CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Ben yırtık ayakkabı ile siyasete girmedim. Göreve başladığım andan itibaren, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı da dahil, Sayın Başbakan'dan daha fazla aylık aldım. Ama ben böyle dünyanın en sayılı, en zengin kişilerinden biri değilim" dedi.
Kılıçdaroğlu, 2014 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi'nin TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmelerinde yaptığı konuşmada, iktidarın 11 yılda aldığı yanlış ekonomik kararlarla sanayi tabanının eridiğini söyledi.
Dünya Bankası'nın benzer ülkelerde sanayi tabanının durumuna ilişkin rakamlarını aktaran Kılıçdaroğlu, bu ülkelerde büyüme kaydedilirken Türkiye'de yüzde 7.7 oranında küçülme yaşandığını aktardı. Bu anlayış ile Türkiye'nin 2023'de en büyük ilk 10 ekonomi arasına girmesinin söz konusu olamayacağını savunan Kılıçdaroğlu, bunun ancak ülkenin üretime endekslenmesi halinde mümkün olabileceğini belirtti. Güney Kore ile Türkiye'yi yıllar bazında üretim bakımından rakamsal verilerle karşılaştıran Kılıçdaroğlu, Güney Kore'nin gelişme kaydettiğini, Türkiye'nin ise bunu başaramadığını ifade etti. Kılıçdaroğlu, "Niye Güney Kore ile Türkiye'yi kıyasladım? Biz Güney Kore'den önce otomobil yapan bir ülkeyiz. Bugün Güney Kore'nin dünya çapında üç otomobil markası var, Türkiye'nin yok" diye konuştu.
Ekonomi alanında iktidarı uygulamalarını eleştiren Kılıçdaroğlu, "Açık çek veriyorum, Sayın Başbakan arzu ederse sadece ekonomiyi konuşmak üzere bu parlamentoda yan yana gelebiliriz" ifadesini kullandı. Sanayi girdilerinin sürekli arttığını, bunun da sanayiciyi zor durumda bıraktığını belirten Kılıçdaroğlu, Türkiye ile benzer ülkelerde sanayi girdi rakamlarından örnekler verdi. Kılıçdaroğlu, "Bu sanayici ne yapacak? Neyi üretecek? Üreten insanı cezalandırıyorsunuz. Rekabet gücü. Öldürdünüz sanayicinin rekabet gücünü" diye konuştu.
-"Sen bu ülkeye saman ithal eden bakansın"
Çiftçinin de sıkıntı içinde olduğunu belirten ve "Dünyanın en pahalı akaryakıtını, gübresini, ilacını satıyorsunuz bu çiftçiye. 34 milyon hektar arazi 2002'den bu yana ekilmiyor. İki Trakya büyüklüğünde. Niye ekilmiyor?" diyen Kılıçdaroğlu, Bakanlar Kurulu sıralarındaki Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker'in kendisine tepki göstermesi üzerine, "Sayın Bakan kusura bakma, sen bu ülkeye saman ithal eden bir bakansın. Bu ülkenin toprağı mı yok, arazisi mi, ovası mı yok Sayın Bakan? Bir düşün bakalım bu ülke neden saman getirdi?" ifadelerini kullandı.
Adalet Bakanlığı verilerine göre ekonomik krizin ardından 2002 yılında icra dosyası sayısının 8 milyon 266 bin olduğunu, 2012 sonunda ise bu rakamın 21 milyon 6 bine çıktığını söyleyen Kılıçdaroğlu, esnafın borç batağı içinde olduğunu savundu. Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
"Siz hiç dünyada icra dairelerini törenle açan bir iktidar duydunuz mu? Vatandaşın boğazını sıkmak için icra dairesi açıyorsunuz, Bakanlar gidiyorlar törenle icra dairesi açıyorlar. Ne diyeyim ben? 2002'de kaç icra dairesi vardı, şimdi kaç icra dairesi var gidin bir araştırın. Sayının ikiye katlandığını göreceksiniz.
Hükümete hayranım dedim. Hayranlığımı gizlemiyorum. İcra dairelerini törenle açıyorlar, Sayın Başbakan da Diyarbakır'a gitti. Diyarbakırlılar'a hapishane sözü verdi. 'Eski hapishaneyi yıkacağım' dedi. Biz yıkmayacağız. Oranın insan hakları müzesi olmasını istiyoruz. Sayın Başbakan 'burayı yıkacağım, Diyarbakırlılar'a söz modern bir hapishane yapacağım' dedi. ve hakkını teslim etmek lazım, oyunu da artırdı. Diyarbakırlılar'a da selam gönderiyorum. Demek ki hapishane ihtiyacınızı Sayın Başbakan yakında giderecek ve siz de kurtulacaksınız."
Türkiye'de vatandaşın borcunun giderek arttığını, 2002 yılında bankalara olan borcun 6.6 milyar lira, 2013 yılı Ekim ayında ise bu borcun 322 milyar liraya çıktığını söyledi.
-"Mal varlığımın tamamı alın terimin eseri"
Japonya'nın milli gelirinin Türkiye'nin 7,5 katı olduğunu, ama Türkiye'nin dolar milyarderi sayısının ise bu ülkenin iki katı olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, burada bir yanlışlık olduğunun sorgulanmasını istedi. Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ne diyordu? 'Yırtık ayakkabı ile siyasete girdim' diyordu. Şimdi dünyanın en zengin başbakanlarından birisi. Ben yırtık ayakkabı ile siyasete girmedim. Göreve başladığım andan itibaren, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı da dahil, Sayın Başbakan'dan daha fazla aylık aldım. Ama ben böyle dünyanın en sayılı, en zengin kişilerinden biri değilim. Milletvekili seçildiğim gün de mal varlığımı internet siteme koydum. Çünkü tamamı benim alın terimin eseriydi."
-"Vergisini ödeyeni dövüyorsunuz"
İktidarın vergi denetimini silah olarak kullandığını ileri süren Kılıçdaroğlu, CHP'nin iktidarında gelir idaresi başkanlığını yeniden yapılandıracaklarını, vergi denetimini siyasetin dışına çıkaracaklarını söyledi. Kılıçdaroğlu, "Bu ülkeye vergi ödeyen, bütçeye katkı yapan her vatandaş eli öpülecek vatandaştır. Dövülecek adam değildir. Siz dövüyorsunuz" dedi.
Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'yı da eleştiren Kılıçdaroğlu, bu kurumun özerk olması, başkanın da sıcak siyasetin dışında kalması gerektiğini kaydetti.
Kılıçdaroğlu, "Bu parlamentoya bir kesin hesap komisyonu gerekiyor. Bu komisyonun kurulmalı ve bunun başkanlığı da mutlaka muhalefete verilmeli. Çünkü iktidar hesap vermeli" diye konuştu.
-"5 Milli Eğitim Bakanı değiştirdiler, her bakan ayrı telden çaldı"
Milli eğitimin bütün ülkeler için stratejik bir alan olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, ülkenin geleceğinin milli eğitime bağlı olduğunu söyledi.
Kılıçdaroğlu, 4+4+4 kesintisiz eğitim uygulamasını eleştirerek, bu uygulamanın hiçbir planda ve programda olmamasına, Bakanlar Kurulu'nda görüşülmemesine karşın, eğitimci olmayan 5 AK Parti milletvekilince hazırlandığını ifade etti.
Kemal Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
"5 yaşındaki çocuğu okula gönderdiniz. Tuvaleti yapabilecek mi, merdiveni çıkabilecek mi hiç bunları dinlemediniz. Çünkü talimat gelmişti, 'el kaldıracaksınız'. El kaldırdınız ve geçti. Sonra ne oldu? Anneler 5 yaşındaki çocuklarını okula göndermemek için rapor almaya kalktılar. Başbakan çıktı, o anneleri suçladı. 'Sizin çocuklarınız geri zekalı mıdır?' diye. Yüreğinde insan, çocuk sevgisi olan bir insan, annelerin çocuklarına ne kadar titrediğini bilen bir insan o annelere dönüp 'sizin çocuklarınız geri zekalı mıdır?' diye suçlar mı? Böyle bir şey olabilir mi? Başbakan birazdan bu kürsüye gelecek. Bütün annelerden özür dilemesini istiyorum. Her annenin çocuğu onun gözünde asla tartışılamaz. Onu suçladınız, anneyi, rapor alıyor diye. Ne oldu? Sonra bundan vazgeçtiler. O çocukları siz denek olarak kullandınız. vicdan sahibi insan o çocukları denek olarak kullanır mı? Üstelik hem çocuğa, hem annesine hakaret ettiniz."
Doğru eğitim sisteminin kurulamadığını dile getiren Kılıçdaroğlu, "PISA sonuçlarını gazetelerden siz de okuyorsunuz. Türkiye'de çocuklar neden en diplerde geziyor? Matematikte neden en diplerde? Fen bilimlerinde neden en diplerde, en sonlarda yer alıyoruz? Okuduğunu anlama yetisinde neden bizim çocuklarımız en diplerde? Sonuç eğitim sisteminden kaynaklanıyor. Oturup adam gibi bir eğitim sistemi kuramadık. 5 Milli Eğitim Bakanı değiştirdiler, her bakan ayrı telden çaldı" değerlendirmesinde bulundu.
Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
"Gerçekten bu Hükümete hayranım, bir Bakanları var, çıktı bir konuşma yaptı 'Efendim, biz Müslüman ülkeyiz, bizden mucit çıkmaz, biz ara eleman yetiştireceğiz' diyor. Allah akıl fikir versin, ne diyeyim ben başka? Ne demek 'bizden mucit çıkmaz'? Ne demek 'biz ara eleman yetiştireceğiz'? Bu ne demektir biliyor musunuz? 'Biz sadece parya yetiştiririz, düşünce adamı yetiştiremeyiz, bilim adamı yetiştiremeyiz' demektir. Bence onu Milli Eğitim Bakanı yapsın Sayın Başbakan, iyi olur."
-"Devlet istihbaratla yönetilmez"
Vatandaşın, işadamının konuşmaktan korktuğunu, ancak Başbakan'ın da korku içinde olduğunu ileri süren Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
"Bir yere gidiyor, valileri var ya, sıkıyönetim ilan ediyorlar o ilde. 'Başbakan gelecek, 'sokağa çıkmak yasak'. Başbakan gelecek, 'bunlar eylem yapabilir, onları gözaltına alın'. Başbakan gelecek, valiler seferber. Hangi çağda yaşıyoruz, hangi çağda yaşıyoruz? Demokrasiden gittikçe uzaklaştığımızın farkında değil misiniz '
Parlamentoya gelirken bile Sayın Başbakan 150 korumayla geliyor. İnsaf, insaf, 150 koruma. Bence, bakanları dışarı çıkarsın, korumalarla buraya otursun. Siz gerçek tabloyu öyle görün. Bir kısmı ayakta kalacak ama başka çaresi yok, 150 kişilik yer yok burada. Böyle bir tablo olabilir mi' Vali diyor ki; 'Başbakan gelecek'. Gelsin, ne olacak ' Başbakandır, vatandaş saygı gösterecek, ülkenin Başbakanı, seçimle gelmiş. Sıkıyönetim gibi bir tablo uygulanabilir mi' Emin olun, Kenan Evren bile bunu yapmadı, Kenan Evren döneminde bile bunlar olmadı. İstihbaratla devlet yönetilmez. Devleti yönetecek adamın yüreğinde önce insan sevgisi olacak, önce budur, kural budur."
- TBMM
Son Dakika › Politika › 2014 Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurulu'nda - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.