- Genel Başkan ve Başbakan Erdoğan: (3)
"Taksim Gezi Parkı eylemlerini bahane edenler, Türk bayrağını yakacak, illegal paçavraları, bölücü posterleri devletin kurumuna asacak kadar alçalmışlardır. Bunların karşısında biz konuşunca 'Başbakan sert konuşuyor...' Buna sertlik diyorsanız kusura bakmayın, bu Tayyip Erdoğan değişmez"
"Bundan sonraki sürece yönelik bu kararlılık Taksim Meydanı ile Gezi Parkı ile alakalı devam edecektir. Gezi Parkı adı üzerinde gezi parkıdır, işgal alanı değildir"
"Taksim Gezi Parkı'ndaki gösteriler, Türkiye genelinde arkasında ölüm bırakan şiddet eylemlerinin meşru görünümlü kılıfından, ambalajından başka hiçbir şey değildir"
"Ambalajın üzerine ağaç koyarak, çevre hassasiyeti koyarak, birileri büyüyen, güçlenen Türkiye'yi yavaşlatmak istiyor"
"Bu ülkenin Başbakanı olarak sesleniyorum: Bu eylemler, bazı sermaye grupları, faiz lobileri, bazı medya grupları tarafından çok açık şekilde kullanılmıştır. Taksim'de şu anda eylem yapanlar, Türkiye ekonomisine, turizmine, yatırım ortamına kastedenler tarafından açık şekilde kullanılıyor"
"Oradaki tüm eylemcilerin, göstericilerin büyük fotoğrafı görmelerini, oynanan oyunu anlamalarını ve samimi olanları özellikle oradan çekilmeye davet ediyorum ve kendilerinden de bunu bir Başbakanları olarak bekliyorum"
Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, çevre hassasiyetinin daha farklı eylemlere ve amaçlara bir paravan mahiyeti taşıdığını, demokratik bir yönetime karşı illegal bir başkaldırıyı maskeleme görevi gördüğünü ifade etti.
"Bunlar hukuk içinde mi yapılmıştır, yasal çerçevede mi yapılmıştır?" sorusunu yönelten Erdoğan, "Beşiktaş'ta Başbakanlık Ofisi'ne şiddet kullanarak saldıran kitleler hem Taksim Gezi Parkı bahanesinin arkasına saklanmış ve Başbakanlık Ofisi'nin olduğu o caddede bir tane yaya kaldırımında kilit taşı kalmamıştır. Bu çevre katliamı değil mi? Güçleri yetse inanın dev çınarları yıkarlardı. Ama o dev çınarlar yıkılmaya müsait değildi de onun için yıkamadılar" diye konuştu. Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ankara'da yapılan vandallıklar, Taksim Gezi Parkı'ndan güç, ilham almıştır. Taksim Gezi Parkı eylemlerini bahane edenler, Türk bayrağını yakacak, Taksim Meydanı'na illegal paçavraları devletin kurumuna asacak kadar, o bölücü posterleri asacak kadar alçalmışlardır. Diyorlar ki 'Başbakan geriyor, Başbakan sert' Değerli arkadaşlarım ne olacaktı? Biz hala gelip bunların önünde diz çöküp 'ne olur şu AKM'den şu paçavraları indirin' mi diyeceğiz? 'Şu terör örgütü mensuplarını posterlerini indirin' mi diyeceğiz? Zaten burada güvenlik güçlerimizin başta bu işe müsaade etmemesi gerekirdi. Kamu kurumunun içine bunlar nasıl sokulur? Çatıya bunlar nasıl çıkarılır? Oradan bu tür illegal paçavralar nasıl asılır, astırılır? O örgüt liderlerinin resimleri posterleri nasıl astırılır? Bunların karşısında biz konuşunca 'Başbakan sert konuşuyor...' Buna sertlik diyorsanız kusura bakmayın, bu Tayyip Erdoğan değişmez.
