Ümit Özdağ: “Türk askerinin kanı Suudiler için dökülemez” - Son Dakika
Son Dakika Logo

Ümit Özdağ: “Türk askerinin kanı Suudiler için dökülemez”

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Ümit Özdağ: “Türk askerinin kanı Suudiler için dökülemez”
 Güncelleme: 

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı eleştirerek, "Meclis'ten tezkere çıkmadan Türk askerinin yollanmasından bahsediliyor. Bunların hepsi anayasal suç. Türk askerinin kanı Suudiler için dökülemez" dedi.

Haber: Batuhan DÜKEL/ Kamera: Ünal AYDIN

(ANKARA) - Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı eleştirerek, "Meclisten tezkere çıkmadan Türk askerinin yollanmasından bahsediliyor. Bunların hepsi anayasal suç. Türk askerinin kanı Suudiler için dökülemez" dedi.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, partisinin Antalya'daki The Marmara Otel'de düzenlediği "Cumhuriyet Kadınları Buluşuyor" etkinliğine katıldı. Etkinlikte Zafer Partisi Antalya Kadın Kolları Başkanı Hamiyet Arısaman, Antalya İl Başkanı Gencay Ağyurt ve Özdağ konuşma yaptı.

Zafer Partisi Antalya Kadın Kolları Başkanı Hamiyet Arısaman, konuşmasında Cumhuriyet'in kadınlara kazandırdığı hakların önemine değinerek, "Cumhuriyet kadınları susmayacak. Türkiye'nin geleceğinde söz sahibi olmaktan asla vazgeçmeyecek" dedi.

Zafer Partisi Antalya İl Başkanı Gencay Ağyurt da kadınların toplumsal ve siyasal hayattaki rolüne işaret ederek, "Kadınlarımızın güvenlik endişesi olmadan yaşayabilecekleri, toplumun kadınların omuzlarında yeniden yükseleceği bir Türkiye'yi inşa etmek için hazırız" ifadelerini kullandı.

Etkinlikte son olarak konuşan Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, TBMM'de kabul edilen "çerçeve yasa"nın terör örgütü PKK'ya yönelik bir af niteliği taşıdığını öne sürdü. Özdağ, şöyle konuştu:

"Çerçeve yasa adı altında PKK'ya özel, teröre özel bir af yasası Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi, HÜDA PAR, Cumhuriyet Halk Partisi ve Yeni Parti'nin oylarıyla çıkartıldı. Rekor sayıda milletvekili, 467 sanıyorum, PKK'nın affedilmesi için oy verdi. Ama Türk milleti de rekor sayıda bir çoğunlukla PKK terör örgütüne çıkartılan affa karşı çıkıyor. Bırakın siz bunu, artık bu milletin vicdanından kopmuş, temsil etmeyen milletvekillerine onaylatmayı, gelin Türk halkına sorun. Bakalım, Türk halkı PKK affına ve Öcalan'ın serbest kalmasına ne diyecek. Elbette sandıkta güçlü, çok güçlü bir hayırla bugün izlenen politikayı sandığa gömecek. Ondan eminiz."

"PKK SİLAH BIRAKMADI"

Terör örgütü PKK'nın silah bırakmadığını öne süren Özdağ, örgüt mensuplarının Suriye ve Irak'tan İran'a geçtiğini, Türkiye'de ise üç ilin kırsalında yeniden hareketlilik yaşandığı yönünde istihbarat aldıklarını iddia etti. Özdağ, şunları söyledi:

"Ben Türkiye'de PKK terörünü en iyi bilenlerden, asker, sivil, istihbaratçı dahil birisiyim. Belki ilk beşin içindeyim. Ben PKK terör örgütünü yıllardan beri akademik olarak çalışan, sadece kütüphanede değil, sınırın öte tarafında ve bu tarafında dağ köyleri dahil, karakollar dahil, gece operasyonları dahil, özel harp karargahları dahil izlemiş, ziyaret etmiş, araştırmış bir kişiyim ve PKK silah bırakmadı. PKK silah bırakmadı ve PKK'lı teröristler şimdi Suriye'den, Irak'tan İran'a gidiyorlar. Modern silah sistemlerini, ileri teknoloji silahları, cephaneleri İran'a taşıyorlar. Sincar'daki PKK'lılar İran'a kayıyorlar ve değerli arkadaşlar, PKK'lı teröristlerin üç ilimizin kırsalına girmeye başladıkları istihbaratını duyuyoruz. Üç ilimizin kırsalında dolaşmaya başlamışlar."

KCK Yürütme Kurulu üyesi Süleyman Şahin'in İran'daki PKK yapılanmasının başına getirildiğini iddia eden Özdağ, bu faaliyetlerin İran'da iç çatışma çıkarmayı amaçladığını ileri sürdü.

Özdağ, ayrıca terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan'ın talimatıyla bazı PKK mensuplarının ailelerinden kişilerin DEM Parti'de siyasete kazandırılmasına yönelik çalışmalar yürütüldüğünü, örgüt mensuplarının gömüldüğü yerlerin anıt mezarlara dönüştürülmesinin ve ailelerine kamu kurumlarında iş verilmesinin talep edildiğini öne sürdü.

"EVLATLARIMIZIN KATİLLERİNİ AFFETMEYECEĞİZ"

Düzce'de Zafer Partisi İl Başkanlığı binasına asılan pankartın savcılık talimatıyla indirilmesine ve İl Başkanı Hülya Eroğlu hakkında soruşturma başlatılmasına da değinen Özdağ, şöyle konuştu:

"Daha yeni Düzce İl Başkanımız Hülya Hanım, çok da iyi çalışan bir il başkanı, bir pankart asmış il binasına. Bizim de haberimiz yok asılan pankarttan. Demiş ki: 'Evlatlarımızın katillerini affetmeyeceğiz. Terörle müzakere edilmez, mücadele edilir.' Gece yarısı savcılık emriyle pankartı indirmek için belediyenin itfaiye aracı gelmiş Düzce'deki il başkanlığımıza. İl başkanımızla ilgili halkı kin ve düşmanlığa kışkırtmaktan soruşturma açılmış. Haberim olunca bütün il başkanlarımıza talimat verdim. Dedim ki bütün il başkanlıklarına aynı pankartı assın. Biz evlatlarımızın katillerini affetmeyeceğiz."

"TÜRK ASKERİNİN KANI SUUDİLER İÇİN DÖKÜLEMEZ"

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos'ta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özdağ, Türkiye'nin Yemen'deki Husilere karşı bir askeri harekata dahil edilmesine yönelik hazırlık yapıldığını iddia etti. Özdağ, şöyle konuştu:

"Diyorsunuz ki Mehmetçik terörle mücadelede şehit olmasın ama Türk askerini Husilerle savaşmak üzere Yemen'e yollamaya hazırlanıyorsunuz. Nasıl iş bu ya? Hem diyorsunuz ki biz İsrail'e karşıyız, İsrail'in Gazze'de yaptıklarına karşıyız. Evet, İsrail Gazze'de bir soykırım yapıyor. Lanet olası bir soykırım yapıyor. Peki, buna karşı kim sözün dışında etkili siyaset yapıyor? Kim savaşıyor İsrail'le? İran ve Husiler. Şimdi siz hem İsrail'e karşı olacaksınız hem de İsrail'le savaşan Husilere düşman olacaksınız. Sonra bu millet de buna inanacak, öyle mi zannediyorsunuz?"

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ı da eleştiren Özdağ, açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Hakan Fidan, adı Dışişleri Bakanı ama kendisi savaş bakanı gibi dolaşıyor. ve inanılır gibi değil. İsrail'in baş düşmanı Husilerle savaşmak için adeta bahane arıyorlar. Evet, bir Mekke Anlaşması teknik adamlar arasında ve hükümetler arasında imzalanmış. Ama henüz geçerli değil. Meclis'te kabul edilmemiş. Daha kimsenin içinde ne olduğunu bilmediği bir anlaşma. Mecliste kabul edilmemiş bir anlaşmaya rağmen gidiyorlar, görüşmeler yapıyorlar. Meclisten tezkere çıkmadan Türk askerinin yollanmasından bahsediliyor. Bunların hepsi anayasal suç."

Özdağ, Suudi Arabistan'ın Osmanlı dönemine ilişkin politikalarını da eleştirerek, "Suudi Arabistan'a gittiğiniz zaman hala Türk trenlerine nasıl bastıklarını, Türk askerlerini nasıl katlettiklerini gelen turistlere gösteren bir yönetim var orada. Bizim bıraktığımız tarihi eserleri yıkan bir yönetim var orada. Bir aileye ait bir ülke var. Suudi ailesinin Arabistan'ı var. Türk askerinin kanı Suudiler için dökülemez" ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE-AZERBAYCAN İLİŞKİLERİ ERDOĞAN'LA VE İLHAM ALİYEV'LE BAŞLAMADI"

Türkiye ile Azerbaycan ilişkileriyle iligili de konuşan Özdağ, Azerbaycan'ın bağımsız bir devlet olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

"Türkiye-Azerbaycan ilişkileri Erdoğan'la ve İlham Aliyev'le başlamadı. Türkiye-Azerbaycan ilişkileri 4 bin sene önce Tanrı Dağları'nın çevresinde başladı. Biz 4 bin seneden beri kardeşiz, kardeş olmaya devam edeceğiz ve zor günümüzde birbirimizin yanında olacağız."

Özdağ, Azerbaycan'ın İsrail ile diplomatik ilişkileri üzerinden hedef alınmasını eleştirerek, "Türk halkı kardeş Azerbaycan'ın yanındadır ve olmaya devam edecektir. Sürekli bizim ve muhalefetin sosyal medya hesaplarını yasaklayan, engelleyen, erişimi durduran iktidara gelince onlara söyleyeceğimiz şey de şu: Eğer bu ilişkilerin daha fazla zarar görmesini istemiyorsanız siz esas Bakü'deki kardeşlerimize saldıran sosyal medya hesaplarını kapatın da görelim" dedi.

FON KRİZİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME

Antalya programı kapsamında Manavgat'ta gerçekleştirdiği esnaf ziyaretlerine de değinen Özdağ, bir bakkalın kendisine fon krizinde mağdur olduğunu anlattığını belirtti. Özdağ, şu ifadeleri kullandı:

"Ben de bakkal arkadaşla bunları konuşurken, 'Ben aynı zamanda fonzedeyim' dedi. 'Yapma' dedim. 'Gerçekten' dedi. 'Ben bütün birikimimi götürdüm, fona yatırdım.' Ne kadar yatırdın? 16 milyon yatırdım. 'Ya bayağı yatırmışsın sen de' dedim. O parayla, dedi, günlük paramı çeviriyordum. Daha doğrusu 6 milyon yatırmış da 10 milyon da kazanmış. Evet arkadaşlar, böyle 500 binden fazla insan var. 20 milyar dolar görünen zarar ama maliyetiyle birlikte zararın 90 milyar dolara çıktığı söyleniyor. ve Türkiye'nin bundan sonra bu kurumsal güvenliğin olmadığı ortamda para bulması daha zor ve daha pahalı hale gelecek."

Fon soruşturmasının yürütülüşünü de eleştiren Özdağ, gazetecilere yönelik adli tedbirler uygulandığını belirterek eski AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki iddiaları gündeme getirdi. Özdağ, Kaya'nın elde ettiği öne sürülen kazançlara ilişkin şunları söyledi:

"Bakın, 2,2 milyar TL'nin faiz bölümünü verdi, ana paracığı kendisinde kaldı. Ana paracık ne kadar? 164 milyon TL. Paracık. Peki, bu 164 milyon TL nereden geldi? Senin eşin bir doktor. Bordroyla kazanıyor parayı. Senin fabrikan yok, üretimin yok, ticaret de yapmıyorsun bildiğimiz kadarıyla. Evet. Durum bu arkadaşlar."

"TÜRKİYE'NİN SORUNLARI HEPİMİZİN SORUNU AMA KADINLAR DAHA FAZLA EZİLİYOR"

Konuşmasının devamında kadınların yaşadığı ekonomik ve toplumsal sorunlara değinen Özdağ, kadınların ekonomik kriz, güvenlik ve bağımlılık gibi sorunlardan erkeklere kıyasla daha fazla etkilendiğini savundu. Özdağ, şunları söyledi:

"Şimdi değerli hanımefendiler, içinizden bazıları, 'Genel Başkan başladı konuşmaya ama hala kadınların sorunlarına gelmedi' diye düşünüyor olabilirsiniz. Ben Türkiye'de kadınların sorunlarıyla erkeklerin sorunlarını ayırmıyorum. Türkiye'nin sorunları hepimizin sorunu. Ancak bu sorunların altında kadınlar erkeklerden daha fazla eziliyor. Türkiye Orta Doğululaşıyor. Orta Doğu eskiden Gaziantep'te biterdi ama bu göçlerle birlikte Orta Doğu Türkiye'nin içine demografik olarak yürüyor, ilerliyor ve bunlardan en fazla rahatsız olanlar, doğrudan rahatsız olanlar, kadınlar oluyor. Metrobüse binerken korkuyorlar. Öğrenciler metrodan çıkıp yurda giderken gece korkuyorlar."

Türkiye'de uyuşturucu ve sanal kumar bağımlılığının arttığını ileri süren Özdağ, bağımlı kişilerin ailelerinin yaşadığı sorunlara da dikkati çekti. Özdağ şu ifadeleri kullandı:

"Ankara'da uyuşturucu bağımlılarının anne ve babalarıyla toplantı yapıyoruz. 80 tane anne, iki tane baba geliyor. Yine annelerin üzerinde yük. Yine kadınların üzerinde yük. Pazara gidiyoruz. Pazarda yüz müşterinin 80 tanesi, evde tencereyi kaynatmaya çalışan ve mutsuz bir ifadeyle dolaşan kadınlar. Ankara'da sebze halinde bir kadın beni durdurup, '45 yıllık evliyim, kocam geçen sene öldü, 16 bin lira maaş alıyorum ve kanser tedavisinden geliyorum. Söyle bana, nasıl yaşayacağım?' dedi. Söyleyecek hiçbir şey yok arkadaşlar."

"UYUŞTURUCU VE SANAL KUMAR BAĞIMLILARININ TEDAVİSİNİ ZORUNLU HALE GETİRECEĞİZ"

Zafer Partisi'nin sığınmacı politikalarına ve bağımlılıkla mücadele projelerine ilişkin bilgi veren Özdağ, şöyle konuştu:

"Ve biz de bu sorunları, Türkiye'nin güvenliğini sağlarken Anadolu Kalesi Projesi'yle bu 13 milyon sığınmacı ve kaçağı geri yollayarak ve yerine yenilerinin gelmesini engelleyecek bir sınır güvenliği sistemi sağlayarak bir derece iyileştireceğiz. Tertemiz Türkiye Projesi'yle uyuşturucu ve sanal kumar bağımlılarının tedavisini zorunlu hale getireceğiz. Zorunlu arkadaşlar. Kendilerini uzak yerde çalışarak, üreterek uyuşturucudan arındırıp, kumardan arındırıp topluma onları sağlıklı bireyler olarak, anne ve babalarına, özellikle de annelere geri vereceğiz. Bu, kadınlar için de bir başka güçlü güvenlik önlemi olacak."

"TÜRKİYE ZENGİN FAKAT TÜRK HALKI FAKİR"

Türkiye'deki gelir dağılımı adaletsizliğini eleştiren Özdağ, ocak ayında İstanbul'un Eyüpsultan ilçesinde ziyaret ettiği bir parfümeri işletmesinde fiyatların 68 bin liraya kadar çıktığını, işletmecinin ise satışlarının iyi olduğunu söylediğini anlattı.

Özdağ, "Türkiye zengin fakat Türk halkı fakir" diyerek şöyle devam etti:

"Şimdi arkadaşlar, Türkiye'de bir yüzde 10 var: foncular, rantiyeciler, beşli çeteciler. Bunlar korkunç bir para kazanıyorlar. Türkiye'den yurt dışına gidip ev satın alanların vermiş olduğu para 12,5 milyar dolar. Bu ülkede kazanılmış, yurt dışında gayrimenkul satın alınmış para. ve biz bu parayı Türk halkına iade edeceğiz. Bu çalınanları Türk halkına geri vereceğiz. ve bu hırsızlığı, rant düzenini durduracağız. Türkiye tekrar istihdamı konuşmaya başlayacak. Türkiye tekrar refahı ve üretimi konuşmaya başlayacak."

İktidara gelmeleri halinde meslek liselerini, köy okullarını, tarım liselerini ve kapatılan askeri liseleri yeniden açacaklarını belirten Özdağ, eğitim sistemini Atatürkçü çizgiye taşıyacaklarını ifade etti.

"EN GEÇ 2028'DE SEÇİM VAR, BİZ HAZIRIZ"

Konuşmasının son bölümünde seçimlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özdağ, Zafer Partisi'nin seçim hazırlıklarını sürdürdüğünü belirterek şunları söyledi:

"Bakın, Türkiye'de seçimlerin ne zaman olacağını iktidar dahil kimse bilmiyor. Bir tek Allah biliyor seçimlerin ne zaman olacağını. Ama ne zaman olursa olsun biz hazırız. Projelerimizle hazırız. Programımızla hazırız. Kadrolarımızla hazırız. Antalya'da da maşallah çok hazırız. Onu görüyorum. Keşke her yer Antalya gibi olsa, o zaman çok çok çok daha hazır olacağız."

Özdağ, Antalya teşkilatından seçimlere kadar her ay bir yeni üye kazandırmalarını isteyerek, "Ama her halükarda en geç 2028'de seçim var. En geç. Çok zaman kalmadı. Onun için arkadaşlar, sizlerden Antalya'da en yakınınızdan her ay bir tane üye bekliyorum. Çok basit. Ayda bir üye. Seçimlere kadar" dedi.

AK Parti'nin iktidardan uzaklaşmakta olduğunu savunan Özdağ, konuşmasını şu çağrıyla tamamladı:

"Arkadaşlar, buradan bir son çağrıda bulunuyorum. Bütün Atatürkçülere, bütün Türk milliyetçilerine, bütün vatanseverlere: Bu seçimlerde Atatürk'ten taviz vermeyen tek parti olan Zafer Partisi'nde toplanalım, oylarımızı bölmeyelim, sahte Atatürkçülerin tuzağına düşmeyelim, PKK'ya af oylamasında evet diyenlerden hesabı sandıkta soralım."

Kaynak: ANKA

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.