(TBMM) - AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, "Terörsüz Türkiye sürecini her türlü polemikten uzak olarak ele almak, çözüm çabalarına samimiyetle katkıda bulunmak siyaset kurumunun temel görevidir. Biz, iktidar ve ittifak olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yapıcı olmaya, kucaklayıcı olmaya, birleştirici olmaya özen göstereceğiz, bunu yaparken milletimizin çıkarlarını önceleyecek, Türkiye'nin istikbalini her türlü siyasi mülahazanın üstünde tutmaya devam edeceğiz" dedi.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da alkolle ilgili düzenlemeler ile yapı kooperatiflerinin tarım arazileri üzerinde mülkiyet ve sınırlı ayni hak edinmelerinin yasaklanmasına ilişkin düzenlemeler içeren "Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"nin görüşmelerine başlanması bekleniyor.
Teklifin görüşmeleri öncesinde Adan, siyasi parti grup başkanvekillerinin söz taleplerini karşıladı. Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Mehmet Emin Ekmen, Doruk Madencilik işçilerinin haklarının karşılanmamasını gündeme getirdi. Ekmen, "Hükümetin bakanlarının açık kefaletini bile yok sayan bir tutum içerisinde gördüğümüz Doruk Holding maden işçilerinin mücadelesini buradan selamlıyoruz. İşverene söyleyecek bir söz kalmadı. Zaten işveren işini hakkıyla yapmış olsa bu işçilerimiz geçen ay gelip burada bu mücadeleyi yapmak zorunda kalmazdılar. Bu arada şunu da vurgulamak lazım: Buraya gelen işçilerimiz 110-120 kişi ama toplam işçi sayısı bin olan Doruk Holding işçilerinin farklı noktalarda aynı mağduriyeti yaşadığını biliyoruz. Geçen ay bu ülkenin bakanları bir mutabakata imza koydular, hatta kefalet koydular. Şimdi Sayın Bakanlara çağrımız var: Lütfen bu mutabakatın ve bu kefaletin gereğinin behemehal yerine getirilmesi için inisiyatif alınız, gereğini yapınız ve işçilerin bu mağduriyetine son veriniz" diye konuştu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez de Doruk Holding'e yönelik eleştirilerini sıraladı. Çömez, holdinge 2 bin 364 maden ruhsatı verildiğini öne sürerek, "Ankara'nın coğrafi büyüklüğünden daha büyük, devasa bir holding, Bakanlık'tan daha büyük bir hale getirmişler. Kim? Doruk Holding. AK Parti'nin yandaşının sahip olduğu bir holding" dedi. Çömez, holdinge kamu bankalarından da "inanılmaz krediler" verildiğini iddia etti. Çömez, şöyle konuştu:
"Bunlardan bir tanesi Halkbank. Tam 480 milyon dolar Halkbank'tan kredi verilmiş ve yıllardır Sayıştay raporlarında 'Bu kredi ödenmiyor, bu kredi ödenmiyor' diye raporlar yazılmasına rağmen adamlar ödememişler kredilerini, zamana yaymışlar, 'Ödeyeceğiz' demişler, ödememişler ve bu krediyi alırken de devlet arazisini teminat olarak göstermişler ve sizin yandaşınız. Herhalde Türkiye Yüzyılı'nda böyle olacak bu işler. ve bu firma birkaç hafta önce birçok işçisini mağdur etti, işçiler sokaklara döküldü, çoluk çocuk perişan, maaşı ödemiyor ve Meclis gündemine geldi, defalarca konuşuldu. Sizler 'Emekçinin, işçinin alın teri kurumadan onun hakkının ödenmesi gerektiğini savunan bir anlayıştan geliyoruz' diyerek iktidara geldiniz. Ya, acımıyor musunuz bu işçilerin haline? Semirtmişsiniz, beslemişsiniz, doyurmuşsunuz, hazineden veyahut da devlet bankalarından, kamu bankalarından milyarları peşkeş çekmişsiniz, Ankara büyüklüğünden daha büyük bir alanı götürüp kendisine tahsis etmişsiniz, adam 'Ödemem de ödemem' diyor. Gücünüz mü yetmiyor Allah aşkına, böyle bir Türkiye olur mu? 'Türkiye Yüzyılı' diye ortaya çıktınız, şu ülkenin geldiği hale bakın. Yarın bu işçiler holdingin önünde gösteri yapacaklar, ben bütün Türkiye'yi, Ankara'dakileri ve bütün Türkiye'yi işçilere destek olmak için holdingin önüne davet ediyorum; Türkiye Yüzyılı'nın ne olduğunu, emek sömürüsünün, alın teri sömürüsünün ne hale geldiğini bütün Türkiye görsün. Buradan herkesi yarın yapılacak olan o gösteriye, o talebe destek vermeye davet ediyorum."
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay ise "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Akçay, "Bugün küresel sistemin çöküşe geçtiği, emperyalist odaklar ile siyonist yayılmacılığın coğrafyamızı ateşe attığı kaotik bir dönemdeyiz. Böylesi bir kuşatma karşısında terörsüz Türkiye, terörsüz bölge hedefi yalnızca bir asayiş meselesi değil, Türk ve Türkiye Yüzyılı'nın stratejik bir hamlesi ve 21'inci yüzyıldaki vizyonumuzun miladıdır" dedi.
Akçay, "Bu hedef sadece bir güvenlik politikası değildir, aynı zamanda milli birlik iradesidir, demokrasi ve kardeşlik hukukudur, devlet aklıdır, Türkiye Yüzyılı'nın stratejik omurgasıdır. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefi herhangi bir pazarlığın, herhangi bir tavizin, herhangi bir teslimiyetin adı değildir. Terörsüz Türkiye devlet aklıyla, millet iradesiyle, hukukla ve şehitlerimizin aziz hatırasına sadakatle yürütülen milli bir hedeftir. Ülkemizde yaşayan 86 milyonun kardeşliği, dayanışması hiçbir terör örgütünün, suç örgütünün ve yabancı odakların insafına bırakılamayacak kadar kıymetlidir. Hiçbir vatandaşımız terörün rehinesi değildir. Milletimiz aynı kaderin, aynı vatanın, aynı bayrağın mensubudur. Bu nedenle, bu hedef güvenliği, hukuku, adaleti, demokrasiyi, barışı, kardeşliği ve toplumsal huzuru birlikte büyütme hedefidir" ifadesini kullandı.
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, 3 Haziran 1994'te kaçırılarak öldürülen iş insanları Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay'ı anarak, 1990'lı yıllarda işlenen faili meçhul cinayetlerin faillerinin ortaya çıkarılması ve adaletin sağlanması için mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi. Temelli, şöyle konuştu:
"Tam otuz iki yıl önce 90'lı yılların karanlığında 'faili meçhul' olarak adlandırılan bu tür cinayetler o denli çok işlendi ki sayıları 17 bine varıyor. O yıllarda yitirdiğimiz tüm 'faili meçhul' denen yitirdiklerimizi de saygıyla anıyorum. Fakat bu faili meçhul kodu nedir biliyor musunuz? 'Failleri açığa çıkarılmasın, bu suçun üstü örtülsün' kodudur. Dolayısıyla aslında bunların failleri çok iyi biliniyor. Dönemin bakanlarından, dönemin bu iş için gözyaşı dökenlerine kadar, bürokratlarına kadar bu suça bulaşmış herkes çok iyi biliniyor fakat bir türlü bu sorumlular hakkında hiçbir soruşturma, bu failler hakkında hiçbir işlem yapılmadı. Evet, otuz iki yıl geçmiş olabilir ama unutmayacağız ve sorumlularının açığa çıkması, adaletin yerini bulması için de mücadelemizi vermeye devam edeceğiz."
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Türkiye'de açlık, işsizlik, borçluluk ve suç oranlarındaki artışa dikkat çekerek, "Türkiye'deki herkesi mi tutuklayacaksınız? Ne yapacaksınız? Türkiye'de her yeri hapishaneye mi çevireceksiniz" diye sordu. Günaydın, ekonomik politikalar nedeniyle çiftçilerin üretimden uzaklaştığını da savundu. Türkiye'deki ekonomik tabloya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Günaydın, açlık sınırının 35 bin lira, yoksulluk sınırının 114 bin lira, bekar bir çalışanın yaşam maliyetinin ise 45 bin lira olduğunu belirterek, vatandaşların kendi gelirlerini bu rakamlarla karşılaştırmasını istedi.
Türkiye'de 30 milyon kişinin açlık sınırının altında yaşadığını öne süren Günaydın, TÜİK verilerine göre dar tanımlı işsizliğin yüzde 8,1 seviyesinde bulunduğunu, bunun da 2 milyon 800 bin kişiye karşılık geldiğini söyledi. Günaydın, geniş tanımlı işsizliğin ise 12 milyon 800 bine ulaştığını ifade etti. 15-39 yaş grubunda ne eğitimde ne de istihdamda bulunan gençlerin sayısının 6 milyon 700 bin olduğunu belirten Günaydın, "Türkiye'nin en çok üreten, en enerjik 7 milyona yakın vatandaşı ne eğitimde ne de istihdamda" dedi. Vatandaşların bankalara ve kredi kartlarına olan borçlarının arttığını savunan Günaydın, tahsil edilemeyen alacakların varlık yönetim şirketlerine devredildiğini, bu kapsamda 4 milyon 271 bin kişinin bulunduğunu söyledi.
"Bizim tek derdimiz vardır, o da Türkiye'dir, Türkiye Yüzyılı'nın inşa ve ihyasıdır" diyen AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ise şu değerlendirmelerde bulundu:"
"Geçmişte acı tecrübeler yaşamış bir millet olarak huzur ve istikrarın bizim için ne kadar hayati bir öneme sahip olduğunun hepimiz bilincindeyiz. Milletimize karşı mesuliyet taşıyan herkesten de bu iklime zarar verecek her türlü eylem ve söylemden uzak durmalarını özellikle bekliyoruz. Böylesi hassas bir dönemde Türkiye'nin dikkatini dağıtmaya, milletimizin gönül ahengini bozmaya kimsenin hakkı yoktur. Ülkemizin başta terörsüz Türkiye sürecimiz olmak üzere, 86 milyonu ilgilendiren meselelerde ortak zeminde buluşmaya, mutabakata, güç birliği yapmaya ihtiyacı vardır. Terörsüz Türkiye sürecini her türlü polemikten uzak olarak ele almak, çözüm çabalarına samimiyetle katkıda bulunmak siyaset kurumunun temel görevidir. Biz, iktidar ve ittifak olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yapıcı olmaya, kucaklayıcı olmaya, birleştirici olmaya özen göstereceğiz, bunu yaparken milletimizin çıkarlarını önceleyecek, Türkiye'nin istikbalini her türlü siyasi mülahazanın üstünde tutmaya devam edeceğiz."
Son Dakika › Güncel › Terörsüz Türkiye Vurgusu - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?