Bakanımıza, İstanbul Valimize, il emniyet müdürümüze, tüm emniyet teşkilatımıza bu sabah yaptıkları operasyon sebebiyle teşekkür ediyorum. AKM'den bütün bu paçavralar, hepsi indirildi ve şu anda güvenlik güçlerimiz kültür merkezine sahip çıktılar. Ayrıca anıttaki bütün o paçavraları gördünüz. Aslında gönlüm bugün sizlere burada bir brifing vermek isterdi. Yaklaşık 20 dakikalık hazırlattığım bir görüntü var. Ama bunları genişletilmiş il başkanları toplantısında bir brifing olarak sunacağız. O hali sizlere o görüntülerle sunmak isterim. Çünkü öyle bir tabloya eğer bir yürütme olarak müsaade edersek, bu yürütmeye bu görevi veren halkımız başta olmak üzere biz milletimize, tarihimize karşı çok ciddi bir sorumluluk içerisinde oluruz. Onun için de bundan sonraki sürece yönelik bu kararlılık Taksim Meydanı ile Gezi Parkı ile alakalı devam edecektir. Bunu söyledim. Kusura bakmasınlar, Gezi Parkı adı üzerinde gezi parkıdır, İşgal alanı değildir."
-"Büyük bir oyun oynanmak isteniyor"-
Taksim Gezi Parkı'ndaki gösterilerin, Türkiye genelinde arkasında ölüm bırakan şiddet eylemlerinin meşru görünümlü kılıfından, ambalajından başka hiçbir şey olmadığını söyleyen Erdoğan, "Taksim Gezi Parkı'ndaki gösteriler, asıl amacı, hedefi, asıl çıkarılmak istenen kaosu örtmek için son derece sistemli şekilde kullanılan eylemlerdir" ifadesini kullandı.
"Şu anda dahi Taksim Gezi Parkı'nda ağaçlar için çevre için eylem yaptığını düşünen vatandaşlarıma buradan özellikle seslenmek istiyorum" diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Taksim Gezi Parkı kılıfıyla Türkiye'de büyük bir oyun oynanmak isteniyor. Taksim Gezi Parkı bahanesiyle Türkiye ekonomisi üzerinde ağır tahribat yapılmak isteniyor. Ambalajın üzerine ağaç koyarak, çevre hassasiyeti koyarak, birileri büyüyen, güçlenen Türkiye'yi yavaşlatmak istiyor. Taksim eylemcilerinin nerede nasıl kullanıldıklarını görmelerini, nasıl bir kirli hedefin istismar konusu haline getirildiklerini idrak etmelerini özellikle rica ediyorum.
Bu ülkenin Başbakanı olarak sesleniyorum: Bu eylemler, bazı sermaye grupları, faiz lobileri, bazı medya grupları tarafından çok açık şekilde kullanılmıştır. Taksim'de şu anda eylem yapanlar, Türkiye ekonomisine, turizmine, yatırım ortamına kastedenler tarafından açık şekilde kullanılıyor. Ağaç için eylem yaptığını zannedenler eğer samimiyseler, gerçekten dürüst davranıyorlarsa bu ağaçlar ne yakıldı ne yıkıldı, bunlar bir başka yere dikildi. Bir başka yerde de buna benzer şeyler mutlaka olacaktır. Biz İstanbul'a 180 kilometreden suyu getirdiğimiz zaman, belediye başkanlığı dönemimde, biz tüneller açtık, o tünellerden suyu getirirken bazı yerlerde de ağaçları söktük. O zaman da bazıları yazdılar çizdiler. Ama biz o zaman diyelim ki 70 bin ağaç söktüysek, aklımda çok iyi duruyor, 780 bin ağaç fidan ve ağaç diktik. Ama İstanbul'u da susuzluktan kurtardık. Şimdi bunu görmeyecek misin? İstanbul susuz, afedersiniz, banyolarda küvetler dolduruluyor, bu şekilde su kullanılıyor. Yeni bir sektör oluşmuştu. Herkes gidip suculardan su alıyor, bidonla sular evlere taşınıyordu. O bidonla taşınan sularla banyosunu yapıyor. Böyle bir dönem. Bu susuz İstanbul'u 2040 yılına kadar susuzluktan kurtaracak adımı attık, 180 kilometreden dağları delerek İstanbul'a su getirdik.
