AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şentop, "AK Parti öncelikle siyaseti ve demokrasiyi sahici hale getirdi. Milletten almış olduğu yetkiyi, gücü, vekaleti sonuna kadar kullanabilecek cesareti, kararlılığı gösterdi" dedi.
AK Parti'nin 12. kuruluş yıldönümü dolayısıyla, Sütlüce'deki İstanbul İl Başkanlığı'nda düzenlenen basın toplantısında konuşan Şentop, AK Parti'nin programlarında en başından beri yeni anayasa çalışmalarının temel bir yer tuttuğunu, 27 Temmuz 2007 seçimleri sonrasında da AK Parti'nin tam anayasa metni hazırlayarak bu konuda çalışma yaptığını belirtti.
"Bu çalışma parti tarafından benimsenerek kamuoyuna açıklanacağı sıralarda partimiz hakkında kapatma davası açıldı" diyen Şentop, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yeni anayasa için bir komisyon kurup çalışma yapmak bir yana, yeni anayasa konusunda atılacak adımlar biraz ciddileştiği zaman, Türkiye'de nasıl bir bürokratik refleksin devreye girdiğini o dönemde hatırlayalım. Ama bugün bütün siyasi partiler, yeni anayasayı konuşabiliyor, görüş beyan edebiliyor, bu konuda bir komisyon kuruluyor ve gerçekten bir kararlılık gösterebilse muhalefet partileri, yeni anayasayı yapabilecek bir imkana da Türkiye sahip."
"En önemli icraat vesayetin tasfiyesi"
Geçen hafta karara bağlanan Ergenekon davasına değinen Şentop, "5 Ağustos itibariyle yerel mahkeme kararını verdi. Bütün bunlar Türkiye'de 2003, 2004, 2005 yıllarında nasıl bir tablonun olduğunu, seçilmiş hükümet aleyhine asker-sivil bürokratların ne tür çalışmalar içinde bulunduğunu gösteren örnekler. AK Parti öncelikle siyaseti ve demokrasiyi sahici hale getirdi. Milletten almış olduğu yetkiyi, gücü, vekaleti sonuna kadar kullanabilecek cesareti, kararlılığı gösterdi" diye konuştu.
Bazı siyasi partilerin "niye darbelerle uğraşıyorsunuz da 27 Nisan e-muhtırasıyla ilgili çalışma yapılmıyor?" diye sorduğunu belirten Şentop, "O akamete uğramış, teşebbüs şeklinde yer almış ama sivil irade, siyaset, hükümet tarafından geri püskürtülmüş bir hareketti" dedi.
Şentop, "AK Parti'nin bu 12 yıl içinde Türkiye'ye kazandırdığı en önemli şey vesayetin tasfiye edilmesi, Türkiye'de gerçek anlamda demokrasinin, milli iradenin hakim olması tablosudur. Bunu anayasal düzenlemelerle de taçlandırmak için AK Parti adımlar attı" değerlendirmesinde bulundu.
2010'da yapılan referandumla birlikte gerçekleştirilen yapısal değişikliklerle Türkiye'deki vesayetçi yapının fiilen tasfiye edildiğini anlatan Şentop, "Yeni anayasayla beraber bunun hukukileştirilmesi, teminata kavuşturulması aşamasına geldik" ifadesini kullandı.
"Türkiye küresel aktör oldu"
Başbakan Erdoğan'ın uluslararası toplantılardaki tavrıyla Türkiye'yi küresel ve bölgesel bir aktör haline getirdiğini ifade eden Şentop, "Türkiye sadece kendisini alakadar eden sorunlarla ilgili değil, bölgesel sorunlarla ve dünya ölçeğindeki sorunlarla ilgili de görüşünün merak edildiği bir ülke haline gelmesi bu süreçte olmuştur. 12 yılık AK Parti tarihi, Türkiye'nin siyasi tarihi açısında da Türkiye tarihi açısından da çok önemli bir dönemdir" diye konuştu.
