Euro2012'nin Arka Bahçesi - Son Dakika
Son Dakika Logo

Euro2012'nin Arka Bahçesi

Euro2012\'nin Arka Bahçesi
09.06.2012 13:10

EURO2012 heyecanı tüm Avrupa'yı sarmışken yapımcılar da Ukrayna ve Polonya'daki bu organizasyona el atmayı ihmal etmedi.

EURO2012 heyecanı tüm Avrupa'yı sarmışken yapımcılar da Ukrayna ve Polonya'daki bu organizasyona el atmayı ihmal etmedi. İzlenmesi gereken yapımlardan biri de Haziran ayında Discovery Channel'da yayınlanacak olan "Avrupa Şampiyonası Yaklaşırken" (Engineering the European Championship). Polonya ve Ukrayna'nın turnuvaya hazırlanma sürecini kamera arkasından anlatan programın yönetmeni Andrzej Slodkowski ile İlkan Tenekeci'nin yaptığı röportaj da bu yapımın kaçırılmaması gerektiğinin bir göstergesi. Discovery Channel bu projede size nasıl yaklaştı ve siz neden böyle bir projeyi kabul ettiniz? Yani demek istediğim bunun hangi kısmı ilginizi çekti? A.S: Aslında tam tersi oldu, ben Discovery'le görüştüm desem daha doğru olur (Gülüşmeler). Programı kabul etmek için o kadar hızlı cevap verdiler ki bu sanırım bizim bütün evrak işlerini bir ay gibi bir zamanda hazırlamamız sayesinde oldu. Bana kalırsa, Discovery ve program sorumluları, bunun dünya çapındaki izleyici kitlesinin dikkatini çekeceğini fark etti; çünkü anladığım kadarıyla programı sadece Avrupa'da değil, dünyanın pek çok yerinde yayınlayacağız. Bence, benim ilk önce bir fikir bulup teklif ile beraber çalışma dökümünü yollamam sebebiyle çok çabuk anlaştık. O zaman sorumu böyle bir projeyi yapma fikri nasıl ortaya çıkıp da siz Discovery'e "Size bir teklifim var ve harika olacak yani bence bu harika bir şey olacak." dediniz şeklinde değiştireyim. A.S: Güzel soru, güzel soru. Bilirsiniz, Avrupa Şampiyonası çok büyük bir organizasyon ve Polonya'daki herkes bunun hakkında konuşuyor; neredeyse tüm Polonya ve Ukrayna'daki hayatın bir parçası. ve ben de bunu klasik olarak değil de kamera arkasından yansıtmak istedim, herhangi bir televizyon programında olmayacak şeyler; çünkü şampiyonayla ilgili aynı haberleri yayınlamaktansa stadyumların hazırlanması, güvenlik ve havaalanlarının düzenlemesi gibi şeyler bana çok daha ilgi çekici geliyor. Bence bu fikir yeni ve orijinal. Yani, ortaya çıkan şey... Ben genellikle senaryo ve düşünce üzerinden yola çıkıp kişisel olarak en çok neyi izlemekten hoşlanacağım ve ilgimi neyin çekeceği üzerinde duruyorum. Bu yüzden araştırmacılar ve bu işi bilen insanlarla birlikte çalışmaya başladım ve Avrupa Şampiyonası'nı kamera arkasında yansıtma fikri ortaya çıktı.

