Erdoğan: Ey BM Güvenlik Konseyi, Sen İşe Yararsın? (2) - Son Dakika
Son Dakika Logo

Erdoğan: Ey BM Güvenlik Konseyi, Sen İşe Yararsın? (2)

Erdoğan: Ey BM Güvenlik Konseyi, Sen İşe Yararsın? (2)
24.08.2013 17:27

Başbakan Erdoğan, kendilerini ülke dışında eleştiren, uluslararası medyada hedef haline getirenlerin, Mısır'da darbeye darbe diyemeyecek kadar zavallı olduklarını, onurlu, şerefli, ilkeli bir duruş sergileyemediklerini öne sürdü.

"beyaz SARAY'DAN CEVAP GELİNCE ÜZÜLDÜM"

Başbakan Erdoğan, kendilerini ülke dışında eleştiren, uluslararası medyada hedef haline getirenlerin, Mısır'da darbeye darbe diyemeyecek kadar zavallı olduklarını, onurlu, şerefli, ilkeli bir duruş sergileyemediklerini öne sürdü. Erdoğan, şunları söyledi:

"Demokrasi diyorlar di mi? Nasıl demokrasi bu? Biz demokrasiyi siyasi literatürde sandık olarak öğrendik. Tüm öğrencilik hayatımızda uygulamada bunu böyle öğrendik. Milletin iradesinin sandıkta tecellisi olarak öğrendik. Ama son zamanlarda bir şey daha öğrendik. Baktık ki 2011, 3 Şubat, İsrail'de bir panel. Bu panelde eski Dışişleri, şimdi Adalet Bakanı olan bir bayan, onun yanında Fransa'daki bir Yahudi entelektüel. Soruyor moderatör; 'Eğer Mısır seçimlerinde Müslüman Kardeşler kazanırsa buna ne dersiniz?'. 'Böyle bir şeyi düşünmek istemem, zaten de olmaz. Ama kazanırlarsa iktidarda kalamazlar. Filistin'de kalamadılar, Cezayir'de kalamadılar' diyor. Ardından da 'demokrasi sadece sandık değildir' diyor. Demokrasi sandık değildir diyenlerin kim olduğunu öğrendiniz mi? İşlerine geldiği zaman sandık, işlerine geldiği zaman değil. Bunu ben söyleyince Beyaz Saray'dan cevap geliyor. Üzüldüm. Niye? Çünkü bunun muhatabı Beyaz Saray değildi. Burada Amerika'yı değil İsrail'i ifade ettim. Beyaz Saray'a ne oluyor da bunu konuşuyor? Beyaz Saray bunu dillendirmemeliydi. Beyaz Saray böyle bir şeyi konuşmamalıydı. Bunu konuşması gereken varsa İsrail konuşmalıydı. NATO'da birlikte olan iki ülke olarak bir ortağın diğer ortağa böyle yaklaşımı yakışık almadı. Dünyanın çifte standardını göstermesi bakımından bu da çok önemli. Biz uzun ince bir yoldayız gidiyoruz gündüz gece. Gideceğiz gündüz gece. Esmaları yalnız bırakamayız. Suiriye'de kimyasal silahlarla öldürülen, şehit edilen o yavruları yalnız bırakamayız. 100 binin üzerinde insan öldürülüyor, onları yalnız bırakamayız. Livaül hamd ismiyle müsemma sancağın altında buluşmak herkesin harcı değil. Ona doğru yol haritası çiziyoruz. Onun için Rabia meydanı çok önemli, Adeviye, Mansuriye, İskenderiye, çok önemli. Asla yalpalamadan, Akif'in ifadesiyle, 'İmandır o cevher ki, ilahi, ne büyüktür, imansız olan paslı yürek sinede yüktür'. Biz paslı yürekler taşımadan yürüyeceğiz."

KONFÜÇYÜS'TEN ÖRNEK VERDİ

Başbakan Erdoğan, ana muhalefet partisi milletvekillerinin Şam'a gitmesini, Beşar Esad'ı ziyaret edip birlikte fotoğraf çektirmelerine değinirken, şöyle devam etti:

