden bir Merkez Bankasının, Merkez Bankası olduğu söylenemez. Merkez Bankasının bir görevi var; fiyat istikrarını sağlamak. Vatandaşın masasına gelen ekmeğin fiyatının artmamasını sağlamakla yükümlü. Bunu sağlayamıyor olmayı asgari ücret artışlarına bağlayan yaklaşım kabul edilemez. Türkiye kötü yönetiliyor. Oysa Türkiye'nin müthiş bir potansiyeli var."
"Bölgede savaşın sonlandırılacağı her türlü adıma destek vereceğiz"
Açıklamalarının ardından soruları da yanıtlayan Böke, Suriye toplantısında PYD'nin de dolaylı yoldan masada olacağı söylentilerinin hatırlatılması üzerine, "Kırmızı çizgiler ifade eden bir hükümetin herhangi bir renkte çizgisinin olmadığını görmüş olduk. Kırmızıdan ziyade pembeleşmiş görünen çizgiler kafa karışıklığına katkıda bulunuyor" yanıtını verdi.
CHP'nin pozisyonunun çok net olduğunu dile getiren ve bölgede savaşın sonlandırılacağı her türlü adıma destek vereceklerinin altını çizen Böke, "Eğer PYD'yi terör örgütü olarak ilan ediyorsa bir hükümet, o zaman o örgütün başkanını Ankara'ya davet edip, muhatap almak teröre yataklık etmek değil midir? Bu soruya yanıt vermekle mükellef olan iktidardır. Masanın etrafına kimlerin oturduğunun değil, savaşının sonlandırılmış olmasını vurgulamakla birlikte, Türkmenlerin o masada olması gerekliliğinin de altını çizmek istiyorum" diye konuştu.
Atatürk portresinin indirildiği iddiaları
CHP'li bir milletvekilinin odasından Atatürk portresini indirdiği iddialarına ilişkin başlatılan soruşturmaya ilişkin soru üzerine Böke, CHP'nin, Atatürk ilkelerine bağlı bir parti olduğunu söyledi. Böke, "CHP kendi içerisinde bu ilkelerle örtüşmediği iddia edilen her türlü sorunu, kendi partisi içinde değerlendirir ve yetkili organlarında karara bağlar. Ortaya çıkmış olan dedikodularla ilgili kendimiz bir soruşturma komisyonu kurduk, bu komisyonun değerlendirmeleri yetkili organlara iletilecektir ve mutlaka gereken karar bu organlardan çıkacaktır" değerlendirmesinde bulundu.
"Emekliler banka promosyonları beklerken, milletvekillerine promosyon müjdesi geldi. Siz bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz" sorusu üzerine Böke, Türkiye'de emeklilerin var olan durumlarının hak etmedikleri bir düzeyde olduğunu söyledi. Seyyanen zamların esas mimarının da CHP olduğunu savunan Böke, "Yıllarca bu ülkeye emek vermiş olanların, hak ettikleri emeklilik maaşlarını promosyon beklentileriyle değil doğrudan hak ettikleri şekilde, yıllarca katkı sağladıkları fonlardan sağlama yükümlülüğü devletindir" diye konuştu.
Böke soru üzerine, ülkenin darbe hukukundan arındırılması çalışmalarına her türlü desteği vermeye hazır olduklarını da bildirdi.
Son Dakika › Politika › CHP Myk Toplantısı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.