Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (AİKB) Guvernörler Kurulu 22'nci Yıllık Toplantısı'nın açılışında konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, alınan tüm tedbirlere rağmen, küresel ekonomideki kırılganlığın devam ettiğini belirterek, "İhtiyaç duyulan büyüme oranları bir türlü yakalanamıyor. Adeta bir doyum noktasına ulaşmış gibi bir yapı söz konusudur. Yaşanan finansal krizler, gerek sağlam bir makroekonomik çerçevenin, gerek yapısal reformların, sürekli büyüme ve istikrar bakımından ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Son 10 yılda gerçekleştirdiğimiz köklü reformlar sayesinde, Türkiye, küresel finans krizinde gerçekten farklı bir konumda oldu ve son derece başarılı bir grafik sergiledi" dedi. Erdoğan, küresel kriz nedeniyle 2009 yılında yüzde 15'e yükselen işsizlik oranınin, aldığımız tedbirlerle 2011 yılına geldiğimizde yüzde 9.8'e, 2012 yılında ise yüzde 9.2'ye gerilediğini kaydederek, Sosyal yardım programlarının harcamalarının 2002'deki yüzde 0.5 seviyesinden 2011 yılında yüzde 1.42'ye ulaştığını anlattı.
TÜRKİYE'DE TARTIŞMASIZ YENİ BİR SAYFA AÇILIYOR
Türkiye'nin, yaklaşık 30 yıldır, yabancı ülke topraklarından kendisine yönelen terörle mücadele ettiğini ifade eden Erdoğan, şunları söyledi:
"30 yılın bilançosu ülkemiz ve milletimiz açısından gerçekten çok ağır oldu. 40 binin üzerinde insanımızı kaybettik. İç ve dış politika, özellikle de demokratikleşme, bu olumsuz süreçte derinden yara aldı. Ekonomik maliyet ise, çeşitli hesaplamalara göre ki, ben asgarisini veriyorum. 350 milyar dolar civarında gerçekleşti. Bütün bunlarla birlikte, terörün etkisiyle, ülkemizin belli bölgelerinde yatırım ortamı diğer bölgeler kadar iyileştirilemedi, yoksulluk ve işsizlik sorunu bölgelere göre farklılık arz etti. hükümet olarak, 10 yıl boyunca, terör meselesini çözmek için çok boyutlu bir mücadele yürüttük. Bir yandan terörle kararlı bir şekilde mücadele ederken, bir yandan da terörü doğuran nedenleri ortadan kaldırmanın gayreti içinde olduk, ekonomik yatırımlarımıza hız verdik, demokratikleşme adımlarını kararlılıkla gerçekleştirdik. Temel hak ve özgürlükler noktasında büyük bir gayretin içinde olduk. En son, çözüm süreci ile terörün sonlandırılması, şiddetin sona ermesi, demokratik siyasetin güçlenmesi ileri demokrasi için önemli bir adım attık ve sonuçları da almaya başladık. Terörün sona ermesiyle birlikte, Türkiye'de tartışmasız yeni bir sayfa açılıyor. Bu sayfa, sadece Türkiye'nin iç siyasetini, içerdeki değişimi değil, bölgenin de istikrarını, güvenliğini, ekonomik kalkınmasını çok yakından ilgilendiriyor. Süreç, 4 aydır etkisini gösterdiği halde, bölgede ekonomik ve sosyal anlamda çok önemli bir değişim gözleniyor. İnşallah, bu süreç başarıyla ilerleyecek ve hem bölgenin, hem Türkiye'nin çehresi çok hızlı şekilde değişecek dönüşecektir. Türkiye ekonomisinin bu süreçten çok olumlu etkileneceğine, daha fazla uluslararası yatırımın çekileceğine, ticaretin ciddi manada artacağına inanıyorum. Hiç kuşkusuz bu süreç, işsizlik ve yoksullukla mücadelemizde de farklı bir kulvara geçmemize zemin hazırlayacaktır."
