İBB Davası'nda tanık Orhan Cevahiroğlu, Mado'da gizli toplantı yapıldığı iddiasına 'Sosyal medyadan duyduğum kadarıyla' yanıtını verdi. Cevahiroğlu toplantılara katılmadıklarını söylerken, Murat Ongun'un avukatı ifadeleri alan savcılar hakkında suç duyurusu talep etti.
'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasında savunma yapan iş insanı Muhittin Palazoğlu, reklamcı Deniz Dörtyol'un kendisine Murat Ongun'un eşine ait firmadan ürün alınması için baskı yapıldığını anlattığını duruşmada söyledi. Palazoğlu, "Söz konusu şirket Murat Bey'in eşine ait olduğu ifade edilen Byzag'dır. Bunun adı ticaret değil baskıdır, haraçtır. Kamu görevinin sağladığı nüfuzu kullanarak baskıyla yaptırılan ödeme rüşvet değil irtikaptır. Ödeyen de fail değil mağdurdur" dedi.
İBB Davası'nın 96'ncı gününde etkin pişmanlıktan yararlanan iş insanı Mehmet Muhittin Palazoğlu savunma yaptı. Suçlamaları kabul etmeyen Palazoğlu, Murat Ongun'un 6 günde 3 savcılık ifadesi sorusuna yanıt verdi; duruşma Hüsnü Yüksel Tunar'ın savunmasıyla sürüyor.
İBB davasının 94. gününde itirafçı sanık Cüneyt Yakut ile tutuklu sanık Murat Ongun arasında sert tartışma çıktı. Yakut, Ongun'un odasına giderek zarf içinde 10 milyon liralık çek teslim ettiğini öne sürdü. 19 aydır tutuklu bulunan Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker de Ongun'a, "Ayıp değil mi bize!" diye seslendi. Tarafların yatıştırılamaması üzerine mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi.
İBB Davası'nın 94'üncü gününde savcı, Cüneyt Yakut'un ek beyanıyla Murat Ongun'a 10 milyon lira rüşvet verildiği iddiasıyla suç duyurusu istedi. Duruşmada Ongun ile Yakut arasındaki tartışma nedeniyle akşam arası verildi; yargılamaya yarın devam edilecek.
‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının 94’üncü duruşma gününde dikkat çeken beyanlar gündeme geldi. Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak isteyen tutuksuz sanık Süleyman Uzun, Ağaç AŞ’deki alacaklarını tahsil etmek için kendisinden komisyon ve ödeme talep edildiğini öne sürerek, iki ayrı seferde toplam 200 bin dolar teslim ettiğini söyledi. Duruşmada ayrıca Cüneyt Yakut ile Murat Ongun arasında 10 milyon liralık çek üzerinden tartışma yaşandı.
İBB Davası'nın 94'üncü gününde Murat Ongun ile itirafçı Cüneyt Yakut tartıştı. Yakut, 10 milyonluk çeki Ongun'a odasında teslim ettiğini söyledi; Ongun'un sorusuna yazılı yanıt vereceğini belirtti. Yakut'un 'Allah'sız' demesi üzerine duruşmaya ara verildi.
İBB Davası'nın 94. gününde savunma yapan tutuksuz iş insanı Serdar Haydanlı, firari Emrah Bağdatlı'yı tanımadığını belirtti. Savcının hatırlatması üzerine bütün işleri Emrah'ın dağıttığını duyduğunu söyleyen Haydanlı, Murat Ongun'un kuruluş tarihi sorusuna hayır yanıtı verdi.
‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasında savunma yapan tutuksuz sanıklar reklamcı Eray Demir ve Mustafa Değercan, Kültür AŞ'den ödeme alabilmek için Murat Ongun'un eşi Zeynep Ayten Gözdem Ongun'a ait BYZAG firmasından gönderilen faturaları ödediklerini öne sürdü. Demir, kendisine gönderilen ürünlerin belgelerinin ortaya konulmasını isterken, Değercan ise alacağını ve işini riske atmamak için söz konusu ödemeleri kabul etmek zorunda kaldığını söyledi.
Kamuoyunda "Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davası olarak anılan yargılamada tutuksuz sanık reklamcı Özcan Demirci savunma yaptı. Demirci, İBB iştiraklerinden milyonlarca liralık alacağını tahsil etmekte zorlandığını, bu süreçte Murat Ongun'un eşi Zeynep Ayten Gözdem Ongun'a ait BYZAG firmasına toplam 95 bin 360 TL ödediğini söyledi. Demirci, ödemelerin karşılığında hiçbir ürün veya hizmet almadığını belirterek, "Baskı altında ödeme yapmak zorunda kaldım" dedi.
"Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasında, Medya AŞ'nin eski satın alma ve ihale görevlisi Mehmet Recep Taşçı savunma yaptı. Taşçı, ihale süreçlerinde kişi veya firma belirleme yetkisinin bulunmadığını belirtirken, bazı ihalelerde hangi firmaların yarışa gireceğinin ve işin hangi bedelle sonuçlanacağının önceden kendilerine bildirildiğini öne sürdü. Taşçı, hakkındaki suçlamaları reddederek, “Herhangi bir ihale yolsuzluğuna katılmadım” dedi.
‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında tutuksuz sanık Kaan Ketenci savunma yaptı. Reklam şirketi sahibi Ketenci, belediyeye rüşvet vermediğini savunurken, reklam alanları için kendisine muvazaalı sözleşme imzalatıldığını ve karşılığında fatura kesileceğinin Elif Güven tarafından söylendiğini iddia etti. Ketenci, açık hava reklam sektöründe Murat Ongun'un tek karar verici olduğunu vurgulayarak iflasa sürüklendiğini de öne sürdü.
İBB Davası'nda duruşma savcısı, savunma yapan reklamcı Kaan Ketenci'ye, "İfadenizde Murat Ongun ile ilgili, 'Murat Ongun, açık hava reklamın son karar verici ve onay makamı' şeklinde beyanınız var. Bunu neye dayanarak söylediniz?" şeklinde soru yöneltti. Ketenci ise, "Bütün piyasa şunu bilir, Ongun karar verici mercidir. Her şey başta ona gider. Ona sorulur, ondan cevap gelir; ya iş yapılır ya da yapılmaz" şeklinde yanıt verdi.
İBB'ye yönelik davada söz alan sanık Murat Ongun, itirafçıların savcılıktaki ve mahkemedeki çelişkili beyanlarına dikkati çekerek, 'Biliyorum' deyip 'Duydum' diyenlerin rahat tavırlarına tepki gösterdi. Ongun, dedikoduyla hayatlarını karartanlar hakkında daha ciddi yasal işlem yapılmasını arzu ettiğini söyledi.
İBB Davası'nda savunma yapan tutuksuz sanık Gözdem Zeynep Ayten Ongun, sahibi olduğu BYZAG şirketine yapılan ödemelerin rüşvet olduğu iddiasını reddederek, "Savcılık makamı benimle ilgili tüm değerlendirmeleri benim kim olduğuma, ne yaptığıma bakmadan, kimin eşi olduğuma bakarak yapmış. Murat Ongun'un eşi olmak suç sayılmış" dedi.
İBB Davası'nda etkin pişmanlıktan faydalanan sanık Eyüp Subaşı, Fatih Keleş'e alınacak işler karşılığında talep edilen payı nakit olarak verdiğini, bu ödemeleri Florya'da başkanlık konutunda ve Mermerciler'deki iş yerinde birkaç kez yaptığını, Ertan Yıldız'a verilen paraların ise kendisine değil, Mahmut Coşkun isimli bir aracıya elden ulaştırıldığını, Fatih Keleş ve Murat Ongun'un kendisine zaman zaman "Ertan'a verilen para tamamlandı mı" diye sorduğunu iddia etti.
İBB Davası'nda etkin pişmanlık kapsamında ifade veren eski İBB Reklam Yönetimi Müdürü Adem Tuncay, savunmasında iştirak şirketlerinin alt ihaleleri ve sonrasındaki para hareketleri konusunda bilgi ve yetkisinin bulunmadığını, hakkındaki suçlamaların ağırlıklı olarak idari imzalarına dayandırıldığını söyledi. Savcılık sorgusunda ise Tuncay, reklam süreçlerinde Murat Ongun'un etkili olduğunu, Kağan Sürmegöz'ün Reklamist için "patron firması" ifadesini kullandığını öne sürdü. Tuncay'a soru yönelten tutuklu Murat Ongun, "Reklamist firmasının benim olduğuna dair delilinizi ortaya koyar mısınız?" dedi. Tuncay, "Ortaya delil koyamayacağım. Resmiyette bunun sahibinin Nihat Sütlaş olduğunu ifademde geçirmişim" yanıtını verdi.
İBB Davası'nın 77. gününde itirafçı Eyüp Subaşı savunma yaptı. Subaşı'nın savunmasının ardından tutuklu sanıklar Murat Kapki ve Fatih Keleş ile tutuklu Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve İBB Başkan Danışmanı Murat Ongun da Subaşı'ya sorular yöneltti. Ongun, Subaşı'nın "100 milyon lira rüşvet talep edildiği" yönündeki açıklamasını hatırlatarak, "46 milyon borcunu ödeyemeyen birinden 100 milyon rüşvet talep edilmesi hayatın olağan akışına aykırı değil mi" diye sordu. Ongun ayrıca, "Birçok ihale kazandınız. Bana bir komisyon getirdiniz mi, sizden kamunun hakkı dışında para istedim mi" sorusunu yöneltti. Subaşı, "Hayır" yanıtını verdi.
İBB Davası'nın 75'inci gününde tahliye talebiyle savunma yapan Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, "Birlikte çalıştığım Sayın İmamoğlu'nun önemli bir siyasi aktör olmasından ötürü tabii ki rakip siyasi örgütlerle ciddi bir iletişim ve algı savaşına girmiş biriyim. Benim bu ön cephede olmam ve bunu da başarıyla yapmış olmam kuşkusuz karşıdan bazı insanları kızdırmış, bana karşı öfkelendirmiş falan filan olabilir ama ben atfedilmiş algılar, büyütülmüş ifadeler üzerinden 18 aydır cezaevinde olmamalıyım" dedi.
İBB Davası'nda tutuksuz sanıklardan Ertan Yıldız'ın şoförü Bayram Yıldırım, koli teslimi olayını anlattı. Yıldırım, "Savcılık bana, paraların kimlere gittiğini sordu, ben de Fatih Keleş, Murat Ongun ve Kadriye Kasapoğlu'nun ismini verdim. Savcıya, 'paralar onlara gidiyordur sanırım' dedim. Savcılığa, 'sandıkların olduğunu, paraların olduğunu' söyledim" dedi.
İBB davasının 70. gününde savunma yapan Şaban Sevinç, gizli tanığın kendisinin de aralarında olduğu gazetecilere para verildiği iddiasını reddederek, Emrah Bağdatlı'yı hiç tanımadığını, suçsuz olduğunu ve beraatini talep ettiğini söyledi. Duruşmada sosyal medya uzmanı Tuğba Koçak da suçlamaları kabul etmedi.
YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Utku Çakırözer, Çorlu Karatepe Cezaevi'nde tutuklu bulunan Sinem Dedetaş, Oğuzhan Uğur, Murat Ongun ve Mehmet Pehlivan'ı ziyaret etti. Çakırözer, 'Türkiye demokratikleşecekse peşin cezaya dönüşen tutukluluk halleri son bulmalı' dedi.
Özgür Özel'in CHP'den ayrılıp Yeni Parti'yi açıklamasının ardından İBB davasında tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu'nun danışmanı ve Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun da CHP'den istifa etti. Ongun istifa açıklamasında, "Eşek dili yemedim ki, sesim çıkmasın. Gasp edilmiş partideki üyeliğimden istifa ediyorum. Önce kendi onurum, ardından Ekrem İmamoğlu ve milyonlarca oy vermiş seçmenin onuru adına istifa ediyorum." dedi.
İBB duruşmasında savunma yapan tutuklu sanık Murat Ongun, dosyanın firari sanığı Emrah Bağdatlı'ya sahip çıktı. Ongun, "Emrah'ı ben çok severim. Ben arkadaşlarıma, ne yapıp ne yapmadığını bildiğim insanlara savcılar suçladı diye sırtımı dönmem. Beni, Emrah'ı suçladılar, ondan sonra da çekip gittiler. Murat Ongun oldu şeytan, Emrah Bağdatlı oldu şeytan. Herkes Emrah'a yüklendi." ifadelerini kullandı:
İBB davasında tutuklu olan Murat Ongun'un mahkemedeki savunmasında, evinde yapılan arama sırasında oğlunun kumbaradaki harçlığının alındığı iddiasına yalanlama geldi. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi'nden yapılan açıklamada, "İletişim Başkanlığı DMM, o tarihte yaptığı açıklamada, bazı basın yayın organlarında yer alan “Polisler, Murat Ongun’un oğlunun kumbarasındaki 3-5 bin TL’yi aldı” şeklindeki iddiaların manipülasyon olduğu belirtilmiştir." denildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada, tutuklu Murat Ongun'un eşi Zeynep Ongun'un şirketine İBB'den ihale alan bazı reklam firmalarından para aktarıldığı iddiaları dosyaya girdi. Soruşturmada 4,5 milyon TL'lik kira ödemesi, "2 kilo altın" ve "takı satışı" savunmaları da mercek altına alınırken, dosyada yer alan firma beyanlarının bu açıklamalarla çeliştiği öne sürüldü.
İBB davasının 59'uncu gününde savunma yapan Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, iddianameyi Mary Shelley'nin ünlü karakteri Dr. Frankenstein'ın yarattığı canavara benzetti. Ongun, "Bu iddianame Dr. Frankenstein'ın eseri gibidir. Onun gibi saldırgan ve acımasızdır" diyerek mahkeme heyetine seslendi ve "Ya bu canavarı üzerimize salacaksınız ya da hakkaniyet gereği bu ucubeyi yok edeceksiniz" ifadelerini kullandı.
İstanbul'daki 'uyuşturucu' ve 'fuhuş' soruşturması kapsamında tutuklanan Aybike Acer, savcılıktaki ifadesinde, "Arkadaşım Gönül'ün daveti üzerine Hüseyin Köksal ile Zorlu Center isimli AVM'nin bulunduğu binanın rezidans kısmında bir araya geldik. Kral dairesine gittiğimde 6-7 kişilik bir arkadaş grubu vardı. Hüseyin Köksal, Emrah Bağdatlı ve Murat Ongun isimli şahıslar da oradaydı. O dönemde bu şahısların kim olduklarını, kamuoyu tarafından tanınan kişiler olduklarını bilmiyordum" dedi.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yolsuzluk soruşturmasında haklarında ev hapsi kararı bulunan, İBB Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un eşi Gözdem Ongun'un da aralarında yer aldığı 6 kişi hakkında uygulanan adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasına karar verdi.
Gazeteci Nagehan Alçı, İBB iddianamesindeki gizli tanık ifadelerinde yer alan ''İBB tarafından finanse edilen gazeteciler'' iddialarıyla ilgili sessizliğini bozdu. Otel odasında görüşme yapıldığı iddiasını reddeden Alçı, ''Bir otel odası kesinlikle söz konusu değil; bahsedilen yer ofis olarak kullanılan bir alandı'' dedi.