İhsanoğlu, Kampanya Sloganı ve Seçim Bildirgesini Açıkladı - Son Dakika
Son Dakika Logo

İhsanoğlu, Kampanya Sloganı ve Seçim Bildirgesini Açıkladı

10.07.2014 18:04

Cumhurbaşkanı adayı İhsanoğlu: (6) "Birkaç ülkede büyükelçiniz yoksa ve eski ticaret yollarınız kapatılmışsa herhalde burada bir sıkıntı vardır.

CHP ve MHP'nin de aralarında bulunduğu bazı partilerin cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, Türkiye'nin dış politikasına ilişkin olarak "Birkaç ülkede büyükelçiniz yoksa ve eski ticaret yollarınız kapatılmışsa herhalde burada bir sıkıntı vardır. Onun için gerçekten bunu gidermenin zamanının geldiğine inanıyorum. Aksi takdirde bizim dünyadaki yalnızlığımız daha da artacak, ekonomik imkanlarımız zorlanacaktır" dedi.

İhsanoğlu, Çırağan Sarayı'nda düzenlediği kampanya tanıtım toplantısında, gazetecinin gündeme ilişkin sorularını cevapladı.

"Konuşmanızda 'Ey azizler' şeklindeki sözünüz 'Sayın Başbakan'ın bunlar monşer' sözüne atıfla mı söylendi?" soru üzerine İhsanoğlu, bu konudaki referansının, Erzurumlu İsmail Hakkı Hazretleri olduğunu belirterek, "Daha yüce bir refarans tanımıyorum ben bunda" diye konuştu.

Bir gazetecinin "Atatürk'ün, 'Yurtta sulh, cihanda sulh' sözünün gereğinin yapılmadığını söylediniz. Türkiye'nin itibarını dışarıda yeniden kazandıracağınızı ifade ettiniz. Bugünkü dış politikayı nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusunu İhsanoğlu, şöyle cevapladı:

"Bugün pilotlarımız rehin alınıyorsa diplomatlarınız rehin alınıyorsa tır şoförleriniz rehin alınıyorsa içeride dışarıda hedef oluyorsanız komşularınızdan herhalde bir sıkıntı vardır. Birkaç ülkede büyükelçiniz yoksa ve eski ticaret yollarınız kapatılmışsa herhalde burada bir sıkıntı vardır. Onun için gerçekten bunu gidermenin zamanının geldiğine inanıyorum. Aksi takdirde bizim dünyadaki yalnızlığımız daha da artacak, ekonomik imkanlarımız zorlanacaktır."

Seçimlerin adil yapılmadığına ilişkin görüşlerinin hatırlatılması üzerine İhsanoğlu, şunları söyledi:

"Şunu söylemek istiyorum; gerçekten adil bir seçim, ne takvim ne de düzenlemesidir. Dünyanın hiçbir yerinde cumhurbaşkanı seçimi 2 ay gibi bir kısa zamanda yapılmaz. Biz hep öykünürüz 'ABD'de şöyle oluyor, böyle oluyor...' Orada 2 sene devam ediyor, biz 2 aya indiriyoruz. Bu tuhaf bir şey. Çok daha tuhaf şeyler var, 'Devlet para vermesin...' Peki birileri devletin imkanlarından yararlanıyor. İki aday niye yararlanmasın? 2 ayda ancak evi taşırsınız hatta zor taşırsınız ama büyük imkanlarınız varsa taşırsınız. Bir cumhurbaşkanı 2 ayda seçilir mi? Böyle düşünülmüş. Bugün gazetelerde gördüm, Sayın Başbakanımıza TRT 553 dakika tahsis etmiş, bu abdi acizlerine, bu adaya ve Selahattin Demirtaş'a, 3 dakika 1 dakika lütfetmiş."

Bu konunun milletin gözünden kaçmayacağına inandığını kaydeden İhsanoğlu, Turgut Özal'ın ilk başbakan seçildiği seçimlerde de farklı partilerin işaret edildiğini ancak seçimi Özal'ın kazandığını söyledi. İhsanoğlu, "Rahmetli Turgut Özal çıktı, meydan okudu ve o milletin desteğiyle kazandı. Biz de Allah'ın izniyle milletin desteğiyle bu seçimi kazanacağız" diye konuştu.

Konuşmalarında eğitim konusundaki düşüncelerine ağırlık verdiği belirtilerek, "Eğer kazanamazsanız bu söyledikleriniz rafa mı kalkacak?" sorusu yöneltilen İhsanoğlu, bilim ve teknoloji konusundaki görüşlerinin inançları olduğunu ifade etti. Türkiye'nin bilim araştırmalarında, ekonomide olduğu gibi 2. ligde olduğunu kaydeden İhsanoğlu, "Şimdi biz, 2023'e hedef koyduk; ilk 10 ekonomi arasına girmek. Bu çok büyük, çok güzel bir hedef. Ben buna inanıyorum. Hepimizin çalışması lazım. Bilim teknoloji, inovasyon konusunda araştırma, geliştirme konusunda aynı şeyi yapmamız lazım" dedi.

İhsanoğlu, teknoloji ağırlıklı üretime ağırlık verilmesi gerektiğini savundu.

Kürt meselesi

Cumhurbaşkanı adayı İhsanoğlu, "Herkesin adayı olduğunuzu söylüyorsunuz. Kürt sorununda nerede duruyorsunuz? Hükümet'in çözüm sürecine nasıl bakıyorsunuz?" soruya şu karşılığı verdi:

"Kürt meselesi, bizim en hassas, en büyük meselemizdir. Barış elbette barış. Savaş elbette hayır. Barışla bu işi hallletme yollarını bulmamız lazım. Bu barışı sağlamak için bizim çok önemli tecrübelerimiz var, tarihi tecrübelerimiz var. Bu topraklarda bin senedir beraber yaşıyoruz. Müştereklerimiz, kültürümüz, sosyal hayatımız, temelde dinimiz, örf, adetlerimiz herşeyimiz, vizyonumuz herşeyimiz birbirine... Baktığınız zaman kimin Kürt, kimin Türk olduğunu fark etmek mümkün değil ama dil farkı var. O dile karşı da ülkemiz hata yapmıştır. Biz her şeyi sopayla halletmeye alışmış bir mirastan geliyoruz maalesef. O sopayı kullanarak temel insan haklarını yok etmek, susturmak, insanların ana dilini konuşmamalarını sağlamak kabul edilmez bir şey. Ben biraz önce gördüğünüz gibi bir Türk baba ve annenin evladı olarak yabancı bir ülkede doğdum. Benim için anadilim ana sütüm gibi, benim temel gıda maddemdi. Anadili insanın temel hakkıdır. İnsanın anadilini konuştuğu yer vatandır. Anadilinizi konuşamıyorsanız vatanınızda yaşamıyorsunuz, yabancısınız. Bu olacak bir şey değil. Bu çok büyük haksızlık oldu. Onun için bu haksızlığın giderilmesi şarttır. Böyle büyük bir tecrübe var. Bunu nasıl yapacağız? Bu bin senelik müşterek tarihin, genlerimize, kromozomlarımıza işlemiş kodlarıyla bugün insan hak ve hürriyetlerinin en kani şekilde icra edilmesi, anayasaya konması, kanunların vurgulanması veyahut geliştirilmesi, hedef aldığımız AB normlarını getirmektir."

