Bakan Işık, savunma sanayisi temsilcileriyle buluştu (EK)
BAKAN IŞIK: "PARLAMENTER SİSTEMİ TIKAYAN CHP'DİR"
Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, AK Parti İzmir İl Teşkilatına gerçekleştirdiği ziyarette, anayasa değişikliğinden bahsetti. Türkiye'nin parlamenter sistemini CHP'nin tıkadığını söyleyen Işık, "Sabih Kanadoğlu diye birisi vardı. 360 diye bir saçmalığı rotaya attı. Fiilen meclisi cumhurbaşkanı seçemez hale geldi. Bir tek alternatif kalır. O da cumhurbaşkanını halkın doğrudan sandıkta seçmesi. 2007'de cumhurbaşkanın doğrudan seçilmesine yüzde 70 evet oyu verdi. Aslında bugün tartışmalardan rahatsız olan CHP, tartışmaların müsebbibidir. 2007'de referanduma götüren süreç, CHP'nin demokrasi zorlama sürecidir" dedi.
Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, AK Parti İzmir İl Teşkilatını ziyaret etti. Ziyareti sırasında partililere hitap eden Işık, İzmir'de büyük bir potansiyel olduğunu belirterek, "Tarihin her döneminde çok önemli bir yerleşim yeri İzmir. Osmanlı İzmir'e güzel İzmir demiş sürekli. Allah vergisi çok güzel bir şehir. İnsanı tabiatı güzel, her açıdan güzel bir şehir İzmir. Savunma sanayi konusunda İzmir'i de bir merkez yapmakla ilgili bir çalışma programımız vardı. Sabah icra ettik. Arzumuz Türkiye milli savunma sanayini geliştirirken İzmir de buradan pay alsın ve İzmir de önemli bir savunma sanayi merkezi haline gelsin" dedi.
"TÜRKİYE KENDİ MUHARİB UÇAĞINI ÜRETECEK"
"AK Parti'nin kurulduğu dönemin Türkiye'sini size hatırlatmama gerek yok. Allaha şükür bugün bambaşka bir Türkiye var" diyen Bakan Işık, şöyle konuştu: "Böyle bir coğrafyada yaşıyorsanız çok güçlü ekonomi, demokrasi ve ordunuz olmalı. 2002 yılında Savunma sanayinde yüzde 76 oranında dışa bağımlıydık. Yerli üretim yüzde 24, o da kalitesi çok düşüktü. Bugün her bir AK Partilinin her bir Türk insanının göğsünü kabartarak söyleyeceği pek çok başarımız var savunma sanayinde. Şuanda yerlilik oranını yüzde 70 in üzerine çıkardık kalite de çok yükseldi. Türkiye gibi bir ülke dışarıdan lisansla tüfek üretiyordu. Kendi tüfeğini üretememeyi bu millet kabul edebilir mi? Kendi milli tüfeğimizi geçen ay Türk Silahlı Kuvvetlerine teslimine başladık. Artık kendi topumuzu, kendi seri atış yapan silah sistemlerimizi üretiyoruz. Artık kendi gemilerimizi üretiyoruz. Hatta şimdi ürettiğimiz gemileri bize satın diye çok yoğun talepler geliyor. Çok yoğun bir ihracat bağlantısını da yapacağız. Artık hamd olsun Türkiye kendi deniz altısını yapmaya başladı. Dışarıda gıptayla baktığımız pek çok silahı kendimiz üretir hale gerdik. Artık kendi insansız hava araçlarımızı, helikopterimizi kendi uydumuzu üretiyoruz kendi tankımızın seri üretimine pek yakında başlatacağız. Kısa ve orta menzilli füzelerimizi üreteceğiz. Kendi hava savunma sistemlerimizi üreteceğiz. Kendi hava muharip uçağımızı üretmek için çalışmalara başlayacağız."
"MÜSEBBİBİ CHP'DİR"
Demokrasi koşusunda rakipleri düz koşu yaparken kendilerinin sürekli çıkarılan engeller nedeniyle adeta engelli koşu yaptıklarını vurgulayan Işık, "Bizim önümüze engel konuldukça döndük milletimize önümüzde bu engel var destek verin aşalım dedik. Milletimiz desteğini esirgemedi. Önümüzde önemli bir halk oylaması var. Türkiye bu halk oylamasına nasıl geldi. Türkiye'nin ağır aksak işleyen bir parlamenter sistemi vardı. Bu sistemde cumhurbaşkanını TBMM Seçiyor. 1923ten beri böyle olmuş. 1923'ten 2007'ye kadar halkın seçtiği cumhurbaşkanına bir icat çıkarır da bir saçma sapan yorum yapıp onu da anayasa mahkemesine bu geçmezse büyük kaos olur diye dayatırsanız, Türkiye'nin parlamenter sistemini tıkayan siz olursunuz. Bugün Türkiye'nin parlamenter sistemini tıkayan CHP'dir.
Sabih Kanadoğlu diye birisi vardı. 360 diye bir saçmalığı rotaya attı. Fiilen meclisi cumhurbaşkanı seçemez hale geldi. Bir tek alternatif kalır. O da cumhurbaşkanını halkın doğrudan sandıkta seçmesi. 2007'de cumhurbaşkanın doğrudan seçilmesine yüzde 70 evet oyu verdi. Aslında bugün tartışmalardan rahatsız olan CHP, tartışmaların müsebbibidir. 2007'de referanduma götüren süreç, CHP'nin demokrasi zorlama sürecidir" dedi.
"AMAÇ İKİ BAŞLILIĞI ORTADAN KALDIRMAK"
Yaşanan sürecin ardından Türkiye'nin fiilen cumhurbaşkanlığı sistemine geçmiş olduğunu belirten Işık, "Cumhurbaşkanının halk seçerse ve 2 dönem seçilme hakkı varsa, halk beni seçti, hükümet ne yaparsa yapsın diyebilir mi. Halk seçtiğine yetki veriyor, yetki verdiğinden halk hesap sorar. Cumhurbaşkanı fiilen halka karşı sorumlu hale gelmiştir. Halkın yüzde 50'den fazla oyuyla seçilen bir sistem var, CHP'nin zorlamasıyla gelen nokta, bir de parlamenter sistem var. Bir gövdede iki başın yürümesi mümkün mü. Olmadığı net olarak görüldü. Halk doğrudan cumhurbaşkanını seçti. 7 Haziran seçimini düşünün. 7 Haziran'dan sonra MHP'yi ikna etiklerini farz edin, CHP, MHP VE HDP koalisyonu kurulsaydı. Halkın yüzde 52 oyuyla seçilmiş cumhurbaşkanı diğer tarafta halkın yüzde 56 oyuyla seçilmiş hükümet. Anlaşamadıkları zaman kimi dediği olacak. Bu sürdürülebilir bir şey değil. 1 Kasım'da bunu gördüğü için halkımız yeniden AK Partiye güç verdi ve AK Parti iktidar oldu da Türkiye problem yaşamadan yoluna devam ediyor. Ama bunun garantisi yok. Bu sistemin en önemli gerekçesi bir gövdede oluşan iki başlılığı ortadan kaldırmak. Hükümetin mecliste güven oyuyla değil, doğrudan sandıkta halk tarafından seçilmesini sağlamak.
"TÜRKİYE'NİN REJİMİ 1923'TE BELİRLENMİŞTİR"
Türkiye'nin rejim sorunu olmadığını belirten Işık, "Türkiye Cumhuriyeti 1923 yılında kurulduğunda rejim tartışmasını bitirmiştir. Türkiye bir cumhuriyettir, başkenti Ankara'dır, bayrağı ayyıldızlı Türk bayrağıdır, demokratik, laik bir hukuk devletidir. Var mı itirazı olan yok? CHP bu anayasa değişikliğine neden hayır dediğini mantıklı bir şekilde açıklayamadığı için rejim tartışmasına çekmeye çalışıyor. Rejim tartışması cumhuriyeti zayıf görmek ve küçümsemektir. " dedi.
"1982 ANAYASASI KENAN EVRENİN İSTEKLERİNE GÖRE HAZIRLANMIŞ"
Eğer cumhurbaşkanımız kendisi için anayasa değişikliği istemiş olsa, 1982 anayasasının değişmemesini isteyeceğini söyleyen Işık, "Bu anayasa Kenan Evren'in isteklerine göre hazırlanmış bir anayasaydı. Yetkileri fazla ama vatana ihanet dışında hiç sorumluluğu yok. Bu yetkilere sahip insan bu yetkileri hükümet ile paylaşıp kendisini daraltmak ister mi. Kenan Evren cumhurbaşkanı nasıl olsa bizim istediğimiz kişi olur diye yetkisini geniş tutmuş. Ama hiç sorumluluk yok. Türkiye'nin 2001 krizine nasıl girdiğini unuttuk mu. Cumhurbaşkanımız bunu tamamen kendisine istiyor yorumu haksız ve yersiz bir yorumdur. Evet yetkisi var ama bir kısmını meclisle paylaşmak zorunda, yaptığı her işten sorumludur ve hesap vermek zorundadır" ifadeleri kullandı.
"SEÇİMLER DAHA ŞEFFAF OLACAK"
Türkiye'nin rejim sorunu olmadığını bu sistemle temsilde adalet sağlanacağını ve daha fazla partinin mecliste temsil edileceğini belirten Işık, "Seni yönetecek kişiyi sandıkta sen mi seçmek istiyorsun yoksa mecliste milletvekilleri mi seçsin istiyorsun. Seçildikten sonra bir sürü parti değiştiren milletvekillerini unutmadık. Seçimlerde şeffaflık olacak. Bir uzlaşı olacak. Bu sistemde bir uzlaşmaya ihtiyaç var. Partiler seçimden önce deklare edecek. Çünkü oyu halk verecek. CHP diyecek ki ben HDP ile koalisyon yapacağım. O zaman seçmen diyecek ki ben oy verirsem fayda vermez. O zaman CHP adayına oy vermeyecek. Bir başka parti yine aynı şekilde, herkes oyunu ölçüp biçerek verecek. Aslında bu işi halkın gözü önünde açık ve şeffaf olması demokrasi açısından daha doğru değil mi? Neyine itiraz ediyorsunuz" diye konuştu.
AK Parti İzmir İl Başkanı Bülent Delican konuşmasının ardından Bakan Fikri Işık'a demokrasi nöbetlerine katılan halkın duygu ve düşüncelerinin yer aldığı demokrasi defterini hediye etti.
Son Dakika › Güncel › Izmir Bakan Işık, Savunma Sanayisi Temsilcileriyle Buluştu - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.