Peki, karşılaştığınız en etkileyici yapı teknolojisi neydi? A.S: Tek bir tane olduğunu sanmıyorum, çok farklı şeyler vardı; programı sizin de izin aldığım yerlerden olan Türkiye'de izleyebileceğinizi umuyorum. Yani, hem Polonya'da hem de Ukrayna'da Avrupa Şampiyonası'nın hazırlanmasında son 4 yıldır kullanılan teknoloji devasa bir yatırım. Her iki ülkenin de hükümeti ve özel yatırımcıları böyle bir organizasyonu düzenlemek için milyarlarca dolar harcıyor, kendi ülkelerini buna hazırlamak için de. Yani sadece organizasyon için değil; havaalanları, yollar, demiryolları, güvenlik önlemleri, polis kuvvetleri üniformaları gibi şeyler... Bunun gibi bir yatırımı bu futbol arenalarında bulabilirsiniz. Fakat Avrupa Şampiyonası boyunca ilk defa uygulanan bazı teknolojiler de mevcut. Mesela, Gdansk Havaalanı yeni bir bagaj sistemi kullanıyor, bu ufacık bir şey ama oldukça etkileyiciydi. Geleneksel yöntemleri kullanmaktansa, lunaparklardaki hızlı trenlere benzeyen bir şeyden yararlanıyorlar. Küçük bagaj arabalarının hepsi birbirlerine bağlı. Her şey bilgisayarlardan hallediliyor ve umarım sizin bavulunuzu kaybetmezler ya da Gdansk'da bazı bagajlar kaybolmaz. Umarım böyle bir şey olmaz. Bu tür hikayeleri bilirsiniz, insanlar yeni bir şeye yatırım yaptıklarında yeni bir teknoloji arıyorlar demektir. Mesela, polislerin kullandıkları üniformalar, Robocop'a benziyor ama bunlar 6 kilo ağırlığında ve tehlikeli durumlar için oldukça koruyucu ve etkileyici. O zaman belgesel havaalanlarını da içerecek? A.S: Kesinlikle. Bizim asıl konumuz stadyumlar ve bunlarla ilgili şeyler; ama her zaman farklı şeyler arıyoruz. Donetsk'de farklı olan çim saha, Kiev'deki çevre dostu yeşil stadyum ve güvenlikten sorumlu olacak F16 uçakları gibi. Stadyumlar, evet, en önemlisi onlar ama haberleşme, güvenlik ve biraz da merak yani normal bir televizyon programında bulamayacağınız malzemeler olmalı. Çekim yaparken herhangi bir sorun yaşadınız mı? Yani, helikopterde onca yüksekliktesiniz, binaların çatılarında herhangi bir kaza oldu mu, herhangi bir sorun yaşadınız mı? A.S: Sadece bazı ekipmanları kırdık çünkü dışarısı çok soğuktu ve onları çok fazla zorladık, tripodlar bozuldu. Ama bu sadece 5000 Euro'luk çok da büyük olmayan bir hasar. Tabii ki, sigortamız var ama mümkün olduğunca en iyi çekimi gerçekleştirmeyi amaçlıyoruz. Farklı helikopterler kullanarak kameramanları, ekibi stadyum tepelerine yollamayı istedik ve bu yetenek gerektiriyor. Ama oldukça iyi bir ekibimizin olduğunu düşünüyorum. Toplamda 28 kişi civarındaydık. Ekiptekiler Polonya ve Ukrayna'dan gelen farklı kişilerden oluşuyordu. Ama bilirsiniz, tripoddan kaynaklanan ufak kazadan başka sağlıkla ilgili bir sorunumuz olmadı. ve yaptığımız çekimler bir harikaydı; oldukça küçük bir helikopter, uçan bir aygıt olan yani robocopter bile kullandık. Bu, 5 kiloluk uçabilen küçük bir helikopter ve bilirsiniz, normal bir helikopter gibi stadyumun tepesinden en az 100 metre yükselmesi gerekmiyor. Bizim kullandığımız ufak helikopterle sadece bir kaç metre yükseklikten muhteşem görüntüler yakaladık, umarım programımızda bu kısmı izlersiniz. Hemen başka bir soru sorayım. Artık bir stadyumu inşa etmek için gereken temel şeyleri biliyorsunuz ve sahaların nasıl ayarlanacağını, çatının nasıl inşa edileceğini... Yani, oyunları izlerken sahip olduğunuz bakış açınız artık değişti mi? Yeni futbol maçları izlediğinizde artık sahalar, çatı hakkında düşündüğünüz oluyor mu? A.S: Evet, güzel soru. Yani, çok şey öğrendim ve bu kesinlikle bakış açımı etkileyecek. Örneğin, Varşova'daki Ulusal Stadyum'un çatısı iki garajın zemininin üstüne inşa edilmiş ve bu farklı bir yapıda bir çatıyı çağrıştırıyor. Kesinlikle haklısınız, herhangi bir maçı yapı bakımından incelemek için bakış açımı değiştireceğim. En basit bir koltuğu bile öğrendim; bu yüzden, teknolojiyle ilerlemek, teknolojiyi katarak ilerlemek çok önemli, yani. Kendi bakış açımı kesinlikle değiştireceğim. Pekala, başka sefere stadyumda oturup yapıyı da ayrıca yakından inceleyeceğim. Bir ülkenin hikayesini anlatmak için futboldan faydalanabileceğinizi düşünüyor musunuz ve böyle bir şeyi nasıl yapardınız? A.S: Bence bu güzel bir fikir... Çünkü Golf the World adlı programda yaptığım gibi - farklı ülkelerde yapılan golf maçları hakkındaki bir program- aynı oyunun oynandığı farklı ülkeler; Yeni Zelanda, Fiji ya da Hong Kong. Futbol da böyle bir oyun. Mesela çok kötü futbol oynayan B takımı olabilir; ama kültürel açıdan bakıldığında çok da enteresan olabilir, ya da devasa stadyumlar. Bu yüzden hikayeyi anlatmak için bir sürü yol var. Düşünüyorum da bu programı devam ettirirsem kendi araştırmacılarım ve yazarlarımla tekrardan düşünüp ilginç bir yol bulabiliriz çünkü futbol büyük bir olay, herkes taraftar ve bizi birbirimize bağlayan şey de bu, futbol. Size son sorumu sormak istiyorum, Türkiye hakkında. Türkiye hakkında neler biliyorsunuz? Türkiye'de belgesel çekmek ister miydiniz? A.S: Evet isterim. Maalesef, Türkiye'ye daha önceden hiç bulunmadım, üzgünüm. Ben sadece Türkiye'ye çok yakındım ama gelmek için fırsatım olmadı. Ama Türkiye hakkında pek çok güzel haberler aldım; muhteşem bir tarih ve kültüre sahip bir ülkede, oldukça ilginç olurdu. Belki de beni davet etmelisiniz (Gülüşmeler). Tabii; tabi ki, her zaman. A.S: (Gülüşmeler) Evet, bence bu güzel bir fikir. Belki Engineering the World adlı programın bir bölümü Türkiye'de çekilir (Gülüşmeler). Evet, yakın zamanda 55000 seyirci kapasiteli yeni bir stadyum inşa edildi adı da Ali Sami Yen Spor Kompleksi Türk Telekom Arena. A.S: Daha şimdiden bu röportajdan güzel bir fikir edinmiş olduk (Gülüşmeler).

