Kezban annenin doktor oğlu: Kaymakam ve Kemal astsubayın yardımıyla eğitimimizi tamamladık
MARDİN'in Derik ilçesinde, 5 çocuğu doktor, öğretmen ve hemşire olan Kezban Koyun'un doktor olan oğlu Hacı Koyun, 5 kardeşin birlikte okul okumasının kendileri açısından büyük sıkıntı yarattığını belirtirek, "Kardeşlerimle birlikte okuduk. Bu da ailemize ciddi maddi sıkıntılar getirdi. O dönemin Derik Kaymakamı ve Astsubay Kemal Sarıkaya bize maddi ve manevi yardımcı olarak eğitimimizin tamamlanmasına yardımcı oldu. Haberin yayınlanmasından sonra, 25 yıl önce beni okutan öğretmenim beni aradı. Onur ve gurur duydum" dedi.
Derik ilçesinde yaşayan ve 5 çocuğu doktor, öğretmen ve hemşire olmasına rağmen okuma-yazma kursuna giden Kezban Koyun'un (58), doktor olan büyük oğlu Hacı Koyun, (35), 4 kardeşiyle birlikte okula gittiğini hatırlatarak, "Çok şükür ben ve kardeşlerim ailemize bir şey katığımıza inanıyorum. Hem köyümüze örnek olma anlamında, hem de öğretmenlerimin adını yaşatmak anlamında iyi bir şey yaptığıma inanıyorum. Çünkü, bir birey yetiştiği, eğitim aldığı zaman, inanıyorum ki hem toplumunu, hem ülkesinin geleceğine bir şeyler katıyor. Bu anlamda beni okula gönderen başta annem, babam, ninenm Sultan Koyun olmak üzere, emeği geçen her kese, öğretmenlerime, dönemin kaymakamına, babam komutanımızın yakın arkadaşı olan bir Astsubay Kemal bey'e yani Kemal Sarıkaya'ya şükranlarımı sunuyorum"dedi. Dr.Koyun, lise son sınıfta eğitim görürken durumlarının iyi olmadığını da belirtirek, "O dönemde bir kişiyi okula göndermek zorken, babam hepimizi aynı anda okula gönderebiliyordu. Çünkü, hepimiz bir sene arayla doğmuştuk. Aynı zamanda hepimiz okula gidiyorduk. Ev için ekonomik bir güçtü. Belki şu anda iyi gibi görünebilir. Köy şartlarında ve ekonomi zorluklar altında 5 çocuğu aynı anda okula göndermek, ciddi bir maddi yüktür. Babam bunları başardı" dedi.
"ANNEM İLE İLGİLİ HABERDEN SONRA 25 YIL ÖNCEKİ ÖĞRETMENİM BENİ ARADI"
Doktor Haci Koyun, annezi Keziban Koyun ile ilgili haberin yayınlanmasının ardından 25 yıl önce ilkokula gittiği sırada öğretmeni olan Galip Gülmez'in kendisini aramasından dolayı duygulandığını ifade ederek, "25 yıl önce ilk okula gittiğim yıllarda öğretmenim olan Galip Gülmez, bana telefonla ulaşarak tebrik etti. Bir öğretmenin aradan geçen bu kadar yıl olmasına rağmen öğrencisini unutmuyorsa bu da gurur verici ayrı bir olay. Bunun üzerine ben de Ankara'ya giderek halen çalıştığı bakanlıkta ziyaret ettiğim öğretmenimin elini öperek kendisine teşekkür ettim" diye konuştu.
"ÇOCUKLARI OKULA GÖNDERDİĞİMİZ İÇİN BİZİMLE ALAY EDİYORLARDI"
Türkçe bilmediği için Kürtçe konuşan anne Kezban Koyun da, anne ve babasının Mazıdağı ilçesinde yaşadığını ve 40 yıl önce evlenerek Derik ilçesine bağlı Tepebağ köyünde yaşamaya başladığını anlattı. Fakirlik içerisinde yaşadıklarını hatırlatan anne Koyun, "Biz fakirdik, bizden uzak olduğu halde, Derik'e bazen yayan, bazen de traktörle çocuklarımızı okula gönderiyorduk. Köyde çok kişi bizimle alay ediyorlardı. Her şeye rağmen biz pişman olmadık. Çocuklarımız hayatlarını kurtardı. Biz onlarla gurur duyuyoruz. Şimdi bu yüzden herkes bize saygı duyuyor. Bizim çocukların durumunu görenler onlar da çocuklarını okula göndermeye başladı. Oğlum Doktor Haci çocuklalarımın en büyüğüydü. Oğlum Ferat sonra geliyordu, o da doktor, Zeynep kızımda Doktor oldu. Gurbet kızım öğretmen, Semra kızım da hemşire oldu. Yokluk içerisinde yetiştiler, ben hayvanları besliyordum, eşim de dışarda çalışıyordu. Kızlarımı okula gönderirken kayınbabam bile bizimle alay ediyordu. Kızım Zeynep'in bir gömlek ve bir pantolonu vardı. Bu giydiği gömlek ve pantolonu, akşam yıkıyor, ertesi sabah yeniden giyiyordu. İmkanımız yoktu, fakirdik, çok zor şartlardaydık. Allah'ın yardımıyla zoru aştık. O elbisesi olmayan kızım bu gün doktor olmuş. Başım dik ve bütün çocuklarım beni çok gururlandırdı" dedi.
Kezban Koyun'un 57 yaşındaki eşi Fahrettin Koyun da, 3 kilometre uzaklıktakı okula çocuklarını, yaz ve kış mevsimlerinde her gün okula gönderdiğini ifade ederek, "Okul bizden 3 kilometre uzaktı. Kar, kış demeden, sabah öğle akşam demeden çocuklarımı Derik'e götürüp, getiriyordum. Okuldan getirdiğim zaman çamur çoktu ve çocuklarımın elbiseleri fazla yoktu. Sabah tekrar giymek için, elbiselerini akşamdan yıkıyorlardı. Öyle şartlarda bu çocukları yetiştirdim. Derik ilçesinde su yoktu. Gece, gündüz su satıyordum. Tanklerle, traktörle bu çocukları büyüttüm, pişman değilim. İnşallah darısı bütün halkın başına. Çocukllarımı okula gönderdiğimizde bize tepki geliyordu, bize gülüyorlardı. Şimdi o kişiler bize saygı gösteriyor. Artık o insanlar da çocuklarını okula gönderiyor. Çocuklar okula gittiklerinde bazen param olmuyordu. Sağdan, soldan komşulardan borç alıyordum. Çocuklar parayı nerden getirdiğimi sorduklarında, 'Hayvanlarımız vardı satık' diyordum. Yanlış anlamayın biz köye örnek olduk. Artık bizim köyümüz 7'den 70'e kadar okula gitmeye başladı. Derik'te o dönem bir kaymakam vardı ismini hattırlamıyorum. O çocuklarıma elbise alıyordu, harçlık veriyordu, okula gönderiyordu. İlçe Jandarma'da Kemal Astsubay vardı, Allah razı olsun. O kendi imkanlarıyla çocuklarıma yardım ediyordu, para veriyordu, harçlık veriyordu, elbise alıyordu. Hayatta Kemal üsteğmeni ve adını hatırlayamadığım Derik Kaymakamını hiç unutmayacağım. Çocuklarımın okul okumasında en az benim kadar emekleri olmuştur" şeklinde konuştu.
Son Dakika › Güncel › Mardin Kezban Annenin Doktor Oğlu Kaymakam ve Kemal Astsubayın Yardımıyla Eğitimimizi Tamamladık Hd - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.