
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan reform paketi için ipucunun AK Parti 4'üncü Olağan Kongre konuşmasında bulunabileceğini bildirdi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan gazetecilere Kürt sorununun çözümü için hazırlanan reform paketi hakkında ayrıntı vermezken bir ipucu verdi. Başbakan Erdoğan, ipucunun 30 Eylül 2012 tarihinde toplanan AK Parti 4'üncü Olağan Büyük Kongresi'nde yaptığı konuşmada bulunabileceğini söyledi.
-İŞTE O KONUŞMA-
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, şu anda mahkum olan dönemin Mısır Cumhurbaşkanı Mursi ve Filistin Hamas Lideri Meşal'in yanısıra birçok devlet ve hükümet başkanı ile temsilcilerin de bulunduğu AK Parti Kongresi'nde onbinlere seslenmişti. Başbakan Erdoğan konuşmasının önemli bölümlerinden birini Kürt sorununa ayırarak şu konuşmayı gerçekleştirmişti:
-"KANI DURDURMAK İÇİN HANGİ REFORM GEREKİYORSA YAPARIZ"-
"Sevgili kardeşlerim Bir yandan terörle kararlı şekilde mücadele ederken, eş zamanlı olarak, terörü doğuran, terörü besleyen, terörün istismar ettiği sorunların üzerine de kararlılıkla gittik. Bakın, altını çizerek ifade ediyorum: Gerek demokratikleşme mücadelesinde, gerek teröre karşı verdiğimiz mücadelede, 10 yıl boyunca hem yalnız bırakıldık, hem de türlü türlü engellerle karşılaştık. Ama bunları mazeret olarak görmedik.
Bunları bahane olarak görmedik. Millet bizim arkamızda dedik, millet bizimle beraber dedik ve tek bir geri adım atmadan mücadelemizi sürdürdük.
Biz bu meseleyi çözeceğiz dedik, biz anaların gözyaşını, babaların gözyaşını dindireceğiz dedik ve yalnız kalmamıza, engellenmemize, tüm tahriklere, tüm provokasyonlara rağmen yolumuzda kararlılıkla ilerledik.
Çok açık konuşuyorum Türkiye'de maalesef, terörün bir piyasası oluşmuş. Terörün, siyaset alınıp siyaset satılan bir piyasası oluşmuş. Terörün, kan alınıp kan satılan, can alınıp can satılan bir piyasası oluşmuş. Terörün, silah ticaretiyle, uyuşturucu ticaretiyle, kaçakçılık üzerinden bir piyasası oluşmuş. Terör, maalesef sadece dışarıdan, sadece Türkiye düşmanı çevrelerden değil, hiç kimse kusura bakmasın, işte bu kanlı piyasadan rant sağlayan, içerdeki çevrelerden de destek alıyor. Terör, milli iradenin hasımlarından destek alıyor. Terör, devletin derinlerine sirayet etmiş çetelerden destek alıyor. Terör, kendi şahsi hesaplarının peşine düşen, kimi siyasetçilerden, kimi medyadan, kimi çevrelerden destek alıyor.
Terör bittiğinde siyaseti de bitecek olanlar, terör bittiğinde rantı da bitecek olanlar, terörle mücadelede asla yanımızda olmadılar. İktidar hayali kuran partiler, seçim meydanlarında fikirleriyle, projeleriyle hükümeti yıpratmak yerine, terör üzerinden hükümeti yıpratmak gibi insanlık dışı, vicdan dışı yollara tevessül ettiler ve hala da ediyorlar. İşte görüyorsunuz Bu ülkenin Ana Muhalefet Partisi, terör örgütünün servis ettiği belgelerle, terör örgütünün diliyle, terör örgütünün üslubuyla konuşabiliyor.
Bir yanda şehitleri istismar eden bir parti, bir yanda terör örgütünün kuklası haline gelmiş bir parti, diğer yanda, terör örgütünün parmağında oynattığı bir Ana Muhalefet Partisi var.
Şunu burada samimiyetle söylüyorum
Yalnız kaldık, mücadeleden asla vazgeçmedik.
Ne kadar yalnız olursak olalım, bu mücadeleden asla ve asla vazgeçmeyeceğiz.
Millet bizimle beraber, bunu biliyoruz ve milletimle birlikte bu işin üzerine kararlılıkla gitmeyi sürdüreceğiz.
Bu kanı durdurmak için, bu gözyaşını dindirmek için, huzuru, refahı, barışı sağlamak için, her ne gerekiyorsa, hangi adımı atmak, hangi reformu yapmak gerekiyorsa biz onu yaptık ve yaparız."