1950 seçimleriyle ilgili "beyaz devrim", "sessiz devrim" nitelemeleri yapıldığını anımsatan Şentop, "Belki bunlar teorik değerlendirmeler olabilir ama gerçekten AK Parti'nin iktidara gelişiyle beraber, AK Parti'nin iktidar dönemiyle beraber Türkiye'de bir sessiz devrim gerçekleşmiştir. Türkiye kağıt üzerindeki, hukuki düzenlemeler bazındaki hukuk devleti olma, demokratik devlet olma ilkelerini, esaslarını kuvveden fiile geçirebilmiş, sahici bir demokratik hukuk devleti yapısına kavuşma noktasına gelmiştir" değerlendirmesini yaptı.
Gezi Parkı olayları
Gezi Parkı odaklı eylemlere de değinen Şentop, "Türkiye'de uzun zamandır iktidar olamamış, iktidar açlığı içinde bulunan bazı siyasi çevreler ve siyasi partiler AK Parti karşıtlığında birleşerek Türkiye'de yeni bir siyasi maceranın önünü açmak istiyorlar. Taksim olaylarıyla beraber de bunu gördük" dedi.
Şentop, şunları kaydetti:
"Taksim olaylarında çok açık bir şekilde gördük aslında Türkiye'deki ulusalcılar aslında uluslararasıcıdır, enternasyonaldir. Milletten destek isteyeceklerine, Avrupa basınından, Amerika basınından, başka ülkelerden destek isteme yolunu tercih etmişlerdir."
Taksim olaylarıyla Türkiye'de Mısır'dakine benzer tezgahın denendiğini belirten Şentop, "Türkiye'yi ekonomik ve siyasi istikrara kavuşturan AK Parti hükümetinin itibarının azaltılması teşebbüsü olduğunu biliyoruz. Özellikle sayın Başbakanımızın şahsının burada hedef alındığını biliyoruz. Ama Türkiye'nin ekonomik ve siyasi istikrarı, bu anlamda test edilmiştir, buradan onlara pay çıkmayacağı anlaşılmıştır. Hırsız kapıyı, dükkanı yoklamıştır ama açamayacağını anlayıp bırakıp gitmiştir" dedi.
"Türkiye'de kutuplaşmalardan, ayrımlardan, ayrışmalardan bahsediliyor" diyen Şentop, şunları ifade etti:
"Türkiye'de önümüzdeki yılların temel olarak bence de en önemli ayrışma noktası şu olacaktır: Türkiye'yi Türkiye olduğu için sevenlerle, Türkiye'yi kendisinin olduğu için sevenler arasında bir ayrışma. Türkiye'de 'iktidar, ipler benim elimdeyse Türkiye'yi seviyorum, değilse batsın bu ülke' diyenler ile Türkiye'yi Türkiye olduğu için sevenler, 'kim yönetirse yönetsin ama Türkiye bizim ülkemizdir' diye sevler arasında."
Türkiye'de gayrımüslimlerin, Kürtlerin ve dindarların devlet politikalarıyla bir takım ayrımcılıklara maruz kaldığını anlatan Şentop, "Bugün AK Parti'ye oy veren, destek veren, tabanı diyeceğimiz kesimler 'Türkiye bizim ülkemizdir, Türkiye'ye zarar verecek işin içinde olmayız' demişlerdir" şeklinde konuştu.
Gezi Parkı olaylarıyla ilgili soruşturmalar
Şentop, bir gazetecinin Gezi Parkı eylemlerine katılanların 312. maddeden yargılanması gerektiğini düşünüp düşünmediği şeklindeki soruyu şöyle yanıtladı:
"Eğer örgütlü olarak Türkiye'deki hukuk düzenini, anayasal düzeni değiştme niyetiyle bir hareket içine giriyor, eylem yapıyorsanız, hükümetin faaliyetlerini aksatma, hükümeti ıskat etme amacıyla eylem yapıyorsanız bunu yargılama şartları başkadır ama orada geçerken bu eyleme destek olan şahısların yargılanmasıyla, soruşturulmasıyla ilgili şartlar farklıdır. Bu konuda bir netlik herhalde davaların açılması sırasında iddianamelerle ortaya çıkar."
Toplantıya AK Parti Grup Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Burhan Kuzu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, AK Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşçu, AK Parti Milletvekilleri İsmet Uçma, Belma Satır, Mehmet Muş ve bazı ilçe belediye başkanları katıldı.
- İstanbul
Son Dakika › Güncel › AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şentop Açıklaması - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.