CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, "2011'de bu genel müdürün göreve atanmasıyla beraber Halk Bankası bir yandaş banka haline dönüştürülmüş. AKP'ye yakın müteahhitlerin bankası olmuş, medya organlarının finans kaynağı haline dönüştürülmüş" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair "Torba Kanun Tasarısı"nın 2. bölümünün görüşülmesine devam ediliyor.
CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, partisinin önergesi üzerinde yaptığı konuşmada, KİT Komisyonu olarak Halkbankası'nı denetlediklerini belirterek, bankanın 575 milyon dolar usulsüz kredi verdiğini iddia etti.
Bu iddiaya yanıt veren AK Parti Aydın Milletvekili Ali Gültekin Kılınç, Halbankası'nın teminat almadan 575 milyon dolar kredi kullandırdığı iddiasının doğru olmadığını ifade ederek, "Bankanın riskli alacak ortalaması Türkiye ortalamasının altındadır, yüzde 2'ler seviyesindedir. Genel Müdürün evinde bulunan paralar, banka ile ilgisi olmayan bir konu olup, bu konu sadece, Halkbankası müdürünün bankanın genel müdürü olması ile sınırlıdır" dedi.
CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar da Halkbankası'nın 2012 yılı hesaplarını denetlediklerini ifade ederek, "575 milyon dolarlık kredi doğrudur, bu kredi karşılığında Hazine teminatı gösterilmiştir. Bu kredi, 250 milyon dolar nakit, 40 milyon dolar gayri nakit kredi ile başlıyor. Hele son verilen, 575 milyonu tamamlayan 95 milyon dolarlık kısımda, banka yönetim kurulu kararıyla ne belge ne teminat ne de ipotek alınmıştır. Bu batmış şirketin piyasaya 2.8 milyar TL civarında borcu bulunuyor, buna rağmen kredilendiriliyor. Bu kredi, banka genel müdürü göreve geldikten 2 ay sonra veriliyor" diye konuştu.
TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, bu konuda kendisinden ısrarla söz isteyen CHP'li Genç'e ise söz vermedi.
Behçakapılı, bir milletvekilinin kendisini, "Gününü göstereceğim" diyerek tehdit ettiğini belirterek, "Ben bunu tehdit olarak algılamıyorum ama bunu, duymayan milletvekillerine duyurmak istiyorum" dedi.
-"Hukuk hepimiz için gereklidir"
BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, önerge üzerine yaptığı konuşmada tutuklu ve hükümlü ailelerinin cezaevlerindeki uygulamalarla ilgili TBMM'ye başvuruda bulunduklarını söyledi.
Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerin keyfi uygulamalarla başka illere nakledildiklerini ileri süren Sakık, onur kırıcı muamelelere maruz bırakıldıklarını iddia etti. "12 eylül döneminde bu uygulamalar yapılıyordu, yıl 2014 hala aynı uygulamalar içindeyiz" diyen Sakık, hasta tutuklu ve hükümlülerin durumuna da dikkati çekti. Cezaevlerindeki uygulamaların sosyal hukuk devleti tanımıyla bağdaşmadığını ifade eden Sakık, "Hiçbirimizin bir güvencesi yok, biz de yarın tutuklanabiliriz, çocuklarımız da hepimiz de. Hukuk hepimiz için gereklidir. Dünün Genelkurmay Başkanı bugün içeride. Terörle mücadele yasası geldiğinde 'yetmez çok olsun' diyordu. Ama o, terörle mücadeleden bugün mahkum. Onun için kimse makamına, mevkisine hiçbir şeye güvenmeyeceksiniz. Güvenebileceğimiz bir hukuk sistemi, bağımsız bir yargı olmalıdır. Hasta tutuklu ve hükümlülerin sesine ne olur kulak verelim" diye konuştu.
CHP Malatya Millitvekili Veli Ağbaba da konuşmasında iktidar milletvekillerine bugünkü yolsuzluk iddialarını geçmişle karşılaştırmalarını isteyerek, tek parti döneminde bile iktidar sahiplerinin devletin imkanlarını kendi çıkarları için kullanmadığını kaydetti. Ağbaba, İsmet İnönü'nün Cumhurbaşkanı olduğu dönemde Malatya'ya yaptığı bir ziyareti sırasında Sümerbank fabrikasından eşi Mevhibe İnönü'ye armağan edilen 3 metre kumaşın bile hesabını TBMM'ye verdiğini anlatarak, bunun bir erdem olduğunu söyledi.
BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık da söz alarak, aslında konuşma yapmayı düşünmediğini, ancak İnönü ile ilgili anlatılan olaydan sonra söz alma ihtiyacı hissettiğini ve incindiğini ifade etti. Sakık, "Ben zulme maruz kalmış bir halkın evladıyım. Benim atalarım 1937'lerde, 38'lerde, 25'lerde İstiklal Mahkemelerinden tutun, Dersim'deki dağlara kadar hepsi zulme uğradılar ve öldüler. Üç metre beze sarılmadan topluca mağaralara gömüldüler. Ben isterdim ki; o erdemliliği, üç metre bez için gösterenler, bu halka zulüm ile ilgili de o erdemliliği göstermiş olsaydılar. Aslında konuşma talebin yoktu. Onurum inciniyor, ülkem adına üzülüyorum. Üç metre bezin hesabını verenler Dersim'de 70 bin, 80 bin insanın katledildiği bir dönemde bunu görmemezlikten gelmek. Bunu nereye sığdırabiliriz?" diye konuştu.
Sakık, herkesin yüreğini fethedecek şeyin bir özür olduğunu, ancak bu özürün hiçbir zaman gelmediğini söyledi. Öç ve intikamın toprağa gömülmesi gerektiğini ifade eden Sakık, ancak geçmişle yüzleşilmesi gerektiğin ifade etti.
-"Atatürk dönemi, cumhuriyet dönemi her zaman örnek gösterilecek bir dönemdir"
CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba da yerinden söz alarak konuşmasının konusunun hırsızlık ve yolsuzluk olduğunu belirterek, "Keşke Sayın Sakık bu konuda cevap vereceğine, 17 Aralık tarihinde yapılan cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluğu hakkında konuşmuş olsaydı. Bizim geçmişimizle ilgili konuşabiliriz, tartışabiliriz ama bugün konuştuğumuz, benim de konuştuğum konu buydu. İsmet İnönü'nün 3 metrelik bezin hesabını nasıl verdiğini açıkladım. Bugün bırakın 3 metrelik bezin hesabını vermeyi, kutulardan çıkan dolarların, evlerden çıkan kasaların hesabının verilmediğini anlatmaya çalıştım. Bu söylediğim konunun Sayın Sakık'ın söylediği konuyla ilgisi yoktur. Tekrar dürüstlüğe vurgu yapmak gerekirse İsmet İnönü, her zaman İsmet İnönü; Atatürk dönemi, cumhuriyet dönemi her zaman örnek gösterilecek bir dönemdir" değerlendirmesinde bulundu.
Sakık, yerinden söz alarak, "O dönem bir yüz akı dönemi değil, bizim açımızdan karanlık bir dönemdir. bizim açımızdan zorun, zulmün olduğu bir dönemdir. Biz açık ve net olarak şunu söylüyoruz; bütün yolsuzlukların üzerine gidilsin ama çok da umurumuzda değil. Bu paralar bütçeye gelmiş, bu paralar bunlara dağılmış, bu paralar bir başkasına gitmiş. Eğer bütçeden bu şekilde para çalınmazsa bir başka şekilde çalınır" şeklinde konuştu.
Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı'nın, Sakık'dan önce söz talebinde bulunan CHP İstanbul Milletvekili Mevlüt Aslanoğlu'na "Söz almak istiyor musunuz?" diye sorması ve Aslanoğlu'nun "Sırrı Bey'in bu lafından sonra bir şey söylemeye değmez" ifadesini kullanması üzerine Sakık, Aslanoğlu'nun bu ifadesiyle kendisine hakaret ettiğini, ciddiye almadığını ve sataşmada bulunduğunu ileri sürdü.
Bahçekapılı da sözlerin anlaşıldığı ve sataşma ya da hakaret olmadığını, Aslanoğlu'nun konuşma talebinden vazgeçtiğini aktardığını belirterek, tartışmayı sona erdirdi.
CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar da önerge üzerine yaptığı konuşmada, Halk Bankası Genel Müdürü'nün hakkındaki iddialar ve tutuklanmasına rağmen hala görevden alınmadığını söyledi. Halk Bankası'na ilişkin kamuoyundaki algının 17 Aralık'tan sonra kara para aklayan, altın kaçakçılığına aracılık eden bir kurum şekline dönüştüğünü ifade eden Akar, bunun doğru bir yakıştırma olmadığını, ancak bu yakıştırmayı biraz da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarının tetiklediğini savundu. Akar, Başbakan'ın Halk Bankası soruşturulursa Türkiye'nin batacağı gibi bir algı yaratılmaya çalıştığını söyledi.
Halk Bankası'nın 2011'den 2012'ye batık veya batma tehlikesi olan kredi yüzdesinin yüzde 772 olduğunu söyleyen Akar, "2011'de bu genel müdürün göreve atanmasıyla beraber Halk Bankası bir yandaş banka haline dönüştürülmüş. AKP'ye yakın müteahhitlerin bankası olmuş, medya organlarının finans kaynağı haline dönüştürülmüş" dedi. - TBMM
Son Dakika › Politika › Torba Tasarı' TBMM Genel Kurulu'nda - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.