Biraz da futbolun kendisiyle ilgili sorular soracağım. Şampiyona'da hangi takımı destekliyorsunuz ve sizce hangi takım kazanacak? A.S: Zor soru (Gülüşmeler). En yakın tahmininiz. A.S: Yani, tabii ki vatansever bir Polonyalı olduğum için Polonya takımını tutuyorum; ama gerçekçi olmak gerekirse İspanya ve Almanya'nın çok potansiyelleri var. Almanya da İspanya da iyi oynuyor. Ama bilirsiniz pek çok takım var. Hiçbir zaman bilemezsiniz. Takip ettiğiniz herhangi bir oyuncu var mı? Yani, gerçekten iyi oyuncular. A.S: Genellikle böyle bir soruya cevap verdiğimde futbolun bir takım çalışması olduğunu söylerim yani yıldız oyuncu tarzında tek bir isme odaklanacak şekilde düşündüklerim yok çünkü bu tenis değil, tek başınıza oynamıyorsunuz. Bilakis, bir bütün gibisiniz ve bu yüzden tek bir isim üzerinde durmam. Ama söylemem gerekirse İspanya ve Almanya diyebilirim ama özellikle bir isim veremem. O zaman tekrardan sorayım, Messi mi Cristiano Ronaldo mu? A.S: Tekrardan ifade etmeliyim ki bilirsiniz isim değil takım kazanır. Ama İspanyol isimleri seviyorum, Barcelona ve Madrid'deki büyük isimleri; sorunuz için evet, bana kalırsa yıldız oyuncular diyebilirim. Bize zaman ayırdığınız için çok teşekkürler.

Kaynak: Sporx.com

Son Dakika Spor Euro2012'nin Arka Bahçesi - Son Dakika


Advertisement