AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şahin, Karabük'te - Son Dakika
Son Dakika Logo

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şahin, Karabük'te

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şahin, Karabük\'te
11.09.2013 22:40

Şahin: "Biz terör örgütüyle hiçbir zaman pazarlık içinde olmadık, olmayız" "Birtakım illegal örgütler, maalesef bu tür durumları (Ahmet Atakan'ın ölümü) kaşıyarak Türkiye'de bir kargaşa çıkartmak istiyorlar. Buna devletimiz, milletimiz ve güvenlik güçlerimiz izin vermez" "Suriye, 'Evet kimyasal silahları uluslararası idareye devrederiz' dedi. Bu, 'bizde kimyasal silah var' itirafından başka bir şey değildir" "Suriye'de ölümler sadece kimyasal silahlarla olmuyor. Bunun dışında başka silahlarla da her gün ölümler oluyor. 100 bini aşan ölümlerin sebebi sadece kimyasal silahlar değil. Önemli olan uluslararası kamuoyunun ve tabii ki Birleşmiş Milletler'in ve Güvenlik Konseyi üyelerinin Suriye'de akmakta olan kanın durdurulması konusunda üzerilerine düşeni yapmalarıdır"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, çözüm sürecine ilişkin, "Biz terör örgütüyle hiçbir zaman pazarlık içinde olmadık, olmayız" dedi.

Şahin, Ovacık Spor Kulübünün sezon açılışı törenine katılmak için geldiği Karabük'te gazetecilerin sorularını yanıtladı. Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun çalışmalarının sorulması üzerine Şahin, CHP üyeleri arasında daha önce de yaşanan sıkıntıların bugünkü toplantıda da sürdüğünü, bu nedenle çalışmaların yarın da devam edeceğini söyledi.

Şahin, yarınki toplantıda yer alacağını belirterek, "Anayasa Uzlaşma Komisyonu yarın TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in daveti üzerine yeniden toplanacak. 60'a ulaşmış olan komisyonda uzlaşılan madde sayısı 59'a indi ve bir türlü 60-61-62 olamadı. Bunun sebebi özellikle CHP'li üyeler arasındaki görüş ayrılıkları. Maalesef komisyonun verimli çalışmasını engelliyor. Buna yarınki toplantıda bir çözüm bulacağımızı düşünüyorum çünkü kamuoyunun beklentilerine cevap veremeyen bir komisyonun akıbetinin, komisyonda bulunan arkadaşlarca ve tabii ki bu komisyonun oluşumuna öncülük eden Meclis Başkanımızca ciddi bir şekilde değerlendirmeye ihtiyacı var" diye konuştu.

Hatay'daki izinsiz gösteriler

Hatay'daki izinsiz gösterilere ilişkin soru üzerine Şahin, polislerin hiç kimsenin kasten ölümüne sebep olmayacağını ifade ederek, şöyle devam etti:

"Eylemler oluyor. Bu eylemler, Toplantı ve Yürüyüş Yasasının ilgili maddelerine aykırı ise önce uyarıda bulunuyorlar, dağılmadığı takdirde yine yasa ve yönetmelikler çerçevesinde işte su sıkarak, başka etkinliklerle kanunsuz eylemdeki kişilerin dağılması konusunda emniyet güçleri görevlerini yapıyor. Bu 'Gezi olayları' dediğimiz olaylarda da maalesef bazı kişiler hayatını kaybetmişti. En son yine Hatay'da Ahmet isimli bir gencimiz hayatını kaybetti. Bununla ilgili soruşturmalar devam ediyor. Savcılık el koymuştur. Düşme sonucu hayatını kaybettiği anlaşılıyor ama hangi şekilde hayatını kaybederse kaybetsin, bunu Türkiye Cumhuriyeti Devletine ve güvenlik güçlerine karşı bir eylem nedeni saymak ve bu nedenle bir kaosa sebebiyet vermek hiçbir zaman tasvip edilecek bir davranış değildir. Birtakım illegal örgütler maalesef bu tür durumları kaşıyarak Türkiye'de bir kargaşa çıkartmak istiyorlar. Buna devletimiz, milletimiz ve güvenlik güçlerimiz izin vermez."

Ölümlerden üzüntü duyduklarını belirten Şahin, "Ahmet isimli gencimiz için Allah'tan rahmet diliyoruz, yakınlarına başsağlığı diliyoruz ama bunu kaşıyarak farklı eylemlere gerekçe yapmak hiçbir zaman doğru bir davranış değildir. Herkesi duyarlı olmaya davet ediyorum" şeklinde konuştu.

Suriye'nin kimyasal silahlarının denetlenmesi tartışmaları

Bir gazetecinin, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry'nin "Suriye'ye olası askeri müdahalenin Beşşar Esed'in elindeki tüm kimyasal silahları gecikmeden uluslararası topluma teslim etmesiyle önlenebileceği" şeklindeki sözlerini hatırlatması üzerine Şahin, şunları söyledi:

"Sanıyorum ABD Dışişleri Bakanı Kerry'nin böyle bir değerlendirmesi ve çağrısı hem Rusya'nın hem de Şam yönetiminin işine geldi. Suriye, 'Evet kimyasal silahları uluslararası idareye devrederiz' dedi. Bu, 'bizde kimyasal silah var' itirafından başka bir şey değildir. Bunu, 'Biz kimyasal silaha sahibiz, geçmişte Hafız Esed döneminde kullanılmıştı, şimdi de kullanıldı' itirafı olarak değerlendiriyorum. Önemli olan bunları teslim etmek değil. Suriye'de ölümler sadece kimyasal silahlarla olmuyor. Bunun dışında başka silahlarla da her gün ölümler oluyor. 100 bini aşan ölümlerin sebebi sadece kimyasal silahlar değil. Önemli olan uluslararası kamuoyunun ve tabii ki Birleşmiş Milletler'in ve Güvenlik Konseyi üyelerinin Suriye'de akmakta olan kanın durdurulması konusunda üzerilerine düşeni yapmalarıdır. 'Kimyasal silahla olan ölümleri durdurduk, gerisi bizi ilgilendirmez' denilebilir mi? Önemli olan, oradaki akan kanın durması ve iç savaşın durması konusunda bir şeyler yapılmasıdır."

