Başbakan Erdoğan: Adalet Bakanıma "Bunu Yakından Takip Et" Dememden Daha Doğal Ne Olur - Son Dakika
Son Dakika Logo

Başbakan Erdoğan: Adalet Bakanıma "Bunu Yakından Takip Et" Dememden Daha Doğal Ne Olur

05.03.2014 13:14

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Adalet eski Bakanı Sadullan Ergin ile bir işadamının davasına ilişkin yaptığı görüşmenin yönelik ses kaydını, "Dün bir tane daha yayımladılar, Adalet Bakanımla benim görüşmem, bugün malum gazete yayınlamış, çünkü kendileriyle ilgili. Dönen dolapları tabii biz biliyoruz.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Adalet eski Bakanı Sadullan Ergin ile bir işadamının davasına ilişkin yaptığı görüşmenin yönelik ses kaydını, "Dün bir tane daha yayımladılar, Adalet Bakanımla benim görüşmem, bugün malum gazete yayınlamış, çünkü kendileriyle ilgili. Dönen dolapları tabii biz biliyoruz. Benim Adalet Bakanıma 'Bunu yakından takip et' dememden daha doğal, daha tabii ne olur. Bana ilgili kuruluşumun verdiği bilgiler, SPK'nın verdiği bilgiler çok çok tehlikeli bilgiler ve paralel yapı veya paralel yapının dışında yapılar, bu kirli ilişkiler, ister istemez 'Burayı yakından takip et' dememi gerektiriyor. Bunu ben ülkem için milletim için istiyorum" ifadeleri ile değerlendirdi.

Başbakan Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi'nde yerel medya temsilcileriyle buluştu. Yerel basının önemine dikkat çeken Erdoğan, tek parti döneminde tek tipleştirmeye boyun eğmediğini anlattı. Yerel medyanın da ulusal medya kadar çeşitlendiğini belirten Erdoğan, yerel medyanın durumunun demokrasilerdeki önemine değindi. Hükümete medya konusunda yöneltilen eleştirileri anımsatan Erdoğan, kendi iktidarları döneminde medyanın yaygınlaştığını ifade etti. 2002 yılında günlük 4 milyon gazete satıldığını, internetin yaygınlaşmasına rağmen gazete satışlarının günlük 4,5 milyon olduğunu kaydeden Erdoğan, ifade, temel hak ve özgürlükte, basın özgürlüğünde önemli adım attıklarını, medya üzerindeki vesayetin kaldırıldığını, aradan 12 yıl geçtiği için bazı şeylerin hatırlanmak istemediğini söyledi. Medyada var olan özgürlük ortamının 12 yıl önce hayalinin bile kurulamadığını anlatan Erdoğan, basın özgürlüğüne ilişkin şu örneği verdi:

"İngiltere'de gazeteciler haber yapma adına bazı telefonları dinlediler, telefon mesajlarını elde ettiler. Bundan dolayı yapılan soruşturmada 50 gazeteci gözaltına alındı. Bunlardan bazıları mahkum oldu. Bu skandala karışan gazete ortaya çıkan skandaldan dolayı mahcup duruma düştü. Yayıncı kuruluş tarafından bu gazete kapatıldı. Ama dikkat edin hiç kimse, 'İngiltere'de gazeteciler tutuklandı, gözaltına alındı. İngiltere'den basın özgürlüğü yok' demedi. Bizim şu anda yaşadıklarımıza bakın, İngiltere'de yaşananlara bakın. Şu anda birçok gazete ve televizyon, birçok internet sitesi hukuku hiçe sayarak, Anayasayı, yasaları, bunlarında ötesinde insani ve vicdani değerleri ayaklar altına alarak her gün ses kayıtları ya da tapeler yayınlıyor. Ama montaj ama montajsız, aklınıza ne geliyorsa... Bazıları bu dinlemelerin yayınlanmasına 'bunlar yasal dinleme' diyerek kılıf uyduruyor. Bu yayınlanan dinlemeler yasal dinleme değildir. Türkiye'de dinleme yapmanın belli kuralları vardır ve bu kurallar ihlal edilmiştir."

