Emekliler Tüik Enflasyonuna İzmir'de Tepki Gösterdi: İktidar Yıllardır Emeklilere Adeta Ekonomik Soykırım Uyguluyor - Son Dakika
Son Dakika Logo
Yerel

Emekliler Tüik Enflasyonuna İzmir'de Tepki Gösterdi: İktidar Yıllardır Emeklilere Adeta Ekonomik Soykırım Uyguluyor

05.01.2026 18:14  Güncelleme: 22:56

TÜİK’in aralık ayı enflasyonunu aylık yüzde 0,89, yıllık yüzde 30,89 olarak açıklamasının ardından emekliler Konak’ta basın açıklaması yaptı. Emekliler, açıklanan verilerin yaşam koşullarıyla örtüşmediğini belirterek maaşların insanca yaşam düzeyine çıkarılmasını istedi.

(İZMİR) - TÜİK'in aralık ayı enflasyonunu aylık yüzde 0,89, yıllık yüzde 30,89 olarak açıklamasının ardından emekliler Konak'ta basın açıklaması yaptı. Emekliler, açıklanan verilerin yaşam koşullarıyla örtüşmediğini belirterek maaşların insanca yaşam düzeyine çıkarılmasını istedi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından aralık ayı enflasyonunun yüzde 0,89, yıllık enflasyonun ise yüzde 30,89 olarak açıklanmasının ardından İzmir'de 2021 Tüm Emekliler Sendikası ile Tüm Emekliler Birlik ve Dayanışma Derneği üyesi emekliler Konak'ta bulunan YKM önünde bir araya geldi. "İnsanca yaşayabileceğimiz emekli maaşı istiyoruz" başlığıyla yapılan basın açıklamasını 2021 Tüm Emekliler Sendikası Konak Şube Başkanı Ayşe Ekşioğlu okudu. Emekliler, maaşların yoksulluk sınırının altında kaldığını savunarak seyyanen zamların ödenmesini, sosyal konut ve kira desteği sağlanmasını ve emekli aylıklarının insanca yaşam ilkesine göre belirlenmesini talep etti.

2021 Tüm Emekliler Sendikası Konak Şube Başkanı Ayşe Ekşioğlu tarafından okunan basın açıklaması metninde şu ifadelere yer verildi:

"İktidar geçen yıl bugünlerde, emeklilerden, işçilerden, çiftçilerden, memurlardan, işsizlerden, evsizlerden, çocuklardan, gençlerden, kadınlardan, dullardan ve yetimlerden sabır istemişti. Az daha dişimizi sıkarsak refaha çıkacağımızı müjdelemişti. Rızamız var mı yok mu dinlemeden 2025 yılı boyunca halkı yoksullaştırma, bir avuç holdingi abad etme programını zorla uyguladı. Asgari ücreti 2026 yılı için 28 bin 75 TL olarak belirlediler. TÜİK'in ısmarlama enflasyonu bile yüzde 31 olarak beklenirken artış yüzde 27'de kaldı. Geçen yıl da TÜİK'in ısmarlama enflasyonu yüzde 44,4 iken artış yüzde 30 olarak uygulanmış, üstelik bir yıl boyunca başka artış verilmemişti. Asgari ücretliler bizim çocuklarımız ve torunlarımızdır, bu ücret sefalet düzeyidir kabul etmiyoruz. Memur emeklilerine yasanın açık hükmüne rağmen verilmeyen seyyanen zam hala uygulanmadı, seyyanen ilave ödeme davasına bakan Ankara 9. İdare Mahkemesinin kararı da henüz açıklanmadı. Anayasanın eşitlik ilkesine rağmen gasp edilmiş hakkımızı alana kadar mücadelemiz sürecek.

"İktidar yıllardır emeklilere adeta ekonomik soykırım uyguluyor"

