Terör örgütü PKK'nın şehir yapılanması olduğu iddia edilen KCK'ya yönelik yürütülen soruşturma kapsamında aralarında Prof. Dr. Büşra Ersanlı'nın da bulunduğu 132'si tutuklu 193 sanık hakkında açılan davanın görülmesine Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi yanındaki mahkeme salonunda başlandı.
"BU BİR SIKIYÖNETİMDİR"
Bugünkü duruşma nedeniyle Silivri Cezaevi yanında bulunan duruşma salonu ve çevresinde jandarma tarafından geniş güvenlik önlemi alındı. BDP milletvekilleri de duruşma için Silivri'de hazır bulundu. Milletvekilleri duruşma için salona girmeden önce konuştu. BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, "Bugün İstanbul'da adı konulmamış bir sıkıyönetim uygulanıyor. İstanbul'un dört bir yanında askerin ve polisin zırhlı araçlarıyla tedbir alınmış, ilçe örgütlerimizin önünden kalkan arabalar engelleniyor. Bu bir darbe yönetimidir, bu bir sıkıyönetimdir, bu demokrasinin rafa kaldırıldığının bir göstergesidir. Onlar demokrasiyi rafa kaldırabilirler ama biz demokrasiye inanıyoruz ve demokrasiyi yaşamakta kararlıyız" dedi. Bugün Silivri'de yargılanmak istenenin demokratik siyaset olduğunu ifade eden Kışanak, "Bugün, burada mahkeme karşısına çıkartılan demokraside, çözümde, barışta ısrar eden iradedir. Bunu yargılamaya çalışıyorlar. Ancak bunu net bir şekilde ifade etmek istiyoruz; Kürt sorunu da demokrasi sorunu da mahkeme salonlarında çözülebilecek bir sorun değildir. Kürt sorunu, demokrasi sorunu, barış sorunu, demokratik siyasetin önü açılarak çözülebilir" dedi.
"YAPILAN İŞ, MAKYAJ DÜZENLEMESİ"
BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Özel Yekili Mahkemelerin kaldırılmadığını söyleyerek, "Yırtılan daima Kürt'ün yakası. Bugünkü sistem, darbeci, vesayetçi sistemle kol kola girmiş, onları bu yargılama ağının dışına çıkarıp, bu ülkede ne kadar muhalif, solcu, emekçi, öğrenci, Kürt, özgürlük ve hak talep eden varsa, onlara bu mahkemeler artarak devam ediyor" diye konuştu. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde (AİHM) hak ihlallerine yönelik Türkiye aleyhine açılmış çok sayıda dosya bulunduğunu belirten Önder, "Şimdi bunlara makyaj düzenlemesi, yapılan iş bundan ibarettir. Bu ülke savaş meydanlarında kurulmamıştır, mahkemelerde kurulmuştur, mahkemeler eliyle tahkim edilmiştir, şimdi de mahkemeler üzerinden dönüştürülmektedir" dedi. Bu arada duruşmayı izlemeye gelenler, salona giremeyince dışarıda oturarak, duruşmanın bitmesini beklemeye devam ediyor.
İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen KCK Davası'nda sanıkların avukatı Meral Danış Beştaş, usule ilişkin söz aldı. Avukat Beştaş "Burada Barış ve Demokrasi Partisi'nin faaliyetleri yargılanıyor" diyerek mahkemenin davaya bakmaya görevli ve yetkili olmadığını savundu. BDP'nin Anayasa Mahkemesi'nin kararlarına uygun olarak kurulmuş olan ve denetlenen bir parti olduğunu yetkili kurullarında aldığı kararların da denetlendiğini belirteren Beştaş, "İddianamede BDP'nin Parti Meclisi'nde aldığı kararlar, seçim çalışmaları basın açıklamaları, aday belirleme sırasında yaptıkları konuşmalar dahil örgüt faaliyeti olarak değerlendirilmiştir. İddianameyi yazan savcı BDP'nin tüzüğünü bile okumadığı için yasal çalışmaları bile suç saymıştır. BDP'nin parti merkezleri ile il ve ilçe örgütleri ortam dinlemesine tabi tutulmuştur. Burada gerçek kişiler yani sanıklar hakkında karar verilemez" dedi.
GÖREVSİZLİK VE YETKİSİZLİK TALEBİ
İddianamede yer alan faaliyetlerin Barış ve Demokrasi Partisi'nin (BDP) tüzel kişilik faaliyetleri kapsamında yapıldığını söyleyen Beştaş, yargılananların tüzel kişi olmadığı için davanın düşürülmesi gerektiğini savundu. Beştaş, yargılama yerinin bu mahkeme olmadığını söyleyerek, dava hakkında görevsizlik ve yetkisizlik kararı verilmesini istedi.
AVUKAT TERCÜMAN ATANMASINI TALEP ETTİ
Yargılamaya konu faaliyetlerin siyasi parti faaliyeti olup olmadığının tespiti ile faaliyetlerin parti tüzük ve programı kapsamında yapılıp yapılmadığının incelenmesi konusunda 3 bilirkişiye inceleme yaptırılmasını istedi.
Beştaş, iddianamede yer alan faaliyetlerin incelenerek bu kapsamda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca BDP hakkında yürütülen soruşturma olup olmadığının sorulamasını talep etti. Sanık avukatlarından İnan Poyraz da, müvekkillerinin ana dilde savunma yapmak istediklerini belirterek, tercüman atanmasını istedi. Duruşma avukatların usule ilişkin taleplerinin alınması ile devam ediyor.
Son Dakika › Güncel › KCK Davası'nda Yetkisizlik Talebi - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.