Fatma Nur ve Kızı'nın Davasında Tepkiler - Son Dakika
Son Dakika Logo

Fatma Nur ve Kızı'nın Davasında Tepkiler

05.05.2026 18:28

Cinsel istismar davasında talep edilen gizlilik kaldırılmadı, sanığın tutuklanma isteği reddedildi.

Haber: Beril KALELİ/Kamera: Hakan KAYA

(İSTANBUL) İki ay önce şüpheli bir şekilde yaşamlarını yitiren Fatma Nur Çelik ve 8 yaşındaki kızı Hifa İkra Şengüler'le ilgili cinsel istismar davasının duruşması İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapıldı. Baro temsilcilerinin, kadın örgütlerinin ve siyasi partilerinin, Hifa İkra ve annesi Fatma Nur Çelik'in şüpheli ölümünün ardından savunmalarını üstlenmek amacıyla davaya katılma taleplerinin yanı sıra avukatların, sanığın tutuklanması ve dosyadaki gizlilik kararının kaldırılması yönündeki talepler mahkeme tarafından reddedildi. Duruşmanın ardından açıklama yapan Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği Başkanı avukat Müjde Tozbey, CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Temsilcisi Gülsüm Kav ve Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sevda Karaca taleplerin reddedilmesine tepki gösterdi.

Bir vakfın yöneticisi olduğu belirtilen Ayhan Şengüler'in, kızı Hifa İkra Şengüler'e 3 yaşındayken cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla yargılandığı davanın duruşması bugün İstanbul Anadolu Adliyesi'nde 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapıldı. Dosyadaki gizlilik kararı nedeniyle duruşma basına ve izleyicilere kapalı gerçekleşen duruşmayı barolardan ve kadın örgütlerinden avukatlar ile siyasi parti temsilcileri takip etti. Fatma Nur Çelik ve Hifa İkra'nın şüpheli ölümünün ardından gerçekleşen ilk oturumu yapılan duruşmaya, mahkeme başkanı raporlu olduğu gerekçesiyle katılmadı. Duruşmada, Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği, İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi ve Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM), CHP, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ve Mor Dayanışma davaya katılma talebinde bulundu. Avukatlar ayrıca sanığın tutuklanmasını ve dosyadaki gizlilik kararının kaldırılmasını talep etti.

Savcı sanığın bir sonraki duruşmaya zorla getirilmesini istedi

Duruşma savcısı da davaya katılma taleplerinin kabul edilmesini ve sanık hakkında bir sonraki duruşmada hazır bulundurulmasına yönelik zorla getirilme kararı çıkarılmasını talep etti. Katılma taleplerini, gizlilik kararının kaldırılması talebini reddeden mahkeme heyeti sanığın sonraki duruşmada hazır bulundurulmasına karar vermekle birlikte zorla getirilmesi yönündeki talebi de reddetti. Duruşma 14 Ekim'e ertelendi.

Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği Başkanı avukat Müjde Tozbey duruşmanın ardından adliye önünde yaptığı açıklamada taleplerin reddedilmesine tepki gösterdi. Tozbey şöyle konuştu:

"İstismarcı babanın tutuklanmasını istedik"

"Artık Fatma Nur ve Hifa olmadığı için ve bu dosya tüm kamuoyuna mal olduğu için tüm toplumun bu dosya hakkında bilgi alma hakkı olduğunu söyledik. ve bu nedenle dosyadaki gizlilik kararının kaldırılmasını ve duruşmanın herkese açık hale getirilmesini istedik. Talebimiz tabi ki reddedildi. Ayrıca istismarcı babanın tutuklanmasını istedik. Her duruşmaya gelen istismarcı baba bugün gelmedi. Artık duruşmayı, davayı ciddiye almıyor. Bugün gelmeyen babanın tutuklanmasını istedik. Tabi ki heyet talebimizi reddetti... Dedik ki 'Fatma Nur ve Hifa artık kendilerini savunmamıyorlar; ama biz kadın örgütleri, barolar buradayız onlar adına müdahil olmak istiyoruz. Onları savunan kimse yok, ailesi dahi savunmuyor' dedik. Mahkeme yine talebimizi reddetti..."

