Deloitte, dünya ekonomisinin kalbi olan dokuz bölgeyi mercek altına aldığı son çeyrek raporunda, küresel duraklamanın ekonomi politikalarına nasıl etki ettiğini analiz ediyor
Dünyanın en büyük profesyonel hizmet firmalarından biri olan Deloitte, dünya ekonomisinin kalbi olan dokuz bölge ile ilgili 2012 yılının son çeyreğine ilişkin değerlendirmelerinin yer aldığı bir rapor yayınladı.
Deloitte University Press tarafından yayımlanan ve alanında uzman yedi farklı ekonomistin ülke ve ulusüstü birlik bazındaki analizlerine yer verilen raporda, Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri, Çin, İngiltere, Japonya, Hindistan, Rusya, Brezilya ve Güney Kore ekonomileri üzerine çarpıcı bilgilere yer veriliyor.
Avrupa'ya yeni çözümler
Deloitte'un raporunda, Avrupa Birliği (AB) Merkez Bankası'nın yeni politikaları, Almanya Anayasa Mahkemesi'nin Euro'yu kurtarma stratejisine karşı ılımlı tavrı ve Hollanda'da yeni seçilen Euro yanlısı koalisyon hükümeti sayesinde krizin etkilerinin geri çekilmeye başlamasına rağmen, birliğin temelinde olan sorunların hala var olduğu vurgulanıyor. Deloitte Almanya Araştırma Başkanı Dr. Alexander Börsch'a göre ise Euro bölgesinin yönetişiminde yapılacak bir reform dört farklı şekilde gerçekleştirilebilir. Bunlar; yeni kurallarıyla Maastricht 2.0'ın benimsenmesi, mali politikaların merkezileştirilmesi, üye ülkeler arasında koordineli ekonomik işbirliği ve kriz zamanlarında birlik olmak olarak öne çıkıyor.
Raporda analiz edilen bir diğer ülke ise İngiltere. Buna göre, ada devletin büyümesi 2013 yılında yeniden başlayacak gibi gözükse de, pek çok iç ve dış problem var olmaya devam edebilir. Bu durumun da sağlam olmayan ve cansız bir iyileşme ile sonuçlanabileceği değerlendiriliyor.
Amerika bilinmeyen sularda iken Brezilya büyüme peşinde
Amerika Birleşik Devletleri'nin durgun büyümesinin, tarihte eşi görülmemiş şekilde uzun sürdüğüne dikkat çekilen raporda, normal şartlarda böylesi bir büyüme hızının akabinde ekonomide daralma ya da hızlandırılmış büyüme yaşanacağı belirtiliyor. Bu sebeple Amerika'nın bilinmeyen sularda bulunduğunu değerlendiren rapor, ülke ekonomisinin şans ve dayanıklılığının mali politikalar, Avrupa'daki gelişmeler ve riskli para politikaları karşısında 2013 yılında test edilebileceğini öngörüyor.
Güneyde, Brezilya'da ise Merkez Bankası'nın geçtiğimiz yıl gösterge faiz oranlarını 500 puan düşürmesi, kurumun enflasyondan ziyade büyüme ile ilgilendiğine işaret ediyor. Böylelikle, Brezilya'da gelecek sene bu yıla göre daha büyük oranda büyüme gerçekleşebilir. Rapora göre, kısa dönem gelişmeler arasından en çok öne çıkan durum ise Amerika'nın para politikasının Brezilya'nın döviz kurları üzerindeki potansiyel etkisi olarak gösteriliyor.
Rusya'da ise küresel ekonomideki trendlerin tersine, Rusya Merkez Bankası enflasyonu önlemek için sıkı para politikaları izliyor. Raporda, Merkez Bankası'nın küresel duraklamanın ortasındaki bu kararının büyümeye engel oluşturabileceği ve hatta bunun işaretlerinin şimdiden de görülebildiği anlatılıyor.
Çin politikaları kritik role sahip
Rapora göre Çin'de şu an uygulanmakta olan politik rejim, önümüzdeki aylardaki ekonomik çıktıyı canlandırmaya devam edebilir ve yumuşak inişe uygun bir zemin hazırlayabilir. Analizlerde ayrıca, ülke yönetimindeki değişikliğin Çin'in ekonomik görünümünde belirsizliğe sebep olduğu belirtiliyor.
Japonya ekonomisine ilişkin öngörülerin de yer aldığı raporda, ülke ekonomisinin kaygan bir zeminde bulunduğuna dikkat çekiliyor. Ülke dışından esen sert rüzgarlar, değeri yüksek para birimi, devam eden deflasyon, reel ücretlerde düşüş ve durgun tüketici harcamalarıyla Japonya'nın pek kayda değer bir iyileşme yaşayamadığı belirtiliyor. Dahası, düşen fiyatlara rağmen merkez bankasının parasal genişleme politikasını daha da genişletmeme kararı alması ve Çin ile yaşanan siyasi anlaşmazlıkların, endüstriyel ekonomiyi olumsuz etkileyeceği değerlendiriliyor.
Uzakdoğu'daki bir diğer aktör olan Güney Kore için ise raporda, ülke refahındaki gıpta edilecek artışa rağmen, ihracattaki zayıf talep ve yüksek tüketici borçlarının, ekonomik büyümede frene basılmasına sebep olabileceği belirtiliyor. Ülkenin uzun vadede de ekonomisini üretim ve imalattan, hizmet sektörü temelli bir yapıya kavuşturması gerektiği vurgulanıyor.
Hindistan potansiyelin üzerinde
Raporda Hindistan'ın ekonomisinin ise potansiyelinin altında seyrettiği görüşüne yer veriliyor. Öte yandan ülkenin yüksek büyüme oranına dönüş ihtimali pek olası görülmemekle birlikte, yüksek enflasyon dâhil olmak üzere, birçok olumsuz riskle karşı karşıya kaldığı belirtiliyor. Raporda öne çıkan analizden bir diğerinde de hükümetin, uzun vadeli büyüme sağlayabilecek yeni reformlar teklif etmesine rağmen, sert siyasi muhalefetin varlığını sürdürdüğü ve bu durumun ekonomide belirsizliğin galip gelmesine sebep olduğu ifade ediliyor.
Raporun önsözünü hazırlayan Deloitte Küresel Ekonomi Direktörü Dr. Ira Kalish, küresel ekonominin bir yol ayrımında olduğunu, ekonomiye yön veren başlıca ülkelerin ise dönüm noktasında bulunduğunu iletiyor ve en azından 2013 yılının çok ilginç bir yıl olacağını ekliyor.
Deloitte'un "Küresel Ekonomik Görünüm, 2012'nin 4'üncü Çeyreği" raporuna (İngilizce), http://dupress.com/collection/economic-outlooks/#global-economic-outlook-q4-2012 adresinden ulaşılabilir.
Son Dakika › Ekonomi › 2012 Küresel Ekonomide Bir Dönüm Noktası mı? - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.