Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, AB sürecinde "sokak diplomasisi" kullandığı yönündeki eleştiriyi yanıtlarken, "Avrupalı bazı yetkililer bizim üslubumuzla ilgili olarak özellikle anamuhalefet partimize eğer şikayette bulunuyorlarsa bu doğru yolda olduğumuzun göstergesidir. Bizim milletimizin değerlerine hakaret edenleri, aşağılayanları, küçümseyenleri aynı Türkiye'de kendi milletine 'göbeğini kaşıyan adam' diyenlere yaptığımız gibi hak ettikleri cevabı vermek bizim boynumuzun borcudur" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Avrupa Birliği Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile bağlı kurumların bütçelerinin görüşmelerinde Bakanlığının bütçesi üzerine söz alan Bağış, bu yıl Türkiye'nin AB'yle entegrasyon sürecini resmi olarak başlatan Ankara Anlaşması'nın 50'nci yılının geride bırakıldığını belirtti.
Türkiye'nin, AB tarafından hiçbir ülkeye uygulanmayan çifte standartlara maruz bırakıldığını kaydeden Bağış, "Ankara Anlaşması'na imza atıldığı gün doğan çocuklar, bugün 50 yaşındadır. Ancak buna rağmen AB, birçok zorlu süreçte Türkiye'nin pusulası olmuş, ülkemize önemli bir demokratikleşme perspektifi de sunmuştur" dedi.
Bazı mahalefet milletvekillerinin 'AK Parti'den kurtulmadan AB sürecinde bir yere varamayız' ifadesini kullandığını belirten Bağış, "Onlar şunu unutuyorlar: AK Parti, AB hedefi konusunda hiçbir zaman şaşmadı. Ama, AK Parti öncesinde, AB sürecinin 200 yıllık modernleşme sürecinden temel bir farkı vardı. 200 yıllık süreç, çoğu zaman, millete rağmen bir süreç olmuştu. AB süreci ise milletin önündeki engelleri kaldıran, milletin kendi dinamiklerini hayata geçirmesini sağlayan bir süreç oldu. Sözde modernleşme sürecinin yarattığı sonuç vesayete dayalı bir imtiyazcılar demokrasisiydi ama Hükümetimizin önderliğinde başlayan AB süreci, bu vesayetleri yıkarak gerçek katılımcı demokrasiye geçişi sağladı" diye konuştu.
Avrupa'da gündeminin en yoğun, en reformcu Meclisinin TBMM olduğuna dikkati çeken Bağış, şöyle devam etti:
"Partimizin iktidara geldiği 2002'den bu yana, bu çatı altında, 320 birincil, bin 600'e yakın ikincil düzenleme yasalaşmıştır. Türkiye, bugün bir çok farklı alanda gerçekleştirdiği dev yatırımlarla birçok AB üyesinin dahi ilerisinde bir noktadadır.
Ekonomik krizden bu yana Avrupa'da 6 milyon kişi işsiz kalırken, Türkiye aynı dönemde 5 milyon kişiye yeni istihdam yaratmıştır.
16 Ekimde yayınlanan AB Komisyonunun 2013 Türkiye İlerleme Raporu, Türkiye'nin hakkını teslim etmiş, raporda hükümetimizin reformlara bağlılığının altı çizilmiştir. Anayasa Komisyonu Başkanımız Sayın Profesör Burhan Kuzu geçmiş senelerde çok eleştirdiği raporu, bu sene, öven açıklama yapmıştır.
Komisyon, müzakere sürecinde yaşanan tıkanıklığın Türkiye'nin teknik eksikliklerinden kaynaklanmadığını, tam tersi, bazı üye devletlerin süreçteki siyasi tavırlarından kaynaklandığını raporda itiraf etmiştir. Bu, çok önemli ve altı çizilmesi gereken bir zihniyet dönüşümüdür."
-"Hak ettikleri cevabı vermek bizim boynumuzun borcudur"
Bazı milletvekillerinin, Türkiye'nin AB sürecinde sokak diplomasisi kullandığını ve Türkiye'ye karşı söylemlere sert cevaplar verdiğini iddia ettiklerini anımsatan Bağış, "Tabii, Avrupalı bazı yetkililer bizim üslubumuzla ilgili olarak muhalefet partimize, özellikle anamuhalefet partimize eğer şikayette bulunuyorlarsa bu doğru yolda olduğumuzun göstergesidir. Çünkü bizim milletimizin değerlerine hakaret edenleri, aşağılayanları, küçümseyenleri aynı Türkiye'de kendi milletine 'göbeğini kaşıyan adam' diyenlere yaptığımız gibi hak ettikleri cevabı vermek bizim boynumuzun borcudur" diye konuştu.
Bağış, şöyle devam etti:
"Ben, milletimin değerlerine hakaret edenlere hoş görüyle yaklaşanlardan olamadım. Olabilenler var, onları da gözlemliyorum ama ben, milletimin bana verdiği görev çerçevesinde adamına göre muamele yaparak, Türkiye'ye hakkıyla bir söylem, eleştiri ya da bir tartışmayla gelenlere hakkıyla cevap veriyorum ama hakaretle gelene de aynı, anladığı dilden cevabını vermek benim boynumun borcudur.
İşte, bu çabalarımızın neticesinde 2013 yılı vize konusunda da gerçekten tarihi bir taçlandırmanın yılı oluyor. AB üyesi ülkelerin birçoğunun bizim vatandaşlarımıza uyguladığı vize, aslında, 1980 darbesinin bu millete attığı en büyük kazıklardan birisidir. 1980 darbesi öncesinde, Allah rahmet eylesin, rahmetli İnönü'nün 1963 yılında imzaladığı Ankara Anlaşması sayesinde, bize vize uygulamaması gereken ülkelerin, Türkiye'nin gencecik fidanları Avrupa'ya sığınmacı olarak gidemesinler diye vize uygulanmasına göz yuman, hatta teşvik eden darbeci zihniyetini, o yanlış, çarpık zihniyetini düzeltmek için 30 yıldır uğraşıyoruz. ve çok şükür, bunların neticesinde, artık, Avrupa Birliği Türkiye'nin yükselen gücünün de bilinciyle Türkiye'yle vize muafiyet müzakerelerine başlamak için gerekli adımları attı.
Üye ülkeler, Avrupa Birliği Komisyonuna yetkiyi verdi. Kısmetse ayın 16'sında, pazartesi sabahı Sayın Başbakanımız bu konunun detaylarını halkımıza da müjdeleyecek."
-"(Ağabey) diye hitap ediyor"
Egemen Bağış, neden Türk dünyası birliği kurulmadığına yönelik eleştiriyi de değerlendirdi. Bu kapsamda, Türk dünyasındaki saygın liderlerden biri olan Kırgızistan'ın Devlet Başkan Atambayev'den de bahsedildiğini belirten Bağış, "İlk defa bir lider, bir devlet başkanı, Sayın Atambayev Türkiye Cumhuriyeti'nin bir siyasetçisine, bir devlet adamına "Ağabey" diye hitap etmektedir. Bu, "Ağabey" diye hitap ettiği kişi de Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül'dür. Bu, kendi başına Türkiye'nin Türk dünyasıyla olan ilişkilerinin en önemli göstergelerinden bir tanesidir" dedi.
TÜRKAK'ın bu yıldan itibaren helal akreditasyon konusunda çok önemli çalışmalar yaptığını belirten Bağış, bunu önemsediklerini ifade etti. Bağış, "Bugün dünyada helal ürün ticaretinin, maalesef yüzde 82'si İslam Konferansı Örgütü üyesi olmayan ülkelerin elindedir. Biz, sadece Türkiye'nin değil, bütün İslam Konferansı Örgütü ülkelerin bu konuda ortak bir akreditasyon bilincine sahip olarak, bu ekonomik pastadan mümkün olduğu kadar yararlanabilmesi için de hummalı bir çalışma yapıyoruz" diye konuştu. - TBMM
Son Dakika › Politika › 2014 Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurulu'nda - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.