Kuruluşunun 75. yılını kutlayan Toprak Mahsulleri Ofisinin, başta hububat olmak üzere, görevlendirildiği ürünlerle ilgili politikaların, piyasa gelişmelerinin ve son dönem uygulamalarının, sektör paydaşlarıyla değerlendirildiği ve ekmek israfıyla ilgili resim ve kompozisyon yarışmasında dereceye giren öğrencilere ödüllerinin verildiği "Sektör Değerlendirme Toplantısı ve Ödül Töreni" yapıldı.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Sayın Mehmet Mehdi EKER'in teşrifleriyle gerçekleştirilen toplantı ve ödül törenine, sektör ve STK temsilcileri, kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri, öğrenciler, veliler ve öğretmenler katıldı.
TMO Güvercinlik Tesisleri'nde, 19 Temmuz 2013 Cuma günü düzenlenen program; tanıtım filmi ve kamu spotunun izlenmesi, açılış konuşmaları, ödül töreni ve bayat ekmekli ikram şeklinde gerçekleşti.
Açılış konuşmalarını TMO Genel Müdürü Mesut KÖSE, TUSAF Başkanı Erhan ÖZMEN, Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim BALCI ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Sayın Mehmet Mehdi EKER yaptı.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi EKER; 75. kuruluş yılını kutlayan TMO'nun, ülke sathına yayılmış teşkilatı ve 3 bin 500 çalışanı ile gıda güvenliğinin sağlanmasında üretici, tüketici ve tedarik boyutlarıyla çok önemli bir işleve sahip olduğunu, sektör paydaşlarının bu başarıda ortak olduğunu söyledi.
Dünyada hububat fiyatlarının, birtakım spekülatif hareketler ve pozisyonunu kaybetmek istemeyen bazı ülkeler ile dünya hububat ticaretinin büyük bir kısmına hükmeden çok uluslu şirketlerin fiyatlarla yapay olarak oynamaları nedeniyle zaman zaman yükseldiğini ifade eden Eker, "2013 yılının üretim düzeyi ile ilgili şu an itibariyle tahminler ve gerçekleşmeler bu alanda olumlu bir etki yarattı ve fiyatlar 313 Dolar gibi makul bir düzeye indi." diye konuştu.
Dünyada üretilen buğday, mısır, pirinç, şeker, yağ, et, süt ve insanların yaşaması için gerekli gıda maddelerinin tamamının miktarının, insanların ihtiyacını karşılayacak düzeyde olduğunu anlatan Eker, "Ama sorun şu; yeryüzünde adalet eksikliği var, merhamet eksikliği var, sevgi eksikliği var" ifadesini kullandı.
Aşırı kâr etme hırsının, kendi gıdasını üretemeyen, ekonomisi yeterince istikrarlı olmayan ülkelerin aleyhine olduğunu ve o ülkelerde yaşayan 900 milyona yakın insanın bu durumdan açlık ve yoksulluk şeklinde olumsuz etkilendiğini kaydeden Eker, 900 milyonun içindeki 10 milyon insanın da her yıl açlığa bağlı sebeplerle hayatını kaybettiğini dile getirdi.
Bu açlık ve yoksulluğa yol açan sebeplerden en önemlisinin, dünyada yaşanan israf olduğuna dikkat çeken Eker, "Yeryüzünde üretilen gıdanın 1 milyar 300 milyon tonu israf edilmektedir. Bunun çok büyük bir kısmı gelişmiş ve zengin ülkelerde meydana geliyor. Rakamlar ABD'de üretilen gıdanın yüzde 40'ının israf edildiğini gösteriyor. Yeryüzündeki israf edilen gıdanın üçte biri açlık çeken 900 milyon insanın karnının doymasına yeter. Bir yanda israf ve sayısı 1 milyar 400 milyonu bulan aşırı kilolu ve obez insan sayısı, öte tarafta yeryüzünde gıda olduğu halde açlıktan ölen 10 milyonlarca insan. Bu mekanizma adil bir mekanizma değil. Bu mekanizme adalet, sevgi üretmiyor. Bunun için insanlar ölüyor." dedi.
Bakan Eker, Türkiye'de günden güne artan bir israfın söz konusu olduğunu belirterek, "Türkiye'de her yıl 2 milyar adet ekmek çöpe gidiyor. Kendimize de bakacağız. Biz bunun ne kadarını engelleyebiliyoruz. Biz bu kaygı, endişe ve sorumluluk duygusuyla, bu utançla toplumun dikkatini bir noktaya toplamak istedik. Ortada her yıl 1 buçuk milyar çöpe giden ekmek var. Biz bu ekmeği çöpe atmayıp tasarruf etsek, yüzlerce hastane yapıp okul inşa ederiz. Binlerce öğrenciye burs veririz, yol yaparız, baraj inşa ederiz, tesis yaparız. Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası'nı da bu anlayışla başlattık. Amacımız kamuoyu bilinci oluşturmak. Herkes bu projenin hem öznesi hem nesnesidir." dedi.
İsrafın önemli bir kısmının fırınlarda yaşandığını aktaran Eker, "Biz de Bakanlık olarak fırınlardaki israfın asgariye inmesiyle ilgili mevzuat bakımından gerekli adımları atacağız. Bunu yapmak durumundayız. Çünkü bu, Türkiye'nin kaybıdır. Bütün insanlığın vicdanını kanatan bir meseledir. Bizim kültürümüzde ekmek nimettir, yeri çöplük değildir. Bize düşen ekmeği gördüğümüz yerde alıp öpüp, yüksek bir yere bırakmaktır." değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye'nin gıda bakımından güvenli bir ülke olduğunu ve bir sorun yaşanmadığını söyleyen Bakan Eker, "Bu sene bir önceki yıla göre daha fazla buğday üretiyoruz. Şu ana kadar buğdayda hasatın yüzde 90'ını yaptık. Geçen sene 20 milyon ton civarındaydı, bu sene 22 milyon ton buğday üretiyoruz. TMO son 8 yılda, her yıl yeni bir yenilikle üreticinin karşısına çıkıyor. Bu sene randevulu sisteme geçtik, 10 gün içinde ödemeler yapılıyor. 1 milyon 300 bin ton buğday alındı TMO işyerlerinde, bunun 900 bin tonunun parası da ödendi. Gerisi de günü içinde ödeniyor. Hiçbir problem yok. Geçen sene ve önceki sene protein cihazlarını devreye koymuştuk, üretici bu son uygulamalardan oldukça memnun.
Bu sene arpa ve mısır üretimimiz de geçen seneden daha fazla. Türkiye buğday unu ve buğday ürünlerinin ihracatında çok önemli bir noktaya geldi. Türkiye 2012 yılında, 2 milyar Dolar değerinde yaklaşık 3 milyon ton buğday ürünü ihraç etti. Dünyada en yüksek düzeyde ihracat. Mesela Türkiye son 8 yılda ya birinci ya da ikincidir. Bazen bu içeride ürettiğimizin fazlası yetmiyor, biraz daha fazla ihracat yapalım diye dünya piyasalarından da alınıp dâhilde işleme rejimi kapsamında ihraç ediliyor. Zaman zaman gazetelerde çıkıyor, diyorlar ki; 'Türkiye buğday bile ithalat ediyor.' Bu ihtiyaçtan dolayı yapılan ihracat değil. Bizim ihtiyacımız 18 milyon ton, biz üretiyoruz 22 milyon ton. İhtiyacımızın üzerinde üretiyoruz. Fazlasını ihraç ediyoruz, üstüne biraz daha alıp ihraç ediyoruz" diye konuştu.
TMO Genel Müdürü Mesut KÖSE yaptığı konuşmada, TMO'nun 75 yıllık tarihini önemli başlıklarıyla özetledikten sonra şunları söyledi:
"TMO, başta hububat olmak üzere, görevlendirildiği tarım ürünleriyle ilgili olarak iç ve dış piyasaları izleyerek alım/satış işlemleri yapmakta, gerektiğinde ithalat/ihracat ve diğer argümanlarla piyasaları işletmekte, üretici-tüketici-tüccar ve sanayici arasında sağlıklı bir piyasa işleyişini temin etmektedir.
Politikalar oluşturulurken piyasalar yakından takip edilmekte, hububat üretimi ve ticaretinde önde gelen 29 ülke ve 81 ilimizin güncel verileri analiz edilmektedir.
Aramızda un sektörü, hububat konseyi, makarna, nişasta ve glikoz, beyaz et, pirinç sektörü, hububat ticareti, borsalar, ziraat odaları, dernekleri, yem sektörü, yumurta ve bulgur sektörü ile fırın ve ekmek sektöründen üst düzey katılımcılar var. Bizler piyasa düzenleme çalışmalarımızı yaparken hem bu alanlardaki sektörel kuruluşlarla hem de belli bir sıra dâhilinde alanında bilinen ticari kuruluşlarla diyalog kurmaktayız. Yani aslında bu piyasaları bir nevi bu kuruluşlarla birlikte yönetmekteyiz. Kurduğumuz diyalog kanalı, aldığımız kararların ve uygulamaların isabet derecesini artırmaktadır."
Son yıllarda ortaya koyduğu depolama yatırımları, lisanslı depoculuk, makbuz senedi, ürün senedi, kimyasal analiz değerlerine göre alım ve depolama, randevulu alım gibi uygulamaların, TMO'nun sunmuş olduğu hizmetleri daha güçlü, sağlıklı ve günün şartlarına uygun hale getirdiğine dikkat çeken Köse "İnşa ettirdiğimiz lisanslı depoculuğa uygun yeni ve modern depolama ve ürün kurutma tesisleri ile ülkemizdeki depo açığının kapatılması hedeflenmektedir. Bu kapsamda, Türkiye'de 13 ayrı noktada 300 bin ton kapasiteli depo inşaatları devam etmekte, 120 bin tonluk inşaatlar da ihale sürecinde bulunmaktadır." diye konuştu.
Sayın Köse, ülkemizdeki ekmek israfının önlenmesi ve tam buğday ekmeği tüketiminin teşvik edilmesi amacıyla Bakanımızın girişimleri ve Başbakanımızın öncülüğünde başlatılan kampanyanın bütün hızıyla sürdüğünü, başladığı günden bu yana ülke genelinde sahiplenildiğini ve hedeflendiği gibi medya, valilikler, kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşları, belediyeler, üniversiteler, özel sektör ve vatandaşla işbirliği içerisinde geliştirilerek devam ettiğini belirterek şunları söyledi:
"Bu kapsamda toplantı, panel, sempozyum, fuar, konferans ve yarışma şeklinde gerçekleştirilen etkinliklerde; yapılan sunumlar ve bildiriler, verilen konferanslar, düzenlenen bayat ekmekli yemek yarışmaları, açılan stantlar, dağıtılan kitap ve broşürler, sergilenen afişler ile izletilen kamu spotları vasıtasıyla ekmek israfı konusu işlenmektedir. Bu çerçevede bu güne kadar 42 önemli etkinlik gerçekleştirilmiş, kamu spotları ulusal kanallarda 3000 kez yayınlanmış, 57 TV kanalında 1200 haber yapılmış, toplam 330 milyon TL'lik reklam değerine ulaşılmıştır. Bu rakamlar kampanyanın toplumun en ücra köşesine ulaşması ve israf konusunda toplumsal duyarlılık oluşmasına katkı sağlaması adına önem arz etmektedir."
Mesut KÖSE konuşmasını, ülke genelindeki ilk, orta ve lise düzeyi okullarda düzenlenen resim ve kompozisyon yarışmasından dolayı Milli Eğitim Bakanlığı camiasına, 75. yıl ve kampanya logoları ile ekmek israfı sloganının yer aldığı milli piyango biletlerini bastırıp satışa sundukları için Milli Piyango Genel Müdürü ile teşkilatına, TMO'yu "Tüketici Hizmet Ödülü'ne layık gören Gümrük ve Ticaret Bakanlığı yetkililerine teşekkür ederek tamamladı.
Daha sonra konuşma yapan Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF) Başkanı Erhan ÖZMEN, 75. kuruluş yıldönümünü kutlayan, ülkemizin en büyük ölçekli kuruluşlarından birisi olan TMO'nun, faaliyet alanındaki ürün piyasalarını düzenleme görevini başarıyla yürüttüğünü, üreticiden tüketiciye kadar beklentileri farklı olan çok fazla kesime karşı görevini büyük bir sorumluluk ve gayret içerisinde yaptığını belirterek sözlerine başladı.
Özmen, ekmekteki yeni dönemle ilgili olarak şunları söyledi: "Ekmekte yeni dönem başladı. Önce 4 Ocak 2012'de Ekmek Tebliği, 2 Nisan 2013'te Buğday Unu Tebliği ve 30 Haziran 2013'te Gıda Katkı Maddeleri Tebliği yayımlanmıştır. 01 Temmuz tarihi itibariyle un sanayi, yeni tebliğlere göre üretim yapmaya başlamış, ekmek sanayi de, 1 Ağustos itibariyle ürettiğimiz bu unlardan ekmek üreterek halkımıza sunacaktır.
Yeni üretilen undan yapılan ekmeği TÜBİTAK'a bilimsel olarak incelettirdik. Lif, protein ve faydalı yağların oranının yükseldiğini ve nişasta oranının azaldığını gözlemledik. Bu kapsamda yeni üretilen ekmekten günde 200 gr tüketildiğinde ortalama olarak bir insan için gerekli olan enerjinin % 35'i, proteinin % 25'i, B1 vitamininin % 66'sı ve lif ihtiyacının % 55'i karşılanırken, magnezyum, potasyum, sodyum, A vitamini, E vitamini ve B1 vitamini gibi 17 besinsel değeri olan vitamin ve minerali alıyor olacağız."
Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim BALCI da günde 6 milyon ekmeğin israf edildiğini, bu durumun ülke açısından olumsuz bir tablo olduğunu belirterek "İsraf edilen ekmeğin 3 milyonu fırınlarda gerçekleşmektedir. Başlatılan kampanyayla tüketiciler bilgilendirilirken, fırıncılar da gerekli desteği verecektir. Ayrıca dış piyasalardaki fiyat dalgalanmaları gibi olumsuz durumlar, ülkemize olumsuz olarak yansımamışsa, özellikle ekmek fiyatlarında bir istikrar var ise bu, Bakanlığın ve TMO'nun uyguladığı politikalar sayesindedir." dedi.
Konuşmaların ardından, "Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası" kapsamında, Milli Eğitim Bakanlığı ile işbirliği içerisinde, genç nesillerde ekmek israfına karşı duyarlılığın arttırılmasını hedefleyen "Ekmek İsrafı ve Önlenmesi" temalı ilk, orta ve lise kategorilerinde yapılan yarışmada ikinci ve üçüncü olan 12 öğrenciye Sayın Bakanımız tarafından ödülleri takdim edildi. Ödül olarak her öğrenciye 1'er adet "Tablet PC" ve kalem seti verildi. Yarışmada birinci olan 6 öğrenciye ödülleri 28 Mayıs tarihinde Milli Piyango Sanat Galerisindeki sergi açılışında verilmişti.
Programda ayrıca Milli Piyango İdaresi ile yapılan işbirliği çerçevesinde, üzerinde kampanya logosu ve sloganı ile TMO'nun 75. yıl logosunun yer aldığı, 9 Temmuz tarihinde satışa sunulan ve 19 Temmuz akşamı çekilişi yapılan milli piyango biletinin maketi de sergilendi.
Son Dakika › Güncel › 'Sektör Değerlendirme Toplantısı ve Ödül Töreni' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.