TİP, TBMM'deki yeni yasama açılışına katılmadı: Her şeyi normal kabul ediyormuşuz gibi o Meclis'e gitmek içimize sinmiyor

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Meclis'teki yeni yasama yılı açılışına katılmayarak Anayasa Mahkemesi önünde açıklama yaptı. Erdoğan'ı dinlemenin ve her şey normalmiş gibi Meclis sıralarına oturmanın içlerine sinmediğini belirten Baş, emekli polis memuru Ali Şekeroğlu'nun intiharını, fon soruşturmasını ve Can Atalay'ın durumunu hatırlattı. Baş, "Bu haksızlıklara, hukuksuzluklara asla ama asla teslim olmayacağız ve eninde sonunda mücadele ederek hep birlikte mutlaka kazanacağız" dedi.
(ANKARA) - Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Meclis'teki yeni yasama yılı açılışına katılmayarak Anayasa Mahkemesi önünde açıklama yaptı. Erdoğan'ı dinlemenin ve her şey normalmiş gibi Meclis sıralarına oturmanın içlerine sinmediğini belirten Baş, emekli polis memuru Ali Şekeroğlu'nun intiharını, fon soruşturmasını ve Can Atalay'ın durumunu hatırlattı. Baş, "Bu haksızlıklara, hukuksuzluklara asla ama asla teslim olmayacağız ve eninde sonunda mücadele ederek hep birlikte mutlaka kazanacağız" dedi.
TİP Genel Başkanı Erkan Baş, milletvekilleri Sera Kadıgil ve Ahmet Şık, TBMM'de 28. Dönem 5. Yasama yılı dolayısıyla toplanacak TBMM Genel Kurulu'na katılmayarak, geçen hafta emekli polis memuru Ali Şekeroğlu'nun, "Para için değil, onurumuz için" diyerek yaşamına son verdiği Anayasa Mahkemesi önünde bir araya geldi.
Burada açıklama yapan TİP Lideri Erkan Baş, "Sanki Türkiye'de bir Meclis bırakılmış gibi, sanki o Meclis'te gerçekten halkın iradesi temsil ediliyormuş gibi, sanki o Meclis gerçekten halkın sorunlarıyla ilgileniyormuş gibi, sanki bu ülkede anayasaya uyuluyormuş gibi her şeyi normal kabul ediyormuşuz gibi o Meclis'e gitmek, o sıralara oturmak, Tayyip Erdoğan'ı dinlemek içimize sinmiyor" diye konuştu.
"EMEKLİ POLİSİN HAYATINA SON VERMESİNİ, SIRADAN BİR OLAYMIŞ GİBİ ALGILANMASINI DOĞRU BULMUYORUZ"
Erkan Baş, Anayasa Mahkemesi önünde bulunmalarının bir diğer nedeninin emekli polis memuru Ali Şekeroğlu'nun hayatına son vermesi olduğunu belirterek, "Emekli bir yurttaşımız, emekli bir polis memuru, 'Para için değil, onurum için' diyerek burada yüzlerce emekli arkadaşıyla beraber katıldığı bir eylem sırasında hayatına son verdi. Bunun sanki hiç yaşanmamış gibi, bunun sanki sıradan bir olaymış gibi, bunun sanki hemen unutulacakmış gibi algılanmasını doğru bulmuyoruz. Buna izin vermeyeceğimizi haykırmak için Türkiye Büyük Millet Meclisi yerine Anayasa Mahkemesi'nin önüne geldik" ifadelerini kullandı.
"TÜRKİYE TARİHİNİN EN BÜYÜK HIRSIZLIKLARINDAN BİRİ"
Emekli Şekeroğlu'nun hayatına son verdiği sırada "Türkiye tarihinin en büyük hırsızlıklarından, en büyük yolsuzluklarından bir tanesinin yaşandığını" söyleyen Erkan Baş, şöyle devam etti:
"Günlerdir adına fon skandalı denilen, fon yolsuzluğu denilen ama özü itibarıyla iktidar sahiplerinin ve onların etrafında kümelenmiş para babalarının servetlerini büyüttükleri çok büyük bir yolsuzluğun, çok büyük bir hırsızlığın içindeyiz. Şimdi bunlar yaşanırken, sanki memlekette adil bir yargı sistemi varmış gibi, sanki bu iktidar bunlarla, bu hırsızlarla suç ortağı değilmiş de onlara karşı mücadele ediyormuş gibi bir görüntü vermeye, bunun üzerini kapatmaya çalışıyorlar. Şu ana kadar ulaşabildiğimiz bütün bilgileri tüm yurttaşlarımızla paylaşıyoruz. Çünkü biliyoruz ki ancak ve ancak yurttaşlarımız bu meseleye sahip çıkarsa, ancak ve ancak bu ülkenin onurlu insanları bu hırsızların yakasına yapışırsa bunlardan hesap sorulabilir ve bunların bir daha yaşanmasını engelleyebiliriz. Bunun dışında bugün Meclis'te yapılacak konuşma, yarın belki toplumsal baskıyı hafifletmek için iktidar eliyle Meclis'te kurulacak komisyon, bizim gerçekleri öğrenmemizi değil, tam tersine bu gerçeklerin üzerine örtmek için yürütülen bir PR çalışmasıdır."
"SANKİ SUÇ ŞEBEKELERİYLE HESAPLAŞIYORMUŞ GİBİ MASAL ANLATMALARINA KARNIMIZ TOK"
TİP Genel Başkanı Erkan Baş, iktidarın fon soruşturmasıyla ilgili, "sanki ufak tefek yanlışlar yapan birileri varmış da iktidarın, doğrudan Recep Tayyip Erdoğan'ın, bu süreçten haberi yokmuş gibi bir mesaj vermeye" çalıştığını öne sürerek, şunları söyledi:
"Bugün Tayyip Erdoğan'ın Meclis'te yapacağı konuşmanın içeriğini bilmiyoruz; ama günlerdir sürdürülen kampanya bize bunu gösteriyor: Bizzat bu suç şebekesinin en başındaki kişilerin, sanki bu suç şebekesiyle hesaplaşıyorlarmış gibi bize masal anlatmalarına karnımız tok. Biz bu ülkenin gerçek sorunlarını, bu ülkenin gerçekte neler yaşadığını, onun en çarpıcı biçimde yaşandığı yerlerden bir tanesinde, Anayasa Mahkemesi önünde, tüm yurttaşlarımıza bir kez daha hatırlatmak istiyoruz. ve bu hırsızlık düzeninin, bu yolsuzluk düzeninin, bu yağmanın devam edebilmesi için bir taraftan bizi baskıyla, şiddetle, zorla, medya ablukasıyla, bir dijital sıkıyönetim ilan ederek elimizde kalan belki de son haberleşme kaynaklarının üzerine de çökerek kapatmaya çalışırlarken, diğer taraftan da buna karşı sesini yükselten her siyasetçiyi hedef haline getiriyorlar."
"ANAYASA MAHKEMESİ'NİN KARARLARI NEDEN UYGULANMAMAKTADIR?"
Hatay Milletvekili Can Atalay'ın durumuna da değinen Baş, "Ülkemizde bir Anayasa Mahkemesi var mıdır? Varsa bu Anayasa Mahkemesi'nin verdiği kararlar neden uygulanmamaktadır?" diye sordu.
Can Atalay'ın yeni yasama yılının başladığı bugün 24 saatlik açlık grevine başladığını ve eylemini Hatay'ın temsil hakkı, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması ve milletvekilliği görevini yerine getirmesinin önündeki engellerin kaldırılması talepleriyle gerçekleştirdiğini bildiren Erkan Baş, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'a da seslenerek, Atalay'ın milletvekilliğinin düşürülmesine yönelik işlemi eleştirdi.
Baş, "Yapılması gerekenin, Can Atalay'ın kaydının derhal Meclis kütüğüne yapılması gerektiğini defalarca söyledik. Bugün yeni yasama yılının açılışında Anayasa Mahkemesi'nin önünden bir kez daha bu çağrıyı yapıyoruz" dedi.
"GAZETECİLER, YAZARLAR İŞLERİNİ YAPTIKLARI İÇİN CEZAEVİNE ATILIYOR"
Anayasa Mahkemesi kararlarının tanınmadığını, seçilmiş siyasetçilerin, milletvekillerinin ve belediye başkanlarının cezaevinde tutulduğunu savunan Baş, gazeteciler ve yazarların da "işlerini yaptıkları ve gerçekleri söyledikleri için" cezaevine atıldığını ya da çalışabilecekleri mecraların engellendiğini söyledi.
Erkan Baş, "Tüm bunların ortasında bir avuç para babası, bir avuç holding sahibi sermaye, her gün servetlerine servet katarken, biz açlığa, yoksulluğa, sefalete, geleceksizliğe mahkum ediliyoruz. Bu ülkede insanlar sadece insan gibi yaşamak istiyorlar. İnsan gibi yaşamak, evlerine huzur içinde gitmek, iş yerinde ölüm korkusuyla çalışmamak, emekli olduklarında yaşamlarını sürdürebilmek, ez cümle insan olmak istiyorlar. Bu haksızlıklara, bu hukuksuzluklara asla ama asla teslim olmayacağız ve eninde sonunda mücadele ederek hep birlikte mutlaka kazanacağız" ifadelerini kullandı.
Sizin düşünceleriniz neler ?