Bu konuda ABD'nin kendi meclisinden bir karar çıkmasını beklediğini ancak Kerry'nin kimyasal silahlarla ilgili son açıklamasının konuyu farklı bir kulvara soktuğunu dile getiren Şahin, "Suriye'ye müdahale ihtimalini de farklı kulvara soktu. Biz de gelişmeleri takip ediyoruz ancak her zaman söylüyoruz. Suriye'de gelişen her türlü olumsuz olay, komşu olarak bizi de etkiliyor. 500 bini aşkın Suriyeli topraklarımızda. Bunlara bakmak durumundayız. Bunların güvenlik açısından ortaya koyacakları birtakım sorunlar olabilir, onlarla ilgilenmek durumundayız. Sınır boylarındaki çatışmalar bizim vatandaşlarımızın da maalesef hayatını kaybetmesine ve yaralanmasına neden oluyor. Bu bakımdan, bu, Suriye'nin iç işidir diyemeyiz. Çatışmaların son bulmasını istiyoruz. Uluslararası kamuoyunun bir an önce üzerine düşeni, şu ana kadar yapmadığını bundan sonra yapması gerektiğini düşünüyoruz" diye konuştu.

- Çözüm süreci

Terör örgütü üyelerinin sınır dışına çıkışların durdurulduğuna yönelik bir soruya Şahin, BDP ve terör örgütü yetkilisi olduğunu söyleyenler tarafından yapılan açıklamaların yaklaşmakta olan yerel seçimlere dönük olduğunu düşündüğünü belirtti.

"Bu süreç '21 Mart'ta silahlar susacak, siyaset konuşacak' diye başlamış olan bir süreçtir. Silahların susması demek, silahların bırakılması anlamına da gelir" diyen Şahin, sözlerine şöyle devam etti:

"Şimdi siz elinizde silah, 'ateş etmiyoruz ama hükümette birtakım adımlar atsın' diyeceksiniz. Elinde silah olan kim olursa olsun bu ülkede kanunları ihlal ediyor demektir. Dolayısıyla onlarla biz ne geçmişte ne gelecekte ne de şimdi herhangi bir pazarlık içinde olmayız. 'Demokratik adımların atılması' derken biz zaten AK Parti iktidarı olarak bu adımları ata ata geliyoruz. 10 yıl önce Türkiye'de konuşulmayan, düşünülmeyen hususlar şimdi uygulamaya yansımıştır. Bunları falan grup, falan örgüt istediği, falan istediği için değil, Türkiye'nin bunlara ihtiyacı olduğu için hükümetimiz bu adımları attı. Bundan sonra da yine milletimiz için Türkiye için atılması gereken adımlar varsa bunları atarız. Biz terör örgütüyle hiçbir zaman pazarlık içinde olmadık, olmayız."

Birtakım beklentileri, istekleri ve yasal düzenleme talepleri olanların bunu siyasi yollarla gündeme getirmesi gerektiğini kaydeden Şahin, "Siz 'silahlar susacak, siyaset konuşacak' dediniz. Bunun yolu siyasi yollarla gündeme getirmektir. Anayasa Uzlaşma Komisyonu zaten bunun için vardır. Barış ve Demokrasi Partisi o masada 2 yıla yakın çalıştığımız bir partidir. Orada önerilerini gündeme getiriyorlar. Üstünde mutabakat sağlanırsa parlamentoya getirilir, burada da kabul edilirse dedikleri gerçekleşir. 'İlla bunları gerçekleştireceksiniz aksi takdirde silahlı mücadeleye devam ederiz' derseniz, bunu kabul etmemiz, bu blöfü yutmamız mümkün değildir. Silahı bir tehdit aracı olarak kullanırsanız hiçbir adımı sizinle birlikte atmamız mümkün olmaz" diye konuştu.

Bir gazetecinin, İmralı ile Kandil arasında telefon görüşmesi yapıldığı söylentilerinin yayıldığını belirtmesi üzerine Şahin, şöyle yanıt verdi:

"Bizim infaz yasalarımızda herhangi bir hükümlünün telefonla iletişim kurması mümkün değil. Böyle bir şeye de gerek yok zaten. İmralı'daki şahsın yakınları, kendisiyle görüşüyorlar. BDP milletvekilleri de Adalet Bakanlığı izniyle gidip görüşüyor. Bir mesajı varsa zaten onların kanalıyla vermiştir. Nitekim 21 Mart'ta Diyarbakır'da okunan mektupta bu noktada bu aracılar vasıtasıyla oraya getirilmiş ve okunmuştur. Dolayısıyla telefondur, şudur, budur, bizde gidip görüşeceğiz filan onların uygulamada yeri yoktur." - Karabük

Kaynak: AA

Son Dakika Yerel AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şahin, Karabük'te - Son Dakika


Advertisement