Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "'Bugün Kayseri'de dağıtılan 3.5 ton sucuk, Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından ya da devlet tarafından değil, Sayın Kılıçdaroğlu'nun iftira ve ithamları sayesinde, bizzat Sayın Kılıçdaroğlu tarafından finanse edilmiş oldu" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, 2013 Yılı Bütçesi üzerinde Hükümet adına konuşan Erdoğan, 2002 yılında merkezi yönetim vergi gelirlerinin yüzde 86'sı faiz harcamalarına giderken, bu oranın 2012 yılında yüzde 17.6'ya gerilediğini söyledi.
"Vergide de faiz giderlerinde de nereye düşüyoruz-" diye soran Erdoğan, AK Parti Hükümetleri döneminde Gayrisafi Yurtiçi Hasılaya oran olarak, faiz harcamalarında 11.4 puanlık bir tasarrufun ayrıca sağlandığını bildirdi.
Erdoğan, şöyle konuştu:
"2012 yılı Gayrisafi Yurtiçi Hasılası baz alındığında, yaklaşık olarak 164 milyar TL'lik tutara karşılık geliyor. Geliyorum borç yüküne... Uyguladığımız mali disiplin ve etkin borçlanma stratejileri sonucunda, 10 yıllık dönemde, Türkiye'nin kamu borç yükü yaklaşık 40 puan düşmüştür. 2002 sonunda yüzde 74 düzeyinde olan Avrupa Birliği tanımlı genel yönetim borç stokunun Gayrisafi Yurtiçi Hasılaya oranı, bu yıl sonu itibariyle yüzde 36'ya düşecek. Küresel kriz döneminde bir çok ülkede borç yükü ciddi oranlarda arttı. Az önce Kılıçdaroğlu konuşurken bazı rakamlar verdi. Ben de vereyim.
Kamu borcunun Gayrisafi Yurtiçi Hasılaya oranı, Japonya'da yüzde 236, Yunanistan'da yüzde 171, İtalya'da yüzde 126, Portekiz'de yüzde 119, İrlanda'da yüzde 118, Amerika Birleşik Devletleri'nde yüzde 107. Dünyada, gelişmiş ülkelerde bu yaşanırken, biz Türkiye'de son 3 yılda borç yükünü 10 puan azalttık. 2002 yılı sonunda yüzde 61.5 düzeyinde gerçekleşen kamu net borcunun Gayrisafi Yurtiçi hasılaya oranı, 45 puana yakın bir düşüşle 2012 yılında yüzde 18 civarına geriledi. Kamunun dış borcu ile döviz cinsi varlıkları netleştirildiğinde, yani kamunun dış pozisyonuna bakıldığında, 2002 yılında 54 milyar dolar net dış borç varken, 2012 yılının ikinci çeyreği itibariyle kamunun 1.9 milyar dolar net dış varlığı bulunuyor. Buralara kolay gelmedik, mücadelemiz "3 Y" ile idi. Yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklar. Bu mücadeleyi vererek buralara geldik."
-Kayseri'de 3.5 ton sucuk dağıtılması-
Başbakan Erdoğan, bugün Kayseri'de, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı tarafından son derece anlamlı, önemli bir etkinlik gerçekleştirildiğini söyledi.
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı'nın Kayseri'de, 3 bin 500 aileye 1'er kilogram sucuğu ücretsiz olarak dağıttığını ifade eden Erdoğan, yani yoksul ailelere toplam da 3.5 ton sucuk dağıtıldığını bildirdi.
Erdoğan, şunları kaydetti:
"Şimdi bu sucuk meselesi de nereden çıktı diyeceksiniz. Bunu bugün gündeme getirdim, zira Kayseri'de dağıtılan 3.5 ton sucuk için, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanım adına, CHP'nin Sayın Genel Başkanı'na şükranlarımı ifade ediyorum. Sadece Sayın Genel Başkanı'na değil; 2011 yılı Bütçe açılış görüşmeleri esnasında Sayın Genel Başkan'ın eline, Kayseri ile ilgili yalan yanlış bilgileri tutuşturan arkadaşlara da çok teşekkür ediyorum.
Gerek CHP Genel Başkanı, gerek ona not ileten arkadaşları sayesinde, hamdolsun bugün 3 bin 500 aile sucuğa doydu. Bugün dağıtılan 3.5 ton sucuk, Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından ya da devlet tarafından değil, bakın altını çizerek ifade ediyorum; Sayın Kılıçdaroğlu'nun iftira ve ithamları sayesinde, bizzat Sayın Kılıçdaroğlu tarafından finanse edilmiş oldu. Tam 2 yıl önce yine bu kürsüde, CHP Genel Başkanı eline tutuşturulan notlardan yola çıkarak, Kayseri Büyükşehir Belediyemize yolsuzluk ithamında bulundu. Hemen ardından kürsüye gelerek, 15 dakika sonra, bu iddiaların iftira olduğunu kendisine ifade ettik ama anlamadı. Sayın Kılıçdaroğlu hem bizden hem Kayseri Belediye Başkanı'mızdan özür dilemek yerine, bu iddia ve iftiralarını sonraki günlerde, hatta sonraki haftalarda, aylarda, yıllarda da sürdürdü. Belediye Başkanımız tarafından açılan tazminat davalarından 3'ü sonuçlandı. CHP Genel Başkanı, 75 bin lira tazminatı Büyükşehir Belediye Başkanı'mıza ödedi. Hem de kuzu kuzu ödedi."
-"Sen Genel Başkanı'nı ciddiyete davet et"
CHP'li milletvekilleri, Başbakan Erdoğan'ın bu sözlerine tepki gösterdi. Erdoğan, CHP sıralarından laf atılması üzerine, "Önce sen Genel Başkanı'nı o ciddiyete davet et, ondan sonra gereğini yaparız biz" dedi.
Başbakan Erdoğan, yolsuzluğun çirkin, kul hakkı yemek ve haram olduğunu ifade ederek, "Yolsuzluk, yetimin hakkını yemektir ve aynı zamanda insanlık dışıdır. Ancak yolsuzluk ne kadar çirkin, haram ve insanlık dışıysa; belgesiz, mesnetsiz, delilsiz şekilde yolsuzluk ithamında bulunmak da o kadar çirkin, o kadar haksız, o kadar insanlık dışıdır" diye konuştu.
Hükümet'in, 10 yılda Türkiye'nin milli gelirini 3 kat artırdığını, 230 milyar dolardan 774 milyar dolara çıkardığını vurgulayan Erdoğan, Hükümet'in, kişi başına milli geliri 3 bin 500 dolardan almış 10 bin 700 dolara çıkarmış bir Hükümet olduğunu bildirdi. Erdoğan, "Rahatsız oluyorlar, IMF borcunu azalttığımızdan. Yolsuzluk diyorlar... Biz görevi devraldığımızda IMF'ye 23.5 milyar dolardı, şu anda bu borç 860 milyon dolara indi. Sayın Bahçeli sizden bunu böyle devraldık" dedi.
Başbakan Erdoğan, "Yolsuzluğun olduğu yerde 22 milyar dolardan fazla IMF borcu ödenebilir miydi- Yolsuzluğun olduğu yerde, Türkiye IMF'den borç isteyen ülke konumundan, IMF'e borç verebilen ülke konumuna gelebilir miydi- Az önce şaşırdım, aman Yarabbim bu nasıl siyasetçi. Güya bürokrasiden, teknokrasiden gelmiş. Merkez Bankası'nda altın rezervini bir kenara koyuyor. Bu nasıl bir anlayıştır ya- Önce bunu bir öğren. Bunu da kılavuzlarına bir sor" diye konuştu.
Merkez Bankası döviz rezervini 27.5 milyar dolardan devraldıklarına işaret eden Erdoğan, Merkez Bankası'nın döviz rezervinin altın dahil 118 milyar 366 milyon dolara çıkardıklarını söyledi. Erdoğan, "Bu tarihi bir rekordur" dedi.
"Yolsuzluğun olduğu yerde, Merkez Bankası'nın döviz rezervi 91 milyar dolar artar mı-" diye soran Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Biz görevi devraldığımızda, bankacılık krizi nedeniyle TMSF'ye, kamu bankalarına ve Merkez Bankası'na ihraç edilen devlet iç borçlanma senetlerine ilişkin yükü de biz devraldık. Yani bizden önceki dönemler... On yıllar... Oralardan biz devraldık. Hükümetlerimiz döneminde, 2001 krizinin bankacılık maliyeti nedeniyle 111 milyar lirayı ki bunu kadar kademeli bugüne gelişini faiziyle hesapladığınızda, 112.5 milyar doları biz ödedik. Hazine'nin yıllık bileşik faiziyle hesapladığınızda, 10 yıl içinde bankacılık krizinin 231 milyar lirasını ödeyen Hükümete yolsuzluk ithamında bulunulabilir mi-
Zorunlu tasarruf...13,5 milyar lira eğer ödenmeseydi, faiziyle 15.3 milyar dolara ulaşacaktı. Burada kim var- Memur var, işçi kardeşim var. Memurumuzun, işçimizin parası ödenmedi. Bunu biz ödedik, biz. Çünkü devlet işçisine ve memuruna nasıl borçlu olabilirdi- KEY diye anılan Konut Edindirme Yardımı. Gene işçimizden, memurumuzdan maalesef borçlanıyorlar, ödeyemiyorlar. Olanın maaşlarından kestiler. Biz şu anda uyardık. Bize makbuzlar geldikçe ödüyoruz. Şu ana kadar ödediğimiz 3.5 milyar lira. Bunu da biz ödedik ve ödemeye devam ediyoruz. Biz hem ödemeleri yaptık hem de borcu düşürdük. Geçmişte ne diyorlardı- Görev zararı. Ziraat Bankası'ndan, 2002 yılından bu yana 16 milyar liranın üzerinde brüt temettü geliri elde ettik. O görev zararı denilip de konuşulan bankalar, şimdi devlete, Hazine'ye para ödüyorlar. Geçmişte hep zarar eden bu bankalar, ayrıca 10 milyar Lira kurumlar vergisi ödemesi yaptı."
-"Bizimkinin biraz torpilli olması lazım"-
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Erdoğan'ın süresinin sona ermesi üzerine,
"Size ek süre veriyorum Sayın Başbakan" dedi. Bunun üzerine Erdoğan'ın
"Herhalde bizimkinin biraz torpilli olması lazım" sözleri üzerine Çiçek, "ek süre veriyoruz ama lüften siz de toparlayın. Çünkü 10 gün süreyle bütçeyi burada konuşacağız, son gün yine sizler konuşacaksınız, dolayısıyla tamamlarsanız..." diye konuştu.
Sözlerine devam eden Erdoğan, takipteki kredilerin oranı Ziraat Bankası için yüzde 34.5 seviyesinden yüzde 2.7 seviyesine, Halk Bankası için ise yüzde 45.27 seviyesinden yüzde 2.89 seviyesine düştüğünü söyledi.
Başbakan Erdoğan, "Hisseleri borsada işlem gören Halk Bankası'nın borsa değeri, 5 Aralık itibariyle 21.6 milyar liraya ulaştı. Bu da bir rekordur" dedi.
Burada çiftçi, esnaf söylendiğini ifade eden Erdoğan, "Biraz dürüst olalım. Bakınız. Ziraat Bankası'nca çiftçilerimize kullandırılan tarımsal kredilerin faiz oranı yüzde 59'du. Bu oranı bugün yüzde 0 ile yüzde 7.5 aralığına çektik. Ziraat Bankası'nca çiftçimize kullandırılan toplam kredi miktarı 228 milyon lira iken, Ekim 2012 sonu itibariyle bu miktar 72 kat artışla 16.5 milyar liraya yükseldi" diye konuştu.
