Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Reel politik içerisinde, siyaset içerisinde Filistin, haklı davasında her gün bence sonuca yaklaşıyor. Bunu samimiyetle, ısrarla ve inatla sürdürmemiz lazım. Çünkü özgür, bağımsız bir Filistin devletinin varlığı hem Türkiye hem bölgemiz hem de dünya barışı için fevkalade önemlidir" dedi.
Arınç, Başbakanlık Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü'nde yürütülen program kapsamında, Türkiye'de bulunan Filistinli öğrencileri kabulünde yaptığı konuşmada, öğrencilerin bu ziyaretinin çok faydalı ve verimli olduğunu düşündüğünü söyledi.
Siyasi hayatı süresince Filistin'in haklı davasını, Filistin halkının var olma mücadelesini gönülden desteklediğini dile getiren Arınç, "Esasen bütün Türkiye halkının gönlünde Filistin'e karşı büyük sevgi vardır. Sizi mazlum, mağdur, masum bir millet olarak görüyoruz. İnancımızın birliği, ortak coğrafyada yaşıyor olmamız ve tarih sürecinde karşılaştığınız haksızlıklar, bizi her zaman Filistin halkıyla dayanışmaya götürdü" diye konuştu.
Türkiye'de 11 yıldır süren siyasi istikrarın, Filistin meselesinde de ülkenin elini güçlendirdiğini vurgulayan Arınç, geçmişten bu yana işgal edilmiş topraklara karşı hem BM'de alınan kararların uygulanmasını hem de Filistin'in devlet olma hakkının, korunan sınırlar içinde başkenti de Kudüs olmak üzere varlığının tescilini istediklerini belirtti.
Arınç, bu çabalarından hiç vazgeçmediklerini anlatarak, "Her platformda Türkiye bunu takipçisidir. Bu sonuca ne kadar yaklaştığımızı veya ne kadar uzaklaştığımızı herkes önümüzdeki günlere bakarak takdir edebilir" değerlendirmesinde bulundu.
ABD Başkanı Obama'nın İsrail ve Filistin ziyaretini yakından izlediğini, Ramallah ve Kudüs'te söylediği sözleri önemle not ettiğini dile getiren Arınç, şöyle devam etti:
"Filistin'in devlet olma hakkının mutlaka tanınması gerektiğini Obama da söylüyor. Bu sözler önemli. Ancak İsrail'in bu konuda bir şekilde ikna edilmesi, zorlanması ve bunun gerçekleştirilmesi lazım. İsrail'in de ABD için ne anlam ifade ettiğini hepimiz biliyoruz. Reel politik içerisinde, siyaset içerisinde Filistin haklı davasında her gün bence sonuca yaklaşıyor. Bunu samimiyetle ısrarla ve inatla sürdürmemiz lazım. Çünkü özgür, bağımsız bir Filistin devletinin varlığı hem Türkiye hem bölgemiz hem de dünya barışı için fevkalade önemlidir."
-"Özlemle bekliyoruz"-
Kısa süre önce BM'de Filistin'in bağımsız gözlemci devlet statüsünün büyük oy çokluğuyla kabul edildiğini hatırlatan Arınç, Türkiye'nin bu aşamada büyük gayret gösterdiğini vurguladı.
Arınç, "Filistin'in bu oylamada kazandığı başarı, elbette Türkiye'nin de katkılarıyla ortaya çıkmıştır. Bundan fevkalade memnunuz. Bundan sonraki aşamada artık Filistin'in BM'ye üye olma noktasında, bağımsız devlet olma noktasında kazanacağı statüyü hepimiz özlemle bekliyoruz" diye konuştu.
Türkiye'nin 3 yıldır İsrail ile mevcut ilişkilerini asgariye indirdiğine dikkati çeken Arınç, Mavi Marmara olayına değindi.
Olayın ardından Türkiye'nin İsrail'e " Gazze'ye ablukanın kaldırılması, Türkiye Hükümetinden özür dilenmesi ve şehitlerle yaralılar için İsrail'in tazminat ödemesi" şartlarını ileri sürdüğünü anımsatan Arınç, bunlar arasında özrün başta geldiğini, İsrail Hükümetinin yapılan korsanlıktan dolayı Türkiye Hükümetinden özür dilemesi gerektiğini ancak bugüne kadar bunun gerçekleşmediğini bildirdi.
Bu nedenle Türkiye'nin İsrail ile diplomatik ilişkilerini neredeyse sıfır noktasına indirdiğini ifade eden Arınç, "İsrail'in bu gelişmelerden zarar gördüğünü, özür dilemeye zaman zaman yaklaştığını, özür yerine geçebilecek başka cümleler bulmakta zorlandığını biliyoruz. Ama Türkiye Hükümeti bu tavrını devam ettirmiştir ve bu üç meselede bir gelişme sağlanmadıkça, açıkça Türkiye'den özür dilemedikçe artık ilişkilerin iyileştirilmesi de söz konusu olmayacaktır" değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye'nin, Filistin'in haklı davasını her zaman destekleyeceğini vurgulayan Arınç, Türk halkı ile Filistin halkının ekmeğini bölüşmeye de her zaman hazır olduğunu söyledi.
