Başbakan Erdoğan: Çözüm Sürecinden Vazgeçen Asla Biz Olmayacağız - Son Dakika
Son Dakika Logo

Başbakan Erdoğan: Çözüm Sürecinden Vazgeçen Asla Biz Olmayacağız

Başbakan Erdoğan: Çözüm Sürecinden Vazgeçen Asla Biz Olmayacağız
26.07.2013 20:45

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, çözüm süreci ile kalıcı bir baharı tesis etmeye çalıştıklarını söyleyerek, "Çözüm sürecinden vazgeçen, bu süreci sabote eden, bu süreci sonuçsuz bırakan asla ve asla biz olmayacağız Başbakan Recep Tayyip Erdoğan,"...

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, çözüm süreci ile kalıcı bir baharı tesis etmeye çalıştıklarını söyleyerek, "Çözüm sürecinden vazgeçen, bu süreci sabote eden, bu süreci sonuçsuz bırakan asla ve asla biz olmayacağız Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, çözüm süreci ile kalıcı bir baharı tesis etmeye çalıştıklarını söyleyerek, "Çözüm sürecinden vazgeçen, bu süreci sabote eden, bu süreci sonuçsuz bırakan asla ve asla biz olmayacağız. Bu süreci akamete uğratan ağır bir vebalin altına girer. Bu süreci sabote eden, tahrik eden, yokuşa süren, engellemeye çalışan çok büyük bir vebali altına girer" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, Şırnak Şerafettin Elçi Havalimanı'nın ve diğer kamu yatırımlarının toplu açılış törenine katıldı. Burada yaptığı konuşmada Erdoğan, Şırnak'ın ilçeleri olan Beytüşşebap, Cizre, Güçlükonak‎, Silopi, Uludere ve İdil'e selam gönderdi. Şerafettin Elçi'nin hayatının mücadeleyle geçtiğini söyleyen Erdoğan, bu vesile ile daima hatırlanacağını aktardı. Şırnak Şerafettin Elçi Havalimanı'nın yılda 500 bin yolcu kapasitesinin olduğunu belirten Erdoğan, havaalanının bedelinin 120 milyon lira olduğunu söyledi. Sadece havalimanın açılışını yapmadıklarını söyleyen Erdoğan, "Sağlıkta 14 farklı yatırımı bugün hizmete alıyoruz. Eğitimde toplan bedeli 82,5 milyon lira olan, 42 eğitim ikamet merkezini, 53 okulu, 568 dersliği, 42 lojmanı 3 tane 740 kişilik yurdu 1 fakülte binası ve bir çokamaçlı salonu da bu törenle resmi olarak hizmete alıyoruz" diye konuştu. Şırnak'ın ihmal edilmiş bir hali olduğunu söyleyen Erdoğan, Şırnak'a 500 bin lira iletim ve dağıtım haklarına ödenek ayrıldığını ifade etti. Bu rakamın iktidarları süresinde 40 katı artığını söyleyen Erdoğan, 20 milyon liralık bir ödeme yapıldığını aktardı. Farklarının bu olduğunu belirten Erdoğan, "Burası Şırnak'tır demedik. Burası Türkiye'nin bir vilayetidir dedik buraya da hizmet gidecek dedik" ifadelerini kullandı. Şırnak'a yapılan kamu yatırımlarına da değinen Erdoğan, "Şehr-i Nuh diriliyor" ifadesini kullandı. Özel sektör yatırımcılarının Şırnak'a havaalanı nedeniyle ulaşımının kolaylaşacağını kaydeden Erdoğan, bu hizmetlerinin hız kesmeden devam edeceğini sözlerine ekledi.