Şu anda işsizliğe ve geleceksizliğe itilmiş gençlerimizden sonra toplumun en yoksulları emeklilerle onların dul ve yetimleridir. Emeklilerin hakları emekçi kimliklerine sıkı sıkıya bağlıdır, emekliliği sağlayan aktif çalışma yaşamıdır. Yaş haddi, iş göremezlik veya yeterli prim/gün sayısına ulaşan emekçi emekliliğe hak kazanır. Kişi beden ve beyin gücünü harcayarak yıllarca üretmiş, ülkenin zenginliğine katkı sağlamıştır. Elbette ki emekliliğe hak kazanan emekçi, emekli olurken ustalığın tecrübenin zirvesindedir. Emekli olurken insanca yaşamaya yetecek bir aylığı çoktan hak etmiştir. Bu aylık elbette ki asgari ücretin üzerinde olmalıdır.Çünkü asgari ücret tanımı gereği en azdır, geçici ve kısa sürelidir. Bu iktidardan önce durum böyleydi zaten, bakın; 2002 yılı Aralık ayında asgari ücret 184 TL iken en düşük işçi emeklisi aylığı bunun yüzde 40 fazlası olan 257 TL idi. Bu hesabı bugüne uyarlarsak en düşük emekli aylığının asgari ücretin yüzde 40 fazlası olan 39 bin 305 TL olması gerektiğini görürüz. Üstelik de bu hesabı yaparken asgari ücretin de TÜIK'in ısmarlama enflasyon hesabıyla baskılandığını göz ardı etmiyoruz. Kaba bir hesapla diyebiliriz ki iktidar yıllardır emeklilere adeta ekonomik soykırım uyguluyor, hak ettiğimizin yarısını bizden kısıp iç ve dış finans kapitalin tefecilerine aktarıyor. Kabul etmediğimizi, insanca yaşamaya yetecek koşulları sağlama mücadelemizden geri durmayacak irademizin olduğunu emekçi halkımıza gururla bildiriyoruz. Tüm emeklileri dul ve yetimleri emeklilerin emekçilerin birliği için çağırıyoruz. Bu çağrımız Anayasanın 1. ve 2. Maddelerinde Türkiye Devletinin bir Cumhuriyet olduğu, demokratik laik ve sosyal bir hukuk Devleti niteliklerini taşıdığı saptamasına uygundur.

"Kanayan yaraya merhem olacak halkçı çözümleri hızla gerçekleştirmeli"

Ülkeyi sosyal hukuk Devleti ilkeleri yerine şirket gibi yönetme anlayışı iktidar olmuşsa milyonlarca emekçi acı çeker, bir avuç azınlık bayram eder.Bu iktidar öncesinde kıdem tazminatı ev almaya, aylıkların üçte biri kirada oturmaya yeterdi. Şimdi kıdem tazminatı pul, aylıklar kiraya yetmez oldu. İktidar 23 yıllık iktidarında konut sorununda halkçı kamucu bir çözüm geliştirmedi. TOKİ asıl görevi olan, depreme ve afete dayanıklı kentsel dönüşümü tamamlamak; düşük gelirli yurttaşlara ferah, ulaşılabilir, uygun ödemeli konutlar yapmak olduğu halde, daha çok üst gelir grubuna yönelik lüks konutlar üretti. Bu politika eleştirildiğinde, biz lüks konut yapıp satarak kazandığımız parayı yoksullara konut yapmak için harcıyoruz. diyorlardı. Oysa ki gerçek böyle değildi. TOKİ kamu gücüyle sahip olduğu çok değerli hazine arazilerini, arsaları özel şirketlere kuşkulu ihaleler yoluyla devrediyor, lüks konutlar büyük paralarla alınıp satılıyor; kamudan şirketlere devasa servet transferleri yapılıyordu. Depremde büyük yıkım yaşayan bölgelerimizdeki üyelerimizin çoğu hala kalıcı konutlarına ulaşamadı, depremin yaraları sarılmadı. İktidarın TOKİ eliyle 2022 yılında seçim öncesi açıkladığı konut ve arsa kampanyasında henüz arsasına kavuşup inşaata başlayabilen bir kişi bile yok. Şimdi de önümüzdeki seçimde sahte umut yaratmak üzere 500 bin sosyal konut projesi açıkladılar. Konut açığı ülkemizde en yüksek düzeydedir. Sorunun kaynağı olan iktidarın konut sorununu halkçı anlayışla çözme niyeti ve iradesinin olmadığı ortadadır. Başta İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediyeleri olmak üzere tüm belediyeler eş güdüm içerisinde, gerçek anlamda en yoksulları gözeten uygulanabilir sosyal konut projesini ayrıntılandırarak topluma sunmalı, bu kanayan yaraya merhem olacak halkçı çözümleri hızla gerçekleştirmelidir.