Benzeri meseleleri yaşayan başka ülkelerin de olduğunu hatırlatan İhsanoğlu, bu ülkelerin tecrübelerinden de yararlanılması gerektiğini dile getirerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bunları yaparken sonunda siz bunu muhakkak Meclis'e götürmeniz lazım. Parlamentonun bunu kabul etmesi lazım. Ülkede bir konsensus, bir milli mutabakatın olması lazım. Bu mutabakatı sağlamadığınız takdirde, bu barış aksak bir barış olur ve doğuracağı sıkıntılar getireceği menfaatlerden daha büyük olur. Çünkü silahların terk edilmesi lazım. Ateşkesin devam etmesi lazım ve insanların artık hürriyet ve huzur içinde istedikleri yerde yaşamaları lazım. Bunu yaparken elbette ülkenin toprak bütünlüğünü, siyasal rejimini zedelememesi yani, 'Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir', 'Egemenlik milletindir', Türkiye'nin toprak bütünlüğünün, Anayasal sistemin korunması lazım. Bayrağın birliği, resmi dilin birliği hususunda da büyük bir anlayış görüyorum, bu konuda herkesin mutabık oluduğunu zannediyorum. Biz bu imkana sahibiz, bunu yapabiliriz. Elbette cumhurbaşkanının bunları kolaylaştırıcı bir rol oynaması lazım. Bilhassa halk oylamasıyla seçilecek cumhurbaşkanının arkasında, bir elinde anayasa, bir elinde halktan aldığı güçle hükümetlere, parlamentoya da destek verebilir, bazı tıkanan yolları da aşabilir."

"Seçilmeniz halinde mevcut hükümet ile uyumlu çalışacak mısınız? İlişkiniz nasıl olacak?" şeklindeki soru üzerine İhsanoğlu, Türkiye'nin arkasında bin senelik bir mazisi olan 90 yıllık bir devlet olduğunu kaydederek, "Biz devleti herhalde ilk defa idare edecek değiliz" dedi.

Başkanlık sistemi tartışmaları

Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, görevi boyunca pek çok ülkeye gittiğini, eski tabirle krallar, devlet, hükümet başkanları değil "düveli muazzımanın başkanlarıyla" görüşmeler yaptığını aktaran İhsanoğlu, şöyle devam etti:

"Şimdi bu işleri ilk defe yapacak değiliz. Bir tek bu işleri yapan biz değiliz. Bu sistemi biz icat etmedik. Bu sistemi, parlamenter sistemi biz saltanat devrinde kabul ettik. İkinci Meşrutiyet ile kabul ettik. Padişah vardı, başvekil vardı, sadrazam vardı, bütün yetki sadrazamın, başvekilin elindeydi. Atatürk Cumhuriyet'i kurdu, milli mücadelemizin kahramanı Gazi Mustafa Kemal Paşa devleti kuruyor, kendisi yetkiyi başvekile devrediyor. O günden bugüne bu devlet böyle idare ediliyor. Geleneğimiz bu. Bu görevler, bu roller Anayasa'da, ilgili kanunlarda, teammüllerimizde var. Birisi kalkar, bir parti lideri, siyasetçi 'Ben bu sistemi beğenmiyorum, bunun yerine başkanlık rejimi daha iyidir' der, gayet tabi diyebilir, bunun tartışılması lazım ama bunun mecliste kabul edilmesi, Türk mevzuatının, Anayasa'nın değiştirilmesi lazım gelir. Anayasa'nın 104. maddesine göre seçiliyorsunuz, yukarıya çıkıyorsunuz 'Ben beğenmedim bunu' diyorsunuz. Olamaz böyle birşey. Kimse bunu yapamaz. Bu Anayasa'nın ihlalidir."

ABD sisteminin Türkiye ile ilgisinin olmadığını, orada devletlerin birleşerek ABD'yi oluşturduğunu, federal yapıda her eyaletin kendi kanunları ve organları olduğunu kaydeden İhsanoğlu, şunları söyledi:

"Bizim tek devletimiz var. Biz bu devleti korumak mecburiyetindeyiz. Onun için bazı arkadaşların söylediği gibi güçlü bir iktidar... Güçlü bir iktidar var işte Başbakan'ın elinde. Güçlü iktidar icrada. Cumhurbaşkanının icra yetkisi var mıdır acaba, ben bilmiyorum. Hakikaten bunun daha sakin kafayla tartışmamız lazım. Bendeniz seçildikten sonra Meclis, Anayasa'yı değiştirir ve yeni hükümler getirir, elbette cumhurbaşkanı, o anayasa onaylandıktan sonra, yürürlüğe girdikten sonra hükmen onu uygulama mecburiyetindedir. Ancak bugün seçilecek cumhurbaşkanı, mevcut Anayasa'ya göre seçilecektir, Anayasa'daki yetki ve görevleri ifa etmekle mükelleftir. Andını ona göre içecektir."

"Hemen eleştiri gelmesi güzel"

Cumhurbaşkanı adayı İhsanoğlu, bir gazetecinin, "Bir konuşmanızda 'Cumhurbaşkanlığı icra makamı değildir' demiştiniz ama 'Ekmek için' sloganını, bu anlamda çok iddialı bulanlar var. 'Madem icra makamı değildi ne için bu sloganla hare edildi deniliyor'. Ne dersiniz bu eleştirilere?" sorusunu yanıtlarken, hemen eleştiri gelmesinin çok hızlı ve güzel bir gelişme olduğunu söyledi.

"Cumhurbaşkanlığının icra makamı olmadığı" söyleminin kendi görüşü olmadığını, Anayasa ve kanunlarda böyle yazdığını anlatan İhsanoğlu, şunları kaydetti:

"Ama icra, cumhurbaşkanına karşı sorumludur. Çünkü o devletin reisi, milletin temsilcisi ve hiyerarşinin başıdır. Bazı yetkileri de var mesela. Bakanlar Kurulu'na başkanlık etmesi gibi... Bunlar, fevkalade hallerde kullanılması gereken şeylerdir ama yetkileri vardır. Bir de unutmayacağız ki, bu sefer cumhurbaşkanı halkın oylarıyla geliyor iktidara. Yani makamına halkın oylarıyla geliyor. Bu da şüphesiz ki, ona siyasi bir güç verecektir. İşte o siyasi gücü nasıl kullanacak? O siyasi gücü hükümetle daha verimli, daha uyumlu bir çalışma için ve ülkedeki huzuru sağlamak için... Bir ülkede huzuru sağladığınız zaman ekonomi daha çabuk gelişir. Gerginlik gittiği zaman, ticari hayat daha çok inkişaf eder. Bunlar zincirleme reaksiyon gösterir."

Gezi Parkı olayları

Ekmeleddin İhsanoğlu, "Gezi süreci ile ilgili neler düşünüyorsunuz? Bu süreçten sonra, şu anda gelinen nokta nedir?" şeklindeki soru üzerine, Gezi Parkı'na ilk gün gelen gençlerin çok vatanperver insanlar olduğunu ifade etti.

Tabiatı, çevreyi, ağacı sevmenin, toprağı sevmekten geldiğini, toprağı sevmenin de vatanı sevmek anlamına geldiğini dile getiren İhsanoğlu, şöyle konuştu:

"O insanlar samimi vatanperver insanlar. Şimdi o gençlerle devlet, sopa, gaz yerine diyalogla yaklaşsaydı bu acılar yaşanmazdı. İşte bizim de söylediğimiz budur. Bizim bu insanlarla daha iyi diyalog kurmamız lazım. Zıtlaşma, ötekileştirme, cepheleştirme değil, birleştirme, uyum sağlama, herkesi kucaklama, kucaklaşma... 76 milyonun babasıdır cumhurbaşkanı. Aile reisidir cumhurbaşkanı. Aile reisi eli sopalı olarak herkesin kafasına vuran bir adam değildir. Falaka zamanı geçti artık. 21. yüzyıldayız. İnsan hak ve hürriyetleri, Anayasamızın temel değerlerinden. Avrupa'ya tam üye olmak istiyoruz, Avrupa ailesinin bir ferdi olmak istiyoruz. Artık biraz daha bu üsluplarımızı değiştirmemiz lazım."

"Bu seçime vaatlerle girilemez"

Bir gazetecinin, "Tayyip Erdoğan gibi 12 yılda 8 seçim kazanmış bir aktör var karşınızda. Miting de yapmayacaksınız. Kampanyanızı halka nasıl anlatacaksınız? İlk turda aklınızda bir oy oranınız var mı?" sorusuna karşılık İhsanoğlu, bu seçimin farklı bir seçim olduğunu söyledi.

Bu seçime hastane, yol, köprü, baraj yapmak vaadiyle girilemeyeceğini ifade eden İhsanoğlu, "Çünkü siz başbakanlığa namzet değilsiniz. Onu tabii yapanlar var. 'Biz şu kadar yılda, şu kadar yaptık' diyenler. Onların da söyleme hakkıdır ama icra makamı olmadığına göre o böyle bir şeyin, halk farkına varacaktır" dedi.

İhsanoğlu, aktif siyasetin içerisinde olmadığını ancak her zaman siyasetin çok yakınında bulunduğunu aktararak, şöyle devam etti:

"70'li yıllardan itibaren bana siyasete girme teklifleri gelmiştir. Bu Adalet, Demokrat partiler zamanında, daha sonra rahmetli Turgut Bey zamanında çok yakınında bulunduğum için... Sonra AK Parti kurulurken de aynı şekilde oldu. Ben hep uluslararası kariyeri tercih ettim. Fakat devamlı olarak ülkemin siyasetiyle yakından ilgilendim. Siyasetin içerisinde bulunan aktif aktörler, tepedeki aktörlerin mühim bir kısmını yakından tanıdım. Dostluklarım olmuştur. O bakımdan ben bu siyasetin yabancısı değilim. Böyle bir imaj yürütülüyor. Böyle bir şey. İkinci ben uluslararası siyaseti az çok biliyorum. Bu ikisini bilen bir adam bu memlekete hizmet eder. Sonra ben size üçüncü bir husus söyleyim. Bu benim için şaşırtıcı bir husustur. Bu 16 Haziran'dan itibaren yani benim adım üzerine anlaşma hasıl olduktan sonra, iki parti liderinin isminin açıklamasından sonra halkta, bırakın benim etrafımdaki insanları, sokaktaki insanları, İstanbul'da, Yozgat'ta, Ege'de, Orta Anadolu'daki insanlarda çok enterasan bir değişim talebi var."

Cumhurbaşkanı konusunda halkın farklı bir bakış açısı olduğunu vurgulayan İhsanoğlu, "Bu demek değildir ki, herkes sizi istiyor. Hayır. Elbette başka adaylara oy verecek insanlar var. Ama benim bu ortalama vatandaş, yani merkeze, sağa oy veren vatandaşlarımız arasında seviyeleri ne olursa olsun çok büyük ilgi var. Ben de bu ilgiyi hissediyorum. İçten bir ilgi. Demek ki milletin içerisinde böyle bir teveccüh var. Ben bunun farkındayım ve buna güveniyorum. 83 senesinde hatırlayanlar, ak saçlı kardeşlerimiz diyecekler ki, bu millet muktedirlerin oyununu bozmuştur" diye konuştu.

Alevi kesimden de büyük bir destek olduğunu belirten İhsanoğlu, "Bu destek de aynı değişimi isteyen vatandaşın psikolojisinden neşet ediyor. Böyle bir vaka vardır" diye konuştu.

Toplantıdan notlar

Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, kampanya sloganı ve seçim bildirgesini Çırağan Sarayı'nda açıkladı. Toplantıda, katılımcılara İhsanoğlu'nu ve vizyonunu anlatan broşür dağıtıldı. Salonda, Ekmeleddin İhsanoğlu için bestelenmiş şarkı da çalındı.

İhsanoğlu'nun konuşma yaptığı kürsüde "Ekmek için Ekmeleddin" ve buğday tarlası şeklinde Türkiye haritası yer aldı."Sevgiyi ekmek için", "Barışı ekmek için", "Birliği ekmek için" gibi sloganlar da kullanıldı.

Salonda Türk bayrağı ve Atatürk posterlerinin asıldığı da görüldü. İhsanoğlu'nun konuşması öncesinde İhsanoğlu'nu tanıtan bir belgesel gösterildi.

Cumhurbaşkanı adayı İhsanoğlu, konuşmasının ardından ailesiyle fotoğraf çektirdi.

- İstanbul

Kaynak: AA

Son Dakika Politika İhsanoğlu, Kampanya Sloganı ve Seçim Bildirgesini Açıkladı - Son Dakika


Advertisement