-"HİÇBİR ENGELE, HİÇBİR TEHDİDE BOYUN EĞMEDİK"-

10.5 yıl boyunca bu bölgenin illerine cumhuriyet tarihinin en büyük yatırımlarını yaptıklarını belirten Erdoğan, bölgenin ihmalini, telafi etmenin gayreti içinde olduklarını belirtti. Etnik, bölgesel ve dinsel milliyetçilik yapmadıklarını vurgulayan Erdoğan, "Hiçbir engele, hiçbir tehdide boyun eğmedik. Biz bu bölgeye hizmet getirirken bizi eleştirenler oldu. Biz onlara kulak asmadık. Burada ihmalleri telafi ederken bizi engellemek isteyenler oldu, onlara kulak asmadık. Burada yatırım yaparken, okul, hastane, köprü, baraj inşa ederken, müteahhitlerimizi, işçilerimizi tehdit ettiler, şantiyeleri bastılar, insanları kaçırdılar, okul yaktılar biz bunlar karşısında da geri adım atmadık" diye konuştu.

Aynı sabotajların Hakkari Havalimanı için de yapıldığını belirten Erdoğan, "Buna insani yaklaşım denilebilir mi? Bunu yapanlar bu ülkede barışı konuşabilir mi? Mesele bu, biz, Türküyle, Kürtüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Gürcüsüyle, Abazasıyla, Zazasıyla, Arabıyla, Boşnakıyla, Romanıyla bu ülkede bir olmaya, beraber olmaya mecburuz. Biz kardeşiz. Kardeşliğimizi kıskananlara karşı, özellikle tavırlı olmanızı istiyorum" dedi.

-"TÜRKİYE BUNLARI HAK ETMİYOR"-

"Hepimiz, Adem ile Havva'nın çocuklarıyız. Hepimiz, Cizre'de medfun olduğuna inanılan Hazreti Nuh Aleyhisselam'ın torunlarıyız. Hepimiz, Kur'an-ı Kerim'de de ifade edildiği gibi, şu Cudi Dağı'na konmuş Nuh'un Gemisi'nden çıkmış nesillerin devamıyız" diyen Başbakan Erdoğan, Mela Ahmede Ciziri'nin ve Yunus Emre'nin eserleri ile tek millet olduklarını söyledi. Bu erenlerin, kimisinin Türkçe kimisinin Kürtçe söylediğini kaydeden Erdoğan, aynı kaynaktan beslendiklerini ifade etti.

Bu topraklarda kimi zaman acı hadiseler yaşandığını vurgulayan Erdoğan, "Bu topraklarda, hiç arzu etmediğimiz kıyımlar yaşandı, ölümler yaşandı, işkenceler, insanlık dışı muameleler yaşandı. Bu ilkenin Başbakanı olarak, 10,5 yıldır şunu bütün kalbimle, bütün samimiyetimle söyledim, söylüyorum, biz, yaşanan acı hadiselere değil, artık yaşanan güzel hadiselere bakacağız. Biz, geçmişin acılarına değil, ortak bir istikbale bakacağız. Geçmişi soracağız" diye konuştu.

Çözüm sürecinin gayesinin çıkara dayalı ve siyasi hedefler olmadığını aktaran Erdoğan, "Çözüm sürecinin gayesi, gençlerimizin ölümünü durdurmaktır. Annelerin, babaların gözyaşını dindirmektir. On yıllardır ağlayan bu topraklara artık gözyaşıyla değil, toprağa can veren suyla buluşturmaktır. Yeterince acı yaşadık. Yeterince zamansız ölüm yaşadık. Kardeşlerim, Türkiye bunları hak etmiyor. Şırnak, Doğu, Güneydoğu, 81 vilayet bunu hak etmiyor" ifadelerini kullandı.

Yaklaşık 7 aydır yeni acıların yaşanmadığını aktaran Erdoğan, yıllardır uğranılmayan köylere, mezralara gidildiğini belirterek, "Köylerimizde hasretini çektiğimiz bahar yaşanıyor. Bu baharı beraber kalıcı hale getirmeye hazır mıyız?" dedi.

-"ÇOK BÜYÜK BİR VEBALİ ALTINA GİRER"-

Kalıcı bir baharı tesis etmek için büyük bir samimiyetle çalıştıklarını belirten Erdoğan, "Çözüm sürecinden vazgeçen, bu süreci sabote eden, bu süreci sonuçsuz bırakan asla ve asla biz olmayacağız. Bu süreci akamete uğratan ağır bir vebalin altına girer. Bu süreci sabote eden, tahrik eden, yokuşa süren, engellemeye çalışan çok büyük bir vebali altına girer. Hiç kimse gençlerin kanı üzerinden farklı hesaplar içine girmesin. Hiç kimse bu ülkenin canı üzerinden kirli hesaplar yapmasın. Herkes elini yüreğine koysun. Bu süreçte hepimiz sorumluyuz. Ama hepimiz. Tamam burada mutabık mıyız? Herkes sağduyulu olmalı. Herkes söylediğini, yaptığını çok hassas bir terazide tartmalı. Biz isterdik ki bütün siyasi partiler bu süreçte yer alsın. Kanı durdurmak için, annelerin, babaların gözyaşını dindirmek için, bütün siyasi partiler inisiyatif kullansın. Ama bakıyorsunuz ki bazıları bundan kaçıyor. Kaçsalar da biz devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Erdoğan, kendilerinin dik durduklarını fakat dikleşmediklerini söyleyerek, "Bu süreç başarıya ulaşsa da ulaşmasa da biz çözüm için mücadelemizi sürdüreceğiz. 76 milyonun bir ve beraber olduğunu görmek, bu dünyada bizim en önemli aşkımızdır sevdamızdır, inancımızdır, kararlılığımızdır. Özgürlüklerine, yaşam tarlarına saygılı yaşaması için reformlarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi.

-"ACABA KAÇA BU MEKTUBU YAYIMLADINIZ TİMES?"-

Son günlerde Suriye'nin kuzeyindeki çatışmalara da değinen Erdoğan, "Bizim Suriye politikamız en başından itibaren çok ama çok nettir. Biz Suriye'de meşruiyetini yitirmiş olan, boğazına kadar, kana batmış olan zalim rejimin derhal gitmesini, Suriye'de halkın iradesiyle tecelli etmiş bir yönetimi istiyoruz. Suriye halkı bir bütün olarak bizim kardeşimizdir. Suriye'de hiçbir kesimi diğerinin önünde veya üzerinde görmedik, görmüyoruz" dedi.

Mısır'da yapılan askeri darbe ile ilgili olarak da ise Erdoğan, dünyanın bu konu karşısında sessiz kaldığını bir kez daha vurgulayarak, seyirci kalmanın insani olarak bir vebal olduğunu ifade etti.

Bir İngiliz gazetesinde Türkiye aleyhinde bir mektup yayımlandığını belirten Erdoğan, "Haritada Türkiye'nin yerini gösteremeyecek olan sözde ünlü şahısların, mektubun içeriğine bakmadan mektubun içindeki kelimelerin kavramların hassasiyetine bakmadan Türkiye'deki olayların iç yüzün hiç anlamadan bu mektuba imza atmalarını biz esefle karşıladık. Uluslararası alanda bu kadar ünü olan altına imza attıkları metinleri iyi okumaları, iyi anlamaları gerekir. Bu mektuba imza atan, çok ciddi şekilde aldatılmış, çok ciddi şekilde yanıltılmışlardır. Böyle bir mektup Türkiye'nin saygınlığına zerre kadar leke getirmez. Ama böyle hezeyanlarla, iftira ve ithamlarla dolu mektubu, yayınlayan gazetenin, ona imza atan kişilerin saygınlığına gölge düşürür. Acaba kaça bu mektubu yayımladınız Times? İşte senin bedelin o. Bizler tabi, yasal mecrada neler gerekiyorsa yapacağız, hesabını o şekilde de soracağız. Çünkü bu ülke Başbakan'a diktatör diyen bir anlayış bu ülkeyi hiç tanımıyor. Bu ülke kendisine her gün küfür edilen, bunu sabırla karşılayan bir başbakan var. ve bu gazeteler basın özgürlüğü adına bunu yapıyorlar, hakareti bunun adına yapıyorlar. Şuanda bunlar yayınlarına devam ediyor" dedi.

- Ankara

Kaynak: ANKA

Son Dakika Güncel Başbakan Erdoğan: Çözüm Sürecinden Vazgeçen Asla Biz Olmayacağız - Son Dakika


Advertisement