14 Stk'dan Haleplilere Yardım - Son Dakika
Son Dakika Logo

14 Stk'dan Haleplilere Yardım

05.01.2017 15:57

Türk Kızılayı Yönetim Kurulu Üyesi Büşra Yıldırım Köylübay, "Büyük millet olmak ne teknolojiyle ne de ekonomik güçle mümkün. Büyük millet ancak merhametle ve duyarlı olmakla olur.

Türk Kızılayı Yönetim Kurulu Üyesi Büşra Yıldırım Köylübay, "Büyük millet olmak ne teknolojiyle ne de ekonomik güçle mümkün. Büyük millet ancak merhametle ve duyarlı olmakla olur. Biz de Allah'a şükür ki veren el olmaktan son derece mutlu ve onurluyuz. Ben bu asil milletimin bir parçası olmaktan dolayı memnuniyetimi ifade ediyorum" dedi.

Hazar Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneğinin öncülüğünde, 14 sivil toplum kuruluşundan kadın, Üsküdar Nikah Dairesi bitişiğindeki Kız Kulesi Restoran'da "Tut elimi Halep" başlığıyla düzenlenen yardım organizasyonu programında bir araya geldi. Birlikte kahvaltı eden kadınlar, kurulan kermeste toplanan paraları Halep için Kızılay'a bağışladı.

Toplantıya katılan Türk Kızılayı Yönetim Kurulu Üyesi Büşra Yıldırım Köylübay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, organizasyona katılan sivil toplum kuruluşları temsilcilerine ve katılan herkese duyarlı davranışları nedeniyle teşekkür etti.

Bağışçıların yardımlarını en güvenilir ve devlet himayesinde olan Kızılay'a yaptıkları için ayrıca büyük mutluluk duyduğunu aktaran Köylübay, şöyle dedi:

"Çünkü ben de 5 yılın üzerinde Kızılay gönüllüsü olarak ülkemiz için, dünyadaki tüm Müslüman kardeşlerimiz için elimizden gelen yardımı yapmaya çalışıyoruz. Savaşın başladığı ilk andan itibaren Suriye'de ve oraya sınır olan tüm şehirlerimizde kurulan 12 ayrı kampımızda düzenli insani yardım operasyonları kapsamında yardımlarımızı yapmaya gayret ediyoruz. Bize destek veren paydaşlarımızla, öz kaynaklarımızla ve bağışçılarımızla beraber güzel bir organizasyon yürütüyoruz. Tabii devletimizin onların tüm hayati koşullarını iyileştirmek için elinden geleni yapıyor. Biz onlara sadece birer destek olma mahiyetinde oradaki çalışmalarımızı yapıyoruz. Onun dışında geçtiğimiz hafta bütün belediyelerle, yerel yönetimlerle ve AK Parti İl Başkanlığı olarak 221 tır, bir tanesi mobil fırın olmak üzere kamplara yardım malzemesi gönderdik. Bunların da orada ihtiyaca göre depolarımızda muhafaza edilerek dağıtımının yapılmasına gayret ediyoruz. Kızılay tabii Türkiye'de 700'ün üzerinde şubeyle en büyük yardım organizasyonu yapan sivil toplum kuruluşu. Bütün burada bulunan kadın sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle ve yardım dernekleriyle birlikte Kızılay'ın bu anlamda doğru bir yol gösterici olması dolayısıyla da memnuniyetimi dile getiriyorum. Çünkü biz, bir şekilde güçlü bir ülke olabiliriz, ekonomiyle, yatırımlarımızla ki liderimiz ve Hükümetimizle birlikte şu an zaten güçlü devlet olma yolunda çok büyük adımlar atıyoruz. Fakat büyük millet olmak ne teknolojiyle ne de ekonomik güçle mümkün. Büyük millet ancak merhametle ve duyarlı olmakla olur. Biz de Allah'a şükür ki veren el olmaktan son derece mutlu ve onurluyuz. Ben bu asil milletimin bir parçası olmaktan dolayı memnuniyetimi ifade ediyorum."

Kızılay Genel Müdürü Güllüoğlu

Kızılay Genel Müdürü Mehmet Güllüoğlu da AA muhabirine yaptığı açıklamada, Halep'te aralık ayında başlayan tahliye sürecinin aralık ayı sona doğru sona erdiğini, sonrasında Türkiye ve Rusya'nın arabuluculuğunda bir ateşkes sürecinin başladığını söyledi.

Suriye'de milyonlarca yerinden edilmiş insanın bulunduğunu aktaran Güllüoğlu, şöyle konuştu:

"Suriyeliler için zor hayat koşulları devam ediyor. Halep'ten ayrılan 40 bin civarında insan öncelikle İdlip'e olmak üzere diğer etraftaki kasabalara, köylere, kamplara yerleştiler. Bazıları bir kaç aile bir çadıra, bir eve olacak şekilde yerleşti. Zor koşullar onlar için devam ediyor. Kolay günler değildi, bugün de kolay değil. Bombaların, ateşlerin, silahların sustuğu bir ortam diliyorlar. Aynı zamanda da eski günlerini özlüyorlar. Halep tamamen rejim güçlerinin kontrolü altında. Diğer bölgelerde, Şam'ın kırsalında, İdlip'in, Hama'nın, Humus'un kırsalında ve başka noktalarda kiminde PYD'nin kiminde DEAŞ'ın kiminde rejimin kontrolündeki bölgelerde milyonlarca insan hakikaten açlıkla, yoksullukla, sağlık hizmetlerine erişememekle, eğitim hizmetlerine erişememekle yaşamak zorunda. Türkiye olarak biz de hem Kızılay olarak hem sivil toplum kuruluşları olarak elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. İhtiyaç çok. Ona yetişmeye çalışıyoruz. Türkiye yine Halep kampanyalarıyla, Halep farkındalığıyla elinden geleni yapmaya çalışıyor. Biz tabii dünyayı da harekete geçirmeye çalışıyoruz. Başka ülkelerden yardımları organize etmeye çalışıyoruz, onları teşvik etmeye çalışıyoruz. Bu yük çünkü büyük bir yük. Ülke içinde 6 milyondan 7 milyondan fazla insan göç etmiş durumda, ihtiyaç sahibi durumunda. Bunu ifade ederken kolay ifade ediyoruz ama esasında çok büyük rakamlar bunlar. Bazı ülkelerin nüfusundan bile daha fazla rakamlar. O insanların gıda ihtiyacını, barınma ihtiyacını, o insanların kışlık ihtiyaçlarını ve diğer bilimum, bir insanın ihtiyaç duyabileceği bütün ihtiyaçları karşılamak için elimizden geleni yapıyoruz."

Hem Halep'ten gelenler için hem de başka illerden göç edenler için kamplar organize ettiklerini aktaran Güllüoğlu, "Mevcut kamplara desteklerimizi devam ettiriyoruz. Bunda da hem çadır desteği, hem çadır içi malzemesi desteği, kışlık kıyafet desteği, gıda desteği, soba desteği gibi bir ailenin ihtiyaç duyacağı ne varsa gücümüz yettiğince acil insani yardım kampsamında tedarik etmeye çalışıyoruz. Tabii bunlar kısa ve acil yardımlar. Orta ve uzun vadede de hem sağlık ihtiyaçları için hem de diğer alanlardaki ihtiyaçları için projelerimizi geliştiriyoruz. Dünyadaki ve Türkiye'deki kuruluşlarla birlikte uygulamaya çalışıyoruz. Türkiye'den giden yardımları organize etmeye çalışıyoruz. Geçtiğimiz günlerde sadece İstanbul'dan 200 tır yola çıktı. İki gün önce yine 100 tır Ankara'dan ve Türkiye'nin başka şehirlerinden olmak üzere yola çıktı. Yüzlerce, binlerce tırlık yardımlar geliyor. Onları organize etmeye çalışıyoruz. Suriye içindeki küçük, irili ufaklı kamplardaki insanlara ulaştırmak için. Hakikaten büyük bir organizasyon yapma ihtiyacımız var ve yapıyoruz." ifadelerini kullandı.

Halep için bugünkü farkındalığın gayet yerinde ve güzel olduğunu kaydeden Güllüoğlu, "Bu kriz 6 yıldır devam ediyor ve muhtemelen içeride insanların eski hayatlarına bürünmeleri için yıllara ihtiyaç var. Az da olsa devamlı yapılacak, düzenli yapılacak yardım bütün yardım kuruluşları için, içeride yaşayan insanlar için çok kıymetli. Bunun özellikle altını çizmek gerekiyor. Çünkü içerideki insanlar 3 ay sonra da ihtiyacı olacak. 3 ay sonra da ilaca, gıdaya, kıyafete ihtiyacı olacak. Nakit bağışı daha çok tercih ediyoruz. Çünkü lojistik anlamda daha kolay hareket edebilmek için hem de içerideki ihtiyaçları daha rahat karşılayabilmek için. Mümkün olduğu kadar düzenli nakit bağışlara Suriyeliler adına ihtiyaç duyuyoruz." diye konuştu.

Bana ve Fatma el-Abed

Programda Halep'teki katliamı sosyal paylaşım sitesi üzerinden dünyaya duyuran 7 yaşındaki Bana el-Abed'in annesi Fatma el-Abed, katılımcılara seslendi. Suriye'de çok yıkıcı bir savaşın yaşandığını, sivil insanların hayatlarını kaybettiğini dile getiren Abed, şunları söyledi:

"Bugün size buraya kendi hikayemi anlatmaya geldim. Halep'ten 15 gün önce buraya geldik. 4 aydır abluka altındaydık. Yiyeceğimiz yoktu, okul yoktu, güvenlik yoktu. Evimizi bile terk edemiyorduk. Çünkü dışarıya çıkamıyorduk. Dışarıya çıkamıyorduk ama evimiz de güvenli değildi. İki ay önce evim bombalandı. Çok korktuk. Kızımı alıp sığınağa kaçtım ama iki küçük oğlumu ve eşimi etrafta bulamadım. Öldüler sandım. Elhamdülillah başka bir sığınağa gitmişler, ölmemişlerdi. Eğer Halep'te yaşarsak güvende olmayacağımı biliyordum. Eğer kalsaydım ölecektim. Çıkmak zorundaydık. Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu beye bir mektup yazdım. Hemen mektubuma cevap verdi ve bizim çıkışımızı ayarladı. Yalnızca 2 haftadır buradayım ama kalbim, dualarım Haleple birlikte. Kızkardeşim hala Halep'te ve onun için endişe ediyorum. Çok yakından tanıdığım insanların hemen her gün öldüğüne şahit oldum. Ne zaman sıra bana gelecek diye düşünmeye başladım. Hastaneler de bombalandı. Çocuklarımı hastaneye götürmek istediğimde götüremedim. Çocukları hastaneye götürmek de tehlikeliydi. Küçük oğlum hastalandığında bir riski alarak hastaneye gitmek zorunda kalmıştım. 'Bizim ilacımız yok' dediler. Bana, okula gidemiyordu çünkü çok tehlikeliydi. Birgün yanımda okula götürdüm onu ama savaş uçakları okulun üstündeydi. Çocukları okuldan geri yolladık çünkü onlar için çok tehlikeliydi. Biz çıktıktan 5 dakika sonra bomba okulun üzerine düştü ve okul tamamen yok oldu. Her çocuğun kurtulmuş olması tam bir mucizeydi."

Türk Hükümeti'ne teşekkür eden el-Abed, "Türk Hükümeti başka hiçbir hükümetin yapmadığını yaptı bizim için. Biz abluka altındayken bize gelen tek yardım Türk kurumlarının yardımıydı. Bebek yemeği, bizim için yemek malzemeleri, kıyafetler... Size şunu söylemek istiyorum. Bize yolladığınız her şeyi biz teslim alıyoruz. Biz Halep'ten çıkabildiğimiz için bugün çok mutluyum ama çok zor bir yolculuk oldu. 19 saat bizi otobüsün içinde beklettiler. Suriye Kızılay örgütü, Suriye rejiminin altında olan bir organizasyon ve hiç yardım etmedi. Biz bölgeden çıktığımızda İHH ve Kızılay'ın yardım ettiği yere gelene kadar hiçbir yardım alamadık. Türk Hükümeti bir çok mülteciyi kabul etti. Bizim için yaptıkları her şey için çok müteşekkirim. Halep ve Suriyelilerin acılarını anlayan insanlar Türk insanları. İnsanların hala yardıma ihtiyaç var ve bunun için Türk Hükümetinden ve organizasyonlarından yardımlarını devam ettirmelerini istiyorum." diye konuştu.

Bana el-Abed ise Suriye'de yaşadıkları sıkıntıları aktardı. Arkadaşını kaybettiğini, okula gidemediğini, bahçede dahi oynayamadığını ifade eden Bana el-Abed, katılımcılara bir şarkı seslendirdi.

Suriyeli Fatma Hüseyin de Suriye'de bir savaştan değil katliamdan, mezhep çatışmasından, soykırımdan söz edilmesi gerektiğini kaydetti. Hüseyin, Türkiye'nin mazlumlara yardımının sürmesini istedi.

Belediye Başkanı Türkmen

Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, hayırseverlerin, sivil toplum kuruluşlarının Halep için adeta yarıştığını belirterek, bundan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Yardımların Suriye için büyük önem taşıdığını ifade eden Türkmen, "Ne mutlu bize ki veren el tarafındayız. Peygamberimizin hadisi şerifidir, 'Veren el, alan elden üstündür' Hayırda yarış bize inancımızın emrettiği yarıştır. Bu yarış başka hiçbir yerde yoktur. Sadece biz Üsküdar'dan 100 tır dolusu yardım gönderdik. Biz bir ilçeyiz normalde ama dünyanın değişik ülkelerinde bırakın ilçeyi, ili, çoğu ülkeler bile Suriye'ye ya da başka bir yerde garip olmuş, yolda kalmış, muhacir olmuş, mazlum olmuş hiç kimseye bırakın 100 tırı 10 tır yardım bile yapmamış" diye konuştu.

Türkiye'nin komşusundaki derdiyle de dertlenen bir ülke olduğunu bunun için de Türkiye'ye rahat vermediklerini kaydeden Türkmen, "Bundan sonra ki çatışma, savaş devam edecekse bilinki hesap Türkiye'dir. Bunu anlamak için çok düşünmeye gerek yok. Hesap ortada ama hesapların üstünde bir hesap vardır, tuzakların üzerinde bir tuzak vardır, planların üzerinde bir plan vardır o da Allah'ın planıdır, Allah'ın hesabıdır, Allah'ın tuzağıdır. 15 Temmuz'da bu ülke insanına 40 yıldır ince bir titizlikle kurdukları planı nasıl Allah başlarına geçirdiyse bu mazlumlara zulmedenler de Allah'ın izniyle sonunda kaybedeceklerdir. Buna inanıyoruz. Buna inancımız tam." dedi.

Hazar Derneği Yönetim Kurulu Başkan Vekili Şafak Sarı, Haleplilerin büyük bir dram yaşadığını dile getirdi. Suriye'de çok acımasız bir savaşın olduğunu kaydeden Sarı, "Allah razı olsun devletimizden ve sivil toplum kuruluşundan. Hepsinin orada var olduğunu görüyoruz. Devletimizin rahmet kucağını onlar üzerinde daim kılsın. Sivil toplum kuruluşlarımıza yaptıkları yardımlar dolayısıyla teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.

Kalem Vakfı Okulu 6. sınıf öğrencisi Asberk Murat Binpolat ve Başakşehir Kadın ve Gençlik Platformu üyelerinden Zuhal Öztürk, topladıkları paraları Güllüoğlu'na teslim etti.

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel 14 Stk'dan Haleplilere Yardım - Son Dakika


Advertisement