Engelsiz Amed Forumu'nda Büyükşehir Belediyesi Engelli Şube Müdürlüğü görevlisi tüm konuşmaları işaret dili ile salona aktardı. Foruma katılan Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Fırat Anlı, 10 yıl öncesine göre iyi noktada olunduğunu belirterek kentteki kimi kamu ve özel alanların engellilerin erişimine uygun olarak yeniden düzenlendiğini ancak daha kat edilmesi gereken bir mesafe bulunduğunu söyledi.
Yıllardır bedensel engelliler derneğine üye olduğunu belirten Anlı, herkesin potansiyel engelli adayı olduğunu söyledi. Anlı, "Bu şehir bir çok şeyle övünüyor. İsyankarlığı ile övünüyor, demokratik potansiyeli ile geçmişi ile temsil ettiği değerler ile övünüyor. Ama bir şehrin övünmesi gerekenlerin o toplumdaki dezavantajlıların karşı karşıya kaldığı muamele olmalıdır" dedi.
ENGELLİLERE NEZAKETSİZLİK YAPTIRIM KONUSU
Engelli örgütleri ve Engelli Meclisi'ne de büyük bir rol düştüğünü belirten Anlı, Büyükşehir Belediye Meclisi'nde bir engelli kotası olması gerektiğini söyledi. Engellilerin kimi kamu hizmetlerinden yararlanmada sıkıntıları bulunduğunu ifade eden Anlı, "Özel halk otobüsleri ve dolmuşlar engellilerden kaçılması gereken insanlar muamelesi yapıyor. Buradan ilan etmek istiyorum ki tek bir engellinin şikayetini biz ağır yaptırımları ile cezalandıracağız. Engelliye dönük en ufak bir nezaketsizlik ağır yaptırımlar ile karşılaşacaktır. Belediye olarak yetkimizi sonuna kadar kullanacağız" diye konuştu.
Şehirde bazı fiziki engeller bulunduğunu ve bunları gidermek için büyük bir maliyet gerekmediğini de vurgulayan Anlı, 2015'e kadar kimi hedeflerin belirlenebileceğini söyledi.
ANADİL SORUNU ÖNEMLİ
Psikolojik Danışman ve Rehberlik Derneği Başkanı ve Engelsiz Amed Forumu'nun moderatörü Mustafa Arık, kendi yaşamlarını engelleyen her bir şeyin doğru ifade edilmesi ve çözüm önerileri geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Arık, rehber öğretmen olduğunun anımsatarak bir öğretmen arkadaşının bir kız öğrenci için "zekâ özürlü' tanımlaması yaptığını belirterek, "Nereden anladınız, diye sordum. Hiçbir şey anlamadığını söyledi. Kızla görüşmeye başlayınca fark ettim ki Türkçe sorduğum hiçbir şeyi anlamıyor ve cevap vermiyor. Kıza ondan sonra 'Nave te çîye?' dedim. Hemen cevapladı ve ondan sonra Kürtçe sorduğum her şeyi oldukça akıcı bir şekilde cevapladı" dedi. Daha sonra annesi ve öğretmenine yönergeler verdiğini anlatan Arık, anadil meselesinin bu konularda önemli olduğunu söyledi.
OTİZM ORANI ARTIYOR
Dünyada çocuk felci ve çocukluk hastalıklarından kaynaklı engellilik oranının azaldığını buna karşın otistik çocuk sayısında artış yaşandığını belirten bir katılımcı otizmin bir yaşam biçimi olduğunu söyledi. Zihinsel engelli çocuğu olan babaların evlerini terk ettiğini ifade eden katılımcı, babanın kendisine ayrı bir hayat kurduğunu anne ve çocuğu ötekileştirdiğini söyledi. Annelerin çocuklarını bir gün bırakıp hayata bağlanacağı bir yerleri olmadığını belirten aynı katılımcı, belediyelerin acilen bunu kurmaları gerektiğini belirtti. Katılımcı, sosyal medyada çok duyarlı olanların çocuğunun engellilerle birlikte aynı sınıfta eğitim görmesini istemediğine dikkat çekti.
"Kaldırımlar ticarethane değildir" diyen aynı katılımcı, savunuculuk yapılırken acınmaktan ve acımaktan uzak durulması gerektiğini de bildirdi. SSPE Derneği Başkanı Ercan Akto da tüm engelli kurum ve kuruluşlara çağrı yaparak SSPE hastaları konusunda yanlarında olmasını istedi.
ÇALIŞMALARDA ENGELLİLERİN ONAYI OLMALI
Diyarbakır Engelli Meclisi'nin bir üyesi de temel sorunlarının özgürlük ve eşitlik sorunu olduğunu söyledi. Özgürlüğün sadece devletle ilişkilendirilmeyeceğini belirten katılımcı, "Özgürlüğü, eşitliği veya demokrasiyi biz ulaşımda istiyoruz. Adalet istiyoruz, herkesin bizim hakkımıza hukukumuza saygı duymasını istiyoruz. Demokrasi istiyoruz. Çünkü Türkiye'nin engelliler cezaevine döndüren şey engellilerin karar mekanizmalarına dâhil edilmemesidir" diye konuştu. Karar mekanizmasına engellilerin dahil edilmeden yapılmasının yanlışlığına dikkat çeken katılımcı, engellilerle ilgili bütçenin ayrı olması gerektiğini söyledi. Katılımcı ayrıca yapılan tüm çalışmalarda engelli biriminin onayı ile hayat bulmasının önemine dikkat çekti.
Altı Nokta Körler Derneği adına konuşan bir katılımcı ise engellilere özel parklar yapmak yerine parkların engellilere uygun hale getirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
MİNİBÜSLER KALDIRILMALIDIR
Moderatör tartışmalarda da ortaya çıkan önerilerini şu şekilde özetledi: "Yerel yöneticilerin engellilere yönelik aldığı kararlarda mutlaka engelliler olmalıdır. İmar, ruhsat, park, bahçe gibi çalışmaları yapan personelin mutlaka eğitilmesi gerekir. Toplu taşıma araçlarında görme ve işitme engellilere yönelik bir sonraki durak ile ilgili sesli ve görüntülü uyarı sistemi kurulmalıdır. Minibüslerden mutlaka kurtulmalıyız. Şikayet etmezsek sonuç alamayız."
BELEDİYE HUZUREVİ YAPMASIN
Öğleden sonra da Amed Yaşlılar Forumu düzenlendi. DİAYDER Başkanı Melle Zahit Çiftkuran'ın moderatörlüğünü yaptığı forumda insanın çocukluk, gençlik ve yaşlılık dönemi olduğunu belirterek, "Çocuğun gencin ve yaşlının yaşamları birbirlerine bağlıdır. Çocuklar saygı göstermeli, tecrübelerinden yararlanmalıdır. Eğer böyle olursa o halkın sırtı yere gelmez" dedi.
Bir katılımcı yaşlıların otobüslere ücretsiz binmesi için kart çıkarmalarını istedi. Bir başka konuşmacı da Büyükşehir Belediyesi'ne Sümerpark'ta Yaşlılar Merkezi kurmasından dolayı teşekkür etti. Bir konuşmacı ise Büyükşehir Belediyesi'nden "huzur evi" yapmaması için çağrı yaparak, "Eğer yaparlarsa çocuklarımız bizi huzur evlerine atarlar, çocuklarımız bizi sokağa atarlar" diye konuştu.
Bir başka katılımcı ise belediyeden birkaç yerde yaşlılar için merkez kurmasını isteyerek, "Yaşlılar için sabah bir çorba içebilecekleri bir yer yapsın. Öğle ve akşam yemeği de verebilir. Böylece biz ihtiyarların hayatı daha konforlu rahat olur" dedi.
SEPETİ EVE GÖTÜR, SANA LAZIM OLUR!
Seyda mala Süleyman yaşlı ve genç kuşak ilişkisi ile ilgili şu meseli anlattı: "Bir adamın eşi ona der ki 'Ya beni tutarsın ya babanı, beni tutarsan yaşlı hasta babanı evden atarsın' Sonra birlikte yaşlı adamı sepete koyup Amed surları gibi bir yere koyarlar. Sonra adamın da yıllar sonra çocukları olur ve çocuklarının eşleri de aynı şeyi o adam için isterler. O yaşlıyı ilk attıkları sepetle kendisi bir daha Ben u Sen'e götürülür ve oraya konur. Adam o zaman fark eder ki ve kendisini atan çocuklarına der ki 'Bu sepeti eve geri götürün, gün gelecek size lazım olacak. Bakın ben kendi babamı attım, bana lazım oldu. Babama bu kaderi yaşattım, aynı şey başıma geldi' Eğer siz kendi yaşlılarınızın kadir ve kıymetini bilmezseniz sizin de yaşlanacağınız gün aynı şey başınıza gelecektir."
ANLI: BİZE IŞIĞINIZI ESİRGEMEYİN
Toplantıya daha sonra katılan Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Fırat Anlı, yaşlılara kültürlerini aktardıkları için teşekkür ederek konuşmasına başladı. Her geçen gün hayatın değiştiğini çocukların sitelerde sadece çekirdek aile içinde büyüdüğünü belirten Anlı, "Çekirdek ailede herkes sadece kendi annesini babasını kardeşini görüyor. Oysa geçmişte hepimiz iç içe yaşıyorduk. Bu hayat bize sizlerden bir emanettir ve lazımdır ki, biz de bu hayatı, bu gelenekleri, kültürü bizden sonraki kuşaklara aktaralım" dedi. Anlı yaşlılara "Sizin deneyimlerinize, tavsiyelerinize ihtiyacımız var" dedi. Tüm ailelerin ve anaların çok büyük bedel ödediğini anımsatan Anlı, "Bunu her daim aklımızda tutacağız. Bundan sonra niyetimiz sizinle daha fazla zaman ve ortak çalışma yürütmektir. Sizler bizim için bir yıldız gibi, ışığınızı esirgemeyiniz" diye konuştu.
Moderatör Melle Zahit Çiftkuran "Bu oturum saçı sakalı beyazlar, yaşlılarımız için yapılmıştır. Eşbaşkanımız da aynaya baktığında görecektir ki onun da saçlarına aklar düşmüştür. Umuyorum ki ne vakit onları görürse, bizi hatırlasın ve ona göre çalışmalarına yön versin" diyerek oturumu kapattı. Çiftkuran daha sonra sözü salonda bulunan bir dengbeje verdi. Dengbej de kaside ve stranlarını seslendirdi.
Son Dakika › Güncel › Büyükşehir Forumları Geleceğe Işık Tutuyor - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.