"Kişi sevdikleriyle beraberdir. Bunu unutmayın. Bunlar onlarla beraber. Öyle diyor Konfüçyüs, 'Söyle bana arkadaşını söyleyeyim sana kim olduğunu'. Bunlar hep ortada. Biz kiminleyiz? Halklayız, Hak'layız. Ana muhalefet partisi sorumlularına soruyorum; gazetelerde, televizyonlarda yeni doğmuş bebeklerin, masum çocukların solgun yüzlerine bakabildiniz mi, sırtını sıvazladığımız o zalimin insanlık dışı katliamı ile gururlandınız mı? Kendi ülkesinin Başbakanını diktatörlükle itham edenler, dünyaya şikayet edenler, sırtını sıvazladıkları Esed için diktatör sıfatını kullanabilecek cesarete sahipler mi? Reyhanlı'da 53 kardeşimiz alçakça saldırıda katledildi. Bunun altından CHP'ye rehberlik eden suç örgütleri çıktı. Bu alçaklığı unutmadık ve unutmayacağız. CHP'nin terör örgütleriyle ilişkisini, başka ülkelerin diktatörlüğüyle işbirliğini, sokak sokak kaos için yaptığı çatışma çağrılarını unutmayacağız. Türkiye düşmanı diktatörlerle yürüyorlar ama biz sizlerle yürüyeceğiz. Diktatörün ne olduğunu da bilmiyorlar. Diktatöre diktatör diyemezsin. Konuştuğun anda o meydanda sizi sallandırırlar. Sen geleceksin, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanına, genel başkan olarak 'Diktatör' diyebilecek kadar özgürlüğü yaşacaksın, utanmadan sıkılmadan bunu söyleyeceksin. Bir de 'Özgürlük yok' diyeceksin. Her şey yargıda. Şu ana kadar CHP genel başkanından 100 milyona yakın tazminat kazandım. Kayseri Belediye başkanım meydanda sucuk dağıttı. Biraz daha biriksin diyoruz, daha davalar devam ediyor. İnşallah biz de biz de fakir fukara, garip gurebayı Kılıçdaroğlu'ndan gelenlerle biraz sevindirelim istiyoruz."

"ETNİK, DİNSEL, BÖLGESEL MİLLİYETÇİLİK YOK"

Başbakan Erdoğan konuşmasının son bölümünde, Mardin'de yaptığı konuşmada, "Milliyetçiliği ayaklar altına aldık" dediğini, Kılıçdaroğlu'nun bunun üzerine, " Rize'de yap da görelim" dediğini hatırlatarak, şunları söyledi:

" AK Parti'nin ilkelerinde etnik, dinsel, bölgesel milliyetçilik yoktur. Kılıçdaroğlu, 780 bin kilometrekarenin tamamında aynı şeyi söyleriz. Bir yerde başka, bir yerde başka olanlardan değiliz. Akşam başka, sabah başka konuşanlardan değiliz. Yüreğimizin sesini duyarak konuşuruz. Çünkü fikrinin düşüncesinin namusuna sahip olamayanlardan siyasetçi olmaz. Bunu böyle biliniz. Siz dik durduğunuz müddetçe Allah'ın izniyle biz haksızlık karşısında eğilmeyiz. Siz hayır duası ettiğiniz müddetçe Türkiye'yi büyütmeye devam ederiz. Türkiye yürekleri kanatan değil. su serpen, yüreklerin bizimle ferah hale geldiği ülke olacak. Kimin ne dediğine bakmayın. Kimin hangi tuzağın peşinde olduğuna aldanmayın. Siz tencere ; tava diyenlere zaten gereken cevabı verdiniz. Rize'ye geldiler mi bu Geziciler. Geldiler fakat tencere tava bulamamışlar. Trabzon'da, Ordu, Giresun, Samsun'da bulamamışlar. Allah'ın izniyle hiçbir yerde bulamayacaklar."

Erdoğan konuşmasının ardından hayırseverlere plaket verdi. Eşi Emine Erdoğan ve törene katılanlarla birlikte kurdeleyi kesen Başbakan Erdoğan, halkı selamladıktan sonra Rize Valiliği'ne geçti.

"DÜNYAYA LİDER OLDİ ŞİMDİ BİR POTAMYALİ'

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın geceyi geçirdiği Rize'nin Güneysu ilçesinde sokaklar Başbakan'a destek pankartlarıyla donatıldı. Pankartlarda, 'Adaleti arayanlar Ömer'ine kavuştu', 'Taksim'de alın öpenlere sandıkta hesap soracağız', 'Kefenimiz yanımızda, sizin yolunuzdayız', 'Ne liderler gördük uzaktan kumandali, dünyaya lider oldi, şimdi bir Potamyali' yazıları dikkati çekti.

KİMYASAL SALDIRIYA ÖNLEM

Başbakan Erdoğan'ın toplu açılış törenleri düzenleyeceği alanda alınan yoğun güvenlik önlemleri de dikkat çekti. Gazeteciler de x-ray cihazından aranarak içeriye sokulurken, basın mensuplarının bulunduğu bölümde iki sivil polisin ellerinde gaz ölçüm aletleriyle kimyasal bir saldırıya karşı ölçüm yapması da dikkat çekti.

Başbakan Erdoğan'ın konuşması sırasında kalabalığın arasında baygınlık geçiren kadınlara da sağlık ekipleri müdahale etti.

OĞLU, VİLLADAKİ INI PAŞLAŞTI

Bu arada oğlu Bilal Erdoğan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Güneysu'daki villasında çekilen terlikli fotoğrafını Twitter'deki hesabında takipçileri ile "Rize'deyiz" notuyla paylaştı. Bu fotoğraf Erdoğan ailesinin yıllardır Rize'ye gelişlerinde konakladığı Merkez Mahallesi'ndeki villalarının içinden ilk fotoğraf oldu.

Kaynak: DHA

Son Dakika Güncel Erdoğan: Ey BM Güvenlik Konseyi, Sen İşe Yararsın? (2) - Son Dakika


Advertisement