-"ŞEHİT ANALARININ BAŞININ ÖNE EĞİLMESİNE ASLA MÜSAADE ETMEYECEĞİZ"-
"Şunu herkes bilsin: Biz, bu ülkenin şehitlerine mahcup olmayacağız, bu ülkedeki şehit analarının, şehit babalarının o mağrur, o vakur duruşlarını zedelemeyecek, onların başının öne eğilmesine asla müsaade etmeyeceğiz.
Bugün çok net olarak şunu söylemek durumundayım
Benim, Doğu Güneydoğu'daki, Türkiye genelindeki Kürt kardeşimle, bu hain terör örgütü arasında hiçbir bağ yoktur ve olamaz.
Benim Kürt kardeşim, Şarkın sevgili sultanı, Kudüs'ün Fatih'i Selahattin Eyyubi'nin torunudur.
Benim Kürt kardeşim, İdris-i Bitlisi'nin, Ahmede Hani'nin, Mela Ceziri'nin, FakiyeTeyran'ın torunudur.
Benim Kürt kardeşimin, başka ülkelerin, başka rejimlerin, Türkiye düşmanı çevrelerin taşeronu haline gelmiş bu eli kanlı terör örgütüyle hiçbir ortak yanı yoktur.
Benim Kürt kardeşimin, Kürtler'e bu kadar ağır bedeller ödeten, Kürt gençlerini zorla dağa kaçıran, Kürt çocuklarını ölmeye ve öldürmeye programlayan bu canilerle hiçbir duygu bağı yoktur.
Van depremi için Van'a gelmiş polisi şehit eden, Hakkari'de sabah namazına giden imamı şehit eden, bir polisi korkakça, alçakça, haince sırtından vuran, Kürt annelerini, Kürt kızlarını sokak ortasında katledecek kadar canavarlaşmış bu müsveddelerle benim Kürt kardeşimin hiçbir ilgisi, hiçbir ilişkisi yoktur.
Buradan, AK Parti'nin 4'üncü Büyük Kongresi'nden, özellikle Kürt kardeşlerime sesleniyorum Bize oy versin ya da vermesin, bizi sevsin ya da sevmesin, bu topraklar üzerinde yaşayan her bir Kürt kardeşimin, elini vicdanına koymasını ve bir an olsun vicdanıyla konuşmasını istiyorum. Terör örgütünün propagandasının etkisi altında kalmadan, terör örgütünün uzantısının propagandasının etkisi altında kalmadan, her bir Kürt kardeşimin, bir an olsun vicdanıyla baş başa kalıp düşünmesini istiyorum."
-"RED, İNKAR, ASİMİLASYON POLİTİKALARINA AK PARTİ SON VERMİŞTİR"-
"Cumhuriyet tarihi boyunca kim, hangi hükümet bu kadar cesur adımlar atmıştır? Cumhuriyet tarihi boyunca hangi dönemde kardeşlik için bu kadar çaba gösterilmiştir? Kürtlere karşı on yıllarca sürdürülen red, inkar ve asimilasyon politikalarına AK Parti son vermiştir.
Doğu ve Güneydoğu'ya, 10 yılda yaklaşık 35 katrilyon tutarında yatırımı AK parti yapmıştır. Doğu ve Güneydoğu'nun on yıllardır devam eden ihmaline AK Parti son vermiş, yollarla, okullarla, hastanelerle, barajlarla, sulama kanalları, kültür merkezleri, kütüphaneler, adalet saraylarıyla AK Parti bölgenin çehresini değiştirmiştir.
Kürtçenin önündeki engelleri AK Parti kaldırmıştır. TRT ŞEŞ'i kurup, burada 24 saat Kürtçe yayını AK Parti başlatmıştır. Annenin yavrusuyla Kürtçe konuşmasının önündeki engeli AK Parti kaldırmıştır. Kürtçe'nin öğretilmesinin önünü AK parti açmıştır. Olağanüstü Hal'e AK Parti dur demiştir. Yasakları, sınırlamaları, kısıtlamaları AK Parti elinin tersiyle itmiştir. Faili meçhullerin ardına AK Parti düşmüştür. AK Parti, Doğu ve Güneydoğu'yu, tek parti zihniyetiyle, baskıcı, otoriter, faşizan bir zihniyetle kontrol etmek isteyen terör örgütüne karşı, benim Kürt kardeşimin her türlü özgürlüğünü samimiyetle savunan parti olmuştur. AK Parti, Kürt meselesinin çözümü için, son derece kararlı, son derece samimi adımlar atmış, hiçbir engele boyun eğmeden reformlarını gerçekleştirmiştir.
