Sema Kaplan - Diyarbakır'da yarım asırdır Güneydoğu Tarımsal Araştırmalar Enstitüsü olarak hizmet veren ve bir süre önce GAP Uluslararası Tarımsal Araştırmalar Merkezi'ne dönüştürülen kurum, uluslararası çapta, tarımsal eğitim, bilgi ve teknoloji alanında hizmet vermeye başladı.
Diyarbakır'da 1962 yılında, bölgenin tarımsal problemlerini çözmek, çeşitli stratejiler geliştirmek amacıyla kurulan ve bölgedeki 11 ile hizmet veren merkez, geçen yıl Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nca yayımlanan bir kararnameden sonra yeni yapılanma ile uluslararası statüye kavuşturularak GAP Uluslararası Tarımsal Araştırma ve Eğitim Merkezi'ne dönüştürüldü.
Bölgenin Gayri Safi Milli Hasılasına (GSMH) yıllık 300 milyon lira net katkı sunan kurum, artık Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki 11 ilin yanı sıra tüm Türkiye, Afrika, Yakındoğu, Uzakdoğu ve Kafkas ülkeleri ile Türk cumhuriyetlere tarımsal eğitim, bilgi ve teknoloji alanında hizmet vermeye ve ortak proje geliştirmeye başladı.
GAP Uluslararası Tarımsal Araştırmalar Merkezi Müdürü Şevket Tekin AA muhabirine yaptığı açıklamada, merkez olarak tahıl, endüstri bitkileri, yemeklik baklagiller, tıbbi aromatik bitkiler, çayır, mera ve yem bitkileri, biyolojik çeşitlilik ve genetik kaynaklar, meyvecilik, sebzecilik, bağcılık, ipek böceği ve hayvancılık konularında öncelikli olarak verim, kalite, hastalık, zararlı ve olumsuz çevre koşullarına dayanıklılığın geliştirilmesi için ıslah çalışmaları yaptıklarını söyledi.
Tekin, hasat ve hasat sonrası teknolojiler ve bilgi teknolojileri konularında araştırma yapma, ıslah çalışmaları sonucunda geliştirilen çeşitlerin tescil edilmesi ve ıslah materyalinin devamlılığını sağlama, geliştirilen çeşitlerin elit ve orijinal kademede tohumluk üretimini yapma, kalitenin iyileştirilmesi ve verimin artırılmasını sağlamaya dönük araştırmalar yaptıklarını da kaydetti.
-Güneydoğu buğdayın gen merkezi-
Şevket Tekin, Güneydoğu'nun buğdayın gen merkezi olduğunu ve dünyadaki en kaliteli makarnalık buğdayın bölgede üretildiğini ifade ederek, enstitü olarak 50 yıldır bölge şartlarında ekoloji, toprak ve iklime uygun buğday çeşitleri ıslah ettiklerini belirtti.
Bu kapsamda hala çiftçinin kullandığı 13 buğday çeşidini tescil ettirdiklerini açıklayan Tekin, bir çeşidin tescilinin 12 yıl sürdüğüne işaret etti. Tekin, merkezin tescil çalışmaları ile mercimek, pamuk, meyan kökü, kapari ve örtü altı tarıma yönelik çalışmaları konusunda ise şu bilgileri verdi:
"Yemeklik baklagil dediğimiz nohut ve mercimekte de önemli çalışmalarımız var. Türkiye'deki kırmızı mercimeğin yüzde 100'ü enstitümüzün geliştirdiği, ürettiği, tohumluğunu çoğalttığı çeşitler. Pamukta da özel sektörle rekabet edebilecek 2 yeni pamuk çeşidimiz var. Üçüncüsünü de tescile gönderdik. Yetiştirme tekniği konusunda farklı toprak işleme yöntemleri ile ilgili çalışmalar yürüterek bunların sonuçlarını çiftçiye aktarıyoruz. Tıbbi aromatik bitkilerde de çalışmalarımız var. Bakanlığın talimatıyla bölgenin doğal bitkisi meyan köküne yönelik çalışma başlattık. Kültüre alınması, kaliteli olan çeşidin tescil edilerek yaygınlaştırılması için çalışmalara başlandı. Kaparide de çalışmalar sürüyor. 'Halk Elinde Islah' projesi kapsamında halk elinde olan yaklaşık 60 bin sürü tespit edilerek ıslah çalışmaları enstitümüz tarafından yürütülüyor. Bölgenin sulu tarıma açılması ile örtü altı yetiştiricilikte de araştırma ve adaptasyon denemeleri sürüyor. Tekniği ve teknolojiyi kullanma açısından kaliteli bir bitki ıslah laboratuvarına sahibiz. Burada her tür biyo-teknolojik metotlar, moleküler sistemler, doku kültürü çalışmalarını yürütüyoruz."
-"Dünyaya açıldık"-
Tekin, merkezin uluslararası statü kazanması ile hizmet alanlarının Doğu ve Güneydoğu'daki 11 ilin yanı sıra tüm Türkiye, Asya, Afrika, Yakındoğu, Uzakdoğu ve Kafkas ülkeleri ile Türk cumhuriyetlerine kadar uzandığını, bu ülkelerde tarımsal eğitim, bilgi ve teknoloji alanında hizmet vermeye, ortak proje geliştirmeye başladıklarını söyledi.
