"Kampta Silah Eğitimi Veriliyor" - Son Dakika
Son Dakika Logo

"Kampta Silah Eğitimi Veriliyor"

"Kampta Silah Eğitimi Veriliyor"
04.09.2012 13:33  Güncelleme: 13:48

Kılıçdaroğlu, Apaydın kampının uluslararası hukuka aykırı bir kamp olduğunu belirtti.

CHP Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, Apaydın kampının uluslararası hukuka aykırı bir kamp olduğunu belirterek, "Bu kampta silahlı eğitim verilmektedir CHP Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, Apaydın kampının uluslararası hukuka aykırı bir kamp olduğunu belirterek, "Bu kampta silahlı eğitim verilmektedir. Silahlı eğitim görenler de Suriye'ye geçip çatışmalara katılmaktadır. Türkiye'nin saygınlığına uluslararası arenada açıkça gölge düşürülmüştür. Türkiye Cumhuriyeti korsan bir devlet değildir" dedi.

Kılıçdaroğlu, Sivas Kongresi'nin 93. yıl dönümü nedeniyle çeşitli törenlere katılmak ve partisinin Merkez Yönetim Kurulu'nu (MYK) burada toplamak üzere Sivas'a giderken, Yozgat'ın Sorgun ilçesindeki bir dinlenme tesisinde çay molası verdi. Burada gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, Hatay'daki Suriyeli sığınmacıların kaldığı Apaydın Kampı'na ilişkin "Yüce Divanlık" açıklamasının hatırlatılması üzerine, "Türkiye Cumhuriyeti topraklarında yabancı askerlerin konuşlanması için TBMM'nin kararı gerekir. Özgür Suriye Ordusu'nun Apaydın Kampı'nda konuşlanması için TBMM'nin kararı var mı? Hayır. Hangi gerekçe ile orada yabancı ülkelerin silahlı güçleri bulunur? TBMM'yi yürütme organı ne zamandan beri bypass etmeye başladı. Anayasa ne zamandan beri geçersiz bir hukuk kuralı haline gelmeye başladı" dedi.

-"DIŞİŞLERİ BAKANININ KAMPLA NE İLGİSİ VAR?"-

CHP'li bir grup milletvekilinin kampa alınmaması olayına işaret eden Kılıçdaroğlu, "Ne zamandan beri Türkiye Cumhuriyeti topraklarında bir alana, milletvekilleri giremez noktaya geldi. Ne zamandan beri milletvekillerinin bir yere gitmesine ne zamandan beri Dışişleri Bakanı karar vermeye başladı. Dışişleri Bakanı'nın o kampla ne ilgisi var? Bu ülkede İçişleri Bakanı yok mu? Hangi gerekçe ile Dışişleri Bakanı o kampa milletvekillerinin girmesini engelliyor. "Benden izin alacaksınız' diyor, kimsin sen. Yasama organına sen nasıl gölge düşürürsün. Güçler ayrılığı ilkesini nasıl içine sindiremezsin sen. Gerçekten de bu Yüce Divanlık bir olaydır. Bunun hesabının verilmesi lazım" dedi.

Kılıçdaroğlu, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'nun kampları ziyaretine ilişkin ise, "Önlemler alınacak, her şey yapılacak güllük gülistanlık olacak, milletvekilleri gidecek. CHP milletvekilleri sizin tiyatro oyununuzun figüranları değildir. CHP milletvekilleri, milletin vekilidir. Milletin vekili olarak yola çıktılar, o kampa girmek istediler, engel oldunuz. Kimin denetiminde o kamp" diye sordu.

-"APAYDIN KAMPI ULUSLARARASI HUKUKA AYKIRI"-

Kılıçdaroğlu, "Açın BM'nin kararlarını, açın sözleşmelerine bakın, çok açık görürsünüz bu kamp yasa dışı bir kamptır. Uluslararası hukuka aykırı bir kamptır. Bu kampta silahlı eğitim verilmektedir. Silahlı eğitim görenler de Suriye'ye geçip çatışmalara katılmaktadır. Türkiye'nin saygınlığına uluslararası arenada açıkça gölge düşürülmüştür. Türkiye Cumhuriyeti korsan bir devlet değildir. Yasa dışı işlemler yapan devlet değildir. Siz koskoca Türkiye Cumhuriyeti'ni nasıl bu hale sokarsınız? Ülkeyi bu duruma düşürenlerin bakanlık koltuklarında oturabilmesini anlayamıyorum" dedi.

Kılıçdaroğlu, Suriyeli sığınmacıların kaldığı kampları ziyaret edip etmeyeceğine ilişkin bir soru üzerine de, kendilerinin sığınmacılara bizim kucak açılmasına itiraz etmediklerini, ancak Türkiye Cumhuriyeti topraklarında yabancı askerlerin konuşlanarak geldikleri ülkeye gidip terör estirmelerini içlerine sindiremediklerini ifade etti. Kılıçadaroğlu Hatay'a, Kilis'e Gaziantep'e giderek değişik çevrelerle görüşeceği ancak kamp ziyaretinin koşullara bağlı olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, "Belki gider, belki gitmem. Bu konuda henüz karar vermiş değilim" dedi.

-"TBMM'YE GELMEYENLER OSLO'YA GİDİYORLAR"

Kılıçdaroğlu, terör sorunun çözümü konusunda siyasi partilere yeni bir çağrısının olup olmadığının sorulması üzerine, "TBMM'ye gelmeyenler Oslo'ya gidiyorlar. Bunu milletimin düşünmesini isterim" dedi. İktidarın sıkıştıkça CHP'ye çattığını ifade eden Kılıçdaroğlu, "CHP'ye çatmasına gerek yok, eğer bu konuları halkın önünde tartışmak istiyorsa ben hazırım yürekleri varsa çıksınlar vatandaşın önünde tartışalım" dedi.

Kılıçdaroğlu, milletvekili dokunulmazlıklarına ilişkin ise, soruyu yanıtlarken de, dokunulmalıkların kürsü dokunulmazlığı ile sınırlandırılmasından yana olduklarını belirtirken, bu yönde bir düzenlemenin yanında olacaklarını kaydetti.

-TERÖR OLAYLARI: "BİZİ BU NOKTAYA KİM GETİRDİ?"-

Kılıçdaroğlu artan terör olaylarını da değerlendirirken, 2002'de Türkiye'de terör olmadığını, 2012'de ise PKK'nın kendisi için alan yaratmaya çalıştığını ve onlarca şehidin geldiğini belirterek, hangi partiye oy vermiş olursa olsun vatandaşlardan "Biz bu noktaya niçin geldik?" ve "Bizi bu noktaya kim getirdi?" sorularının cevabını düşünmelerini istedi. CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, "Vatandaşımız oturup düşünmesi lazım. Eğer ülke bu noktaya 10 yılda geldiyse, bu noktadan ülkeyi çıkarıp ayakları üzerinde duran dış politikada saygın, komşuları ile kavga etmeyen kendi ülkesinde barışı sağlamış, terörü sonlandırmış, bir amaca kilitlenmiş, bir siyasal iktidara ihtiyaç vardır bu ülkede. Biz bu amacın peşindeyiz. Biz ülkede barışı dostluğu, ülkeyi gönenç toplumu haline getirmeyi düşünen bir siyasal anlayıştayız. Bu tablo Türkiye'yi bir yere götürmez, geriye götürür. Suriye ile İran'la, Irak'la kavgalıyız, bana çıkıp bir Allah'ın kulu söylesin niye kavga ediyoruz? İçerde kavgalıyız, dışarıda kavgalıyız. BM'de, koskoca Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı'nın düştüğü tabloya seyirci mi kalacağız? Bu tabloyu ben içime sindiremiyorum, Dışişleri Bakanı'nın gidip oralarda, ağlayacağı ortam değildir o ortam. Gidip ağlıyor, Dışişleri Bakanı oralarda, "bize destek vermediler' diye sitem ediyor. Bu tabloyla sen kendin yalnızlaştın, o yetmedi Türkiye'yi de yalnızlaştırdın. Ortadoğu'da Türkiye'nin bir saygınlığı vardı, o saygınlık da kalmadı. Kimse Türkiye'yi dinlemiyor. Biz ne yapıyoruz şimdi, terörü önlemek için Barzani'ye gidiyoruz, "terörü önle' diye. Türkiye'nin düştüğü duruma bakın. Başka hiç bir yorum yapmak istiyorum" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, terör konusunda yaşanan sorunu da muhalefete yüklemenin de gerçeklerle bağdaşmadığını da belirterek, "Geldiğimiz noktaya bir bakın. Sayın Başbakan derdi ki muhalefete; "Siz 3 koyun bile güdemezsiniz' Bizi böyle suçladı. Peki bu ülke nasıl oldu da bugün, saman ithal eder duruma geldi. Bu ülkede mera mı, toprak mı, güneş mi, su mu yok?" dedi.

-"BAŞBAKAN, ANNELERİN YÜZÜNE NASIL BAKACAK?"

Kılıçdaroğlu, bir diğer soru üzerine Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 66 aylık çocukların ilkokula başlamaması için rapor alan ailelere yönelik ifadelerini "Bir Başbakan böyle bir ifade kullanamaz. Siz nasıl ailelerin küçük çocukları rapor aldıkları zaman onlara "kendi çocuklarınıza geri zekalı raporu alıyorsunuz' gibi bir ifade kullanabilir. Yanlış bir ifadedir. Her anne baba çocuğunu korumak durumundadır" şeklinde değerlendirdi. Kılıçdaroğlu, "Bunu söyleyen bir Başbakan, annelerin yüzüne nasıl bakacak ben merak ediyorum. 5 yaşındaki çocuk daha kalem tutamaz, parmak kasları gelişmediği için. Pedagoglarla konuştu mu acaba Sayın Başbakan? Pedagojinin ne olduğunu biliyor mu acaba? Acaba kendisi kaç yaşında başladı okula? Torunlarıyla ilgili herhalde yakında göreceğiz" diye konuştu. - Ankara

Kaynak: ANKA

Son Dakika Güncel 'Kampta Silah Eğitimi Veriliyor' - Son Dakika


Advertisement