İşte bugünden itibaren, biz, yeni bir sayfa açmak, o sayfayı da Kürt kardeşlerimle birlikte doldurmak, o temiz sayfayı şiddetten koruyup, barışın, kardeşliğin sayfası yapmak istiyoruz.
Biz, 10 yıl boyunca yaptıklarımızı Kürt kardeşlerimizin başına kakacak bir parti, böyle bir hareket asla değiliz. Biz Kürt kardeşlerimize karşı yüzlerce adım attık; şimdi artık, bu yeni dönemde, Kürt kardeşlerimin bizlere karşı bir adım atmasını bekliyoruz.
Kürt kardeşlerimin, YETER ARTIK diyerek, teröre karşı cesaretle seslerini yükseltmelerini bekliyoruz. Yeni dönemi, yeni süreci Kürt kardeşlerimizle birlikte çizmek, bu ülkede kardeşliği Kürt kardeşlerimizle birlikte yüceltmek istiyoruz.
Sevgili kardeşlerim Biz, hepimiz aynı kıbleye dönüyoruz. Biz, hepimiz, aynı çatının altındaki, aynı sofranın etrafındaki, bir elin parmaklarıyız, bir ailenin fertleriyiz, biz kardeşiz."
-"İNADINA DEMOKRASİ, İNADINA BARIŞ"-
Terör örgütünün 30 yıldır uyguladığı şiddet Türkiye'ye zarardan başka hiçbir şey getirmedi. Kürt kardeşlerimin oylarını alarak Meclis'e gelen siyasetçiler, öfkenin, şiddetin, ayrımcılığın dilinden başka dil kullanmadı. Ben bugün bir kez daha kardeşliğin diliyle konuşuyorum. Gelin bu sorunları birlikte çözelim. Gelin bu sorunları şiddete teslim olarak değil, siyasetle çözelim. Bu ülkeyi, bu toprakları, hepimizin refah, huzur, barış içinde yaşadığı topraklar haline getirelim. Bugün hepimiz için bir milat olsun. Bugün hepimiz için yeni bir başlangıç olsun. Hep birlikte öz eleştirimizi yapalım; ama yine hep birlikte geleceği şekillendirelim.
Birbirimizi kırmadan, birbirimizi ağlatmadan, annelere gözyaşı döktürmeden yeni bir süreci hep birlikte götürelim. Ben, bu ülkede kardeşliğin galip geleceğine her zaman inandım, tüm kalbimle inandım.
Bu ülkede kardeşlikten başka bir alternatif bulunmadığına, birlik ve beraberlikten başka bir seçenek bulunmadığına tüm yüreğimle inandım. Ey Kürt kardeşim! Ey Kürt annesi! Eğer sen olmazsan, bu barış filizi öksüz kalır; bu barış fidanı boy vermez. Fırat'ın, Dicle'nin kenarındaki çoban kardeşim! Sen olmazsan bu süreç eksik kalır. Ey Diyarbakır'da, Benu Sen Mahallesi'ndeki kardeşim, Bitlis'teki işçi kardeşim! Batman'daki memur kardeşim! Harran'daki çiftçi kardeşim! Çocuklar, gençler, ezeler, ablalar, emmiler! İnanın, siz olmazsanız, bu barış güvercini mahzun kalır.
Allah aşkına bu sürece artık sizler de yüreğinizi koyun. Sizler de bize bir adım atın; bu ülkeyi, bu toprakları baştan başa gelin yeniden inşa edelim.
Annelerin, babaların, evlatlarının tabutuyla, evlatlarının cesediyle değil; evlatlarının mürüvvetiyle buluştuğu bir ülkeyi gelin hep birlikte imar edelim.
Bizim kardeşlikten başka seçeneğimiz yok. İşte bugün, hiç usanmadan, bıkmadan, yorulmadan tekrar ediyorum: İNADINA DEMOKRASİ DİYORUM. İNADINA BARIŞ DİYORUM. İNADINA KUCAKLAŞMA DİYORUM. İNADINA KARDEŞLİK DİYORUM"
(ORH/ÖZK) - Ankara
Son Dakika › Güncel › İşte Erdoğan'ın Reform İçin 'İpucu' Konuşması: Kanı Durdurmak İçin Hangi Reform Gerekiyorsa Yaparız - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.