Hizmetlerine eğitim ayağının da eklendiğini ifade eden Tekin, Japonya Uluslararası İşbirliği Teşkilatı (JICA) ve İslam ülkeleri örgütlerinden ülkelerindeki çiftçilere ve teknik kadrolarına eğitim verilmesi için talep geldiğini belirtti.
Tekin; özellikle küresel ısınma konusunda başka ülkelerle ortak geliştirilecek projeler üzerinde çalıştıklarına da dikkati çekerek, şöyle dedi:
"İlk olarak eylül ayında Dicle Üniversitesi işbirliği ile hazırladığımız Uluslararası Pamuk Çalıştayı düzenleyeceğiz. Onaylanması halinde Macaristan ve Bulgaristan ile AB kanalıyla ortak ıslah konusunda yem bitkileri ve buğdaya yönelik ıslah çalışmaları yürütülecek. Meksika ve Suriye'de kurak ve yarı kurak alanlarda buğdayda ve mısır üretimi konusunda çalışan uluslararası kuruluşlarla işbirliği içinde çalışıyoruz. Bu ülkelere eğitime gidiyor, onların da ziyaretlerini kabul ediyoruz. Dünyaya açıldık. İşbirliği, bilgi ve enformasyon açısından Afganistan'daki çiftçilere ve mühendislere eğitim vermemiz konusunda talepte bulunuldu. Yakın bir zamanda bölgeye gelecek Afgan çiftçilere eğitim vereceğiz. İslam ülkelerinin ekonomik ve sosyal araştırmalar grubuna ortak proje teklifleri sunduk."
-Dünya ölçeğinde tarımsal faaliyet-
Tekin, merkezin uluslararası statü kazanması ile uluslararası kredi fonlarının kullanımı, uluslararası tecrübe edinimi, bilgi, birikim aktarımı ve teknoloji transfer edilmesinde büyük kolaylık sağlandığına işaret etti.
Bölgede tarımda ciddi bir bilgi ve birikime sahip olduklarını, yeni teknolojiler geliştirdiklerini ifade eden Tekin, "Çeşitlerimizi sattığımız veya üretim hakkını devrettiğimiz özel sektör ile anlaşma yaparken yurt dışına ihraç imkanı şartı koyuyoruz. Böylece geliştirdiğimiz çeşit ve teknolojiyi bunlardan mahrum olan ülkelere ulaştırmaktan mutluluk duyuyoruz. Bu statü dünya ölçeğinde tarımsal faaliyete imkan sağladı. Bölge artık tarımdaki bilgi, birikim ve teknolojisini dünyaya ihraç ediyor" dedi.
-Ortadoğu'nun en büyük pamuk kalite analiz laboratuvarı-
GAP Uluslararası Tarımsal Araştırmalar Merkezi Müdürü Şevket Tekin, AB'ye yönelik de çok sayıda proje hazırlandığına değinerek, Bilim Teknoloji ve Sanayi Bakanlığı'nın koordinasyonunda Bölgesel Rekabet Edebilirlik Programı kapsamında hazırlanan 5 milyon 400 bin avro bütçeli "Pamukta Kümele" Projesinin geçen yıl sözleşmesinin imzalandığını hatırlattı.
Bu proje ile Diyarbakır ve Şanlıurfa'daki 100 çırçır işletmesini çatısı altına alacak akredite olmuş Ortadoğu'nun en büyük pamuk kalite analiz laboratuvarının Diyarbakır'da kurulacağını ifade eden Tekin, şunları söyledi:
"Pamuk kalitesinin tespiti, Dış Ticaret Müsteşarlığının denetmenleri vasıtasıyla yapılıyor. Akredite olmuş laboratuvar olmadığı için çırçır işletmeleri ile iplik sanayicisi arasında kalite ve fiyat konusunda sürekli anlaşmazlıklar yaşanıyor. Müsteşarlıkça 2009 yılında yayınlanan tebliğ ile tek balya ve barkot sistemine geçilmesi isteniyor. Ancak bölgedeki çırçır işletmelerinin altyapısı buna uygun değil. Biz altyapıyı buna uygun hale getireceğiz. Çırçır işletmelerine barkot sistemi ile otomatik numune alma setleri yerleştireceğiz. Numuneler laboratuvarımızda analiz edilecek. Analiz sonuçları yayımlanacak. İplik işletmecilerine vereceğimiz bir şifre ile sisteme girdiklerinde hangi çırçır işletmesinde kendilerine uygun lif pamuk olduğunu görecek ve sorunsuz şekilde alışverişlerini yapacaklar. İlerleyen dönemlerde araya finans kurumlarının da girmesi sağlanarak paraları birbirlerinin hesabına aktarılacak. Bu Sanayi Bakanlığı'nın çok desteklediği bir proje. Gelecek yıl uygulanmaya başlanacak. İhale hazırlıkları Merkezi Finans Birimi'nce yapılıyor. Kurulacak laboratuvar ile sanayici ve çırçırcı arasındaki ihtilaflar ortadan kalkacak. Bölge pamuğunun kalitesi tescillenecek. Pamuk ihtilaf yaşanmadan değerine satılacak."
- DİYARBAKIR
Son Dakika › Yerel › Gap Tecrübesi Dünyaya Taşınacak - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.