-"İHANET BİRİKİMİ İLE KARŞI KARŞIYAYIZ"-

Bir başbakanın, cumhurbaşkanın, genelkurmay başkanın, bakanların dünyanın hiçbir yerinde dinlenemeyeceğini belirten Erdoğan, savcının keyfi bir şekilde devletin mahrem görüşmelerini dinlediğini ifade etti. Hukuksuzluğun sadece dinlemeden ibaret olmadığını, gizli bir dosyada yer alan dinlemelerin birilerine servis edildiğini, savcıların ve dinlemeye yapanların yasaları ve anayasayı çiğnediğini kaydeden Erdoğan, dinlemeleri yayınlayanların da aynı suçu işlediğini kaydetti. Kriptolu telefonların dinlendiğini, istenilenin elde edilemediği durumlarda da sesler üzerinde montajların, dublajların yapılarak ortaya hayali senaryolar ve piyesler çıkarıldığını söyleyen Erdoğan, çok vahim bir skandalla karşı karşıya olunduğunu ifade etti. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde örneği görülmeyen, başka ülkelerde de örneğine rastlanmayan bir hukuk ihlali ile ihanet birikimi ile karşı karşıya olduklarını altını çizen Erdoğan, "Bu dinlemeler gerekli izinler alınmadan, usullere uyulmadan yasal gereklilikler yerine getirilmeden yapılmıştır. Şu ana kadar sadece birakç dosyadaki dinlemeler ortaya çıkarıldı. Bu dosyada selam örgütü adında hayali bir örgüt oluşturulmuş 3 bine yakın kişinin telefonu 3 yıl süreyle dinlenmiş. Bir başka kişi 450 MHP'linin telefonları dinlenmiş. Ülkenin cumhurbaşkanı, başbakanı, genelkurmay başkanı da dinlenmiş" dedi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile dün akşam bir görüşme yaptığını bu görüşmeyi sadece uluslararası istihbarat örgütlerinin dinlemek isteyebileceğini belirten Erdoğan, Türkiye'de ise bir savcının keyfi bir dosya hazırlayarak mahrem görüşmeyi dinleyebileceğini ifade etti.

-"BEN DE KENDİSİNE "DAVA AÇ' DİYORUM, DAVA NETİCESİNDE O İHALENİN İPTALİ ÇIKIYOR"-

Enerji Bakanı Taner Yıldız'ın Kıbrıs'tan tahkim konularına, nükleer enerji yatırımlarına, petrol ve doğalgaz ithalatına kadar çok önemli görüşmeler yaptığını anlatan Erdoğan, elektrikte bir centlik artışın Türkiye'ye maliyetinin 400 milyon dolar olduğunu, Yıldız'ın dinlenmesinin, pazarlıkların sızdırılmasının ekonomiye etkisinin önemine dikkat çekti. Erdoğan, MİLGEM ihalesi ile ilgili olduğu iddia edilen ses kaydıyla ilgili, "Birçok ihale yapılıyor. Bu ihalelerde bir tanesi saf dışı bırakılmış. Şahsıma müracaatı olabilir veya olabiliyor. Bende kendisine "dava aç' diyorum. Dava neticesinde o ihalenin iptali çıkıyor. Burada bu ülkenin bu devletin 100-200 milyon dolar kazancı oluyor. Bu telefon görüşmesini daha dinleyecek kadar bunlar seviyesiz. Bu paralel yapının içerisinde bu denli, bu ülkenin menfaatlerini hiçe sayan tipleri gördük bu arada" açıklamasında bulundu.

-BÖYLE BİR İNTERNETİ BEN KABUL ETMİYORUM-

Yargı içinde yasa ve yasaları çiğneyenler var dediklerinde hükümet yargıya müdahale ediyor diye kampanya yapıldığını, internet düzenlemesi sırasında sansür iddiaları ile ortaya çıkıldığını, özgürlüğün hiç kimseye yasaları çiğneme hakkı vermediğini kaydeden Erdoğan, bir insanın özgürlük alanının bir başka insanın özgürlük alanının sınırına kadar olduğunu belirtti. Özgürlüğün hiç kimseye başkalarını kaydetme ve yayınlama hakkı vermediğini ifade eden Erdoğan, insanların hukuksuzca dinlemenin ve servis etmenin insan hakkı ihlali olduğunu kaydetti. Erdoğan, "Yeryüzündeki hiçbir din mezhep kültür iki kişi arasındaki konuşmanın üçüncü bir kişiye aktarılmasına hatta kitlelere ulaştırılmasına cevaz vermez. Bu olaylar içeresinde sadece dinleme yok aynı zamanda görüntülemede de var. Hele hele bu görüntüleme ahlaki değerleri tamamen yok farz ediyor. Bir ailenin mahremine girecek kadar olan aile dışında ilişkileri dahi görüntülemek suretiyle bunu da sosyal medyadan yayınlama hakkını size bir internet anlayışı veriyorsa böyle bir interneti ben kabul etmiyorum. BU bir ülkenin tüm değerlenin yok farz edilmesidir" dedi.

-"BU DİNLEMELER BİR ÖRGÜT ADINA, ÖRGÜTÜ KONTROL EDEN DEVLET YA DA ULUSLARARASI ÇEVRELER ADINA YAPILDI"-

Dinlemelerin Emniyet, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı TÜBİTAK ve yargı gibi kurumlar içinde malum örgütün mensupları tarafından yapıldığını Erdoğan, "Düşünebiliyor musunuz? TÜBİTAK gibi kurum merkezinde bu dinlemeleri yapıyor ve siz 'burası güvenli hattır' diye öyle zannediyorsunuz. Halbuki 'güvenli hat' diye bir şey söz konusu değil. 'Güvenli hat' diye söylenen bu kriptolu telefonlar, bunu inşa eden, tesis eden, üreten, imal eden yer tarafından merkezde dinleniyor, orada depolanıyor. Bu depolamalar kopyalanıp çalınıp götürülüyor" dedi. Dinlemelerin hukuk adına yapılmadığını ifade eden Erdoğan, "Türkiye adına, Türkiye'nin huzuru, güvenliği, istikbali adına yapılmadı. Çok net bir şekilde görülüyor ki, bu dinlemeler bir örgüt adına, örgütün çıkarları adına, o örgütü kontrol eden devlet ya da uluslararası çevreler adına yapıldı. Bu örgütte güya dini yapı. Hizmet yapılanması. Ben imam hatip lisesinde okudum dinimi az da olsa bilirim. Benim dinim böyle gayri meşru bir işe her ne sebeple olursa olsun asla hoş bakmadı ve hoş bakmaz" diye konuştu.

-"İSTEDİKLERİ MONTAJI YAPSINLAR, İSTEDİKLERİ KURGUYU VE DUBLAJI YAPSINLAR"-

Devlet içine sızan emniyet ve yargı içinde sinsice örgütlenenlerin insanların telefonlarını dinlediğini ve şantaj yaptığını, haraç topladığını ifade eden Erdoğan, " İşadamlarına gidilip "bakınız eğer bize şu kadar destek verirsen, şurada işte şu yurdu yaparsan sana teşekkür ederiz. Ama yok böyle bir destek vermezseniz o zaman da elimizde böyle böyle kasetin var.' Bir çokları böyle tehdit edildi hala var mı hala var" dedi.

Başbakan Erdoğan, "Ellerinde ne varsa döksünler ortalığa diyorum. Neleri varsa sürsünler. Daha önce yaptıkları gibi bugün de istedikleri montajı yapsınlar, istedikleri kurguyu ve dublajı yapsınlar, piyasaya sürsünler. Biz bundan korkmuyoruz. Milletimiz de bunlara zerre kadar pirim vermiyor. Zaten meydanlar her şeyi çok açık net hamdolsun söylüyor. Şu ana kadar 14 vilayete gittim. 14 vilayetin meydanları her şeyi çok açık net söylüyor" ifadelerini kullandı. AK Partinin mitinglerindeki kalabalığın montaj olduğu iddialarını eleştiren Erdoğan, iddia sahiplerini AK Partinin mitinglerine davet etti. Partisinin 30 martta yapılacak seçimlerden birinci parti çıkmaması durumunda siyaseti bırakmaya hazır olduğunu ifade eden Erdoğan, CHP ve MHP'nin Genel Başkanlarının da siyasete bırakmaya hazır olup olmadıklarını sordu.

-"ADALET BAKANIMA 'BUNU YAKINDAN TAKİP ET' DEMEMDEN DAHA DOĞAL, DAHA TABİİ NE OLUR"-

Erdoğan, Adalet eski Bakanı Sadullan Ergin ile bir işadamının davasına ilişkin yaptığı görüşmenin yönelik ses kaydını ise "Dün bir tane daha yayımladılar, Adalet Bakanımla benim görüşmem, bugün malum gazete yayınlamış, çünkü kendileriyle ilgili. Dönen dolapları tabii biz biliyoruz. Benim Adalet Bakanıma 'Bunu yakından takip et' dememden daha doğal, daha tabii ne olur. Bana ilgili kuruluşumun verdiği bilgiler, SPK'nın verdiği bilgiler çok çok tehlikeli bilgiler ve paralel yapı veya paralel yapının dışında yapılar, bu kirli ilişkiler, ister istemez 'Burayı yakından takip et' dememi gerektiriyor. Bunu ben ülkem için milletim için istiyorum. Bu güne kadar bu ülkede her şey bunların elleri ile iki dudağının arasındaydı. Bunlar blue Jeanlarla evlerinde başbakan ağırlamış tiplerdir. Böyle bir hükümet yok bu onları rahatsız ediyor, istedikleri anda gelip görüşemiyorlar, istedikleri gibi yönetemiyorlar, bu onları rahatsız ediyor" ifadeleri ile değerlendirdi.

Kaynak: ANKA

Son Dakika Güncel Başbakan Erdoğan: Adalet Bakanıma 'Bunu Yakından Takip Et' Dememden Daha Doğal Ne Olur - Son Dakika


Advertisement