"Fatma Nur'un tecavüzcüsüyle evlenmesine sebep olan ailesinin duruşmaya çağırılmasını istediler"

Biz şu sonuca varıyoruz: Bizleri istemiyorlar; kendilerini toprağın altında oldukları için savunmayan kadın ve çocuklar yerine dahi istemiyorlar. Ama duruşmaya kimin çağırılmasına karar verildi biliyor musunuz? Fatma Nur'un tecavüzcüsüyle evlenmesine sebep olan ailesinin duruşmaya çağırılmasını istediler. Duruşmada soracaklar anne babasına, 'Bu çouğun istismar edilmesinden dolayı damadınızdan şikayetçi misiniz?' diye. Aylardır, hatta yıllardan yanlarında olan bizlere sormak yerine, onu tecavüzcüsüyle evlendiren, istismarcı babayla yaşamak zorunda bırakan aileyi duruşma salonuna çağırma kararı aldılar. Biz bunlardan yılmayacağız. 14 Ekim'de yine bu azimle bir arada olacağız, Fatma Nur ve Hifa'yı yalnız bırakmayacağız."

"Bundan sadece 3 ay önce Fatma Nur Çelik'le buradaydık. Kendisi, dünyanın en büyük adalet saraylarından biri olan İstanbul Anadolu Adalet Sarayı'nda, isminde 'adalet' olan bir parti tarafından yönetildiğimiz bir dönemde, adalet nöbeti tutuyordu. Bana dedi ki, '5 Mayıs'ta yapılacak olan duruşmaya kadar hayatta kalacağımı zannetmiyorum'. ve bugün Fatma Nur Çelik ve 8 yaşındaki kızı Hifa İkra aramızda değil" diyen CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka ise duruşmaya ilişkin şöyle konuştu:"

"Bizler Fatma Nur Çelik'in o haykırışı havada asılı kalmasın diye, al yanaklı Hifa kızımızın umutları, hayalleri, yarım kalan adalet mücadelesi havada asılı kalmasın diye sonuna kadar mücadeleye devam edeceğiz"

"Yaklaşık 2,5 saat süren bir duruşma gerçekleşti. Duruşmada, kadın örgütlerinin, baroların, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) örgütünün, bir çok siyasi partinin de katılımıyla birlikte bir dayanışma sergilendi. Bir çok kişi davaya müdahil olmak üzere dilekçe verdi. Biz de CHP olarak davaya müdahil olmak istedik. '8 yaşındaki Hifa'nın hakkını savunuyoruz, 30 yaşında hayalleri yarım kalan Fatma Nur Çelik'in hakkını savunuyoruz, ama onun yanı sıra tüm kadınların, tüm çocukların güven içerisinde, adalet içerisinde yaşama hakkını da savunuyoruz. O yüzden bizlerin bu davaya müdahil olma, katılma hakkı var' dedik. Heyet duruşmaya bir süre ara verdikten sonra katılım taleplerimizi reddetti. Yani şu anda, bu davanın ilk üstlenicisi Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği dahi davada katılımcı konumunda değil. ve bütün bu süreci inşa eden aile, mirasçı statüsüyle bundan sonra davayı yürütecek. Ama bizler Fatma Nur Çelik'in o haykırışı havada asılı kalmasın diye, al yanaklı Hifa kızımızın umutları, hayalleri, yarım kalan adalet mücadelesi havada asılı kalmasın diye sonuna kadar mücadeleye devam edeceğiz. 14 Ekim'de de burada olacağız ve bu süreci, adalet yerini bulana kadar asla bırakmayacağız"

Kav: Çoukların ve kadınların ölümlerinin bile bir detay olarak ele alınabildiği bir duruşma gerçekleşmesinden hicap duyuyoruz

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Temsilcisi Gülsüm Kav "Bir kaç saat önce adliyeye girerken daha ümitliydik, ümitlerimizi yine Türkiye'deki adalet mekanizması boşa çıkardı. Ama elbette ki biz yılmayacağız. Böyle iniş çıkışlar olur; bunların hepsi de mücadeleye dair; hepsini göğüsleyeceğiz" dedi. Kav şöyle devam etti:

"Fatma Nur canlı bir biçimde bu noktadaydı. Hayatını kaybetmiş olduğu halde kızıyla beraber, mahkeme heyeti bunu önemli gelişme olarak görmedi. Bu kadar gecikerek verilen duruşma tarihiyle adaletin bilinçli bir biçimde geciktirilmesi kararı yerine, derhal sanığa tutuklamanın çıkması, (anne kızın) şüpheli ölümleriyle ilgili gerçeklerin açığa çıkması için hukuki sürecin hızlandırılması, bu anlamıyla dosyalar birleşerek adalete kavuşmanın hızlanması gerekiyordu. Tam tersine bir sonuçla karşı karşıyayız... Çoukların ve kadınların ölümlerinin bile bir detay olarak ele alınabildiği bir duruşma gerçekleşmesinden hicap duyuyoruz. Aile Bakanlığı'nın temsilci ve avukatlarının da içeride olduğunu gördük. Vatandaşların korunmasıyla ilgili görevi olan tüm bakanlıkların da bundan hicap duyması gerekirken bugün manzarayla karşı karşıyayız. Ekim'e ertelenmesi sanıkla ilgili bazı tehlikeleri düşündürtüyor elbette, belki de şimdiye kadar gerçekleşmiş olan... Eğer böyle yollar bulunabiliyorsa sanıkları korumak için, biz de gerçeğin açığa çıkması için her türlü yeni yollar bularak bu mücadeleyi sürdüreceğiz"

Karaca: "Mahkemenin kararları kadınlara, hukuk kurumlarına, kadın örgütlerine, 'sizi saymıyorum' demek; unutturma çabası demek"

Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sevda Karaca ise şöyle konuştu:

"Fatma Nur ve Hifa İkra adalet müacdelelerini bizlere emanet etmişlerdi. Ama bugün mahkeme katılma taleplerinin tamamını reddederek, gizlilik kararını kaldırmayarak, yıllardır aramızda dolaşmasına izin verdiği istismarcının özgürlüğü yine her şeyin önüne koyarak tutuklamayarak hepimize bir mesaj verdi. Unutturmak istiyorlar, kapatmak istiyorlar; halkın gözünden bu davayı, bu adaletsizliği, tarikatlerin, cemaatlerin çürümüşlüğünü kaçırmak istiyorlar. Biz emanetimize sahip çıkacağız. Biz adalet vasiyetine sahip çıkacağız. Katılma taleplerinin yerini bulmaması demek, Fatma Nur'un ve Hifa'nın ardından gözyaşı döken, yas tutan ama öfkesini diri tutan bütün kadınlara sizi saymıyorum demek. Hukuk kurumlarına, kadın örgütlerine, 'sizi saymıyorum' demek. 'Saydığım tek şey tarikatların, cemaatlerin, istismarcıların bekası' demek; 'Devletin yapmadıklarını sorgulamayacağım' demek. Buna izin vermeyeceğiz. Katılma taleplerimiz kabul edilse de edilmese de biz bu mücadeleye sahip çıkacağız. Ayrıca, artık Hifa aramızda değil, çocuğun üstün yayarı diyerek gözlerden kaçırmaya çalıştıkları bu davada hala gizlilik kararının devam ettirilmesi demek unutturma çabası demek. Unutturmayacağız, affetmeyeecğiz. Hesap sormaya devam edeceğiz."

Karaca'nın ardından kadın hakları savunucusu Nevda Tunk da bir konuşma gerçekleştirdi.

Kaynak: ANKA

Son Dakika Güncel Fatma Nur ve Kızı'nın Davasında Tepkiler - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement