Borsa'nın Dijital Dönüşümü - Son Dakika
Son Dakika Logo
Ekonomi

Borsa'nın Dijital Dönüşümü

03.01.2026 11:22

Berra Doğaner, Borsa İstanbul'un 40 yıllık serüvenini ve dijitalleşme sürecini anlatıyor.

Bir dönem "tahta"larda işlem gören şirketlerin hisseleri artık borsanın renkli dijital ekranlarına taşınsa da bir gelenek değişmedi, brokerler için o ekranlar hala birer "tahta" olarak görülüyor.

Eski adıyla İstanbul Menkul Kıymetler Borsasının (İMKB) ilk kadın yönetim kurulu üyesi Berra Doğaner, bugünkü ismiyle Borsa İstanbul'da 40 yıl önce başlayan işlemlerin tam kalbinde yer almış yöneticilerden biri. 19 hisseyle atılan ilk adımın ardından bugün 600'e yakın şirket ve milyonlarca yatırımcıya ulaşılan borsadaki değişim ve dönüşümün de canlı şahidi.

Doğaner, AA muhabirine, İMKB'den Borsa İstanbul'a uzanan tarihi serüveni anlatırken dijitalleşmenin nasıl devreye girdiğini de örneklerle gösteriyor.

Borsacılık faaliyetlerinin çok eski tarihlere dayandığını anımsatan Doğaner, 1860'larda Osmanlı borçlanması kanalıyla sürecin yeni bir dönemece girdiğini söyledi. Cumhuriyet'in ilk yıllarında da girişimlerin olduğunu ifade eden Doğaner, 1970'lerden sonra şirketleşmenin artmasıyla borsa kavramının güçlendiğini bildirdi.

Doğaner, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) hayata geçmesiyle yeni bir borsa ihtiyacının belirdiğini, ilk borsa başkanı olarak da Muharrem Karslı'nın atandığını hatırlattı.

İMKB'nin kuruluş sürecinde kendisinin de SPK'de uzman yardımcısı olduğunu ve süreci yakından izleme fırsatı bulduğunu dile getiren Doğaner, "Borsanın işlem salonu 50 metrekare yani ufak bir salonu gözünüzün önüne getirin, burada okul sıraları var, borsada işlem yapmaya yetkili olan üyeler de o okul sıralarında üçerli oturuyorlar." dedi.

Doğaner, 50 metrekarelik işlem salonunda toplu açılış fiyatı ardından bir kerelik sürekli müzayede şeklinde işlemlerin yapıldığını hatırlatarak, o günleri şöyle anlatıyor:

"Toplu açılış fiyatı, heyecanı daha az bir yöntem. Sürekli müzayede şu anda da var, anlık oluşuyor fiyatlar. Dolayısıyla daha Türk halkına da uygun bir yöntem. O sürekli müzayede kısmında üyelerin elinde kırmızı ve yeşil fişler var. Almak ve satmak istediklerinde o renkteki fişleri kaldırıyorlar."

Borsanın kurulduğu 1986'da enflasyondan arındırılmış olarak yüzde 38 reel getiri sağladığı bilgisini veren Doğaner, ilk dönem yoğunluğun yüksek olduğunu dile getirdi.

"Brokerler tahtalarda işlem yapıyor"

Doğaner, var olan sistemin yeterli gelmemesi üzerine daha sonra "tahta sistemi" olarak da bilinen tekniğin uygulanmaya başladığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Tahtaların sol tarafı alış, sağ tarafı satış. Her hisse senedi için bir tahta var. Şimdi 'Tahtada ne var?' diye hala kullanılır mesela, tamamen dijitaliz biliyorsunuz, tahta adı o sürekli müzayedeyle bütünleşmiş. Bütün üyeler alış emirlerini sola, satış emirlerini sağa yazıyorlar. Sonra da fiyat önceliğine göre gelip şeffaf, tamamen açık bir ortamda işlemler brokerler tarafından gerçekleştiriliyor. Yatırımcılar seans salonlarında bulunuyor. Telefonla emirler borsadaki brokerlere iletiliyor, brokerler tahtalarda işlem yapıyor."

Kendisinin de tahta sisteminde o dönem çalıştığı özel kurumun gömleğini giyerek "tahta çizmişliği" olduğunu vurgulayan Doğaner, yatırımcıların da o dönem tahtaları izleyebildiğini söyledi.

Doğaner, bir müddet sonra alana sığmaması nedeniyle yatırımcıların alınmamaya ve aracı kurumların seans salonlarından canlı yayın yapmaya başladığını anlattı.

Tahta sistemi çok sevilmesine rağmen teknolojideki ilerlemelerin borsayı dijitalleşmeye doğru taşıdığına dikkati çeken Doğaner, 1993'te bilgisayarlı sisteme 50 şirketle kademeli geçildiğini bildirdi.

Doğaner, 1994'te tahta sisteminin ortadan kalktığını anımsatarak, "Tahta sistemi 7 yıl yürürlükte kalıyor. Biz hala eski brokerler o günleri anıyoruz, elbette makineleşme çok şey getirdi ancak insan insana olduğunuz için unutulmaz anılar yaratıyor." dedi.

"Anonim şirkete dönüşmesi bir kilometre taşıdır"

Kurumun İstinye binasına taşındıktan sonra dijitalleşmenin arttığına işaret eden Doğaner, bilgisayarlı ortamda olmanın da işlem yapmayı kolaylaştırdığını ifade etti.

Doğaner, söz konusu binada iken borsaya yönelik düzenlemelere ve gelişmelere şahit olduğunu belirterek, bu dönemde "ELİT Sistemi" diye kurulan yazılımın Türk yazılımcıların ürünü olduğunu aktardı.

Daha sonra şu anda işlemlerin yürütüldüğü "Nasdaq Sistemi"nin satın alındığını vurgulayan Doğaner, "Bu da kendi başına bir kilometre taşıdır. Kooperatif yapıdan anonim şirkete dönüşmesi bir kilometre taşıdır." diye konuştu.

"Finansal süpermarket orası"

Doğaner, birçok borsada sadece hisse senetlerinin işlem gördüğüne dikkati çekerek, dünyada vadeli işlemler, kıymetli madenler için ayrı borsaların olduğunu Borsa İstanbul'un ise hepsini bünyesinde barındıran bir yapıda bulunduğunu anlattı.

Geçmişte İzmir'de olan vadeli işlemlerin Borsa İstanbul ile birleştiğini hatırlatan Doğaner, "Finansal süpermarket orası. Bugün her yatırımcı çalıştığı yatırım kuruluşuna giderek tek bir yerden, bu süpermarketten en şeffaf, güvenilir şekilde var olan ürünlere çok kolaylıkla erişebiliyor ve düşük işlem maliyetlerinin olduğunu da söyleyebiliriz." ifadelerini kullandı.

Doğaner, son yıllarda yaşanan iki dönüm noktasına işaret ederek, bunlardan birinin Kovid-19 salgını olduğunu dile getirdi.

Bu dönemde dünyada da benzeri bir gelişmenin yaşandığını vurgulayan Doğaner, mobil uygulamaların etkisiyle yatırımcı sayılarının arttığını söyledi. Doğaner, ikinci dönüm noktasının da halka arzların artması olduğunu bildirdi.

2013'te "Sermaye Piyasası Yasası" ve borsanın kendi yasasıyla bir sermaye oluşturulduğunu anımsatan Doğaner, şirketleşme sürecine ilişkin detayları anlattı.

Söz konusu yapı değişikliğinden sonra önemli bir adım olarak piyasa bünyesindeki tüm kurumların Borsa İstanbul grubu olarak birleştiğine işaret eden Doğaner, "Takasbank, Merkezi Kayıt Kuruluşu, üçü birlikte Borsa İstanbul grubunu oluşturdu. Aynı grubun altında koordinasyon önemli. Birbirleriyle olan etkileşimleri ve koordinasyonları arttı. Eskiden her biri biraz daha tek başına ayrı yönetimlerle yönetilirken biraz daha ortak sinerjinin önemi fazlalaştı." diye konuştu.

"Pek çok ülkenin otoritesi Türkiye'yi yatırım yapılabilir borsa olarak tanıdı"

Doğaner, borsa yönetimlerinin hep vizyoner davrandığını ve bölgede yeni kurulan borsalara destek amacıyla sermayelerinde hisse sahibi olduğunu belirterek, "Bugün Borsa İstanbul, dünyanın birçok bölgesinde, bilhassa kendi coğrafyamızda, komşu ülkelerimizde yani Türk cumhuriyetleri ve Orta Doğu başta olmak üzere pek çok ülkenin borsasında hissedardır." ifadesini kullandı.

Yabancı yatırımcının Borsa İstanbul'u hep sevdiğini dile getiren Doğaner, şunları kaydetti:

"Borsada işlem yapması yasal olarak mümkün hale getirildiğinden sonra ilk kez Japonya Menkul Kıymetler Otoritesi Türkiye'yi yatırım yapılabilir borsa olarak ilan etti. Daha sonra sırayla pek çok ülkenin otoritesi Türkiye'yi yatırım yapılabilir borsa olarak tanıdı."

Borsadaki kurumsal yatırımcı tabanının da büyüdüğüne işaret eden Doğaner, kurumsal yatırımcı denilen yatırım ve emeklilik fonlarının da bireysel yatırımcının elinde olduğunu sözlerine ekledi.

Kaynak: AA

Son Dakika Ekonomi Borsa'nın Dijital Dönüşümü - Son Dakika


Advertisement