-Havayolu taşımacılığı-
Başbakan Erdoğan, iktidara geldiklerinde Türkiye'de toplam bölünmüş yol ağının 6 bin 100 kilometre olduğunu ifade ederek, "79 yılda buraya varıldı. Biz 10 yılda 16 bin 103 kilometre bölünmüş yol yaptık. Şu an Türkiye-nin 22 bin kilometre bölünmüş yol ağı var" dedi.
Karayolları için 90 milyar lira harcama yaptıklarını anlatan Erdoğan,
"Türkiye'de havayolu taşımacılığı 26 ilde yapılıyordu, şimdi 48 havalimanında yapılıyor. Yolcu trafiğini 34.5 milyondan aldık, 3.5 kat artışla 118 milyon kişiye ulaştırdık. 1951'den 2003'e kadar, 52 yılda 945 kilometrelik demiryolu ana hat çalışması yapılmıştı. 10 yılda biz bin 76 kilometre ana hat çalışması yaptık. 52 yıl boyunca bizim dönemimizdeki hızla, performansla demiryolu inşa edilseydi, 5 bin 595 kilometre demiryolu yapılacaktı. Türkiye'yi hızlı trenle tanıştırdık. Ankara-Eskişehir, Eskişehir-İstanbul etabı yapılıyor. Ankara-Konya, Ankara-Sivas yapılıyor. Demiryollarımız için 10 yılda 24.6 milyar liralık yatırım gerçekleştirdik" ifadelerini kullandı.
Toplu konutta 559 bin 840 konut yaptıklarını ve bunun 440 binini sahiplerine teslim ettiklerini belirten Erdoğan, 10 yılda 181 bin 419 yeni derslik açtıklarını söyledi. Erdoğan, 92 yeni üniversite kurduklarını, üniversitesi olmayan il kalmadığına işaret ederek, "Burada söyleniyor, 'öğretmenlerimiz bekliyor.' Bunların hepsi bütçe meselesidir. Biz geldiğimizde sınıflarını halini biliyorsunuz, neydi- Ama şimdi ortalamayı aldığınızda 20 öğrenciye bir öğretmen düşüyor. Şu anda öğretmen sayımız 773 bin 954'tür. Bizim dönemimizde atanan öğretmen sayısı, 357 bin 324. Hassasiyetimiz bu kadar önemle devam ediyor" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, kendilerinden önce 10 yılda bin 78 adet sağlık tesisi yapılmışken, iktidarlarında 8.5 milyar lira harcayarak 2 bin 114 adet sağlık tesisi inşa ettiklerini kaydetti. Kamu özel ortaklığı finans modeliyle, 30 noktada şehir hastaneleri kuracaklarını ifade eden Erdoğan, "44 bin 835 nitelikli yatağımızla vatandaşlarımızın sağlık hizmetini en güzel şekilde almasını sağlayacağız" dedi.
Erdoğan, sağlık alanında çalışan insan gücü sayısını da 177 bin 905'ten 462 bine yükselttiklerini söyleyerek, 4'ü uçak 19'u helikopter toplam 23 hava ambulansıyla sağlık hizmetlerini sürdürdüklerini bildirdi.
2009 yılının ikinci çeyreğinden bugüne kadar, yaklaşık 4 milyon kişiye ilave istihdam sağladıklarını ifade eden Erdoğan, işsizlik oranının Ağustos ayı itibariyle yüzde 8.8 ile son 10 yılın en düşük seviyesine gerilediğini dile getirdi. Erdoğan, son 3 yılda sağlanan 4 milyon istihdamın 1.5 milyonunu kadınların oluşturduğunu anlattı.
(Bitti)
Muhabir: Coşkun Ergül
Yayıncı: Sefa Salantur - TBMM
Son Dakika › Güncel › 2013 Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurulu'nda - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.