DEMOKRATİKLEŞME UZUN SOLUKLU ÇABA GEREKTİREN BİR SÜREÇTİR
Katılımcı devlet başkanlarına seslenen Erdoğan, "Türkiye kadar, bölgemizin, özellikle de Ortadoğu ve Avrupa'nın geleceğini yakından ilgilendiren bu sürecin, sabotajlarla, tahriklerle bozulmaması için, tüm dostlarımızdan destek bekliyoruz. Türkiye tarihi bir dönüm noktasını geçerken, yeni bir sayfa açarken, umut dolu bir geleceğe yelken açarken, tüm dost ve kardeş ülkelerin de bu sürece katkı sağlamalarını istiyoruz. Tekrar etmeliyim ki, kazanan sadece Türkiye olmayacak, kazanan tüm bölgemiz, bölgemizin tüm halkları olacaktır" dedi.
Erdoğan, bölgedeki dönüşüm sürecinin, bir demokratikleşme süreci olduğuna işaret ederek, "Bölgede tarihin normal akışına kavuşması, bölge halklarının 21'inci yüzyılla buluşması anlamına gelmektedir. ve bu artık otokratik sistemlerden demokratik sistemlere geçişin bir adamıdır. Artık halkların iradesinin egemen olduğu bir döneme geçiştir. Açıkçası, Kuzey Afrika, Ortadoğu ve Akdeniz havzasında tarihi gelişmelere şahitlik ediyoruz. Artık insanoğlu 'Ben insanım benim iradem var ve benim iradem iktidar oluyor' diyor. Bunu görüyor. Bölgedeki gelişmeler değerlendirilirken, unutulmamalıdır ki, demokratikleşme uzun soluklu çaba gerektiren bir süreçtir ve bu süreçte iniş çıkışlar yaşanması son derece tabiidir. Bazı olumsuzluklara odaklanarak, bölgenin geleceğine ilişkin karamsar bir bakış açısı sunmak yanlış olacaktır. Bildiğiniz gibi, bölgedeki bazı hükümetler acil mali kaynak ihtiyacı içindedir. Uluslararası finansal yardım, bu ülkelerin likidite darlığına ve bankacılık krizine girmesini engelleyebilir. Öyle ülkeler var ki aslında verilebilecek bir miktar destekle, bir miktar yardımla geleceğin demokratik ülkesini çok daha rahatlıkla kurabilecektir. Ama ona yapılacak yardım için eğer duvara tırmandıracak olursak bu zulüm olur" diye konuştu.
IMF'YE SON TAKSİT SALI GÜNÜ ÖDENECEK
Türkiye'yi 10 yıl önce IMF'ye 23.5 milyar dolar borçla devraldıklarını aktaran Erdoğan, "O günden bu güne biz IMF ile stand by anlaşması yapmadık. Niye yapmadık? Çünkü bizden başka şeyler istediler. Bize siyaset öğretmek istediler. Ben siyasetçiyim. Ben siyaseti siyasetçiden öğrenirim veya dinlerim. Bir memurdan ben siyaset dersi almam. ve kendilerine bunu anlattım. Bize parasal destek verecekseniz verin. Borucumuzu ödediğimiz zaman sizler bize başka şey söylemeyin. Ama borcumuzu ödemiyorsak gereğini yapın. Dediler şu reformu yapacaksın bu reformu yapacaksın. Kusura bakmayın dedik biz sisinle artık anlaşma imzalamıyoruz. Borçlarımızı ödedik ödedik şimdi son taksiti Salı günü ödüyoruz ve IMF ile 23,5 milyar dolarlık borç kapanıyor bitiyor" dedi.
Kanal İstanbul projesinden de söz eden Erdoğan, "Az önce değerli Mısır Başbakanı Süveyş kanalından bahsetti. Biz de bir başka kanalı Türkiye'de yapıyoruz. Karadeniz'i Marmara'ya bağlıyoruz. Çok farklı, modern bir kanal olacak. Gördüğünüz bildiğin şu boğazımızı çevre tehdidinden kurtaracağız ve yeni yapılacak bu kanal İstanbul ile hem gelir hem şehircilik noktasında çok farklı bir adımı atacağız. 42 kilometre uzunluğunda kanal olacak. En üst düzeyde 500 metre genişliğinde kanal olacak. Bu kanal ile de yine İstanbul bir marka şehir olarak dünyada yerini alacak" diye konuştu.
(BB) - İstanbul
Son Dakika › Güncel › Başbakan Erdoğan Aikb Guvernörler Kurulu Toplantısında Konuştu - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.