MÜSİAD ve TPE Arasında İşbirliği Anlaşması İmzalandı - Son Dakika
Son Dakika Logo

MÜSİAD ve TPE Arasında İşbirliği Anlaşması İmzalandı

MÜSİAD ve TPE Arasında İşbirliği Anlaşması İmzalandı
01.03.2014 11:46

MÜSİAD 2023 Vizyonu Işığında Türk Sınai Mülkiyet Raporu'nu Kamuoyu'na sundu.

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) ve Türk Patent Enstitüsü (TPE) arasında işbirliğini geliştirmek, yenilikçiliği, üretkenliği ve yaratıcılığı teşvik ederek ulusal yenileşim sistemini güçlendirmek, Türk sanayicisinin rekabet gücünü arttırmak ve ulusal ve uluslararası pazarlardaki payının büyümesine katkı sağlamak amacıyla, işbirliği protokolü imzalandı. Protokol sonrası MÜSİAD tarafından hazırlanan "2023 Vizyonu Işığında Türk Sınai Mülkiyet Raporu" başlıklı MÜSİAD Araştırma Raporu, TPE Başkanı Prof. Dr. Habip Asan'a takdim edildi.

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) tarafından geleneksel olarak gerçekleştirilen Perşembe toplantılarında bu hafta "Sınai Haklar Değerlendirmesi ve Yeni Patent Kanunu" konusu konuşuldu. Söz konusu toplantıda MÜSİAD Genel Başkanı Nail Olpak, MÜSİAD Genel Başkan Yardımcısı Kemal Yamankardeniz ve Türk Patent Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Habip Asan konuşmacı olarak yer aldılar.

Toplantının açılış konuşmasını yapan MÜSİAD Genel Başkanı Nail Olpak; Fikri mülkiyet haklarının ekonomideki önemi karşısında, ülkelerin, kendilerine özgü bir fikri ve sınai mülkiyet politikası belirleyerek bu politikalarını doğru bir şekilde hayata geçirmeleri, bir tercih olmaktan çıkarak, zorunluluk haline geldi dedi.

Olpak bu konuda şunları aktardı;

"Bilgi çağındaki baş döndürücü gelişmeler, fikri ve sınai mülkiyet hukukunda da birçok değişikliklere yol açtı. Son yıllarda hem dünyada, hem de ülkemizde, önemli gelişmeler yaşandı. Ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmelere bağlı olarak, hukuk kuralları değişti ve gelişti.

Hukuk kuralları ulusal nitelik taşımasına rağmen, bu alandaki değişiklikler, uluslararası anlaşmalar yoluyla, büyük ölçüde milletlerarası düzeyde gerçekleşti. Deyim yerindeyse, fikri ve sınai mülkiyet hukuku, belirli bir ölçüde, küresel bir hukuk dalı haline geldi.

Fikri mülkiyet haklarının ekonomideki önemi karşısında, ülkelerin, kendilerine özgü bir fikri ve sınai mülkiyet politikası belirleyerek bu politikalarını doğru bir şekilde hayata geçirmeleri, bir tercih olmaktan çıkarak, zorunluluk haline geldi. Ülkeler, bu politikalarını belirlerken, elbette, uluslararası taahhütlerine de sadık kalmak durumunda" dedi.

MÜSİAD Türk Sınai Mülkiyet Raporunu Kamuyu ile Paylaştı

Daha sonra hazırladıkları rapora değinen Olpak:"Konunun önemine binaen, Marka ve Tasarım gibi sınai mülkiyet haklarıyla ilgili, Türk Sınai Mülkiyet Raporu'nu hazırladık.

Raporumuzda, konu hakkındaki tespitlerimizi, ortaya çıkan sorunları ve bunlara ilişkin çözüm önerilerimizi, bu toplantı vesilesiyle, ilk defa bugün, kamuoyu ile paylaşıyoruz..

Dünya ve ülkemizdeki gelişmelere bağlı olarak, Türkiye'nin sınai mülkiyet haklarına ilişkin politika önerilerini dile getirdiğimiz bu rapor, umarım, politika yapıcılara, fikri ve sınai mülkiyet hakları hususuna dair bir yol haritası belirlemede önemli katkı sağlayacaktır." dedi.

"Markalı Ürün İhracatında İstediğimiz Seviyede Değiliz"

MÜSİAD Başkanı Olpak'tan sonra söz alan MÜSİAD Genel Başkan Yardımcısı Kemal Yamankaredeniz Türkiye'nin önemli gelişmiş ülkeler seviyesinde markalaşmada diğer ülkeleri geçmiş olduğunu söyledi.

Yamankaradeniz'in konuya ilişkin açıklamaları şu şekilde oldu;

Kendi Teknolojisini Üretemeye Ülkeler, Bağımsızlıklarını Sürdürermezler

Türkiye'de gerçekten markalaşma anlamında şu anda ciddi mesafeler katedilmiş, Türkiye Avrupa'nın en önemli gelişmiş ülkeler seviyesinde markalaşmada diğer ülkeleri geçmiş seviyede. Marka müracaat sayılarında 2013 rakamları ile yüz binin üzerinde, yüz on bin civarında marka müracaatı olarak görülüyor. Bu da Türkiye'yi Avrupa'da en çok marka müracaatının yapıldığı ülke konumuna getirmiş durumda ama ihracat olarak baktığımızda maalesef markalı ürün ihracatında aynı başarıyı gösteremiyoruz. Bu anlamda neler yapılması lazım, markalı ürün ihracatında ülkemizin katma değerini ortaya çıkarıcak olan bu sorunun çözülmesi gerekiyor. Türkiye gerçekten kendi teknolojisini üretmek zorunda, bu teknolojinin üretilmesi için buluşlara ve patentlere ihtiyaç var. Çünkü kendi teknolojisini üretemeyen Ülkeler kendi bağımsızlığını sürdürmesi mümkün değildir ve sürdürmekte çok zorlanır.

MÜSİAD Perşembe toplantısında konuşan Türk Patent Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Habip Asan MÜSİAD ile imzalanan ikili işbirliği anlaşmasının ülkemizdeki sınai mülkiyetin daha da fazla gelişmesine katkı sağlayacağını söyledi. Prof.Asan toplantı kapsamında yaptığı sunumda Türkiye'de son dönemde sınai mülkiyet alanında yaşanan gelişmeler ve yeni kanun çalışması ve Sınai mülkiyet ekonomi ilişkisine değindi. Ayrıca Prof. Asan, Türkiye'nin 2023 hedeflerinin sınai mülkiyetle tekrardan irdelenmesinin önemli olduğunu düşündüklerini ve Türkiyede bu konuda daha güçlü bir sınai sistem için neler yapılabileceği konusundaki görüşlerini sundu.

"Patent Başvurularında Düşüş Var"

Türkiye'de 100 binin üzerinde marka başvurusu yapıldığını ifade eden Asan, "Sınai mülkiyet ile ekonomi arasında ciddi bir ilişki var. KOBİ'lerin başvurusu artmaya devam ediyor. Ama yılda 100 patentin üzerinde başvuru yapan büyük işletmelerin son 3 yılda patent başvuruları yine arttı ama oran olarak düşüş gösterdi. 2013 yılının Haziran ayından sonra daha fazla aşağı yönlü bir düşüş gerçekleşti" diye konuştu.

"Şu anda kanun hükmünde kararnamelerle düzenlenen suç ve cezalar hapis cezası öngörülüyor. Şu anda TBMM Genel Kurulu'ndaki Sınai Mülkiyet Kanun Tasarısı'nda hapis cezaları kaldırıldı ve adli para cezaları getirildi. Bir patent ihlali kasten olursa 10 bin lira ile 1 milyon liraya kadar adli para cezası öngörülüyor. Benim kişisel görüşüm hukuk davaları pahalı davalar. Büyük işletmelerin taşıyabilecek olduğu davalar. Marka başvurularında sınıf, sektör aynıysa ya da benzeriyse başvuru reddediliyor. Eğer kötü bir niyet yoksa harf değişikliği gibi ya da logo tasarımı farklıysa yayınlamaya dönük strateji uygulamak istiyoruz. Yayınladıktan sonra itiraza dayalı sistemin uygulanmasını doğru buluyoruz. Patent başvurularının yüzde 25'i belgeleşiyor, bunların da yüzde 2'si ticarileşiyor. Dünyada da bu rakamlar yaklaşık olarak aynı."

Şu andaki mevcut mevzuat 1995 yılında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler ile yürütülldüğünü dile getiren Asan, "Türk Patent Enstitüsü'nde gerçek ve tüzel kişiler adına başvuru yapan, bunları takip eden meslek grubuna vekil diyoruz. Şu anda TPE'ye başvuruların yüzde 80'i bu vekiller tarafından yapılıyor. 1970'li yıllara gittiğimizde bir şirketin sahip olduğu toplam varlıklar içerisinde fikri ürünlerin oranı yüzde 20'nin altındaydı, 2010'lu yıllara geldiğimizde bu oranın yüzde 80'in üzerine çıktı. Bu mevcut verimlilik ekonomisiyle hedeflerimize ulaşmamız mümkün değildir" diye konuştu.

Yapılan konuşmalar ve sununun ardından MÜSİAD ve TPE arasında gerçekleştirilen işbirliği anlaşması MÜSİAD Genel Başkanı Nail Olpak ve TPE YK Başkanı Prof. Dr. Habip Asan tarafından imzalandı. İmzalar sonrası MÜSİAD Genel Başkanı Olpak, MÜSİAD Araştırma Raporu olan"2023 Vizyonu Işığında Türk Sınai Mülkiyet Raporu" nu Prof. Dr. Asan'a takdim etti. MÜSİAD Genel Başkanı Nail Olpak ayrıca raporun hazırlanmasındaki katkılarından dolayı Av. Dr.Cahit Suluk'a kendi adlarına dikilmiş fidan sertifikası verdi.

Kaynak: Bültenler

Son Dakika Güncel MÜSİAD ve TPE Arasında İşbirliği Anlaşması İmzalandı - Son Dakika


Advertisement