Ağıralioğlu'ndan Trump ve NATO Zirvesi'ne sert eleştiriler - Son Dakika
Son Dakika Logo

Ağıralioğlu'ndan Trump ve NATO Zirvesi'ne sert eleştiriler

09.07.2026 15:40

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, ABD Başkanı Trump'ın F-35 konusundaki tutumunu eleştirerek, 'Parasını verdiğimiz F-35'leri bize vereceksiniz' dedi ve temenniye dayalı diplomasiden yorulduklarını ifade etti.

(ANKARA) - Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, "Kağan için motor istiyorduk, haber yok. Ağır füze bataryalarından haberi yok. F-35'ten haberi yok. Bütün sorulara şöyle cevap veriyor Trump, 'Çok güzel uçak, F-35 çok güzel uçak.' Bizim buraya NATO Zirvesi'nde uçağın çok güzel olduğunu söylemeye gelmiş gibi davrandı" dedi. Ağıralioğlu, "Parasını verdiğimiz F-35'leri bize vereceksiniz" ifadesini kullandı.

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında Ankara'da gerçekleştirilen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne ve zirvenin sonuç bildirisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

"Bize verilen F-35'ler ulufeymiş gibi davranmak rencide edici, saçmaydı" diyen Ağıralioğlu, şunları söyledi:"

"Parasını ödediğimiz, teknolojik altyapısında var olacağımız, tedarik zincirinde 200 küsur parçayla üretim bandında olacağımız; bizim hakkımız olan bir şey, bize ulufe diye veriliyor gibi konuşuldu. Üstelik beklentimiz, parasını verdiğimiz F-35'lerin bize verilmesiydi. F-35'lerin çok güzel bir uçak olduğunu söyledi. Bu Trump'lı yıllarda başımıza şöyle bir şey geldi: F-35 de çok güzel, filancayı çok seviyorum, onu hiç beğenmedim. Yani dört-beş kelimeyle diplomasiyi taşımaya heves etmiş bir döneme şahit olduk. Bizim zirvede de her an her şeyi söyleyebilir bir adamın Cumhurbaşkanımıza 'Seni çok seviyorum, çok beğeniyorum' demesi, kolunu tutuyor olması, beraber yürüyor olmalarını çok önemli önemseyen bir diplomasi analiz süreci yaşadık."

Ağıralioğlu, NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi Sonuç Bildirisi'nde "Türkiye'nin bölgedeki tehditleriyle ilgili, Türkiye'nin beklentilerine cevap verecek terör örgütleriyle" ilgili bir atfın olmadığını söyleyeyerek, "Suriye Savaşı başladığından beri en ağır bedel ödeyen taraf biziz. Ama düşündüğümüz onca riske rağmen, bizim karşı karşıya olduğumuz tehditlerle ilgili bize verilecek bir güvence yok. Türk devleti, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, hükümeti; beklentilerinin cevabını nihayet bildirilerine yazdırabilmeyi, anlaşma yapabilmeyi, anlaşma imzalayabilmeyi, imzaladığı anlaşmaların sonuçlarını milletine ifade edebilmeyi öğrenmesi lazım. Trump bizi çok seviyor. Dostumuz Trump acayip iltifat etti bize, en fazla bize tebessüm etti falan gibi bir şeyden Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin itibarına bir şey çıkaramayız" dedi.




"İSTİRAHATA GEÇMİŞKEN LÜBNAN'IN VE İRAN'IN VURULMA EMRİ NEDİR?"



"Sayın Cumhurbaşkanının uluslararası toplantılarda çok yerinde çıkışları olurdu" diyen Ağıralioğlu, "Burada demesi lazımdı ki, 'İsrail'in sınırları neresidir? Türkiye'nin topraklarını İsrail kendi toprakları gibi görmektedir. Bu İsrail'in sınırları nereden başlayıp nerede bitmektedir?' sorularını Sayın Cumhurbaşkanı çok sorardı uluslararası toplantılarda, katıldığı BM toplantılarında. Şimdi de sorması lazım. Türkiye'nin ev sahipliğinde yaptığınız zirvede, Lübnan'ın ve İran'ın vurulma emri nedir?" şeklinde konuştu.
Ağıralioğlu, ABD'nin 250'nci kuruluş yıl dönümü kapsamında Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün ABD bayrağının renkleri olan "kırmızı, beyaz, mavi" ile ışıklandırılmasına da tepki göstererek, "Köprülerde ABD'nin destekçisi olduğu darbede şehitlerimiz, hatıralarımızda o kadar canlıyken Amerikan bayraklarıyla köprüleri renklendirmenin de bir mesaj olduğuna inanıyorum. ya da özensizlik ya da vakarsızlık, ne derseniz. Köprülerde şehitlerimiz var. 'Sizin sebep olduğunuz yahut desteklediğiniz darbede köprüde bu milletin evlatları vuruldu' diye bas bas bağırdık 2016'dan beri. Bu özensizliğinizin arkasında duymak istediğiniz neydi? Almak istediğiniz neydi? Neyi duydunuz ve neyi aldınız? Milletimize ifade edeceksiniz" diye konuştu.