-"Halkın tek yürek olmasının önünde engel"-
Filistin'in kendi içerisinde siyasi bütünlüğünü sağlamak zorunda olduğuna işaret eden Arınç, şunları kaydetti:
"Ramallah ve Gazze ayrılması, El Fetih veya Hamas bölünmesi, Abbas, Haniye ve Halid Meşal farklılığı Filistin halkının tek yürek olmasının önünde engel gibi görünüyor. Bu konuda çok önemli adımlar atıldığını, bir kucaklaşmanın olduğunu biliyoruz. Artık tek yürek olarak Filistin'in sesinin daha gür çıkacağına da inanıyoruz. Ama emin olun zaman zaman yaşanan farklılıklar ya da aykırılıklar sadece Türkiye'de değil Filistin'i seven bütün dünyada kaygıyla karşılanıyor. Bir an evvel siyasi bütünlüğünüzü, toprak bütünlüğünüzü, inanç bütünlüğünüzü korumak ve gerçekleştirmek zorundayız. Türkiye bu konuda da üzerine düşeni her zaman yapıyor."
BM Güvenlik Konseyi, BM'nin statüsü ve etkinliğinin de artık daha güçlenmesi gerektiği kanaatinde olduklarını anlatan Arınç, "Sayın Başbakanımız zaman zaman bu Güvenlik Konseyi'nin yapısıyla BM'den bir aktivite beklemenin zor olduğunu söylüyor" dedi.
Suriye konusunu örnek gösteren Arınç, yaşananlara rağmen BM Güvenlik Konseyi'nden Suriye konusunda ciddi bir yaptırım çıkmadığına işaret etti.
Arınç, "Sadece 5 kurucu devletin Güvenlik Konseyi'nde veto hakkına sahip olması, bunun dışında 200 ülkenin elinin kolunun bağlı bulunması, kıtalar içerisinde hiçbir Güvenlik Konseyi'nin üyesinin bulunmadığı bir yapılaşma ne kadar etkili olabilir bunun sorgulanması lazım. Türkiye siyasi gücüyle bunu da sorgulamaya devam ediyor" şeklinde konuştu.
Ortadoğu başta olmak üzere halkının çoğunluğu Müslüman olan ülkeler ile Arap ülkelerinin Filistin konusunda ittifak içerisinde olması gerektiğini dile getiren Arınç, bugün Avrupa, Amerika, Asyasıyla çok geniş halkada Filistin'in bağımsız devlet olarak varlığını kabul etmek isteyenlerin bulunduğunu sözlerine ekledi.
-"Hepsi çok sevdiğimiz insanlar"-
Arınç, konuşmasının ardından öğrencilerin sorularını yanıtladı.
Bir öğrencinin "Türkiye'nin Filistin barışıyla ilgili rolü nedir" sorusu üzerine Arınç, gerek BM'de gerek ülkelerarası ikili ilişkilerde Filistin konusunu ısrarla konuştuklarını, bölge, dünya barışının gerçekleşmesi için Filistin-İsrail ihtilafının mutlaka bitmesi gerektiğini söylediklerini anlattı.
Arınç, burada başarı sağlamanın Türkiye'nin bu konudaki gücüne, karşısındaki muhatap ülkenin hem kendi düşüncesine hem başka bağlantılarına, ayrıca konjonktüre bağlı olduğunu kaydetti.
"Türkiye, Hamas ile El Fetih arasında ara buluculuk yapıyor mu" sorusunu Arınç, şöyle yanıtladı:
"Hamas ile El Fetih arasında ara buluculuk önemlidir. Bu kişilerin hepsini tanıyoruz. Hepsi çok sevdiğimiz insanlar. Hepsi Filistin halkını temsil etme iddiasındalar. Geçmişten bugüne kadar çok da acı çektiler. Ama ayrı ayrı olmak, ayrı ayrı yerlerden seslenmek, hatta bazen birbirlerinin sıkıntılarına kayıtsız kalmak, bize de size de yakışmıyor. Kardeşlik hukuku içinde Filistin halkının geleceği için elinizi uzatın, kucaklaşın, kardeş olduğunuzu hatırlayın" diyoruz."
Filistin davasının siyasi bir konu, bir ülkenin, halkın varlığıyla ilgili bir olduğunu belirten Arınç, Filistin gibi zorlu bir meselenin ancak barış ve diplomasi yoluyla çözülebileceğine inandıklarını söyledi. Arınç, "Sıkılı yumrukla el sıkışılmaz. Bir insanın elini sıkacaksınız ki merhaba diyeceksiniz ki ondan sonra meseleyi konuşuyor olabilesiniz" ifadelerini kullandı.
Başbakan Yardımcısı Arınç, "Arap Baharı" ile ilgili olarak da süreçte yaşanan olaylara değinerek, bunların temelinde artık halkın kendini daha demokratik şekilde temsil etme iddiasının bulunduğunu söyledi. - ANKARA
Son Dakika › Güncel › Başbakan Yardımcısı Arınç, Filistinli Öğrencileri Kabul Etti - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.