"Bizi oyalamayın"

Ülkemiz yeteri kadar zengin, bu zenginlik dolar milyarderleri ve milyonerlerinin hesaplarında yatıyor. Onlardan bir defalığına servet vergisi alındığında emekçilerin yaşadığı ekonomik dar boğaz aşılır. Hala borç-faiz ekonomisiyle düze çıkacağımız masalıyla bizi oyalamayın. Çözüm cumhuriyetin kuruluş yıllarında olduğu gibi devlet öncülüğünde tarım ve sanayi işletmeleri kurarak istihdam yaratmaktadır, dışa bağımlı hale getirdiğiniz tarımı desteklemektedir, iflasa sürüklediğiniz esnafı, KOBİ'yi teşvik etmektedir. Özelleştirilip yerli ve yabancı tekellere peşkeş çekilen kurumlar yeniden kamulaştırılmalıdır. Sağlık ve eğitim kamu eliyle parasız olmalıdır. Çocuklarımızın ve torunlarımızın istihdamı sadece kar odaklı çalışan özel sektörün performansına bırakılamaz. Devlet tarımda ve sanayide istihdama öncelik veren, kamusal yararı ve toplumsal refahı önceleyen işletmeleri yeniden kurmak zorundadır. Emekçi sabrı bilgeliği ve onuruyla güzel ülkemizde alnı ak başı dik olarak insanca yaşamak hakkımız vardır. Emeklilerin sabrı ve bilgeliğiyle, 'Birlikte Üreten, Eşitçe Bölüşen Türkiye' idealimize ulaşmak için elimizden gelen tüm çabayı göstereceğimize dost da düşman da emin olabilir."

Emeklilerin talepleri sıralandı

Basın açıklamasında emeklilerin talepleri ise şu şekilde sıralandı:

"Emekli ve dul/yetim aylıkları insanca yaşamaya yetecek düzeye çıkarılsın. En düşük aylık en düşük memur aylığıyla eşitlensin. Memur emeklilerine yasanın emredici hükmüne rağmen iki yıldır ödenmeyen seyyanen zamlar topluca ödensin. Konutsuz emeklilere, gelirlerine uygun ödemeli sosyal konutlar yapılsın, konut sahibi olana kadar kira yardımı sağlansın. Depreme dayanıksız konutlar uygun ödemeli krediyle sağlamlaştırılsın. Anayasanın 'Sendika Kurma Hakkı' ve 'Toplu Sözleşme Hakkı' ile ilgili 51. ve 53. Maddelerine 'Emekliler' veya Uluslararası Sözleşmelerde yer alan "Herkes" ibaresi eklenerek emeklilerin sendika kurma ve toplu sözleşme hakkı Anayasal güvenceye kavuşturulsun. Emekli Sendikaları Statü Yasası çıkarılsın. Tüm emekli aylıkları 'asgari değil, insanca yaşam' ilkesine göre hükümet ve emekli sendikası arasında yapılacak toplu sözleşme yoluyla belirlensin. Aylık bağlama oranı (ABO) eskiden olduğu gibi yüzde 70 olsun. Yıllardır savsaklanan İntibak Yasası derhal çıkarılsın. İşçi, Memur ve Bağ-Kur emekli aylıkları arasındaki eşitsizlik giderilsin. Bayram ikramiyesi adı altında yılda iki defa yapılan ikramiye ödemelerine banka emeklileri de dahil edilsin. Tüm emeklilere yılda dört defa birer aylık tutarında ikramiye ödensin. SGK ile Bankalar arasında yapılan protokol görüşmelerine emekli sendikasının da katılması yönünde yasal düzenleme yapılsın. Emekli aylığı promosyonları 3 yılda bir değil her yıl ödensin. Ulaşılabilir, parasız, nitelikli ve eşit sağlık hizmeti temel insan hakkıdır düşüncesiyle, emekli aylıklarından alınan muayene, tedavi ve ilaç katkı payı kesintileri kaldırılsın. Toplu taşıma araçlarında emeklilere ve eşlerine ücretsiz ulaşım hakkı sağlansın. Emekli yurttaşlara yaşamlarının sonbaharında hak ettikleri saygı gösterilsin. Yalnız yaşayan, hasta ve bakıma muhtaç olan emekli ve yaşlı yurttaşlar için devlete ait huzurevi sayısı artırılarak, bakım hizmetleri yaygınlaştırılsın. Emeklilerin birlikte zaman geçirebileceği, var olan yeteneklerini sergileyebileceği, yeni hobiler edinebileceği atölyeler kurulsun."

Kaynak: ANKA

Son Dakika Yerel Emekliler Tüik Enflasyonuna İzmir'de Tepki Gösterdi: İktidar Yıllardır Emeklilere Adeta Ekonomik Soykırım Uyguluyor - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement