Burdisso'dan fazla kazandı
Şimdi gördün mü diyenleri duyar gibiyim. Öyle ya daha önünde 16 maç varken şampiyon ilan edersen şişersin!
Tabi ki futbolda dün yoktur bugün vardır. Ama Galatasaray'dan başlayarak şunun bir kere daha altını çizmek istiyorum. Hangi Galatasaray diye not düşmek istiyorum. Elazığ'da kaybeden mi, Gaziantep'te berabere kalan mı, yoksa Bursaspor'u bir buldozer gibi ezip geçen Galatasaray mı!
Devre arasının transfer rekortmeni sarı-kırmızılı ekip makro bir planı uygulamaya sokarken bir taraftan da ikinciliğin Şampiyonlar Ligi anlamı taşıdığı bir sezonda işi garantiye almak istiyor. Tabi ki Bursaspor maçında sadece Sneijder değil Sabri'nin, Eboue'nin performansları dikkat çekiciydi. Bunun başlıca sebebi devre arası transferlerdir. Ciddi bir forma rekabeti yaratılınca formanın pahalı olduğunu anlayan futbolcuların performansı da tavan yapıyor. Ayrıca Galatasaray adına bir artı da dünya kupasında oynayacak olan futbolcuların Brezilya'ya gidebilmek için milli takım kadrolarında yer alma istekleri. Örneğin Melo müthiş bir sezon yaşıyor ve 2010 da Güney Afrika'da gördüğü kırmızı kartın özrünü evinde affettirmek istercesine ölümüne oynuyor. Ama biraz evvel belirttiğim gibi hangi Galatasaray demek zorundayım. Eğer Bursaspor maçındaki Galatasaray bu formunu sezona yayarsa o zaman işler değişir.
"Paniğe gerek yok"
Ama şunu unutmayalım ki Fenerbahçe bu puan kredisini alırken elbette bir takım yol kazalarını hesap etmişti. Karabük'te, Eskişehir'de kaybettiler, Konyaspor karşısında evlerinde zorlandılar. Bence Fenerbahçe bu kadrosuyla bu puan farkıyla bana göre şampiyonluğun en büyük adayı. Sadece Fenerbahçe'yi bekleyen tek tehlikenin Tolunay Kafkas, Mesut Bakkal ve Ertuğrul Sağlam'ın oynattığı futbola karşı bir şey yapamamış olması. Ersun Yanal kazanma arzusu diyor her söyleminde ama böyle durumlarda taktiksel çözümler üretmeli. Bugün Emenike, Webo sakatsa forvette sıkıntı var yani B planı devre sokması lazım.
Diğer taraftan Beşiktaş; ilk 4 haftanın kamuoyu tarafından şampiyon ilan edilmesi ve sonrasında da bu takım bir şey olmaz denip bir kenara atılması. Aslında her ikisi de değildi Beşiktaş. Bin süreçten geçiyordu Beşiktaş ama işler biraz da fikstürün yardımıyla da işler iyi gidince kıyamet koptu. Oysa Beşiktaş yerli oyuncu açısından zengin ama çok kaliteli olduğu söylenemez. Belli kilit isimlerin performansı takımın başarısında belirleyiciydi. Özellikle savunma hattı bir türlü oturtulamayan bir kadro ve hala bu sorun devam ederken şampiyonluktan bahsetmek gerçekçi olmaz. Bu sezon bana göre Beşiktaş'ın yaptığı en iyi iş kaleci Tolga'yı alıp Çenk ile iyi bir ikiliye sahip olmaktı.
"Cenk'e inanıyorum"
Anadolu'da neler oluyor derseniz, hemen Ege'ye gidin ve Omar Niasse'yi izleyin. Senegalli yeni bir Emenike olma yolunda. O da Emenike gibi aynı yoldan geldi Türk futboluna. Üstelik Emenike PTT 1. Lig'e gelmişti, Niasse ise Süper Lig'de başladı ve denemeyle alındı aynı Emenike gibi. 300 bin euroya oynayan siyahi oyuncu atıyor attırıyor ve Akhisar Belediyespor'da Gekas efsanesi bir sezonda silmeyi başardı. Herkes kupa yorgunluğundan bahsediyor ama Hamza Hamzaoğlu'nun Akhisar'ı da kupada var ancak ligde de doludizgin gidiyor.
Bir alkış da Konyaspor'a diyorum… Bu hafta Sivasspor karşısında öyle bir futbol oynadılar ki seyrine doyum olmadı. Djalma Campos, Hasan Kabze, Gekas müthiş oynadılar ve takım olmuşlar her şeyden evvel. Biraz evvel kupa yorgunluğu demiştim. İşte Sivasspor kupa yorgunu takımlarını başında geliyor. Ama bunun başlıca sebebi Roberto Carlos bence. Niye derseniz Carlos, uzun süredir ligde ve kupada aynı 11'le mücadele etmenin bedelini ödüyor ve böyle giderse ödemeye de devam edecektir. Bakalım günler haftalar ne gösterecek bekleyip göreceğiz diyelim noktayı koyalım...
Son Dakika › Spor › Hangi Galatasaray? - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.