Şimdi Allah aşkına soruyorum; Bunlar mı çevreci, Tayyip Erdoğan ve ekibi mi çevreci? Bununla kalmadık yine aynı dönemde İstanbulumuz ağaç, yeşil fukarasıydı. 4,5 yıl içerisinde sadece fidan değil İtalya'dan Almanya'dan 10 yaş grubu üzeri ağaçlar ithal etmek suretiyle İstanbul'da TEM Otoyolunun E-5'in gerek orta refüjlerini gerek yan taraflarını biz ağaçlandırdık. Bütün bunların dışında şu anda o sahillerde dikili ağaçlar ve her bir ağacın dibinde bir aile piknik yapıyor. Kazlıçeşme'ye gidin, Zeytinburnu'na gidin orada bizi görürsünüz. Bütün o akasyalar gövde verdiler. Hep o dönemin ağaçlarıdır. Kim çevreci? Bunlar mı biz mi? Biz dikiyoruz, yapıyoruz inşa ediyoruz, bunlar yakıyor, yıkıyor; aradaki fark bu. Oradaki tüm eylemcilerin, göstericilerin büyük fotoğrafı görmelerini, oynanan oyunu anlamalarını ve samimi olanları özellikle oradan çekilmeye davet ediyorum ve kendilerinden de bunu bir Başbakanları olarak bekliyorum."
"Esnaf ciroları çöktü, bira satanlar hariç"-
Taksim'de ve diğer illerde, "özgürlük ve yaşam tarzlarına müdahalenin", gösterilerin ve göstericilerin arkasına sığındığı gerekçeler olduğunu belirten Erdoğan, "Burası önemli, çünkü bunların özgürlük diye bir derdi yok. Bunlar özgürlük derken başkalarının özgürlük alanına tecavüz etmişlerdir. Niye? Şu anda Taksim'de oteller yüzde 80 boşalmıştır. Bu şimdi birilerinin özgürlük alanına tecavüz değil mi? İstiklal Caddesi'nde esnaf ciroları itibariyle adeta çökmüştür, bira satanlar hariç" dedi.
Yaşı 20-25 olan AK Parti öncesi Türkiye'yi tecrübe etmemiş olan gençlere de bazı hususları özellikle vurgulamak istediğini belirten Erdoğan, "Ben sizi Allah için seviyorum" ifadesini kullandı. Erdoğan, şunları kaydetti:
"Şu anda sizler 20 yaşındasınız. İstanbul'a ben belediye başkanı olduğumdan bugüne 19 yaş. AK Parti olarak, iktidarı olarak 20 yaşındaki genci alırsak 10 yaşındaydılar. Ama Tayyip Erdoğan olarak alırsanız 19 yıl geçti. Sevgili gençler; Biz Türkiye'yi gerçekten çok zor şartlar altında devraldık. 10,5 yıl boyunca da zor şartlar altında çok büyük değişimler gerçekleştirdik. Gençlerimizin bugün sahip olduğu imkanlar bundan 10,5 yıl önce hayali dahi kurulamayan imkanlardı. Gençlerimizin bugün sahip olduğu özgürlük seviyesi, demokrasi standartları, 10,5 yıl önce rüyası dahi görülemeyen bir atmosferdi. Bugün sahip olunan, bugün doyasıya kullanılan nice hakkı 10,5 yıl önce göremezdiniz ama 10,5 yıl içinde biz halkımıza gençlerimize bunu teslim ettik. Gençlerimiz o kadar güvendik ki siyasi tarihimizde hiç örneği olmayan üç dönem uygulamasını partimizin tüzüğüne koyduk. Şu anda da kararlılıkla uyguluyoruz. Bir makama gelen, ölene kadar, elden ayaktan kesilinceye kadar orada kalmasın, yerini bir müddet sonra gençlere devretsin diye tüm mekanizmaları çalıştırdık, çalıştırıyoruz. Seçilme yaşını 25'e biz indirdik."
-
Son Dakika › Politika › 'Kusura bakmayın, Bu Tayyip Erdoğan Değişmez' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.