AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Adalet Bakanlığına ve AK Parti Genel Merkezine yönelik saldırıları düzenleyen terör örgütünü eleştirmediğini belirterek, "Dikkat edin, CHP Genel Başkanının, bu malum örgütün, bu taşeron örgütün durumuna karşı bir tek olumsuz ifadesini bulamazsınız. Şu ana kadar olmadı. Tam tersine CHP Genel Başkanı, bu eli kanlı örgütü savunmak, bu örgütün sırtını sıvazlamak gibi son derece vahim bir tavrın içindedir" dedi.
Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi'nde gerçekleştirilen İl Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, parti genel merkezine ve Adalet Bakanlığına yapılan saldırının ardından, "eli kanlı taşeron örgütün bir bildiri yayınladığını" anımsattı.
"Bu bildirinin ardından CHP'nin bir milletvekilinin AK Parti'yi hedef alan açıklamalar yaptığını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Hani şu terör örgütü mensupları tarafından misafir edilen ve örgüt elemanlarına 'çiçek çocuk' muamelesi yapan milletvekili, sosyal medyada partimizi ve şahsımızı hedef alan bazı ifadeler kullandı. Onu tek başına muhatap almak gibi bir derdim yok. O ayrı bir konu. Ama ne nereye isabet ediyor, ne nereye oturuyor, onu ortaya koyma bakımından bunu önemsiyorum. Çok ilginç. Kanlı terör örgütünün bildirisini alın, bir tarafa koyun, bu CHP milletvekilinin ifadelerini alın yanına koyun. Her ikisinin de aynı olduğunu, aynı mantıktan, aynı ithamdan, aynı iftiralardan yola çıktığını göreceksiniz. Eli kanlı taşeron terör örgütü bizi asıl terörist olarak itham ederken, hemen bir kaç saat sonra CHP'nin o milletvekili de çıktı aynı dille aynı üslupla bizi en büyük terörist olmakla itham etti."
Bunun üzerinde dikkatle durmak zorunda olduklarını kaydeden Başbakan Erdoğan, "Zira bunu geçmişte defalarca CHP'nin Genel Başkanı da yaptı. CHP'nin Genel Başkanı, tutuklu gazeteciler diyerek, eli kanlı terör örgütlerini var gücüyle destekledi. CHP Genel Başkanı, terör örgütüne karşı yapılan operasyonları kıyasıya eleştirdi. Bu örgütün gizli hücrelerinin basılmasını hukuksuzluk olarak nitelendirdi. Bunlar yetmedi. Şimdi de o Genel Başkanın hemşehrisi, akrabası, o Genel Başkanının milletvekili, terör örgütü ile aynı dili, aynı üslubu kullanarak, bize saldırmaya başladı" dedi.
"Dikkat edin, CHP Genel Başkanının, bu malum örgütün, bu taşeron örgütün durumuna karşı bir tek olumsuz ifadesini bulamazsınız" diyen Erdoğan, "Şu ana kadar olmadı. Tam tersine CHP Genel Başkanı, bu eli kanlı örgütü savunmak, bu örgütün sırtını sıvazlamak gibi son derece vahim bir tavrın içindedir" değerlendirmesinde bulundu.
"Çirkin muhalefet görmek isteyen CHP'nin muhalefet tarzına baksın "-
Başbakan Erdoğan, "CHP Genel Başkanı, bazı milletvekilleriyle birlikte son derece pervasızca, son derece utanmazca bu kanlı örgüte sahip çıkıyor. İşte biz
'11 çelik kapı' dediğimiz zaman, 'neredeymiş o çelik kapı' diyenler, işte medya, bütün o çelik kapıların hepsini tek, tek, tek, tek ortaya koydu. Bunu savunan CHP Genel Başkanı ne dedi- Sustu" ifadelerini kullandı.
Erdoğan şöyle devam etti:
"Çünkü bunlar dürüst değil. Bunlar bu ülkede demokrasi mücadelesine inanmış insanlar değil. Kendisi terörü kınar gibi yaparken, yakın arkadaşlarına bu örgütün sırtını sıvazlatıyor, bu örgütü yüreklendiriyor. Eğer çirkin muhalefet görmek isteyen varsa gitsin CHP'nin muhalefet tarzına baksın. Nerede AK Parti karşıtı varsa siyasetine, ideolojisine, tavrına, tutumuna bakmadan CHP gidiyor, onunla ünsiyet (arkadaşlık) kuruyor, onun arkasına sığınıyor, onun sırtını sıvazlıyor ya da avukatlığını yapıyor.
Ben geçen hafta grup toplantımızda da ifade ettim. Bizde CHP başta olmak üzere öyle bir muhalefet var ki eğer topraklarımıza düşman girse 'sizi AK Parti'den kurtaracağız' dese CHP ve diğerleri gidip o düşmanın boynuna sarılacaklar. İşte görüyorsunuz, Suriye'nin gayrimeşru rejimi, Türkiye'ye karşı alçakça hareketlerin içine giriyor, CHP onlarla fotoğraf çektiriyor. Sicili son derece bozuk bir kanlı terör örgütü saldırılarda bulunuyor, CHP gidiyor onun sırtını sıvazlıyor. Mavi Marmara olayında bile Türkiye'nin yanında değil gittiler İsrail'in yanında yer aldılar. Ne kadar izanlarını kaybetmiş durumdalar bunu ortaya koymam lazım. Bu kadar şuurlarını kaybetmiş durumdalar. Bu kadar gözlerini karartmış durumdalar."
Başbakan Erdoğan, "İşte şu anda, terörü bitirme konusunda, çözüm süreciyle hiçbir siyasi partinin, ne anamuhalefetin ne yanındaki o yavru muhalefetin, çözüm süreci diye ortaya koyabildikleri bir tek paragrafları yoktur, bir cümleleri yoktur. Sadece 'bu işin çözüm yeri Meclis'tir'. Söyledikleri bu... Bunlar Meclis'te çok konuşuldu. Bunlarla ilgili kapalı oturumlar yapıldı. Bunlar çok yapıldı, çok konuşuldu. Siz ne söylüyorsunuz, bunu ortaya koyun" dedi.
-"AK Parti, 81 vilayetin tamamında, bu bayrağı dalgalandırıyor"-
TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in, her iki taraftan birer milletvekili görevlendirilerek, çözüm sürecine yönelik, iktidar ve anamuhalefet olarak bir adım atılması ricasında bulunduğunu anımsatan Erdoğan, bunun üzerine kendisinin Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay'ı, CHP'nin de Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu'nu görevlendirdiğini dile getirdi.
Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:
"Benim milletvekilim, benim Başbakan Yardımcım kendilerini arıyor ve geri dönmüyorlar. Geri dönmemenin yanında bakıyorsunuz, bunlar devleti çok iyi bilirler ya açıklama yapıyor. O açıklamasında ne diyor, 'Bize herhangi bir bilgi verilmedi ki'. Bir araya gelmedin ki sana bilgi verilsin. Önce oturacaksın, konuşacaksın. Burada gerekli olan bilgiler verilecek. Ondan sonra da bunu birebir mi yürüteceğiz, yoksa bunu üçer kişi, üç bizden, üç sizden, daha önce böyle bunu konuşmuştuk, böyle bir heyet olarak mı yürüteceğiz, bunu konuşmak lazım. Dürüst değiller, dürüst. Terörü bitirme konusunda, çözüm üretme konusunda bizim attığımız adımları da ülke adına değil millet adına değil kendi şahsi ve siyasi hırsları adına engellemeye çalışıyorlar."
Diyarbakır'daki Nevruz kutlamalarının ardından, TBMM'de bir CHP milletvekilinin elinde Türk Bayrağı ile kürsüye çıktığını anımsatan Erdoğan,
"Tam şovmen. Sen önce git genel başkanınla konuş. Hakkari'ye niye sen bir tane Türk Bayrağı ile gidemedin- Niye gidemedin- Meclis kürsüsüne sen çıkıyorsun Türk Bayrağı ile aynen fotokopi, öbür tarafta da MHP. Onlar da mikrofonlara Türk Bayrağı bağlamışlar. Bu değil iş. Ey MHP, sen niye Hakkari'ye gidemiyorsun- Sen niye orada Türk Bayrağı'nı dalgalandıramıyorsun- Ama AK Parti, 81 vilayetin tamamında bu bayrağı dalgalandırıyor, bunun mücadelesini veriyor" diye konuştu.
-"Ülkenin hiçbir yerinde bunların tek bir eserini göremezsiniz"-
Erdoğan, "Biz göğsümüzü gere gere tek millet diyoruz, tek bayrak diyoruz, tek vatan diyoruz, tek devlet diyoruz. Siz bunun hangisini diyorsunuz- Hiçbirini bugüne kadar diyemediniz. Bu bir defa yürek işidir, bu program, proje, ideal işidir. Bunların hiçbirisi sizde yok" ifadesini kullandı.
Başbakan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
"Eğer söz konusu olan milletse eğer söz konusu olan millete hizmetse söz konusu olan vatanseverlikse bu noktada hiçbir siyasi parti, bizim elimize Allah'ın izniyle su dökemez. Biz bu noktalarda hiçbir siyasi partiyi kendimize rakip olarak bile görmeyiz. 10 yıl boyunca onlar slogan ürettiler, biz iş ürettik. Onlar hamaset ürettiler, biz hizmet ürettik. Onlar iftira ürettiler, biz Hakk'ın ve halkın hizmetinde olduk. Biz ülkemizi slogan atarak değil eser üreterek severiz. Bizim farkımız burada. Bunlar ülke sevgisini, millet sevgisini, milliyetçiliği slogan atmak zannediyor. Ama öbür taraftan ülkenin hiçbir yerinde bunların tek bir eserini, tek bir dikili ağacını göremezsiniz.
Bir gün dinleyin. Çıksınlar açıklasınlar, biz de şunları, şunları, şunları yaptık. İşte 3,5 yıl koalisyon ortağıydık, o koalisyon ortaklığında şunları, şunları, şunları yaptık. Hiç duydunuz mu- Duyamazsınız. Yaptıkları ciddi bir şey yok. Ülkeye hizmet noktasında, vatanseverlik noktasında, Türkiye'yi büyütmek noktasında onların hayalleri, bizim bulunduğumuz seviyeye dahi erişemez."
(Sürecek) - ANKARA
Son Dakika › Güncel › AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.