"BAKANIMIZIN ŞUNU BİLMESİ LAZIM: BİZE PARMAK SALLAMIYORLAR, TELEFON AÇIYORLAR"



ABD Başkanı Donald Trump'ı eleştiren Ağıralioğlu, şöyle devam etti:
"Kağan için motor istiyorduk, haber yok. Ağır füze bataryalarından haberi yok. F-35'ten haberi yok. Bütün sorulara şöyle cevap veriyor Trump, 'Çok güzel uçak. F-35 çok güzel uçak.' Bizim buraya NATO Zirvesi'nde uçağın çok güzel olduğunu söylemeye gelmiş gibi davrandı. Diyor ki Trump, 'İran savaşına ben girme dedim, girmedi.' Görüyor musunuz? Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin muhataplığının hangi seviyede, nerede temsilini sağlamaya çalışıyorlar? Bir taraftan Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin imajını bozmaya yönelik bir tehdit algısı içerisine sokuyorlar. İsrail'le savaşacakmışız, Yunanistan'la savaşacakmışız gibi yapıyorlar. Biz hukukun, hakkın yanında durmuş bir milletiz. Hükümetten, hükümet sözcüsünden ya da Başkandan cevap da bekliyoruz. 'İran'ı zaten sevmezler' diye İran'la aramıza nifak tohumları ekmek için böyle dedikodu hevesinde olan bir diplomasiyi kabul etmediğinizi beyan edebilirsiniz mesela. Biz kendi ilişkilerimizi kendimiz tanımlarız. Siz bizim ilişkilerimizi tanımlama hakkını nereden buluyorsunuz, dememiz lazım."
Adalet Bakanı Akın Gürlek'in, "Hiç kimse Türk mahkemelerine parmak sallayamaz" açıklamasına ilişkin de eleştirilerde bulunan Ağıralioğlu, "Bakanımızın şunu bilmesi lazım: Bize parmak sallamıyorlar, telefon açıyorlar. Bakanımızın şöyle demesi lazım: 'Bize telefon açamazsınız. Biz öyle telefon açıp elimizde yargıladığımız insanları talimatla bıraktıracağınız devlet değiliz' diyebilmeniz lazım. Bırakmışsınız, bıraktığınız için size her toplantıda 'Çok büyük lider, çok kudretli lider' diyorlar. Sonra diyorlar ki, 'Beni çok sever. Her dediğimi yapar.' Bunlarla tarif edilen bir pozisyon var size, bunu düzeltmeniz lazım" dedi.
"TEMENNİDEN İBARET DİPLOMASİDEN YORULDUK"
Ağıralioğlu, Türkiye'nin F-35 programına yeniden katılmasına ilişkin de şunları söyledi:
"Parasını verdiğimiz F-35'leri bize vereceksiniz. Eğer saydığınız müttefikseniz, eğer NATO'yu, efendim, hukuka koyduğu kurala riayet eden bir örgüt olarak taşımak, geliştirmek istiyorsanız; parasını ödediğimiz, ortağı olduğumuz, teknolojisinde de var olduğumuz, üretim bandında da olduğumuz hakkımızı istiyoruz. Bize hakkımızı vereceksiniz, hakkımızı vermek zorundasınız. Bu 'cek caklı' diplomasiden kurtulalım. Bize nihayete ermiş anlaşmaları gösterin. Temenniden ibaret diplomasiden yorulduk. 'Sizi seviyorum' ile biten uluslararası toplantılardaki bizim düşük hissiyatımızın, etkin, sonuç alıcı ve iradesi çok, milleti için, devleti için, bölgesi için miğfer olabilecek bir diplomasiye geçmek zorundayız. 'Sizi çok seviyoruz ama PKK terör örgütü dahil bu terör örgütlerine silah vermekten vazgeçin. Sizi çok seviyoruz ama Mavi Vatan'daki işgal heveslerinizi, iptal heveslerinizi görüyoruz. Rum kesimine azgınlık yapmaları için verdiğiniz desteği fark etmiyoruz. Bu destekten vazgeçin' deyin lütfen. 'Sizi çok seviyoruz. Parasını verdiğimiz F-35'leri bize verin', öyle deyin lütfen. Anlaşıldı ki diplomasinin yeni rüknü bu, 'sizi seviyoruz.' "



"BİZ İSPANYA'NIN BAYRAĞINI, FİLİSTİN BAYRAĞINI VE TÜRK BAYRAĞINI PARTİMİZİN BİNASINA ASTIK"



Yavuz Ağıralioğlu, Erdoğan'ın Türkiye'ye gelen ABD Başkanı Trump'ı karşılama törenine değinerek, "Sayın Cumhurbaşkanı mesuliyetlerimizden dolayı İspanya Devlet Başkanı'nı da aynı hassasiyetle karşılamalıydı. Pedro Sánchez, İspanya'nın, İspanyolların Kudüs'te, Gazze'de yaşanan soykırımı telin ettiği aralıksız mücadelede karşılanmaya, Türk milletinin dualarıyla uğurlanmaya değer kıymette bir devlet başkanıydı. Diplomaside ona bu merhametine uygun, bu yaptığına uygun bir nezaket gösterilmeli. Biz İspanya'nın bayrağını, Filistin bayrağını ve Türk bayrağını sembolik olarak, partimizin binasına astık" diye konuştu.
Kaynak: ANKA

Son Dakika Güncel Ağıralioğlu'ndan Trump ve NATO Zirvesi'ne sert eleştiriler - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement