Gürsel Tekin rozet töreninde CHP'den ayrılmayanları CHP'li gibi davranmaya çağırdı

Mahkeme kararıyla CHP İstanbul İl Başkanlığı görevi sona eren Gürsel Tekin, 17. Rozet Takma Töreni'nde 'Ya CHP'li gibi davranacaklar ya da bir an önce CHP'den ayrılacaklar' dedi. Tekin, törende CHP'nin yeni üyelerine parti rozetlerini takdim etti.
(İSTANBUL) - Mahkeme kararıyla CHP İstanbul İl Başkanlığı görevi sona eren Gürsel Tekin, "Hiçbir nezaket, hiçbir kural tanımayan birçok aymazın CHP'nin kurumsal kimliğini kirletmesine izin vermeyeceğiz. ya CHP'li gibi davranacaklar ya da bir an önce CHP'den ayrılacaklar" dedi.
CHP İstanbul İl Başkanlığı'nda 17. Rozet Takma Töreni gerçekleştirildi. Törende konuşan Gürsel Tekin, şunları söyledi:
"CHP'nin en büyük işlevi, demokrasiye, özgürlüklere ve Cumhuriyet'in değerlerine sahip çıkmaktır. Çokça bu ifadeleri kullanan bir siyasetçiyim. Ama takdir edersiniz ki o kadar zor ki o kadar kudretli suç örgütleri oluşmuş ki... Hani bir deyim var: Bütün ortaklıklar kolay bozulur ama suç ortaklıklarını bozmak çok zordur. Son dönemlerde imar çeteleri, fon çeteleri, ihale, arsa, siyaset çeteleri, uyuşturucu çeteleri, suç örgütü çeteleri... Adeta bir çeteler ülkesi zincirine döndük. Milletimizin gerçek gündemi unutuldu ve Türkiye, bir çeteler cenneti haline geldi.
Son yaşadığımız sorunların ne kadar büyük olduğunu, sorunun ne kadar derin olduğunu, siyaset-ticaret ilişkisinin nasıl iç içe girdiğini ve siyasetin neden kirlendiğinin en somut son örneği, bu yaşamış olduğumuz fon hikayeleri, ondan önceki bu çeşitli yaşanan olaylardır. Bütün bunların bu kadar cesurca hareket etmelerinin temel nedeninin, geçmiş dönemdeki CHP'nin yokluğundan kaynaklandığını ifade etmek istiyorum. Herkesin en büyük korkusu, 'Aman ha! Cumhuriyet Halk Partisi duymasın'dı. Son 103 yıllık tarihimize baktığımızda, özellikle siyasi partilerin, yani çok partili döneme geçtiğimiz tarihten itibaren her siyasi parti, iktidar olan, hatta barajın altında kaldığı dönemde bile, 'CHP ne düşünüyor? Ne yapabilir? Oraya bir bakalım' derdi. Devlete istikamet veren, devletin akıl aldığı, devleti yönetenlerin başvurduğu bir limandı CHP. Ne yazık ki çok ciddi sorunlar yaşadık ve bu sorunlardan dolayı maalesef Türkiye'nin gerçek gündeminden kopan bir siyasi parti durumuna geldik.
"YEDİ DÜVELLE MÜCADELE ETTİK"
Şimdi çok şükür, çok büyük badireler atlattık. Biraz önce ifade ederken, ilk geldiğimiz günden itibaren bana bir arkadaşım çok güzel bir mektup yazmış. Bir gazeteci arkadaşımızın süreçle ilgili kendisinin isyanını ve öfkesini bana anlatıyor. Dedim ki, o isyanı, öfkeyi o gün bizimle yaşadığı için, sorunun direkt içinde olduğu için, tanığı olduğu için bunları ifade etti. Şuna emin olabilirsiniz: Yedi düvelle mücadele ettik. Bunların belgeseli de olacak arkadaşlar. Çünkü burası CHP. CHP'nin en önemli özelliği ahlaki üstünlüğüydü. Bu üstünlüğü hiç kimseye kaptırmadı ama öyle bir duruma geldik ki, biraz önce saymış olduğum bütün bu sorunların mimarı olanlar, tertemiz mazisi olan CHP'den hesap sorar hale getirdiler. Kim bunun sorumluları? Bunun sorumluları, maalesef son 7-8 yıldır çeşitli imkanlarla, olanaklarla, çeşitli siyasetçilerle iş ortaklıkları yaparak, onları finanse ederek partimize sızmış. Yüzün üstünde itirafçı var.
Bir daha söylüyorum: Allah ömür verirse bize, bana, arkadaşlarıma, salondaki olan yürekli insanlara, bunların tamamının kökünü CHP'de kazıyana kadar mücadelemiz devam edecektir. Bizim dünyamızda, bizim partimizde itirafçılık diye bir şey olmaz. Ama bir türlü olmuş kardeşim. Hatta dün merak ettim. Özellikle bir kısım partiye üyeliği olan itirafçıların, 'Ya bunlar üye zamanında partiden atılmış mı, atılmamış mı' diye bakalım derken utandım bir CHP'li olarak. Bir kısmı kendileri istifa etmiş. Halbuki bakın, burada oturan çokça arkadaşımız savunmasız infaz edildiler. Ama yüzlerce arkadaşımızın tutukluluğuna sebep olan Ertan Yıldızlar, Turgut Koçlar, Ahmetler, Asoylar, Masoyların hiçbirisine dokunamadılar. Bırakın Cumhuriyet Savcılıklarına suç duyurusunda bulunmayı, dokunamadılar. Bunları aştık. Şimdi önümüzde çok kritik bir süreç var.
"ÇÜRÜMÜŞ BİR SİYASET ANLAYIŞI DÖNEMİ BAŞLADI"
Maalesef çürümüş bir siyaset anlayışı, sokaktan, seçmenden kopan bir iktidar, kendi iktidarını sürdürebilmesi için transferler dönemi başladı. Aldı-sattı dönemleri başladı. Televizyonlarda görüyoruz. CHP'li belediye meclis üyeleri AK Parti'ye geçti. Bunların hiçbirisi CHP'li değildi. CHP'li olsa, CHP İstanbul İl Başkanı olarak 43 yıldır bu yuvada olan insan olarak ben bilirim. Çeşitli dönemlerde, çeşitli nedenlerle CHP'nin plakasını kiralayanlara burada sesleniyorum. Aynı film Adalar'da oldu. Bütün yetkililere sesleniyorum. Sayın Nuri Aslan, size de sesleniyorum: Bu kürsüde, koşulsuz, önümüzdeki süreçte Nuri Aslan'ın yanında olacağız, destekleyeceğiz dememize rağmen, maalesef hiçbir nezaket, hiçbir kural tanımayan birçok aymazın CHP'nin kurumsal kimliğini kirletmesine izin vermeyeceğiz. ya CHP'li gibi davranacaklar ya da bir an önce CHP'den ayrılacaklar. Bütün bu süreci, millet iradesiyle kazanmış olduğumuz İstanbul'u, belediyeleri kaptırmamak adına zehir içmeye devam ettik.
Şimdi, düşünün, İstanbul İl Başkanısınız, yöneticisiniz, bu arkadaşlara, 'Gelin', yok, 'ayrılın', yok. Ekranlarda görüyoruz. Şu anda bunları niye söylüyorum? Arkadaşlarım bilir. Üsküdar seçiminden bir ay önce yine bu kürsüde söyledim. Çeşitli derneklerde parayla transfer edilen siyasetçileri söylemiştim. Aynı filmin, aynı sorunun çeşitli ilçelerde devam ettiğini görüyoruz. Millette alamadığınızı zorbalıkla, para gücüyle almaya çalışırsanız, bakın biraz önce neyi anlattım? 103 yıllık siyasal bir partinin yaşamış olduğu sorunun bir benzerini siz de yaşayacaksınız. Kusuruma bakmayın. Bir an önce kim nereye gidecekse şerefiyle, haysiyetiyle gitsin. CHP'de duranlar, başımızın üstünde yerleri var. Ama orada burada, o dernekle bu derneklerle görüşerek, imkanlar, olanaklar kullanarak transfer görüşmelerini yapanları da tabii ki önümüzdeki günlerde, onlar yapmadılarsa da biz hukuksal olarak bunun gereğini yapacağız.
"CHP'NİN İÇİNDE ARINMAMIZ LAZIM"
Ya CHP'li gibi davranacaksınız ya da bir an önce CHP'den ayrılacaksınız. Ar, edep, çok önemlidir, bu siyasette maalesef kalmadı. CHP üyesisiniz. İlçe başkanı arkadaşlarımız haklı olarak gelip isyan ediyorlar. Gidiyoruz. Başka bir siyasi partinin genel başkanının portresi asıldı orada. ya kardeşim, bu siyasi nezakete uygun bir şey değil, ayrılabilirsiniz. Gönlünüz başka bir siyasi partide olabilir. Ama bunu böyle, bu tertemiz maziyi kimseye kirletmeyecek. Bilesiniz, içeridekiler ve dışarıdakilerin hepsine de sesleniyorum. Pirincin içinde biliyorsunuz siyah taşlar olur ve bir de beyaz taşlar. Siyah taşları biliyoruz. Siyah taşlarla nasıl mücadele edeceğimizi, nasıl, ne yapacağımızı biliyoruz ve bunun gereğini yaptık. Ama beyaz taşlarda zorlanıyorsunuz. Aman ha! Sayın Genel Başkanımızın söylediği cümle bizim için bir namustur, 'arınacağız' dedi. Türkiye'yi arındıracağız. Türkiye'nin arınabilmesi için öncelikle CHP'nin kendi içinde arınması lazım.
Kudretle siyaset yapılır, bilinçle siyaset yapılır, bilgi ile siyaset yapılır. Ben başladığım günden itibaren kongreler, kurultaylar, şunlar, bunlar... Aklımızın bir gün ucunda, 'Ya şu delegeyi nasıl parayla ayarlayabiliriz' cümlesini hiç duymadım. Sayın Genel Başkanımız, aday başvurusu yaparken 846 tane imza verildi. Şimdi imza bizde namustur. İmza veren 847 kişiden 339'u ne oldu kardeşim? Biri izah etsin. Erzurum İl Başkanı, Bursa İl Başkanı, geçmiş dönemlerde, yırtıldınız kardeşim kendi kongrenizde. 'Ölürüz de Kılıçdaroğlu' dediniz. Ne oldu da o geliş süresi içerisinde, yani 48 saat içerisinde, hangi ideolojik anlayışınız değişti ya? Pavyon kapısında CHP'nin delegesinin pazarlığı olur mu?
"SOKAKTA OY VEREN VERMEYEN HER VATANDAŞ CHP'Lİ GEÇTİĞİNDE SAYGI DUYARDI"
Sahada, sokakta size oy veren, vermeyen her vatandaş, bir CHP yöneticisi geçtiği zaman saygı duyardı. 'Bunlar itibarlı insanlar. 'Bunlar güvenilir insanlar' denilirdi. Benim itibarlı arkadaşlarıma bak, Aziz İhsan'a yoldaş olmuşlar, Ertan Yıldız'a yoldaş olmuşlar, AKP'li Gül İbrahim'e yoldaş olmuşlar. Sonra da dönüyorlar, 'Bu partiyi siz niye böldünüz....' Biz böldüysek elimiz kırılsın kardeşim. Bir gram dahilimiz varsa Allah ocağımızı söndürsün. Çok şükür, partimizi önemli bir sorunla karşı karşıya bırakmayarak görevimizi yerine getirdik. 103 arkadaşımız, gece gündüz, 11 ay gece gündüz yanımızda oldular. O 103 arkadaşımız... Tabii ki her arkadaşım çok kıymetli ama 103 arkadaşımız, savaş meydanlarında bizimle oldular. Sabaha kadar ilde yatan arkadaşlarımız oldu.
Zaman zaman çalışanlarımızın maaşlarını ödeyemez duruma geldik. Zaman zaman temizlik firmasına para ödeyemediğimiz için arkadaşlarımız kendileri temizlik yaptı. Sabahları paramız olunca bol kepçe de kahvaltılar yaptık. Öyle günler oldu ki... Nerede o simitçi kardeşlerim? Sizi hiç unutmayacağım. Sizi hiç unutmayacağım. İşte müşahit dediğimiz bunlar... Bu müşahit partisini, bu çetelere teslim edersem Allah beni affetmesin."
Gürsel Tekin, CHP'ye yeni üyelere parti rozetlerini takdim etti.
Sizin düşünceleriniz neler ?