AK Parti 4. Sosyal Bilimler Teşvik Ödülleri Töreni - Son Dakika
Son Dakika Logo

AK Parti 4. Sosyal Bilimler Teşvik Ödülleri Töreni

20.03.2015 12:55

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Şimdi ben, bu Anamuhalefet Partisi Genel Başkanına sesleniyorum, dünyanın neresinde, hangi görüşü savunmuş olursa olsun dünyanın neresinde bir din adamına, bir siyasi 'Nankör' diye hitap edebilir.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Şimdi ben, bu Anamuhalefet Partisi Genel Başkanına sesleniyorum, dünyanın neresinde, hangi görüşü savunmuş olursa olsun dünyanın neresinde bir din adamına, bir siyasi 'Nankör' diye hitap edebilir. 'Nankör' diyen kişinin kendisi, öylesine nankörlük yapıyor ki bu milletin imanının temsil edildiği bir makama bu ifadeyi kullanabiliyor" dedi.

Davutoğlu, Rixos Oteli'nde düzenlenen AK Parti 4. Sosyal Bilimler Teşvik Ödülleri Töreni'nde yaptığı konuşmada, bilgisi ile gurura kapılandan daha tehlikeli kimse olmadığını, devlet adamının gururunun tehlikeli olduğunu söyledi. Her okunan kitabın insana tevazu öğrettiğini belirten Davutoğlu, "Bilmediğiniz yeni bir şey öğrendikçe 'Oldum' deme şansınız kalmaz. Hep, 'Hamdım, hamım, inşallah bir gün olurum' deme mahviyetini ve tevazusunu size gösterir" ifadesini kullandı.

Kitabın ahlak ve edep timsali de olduğunu anlatan Davutoğlu, çalıştığı odaları mümkün olduğu kadar kitapla doldurmak istediğini dile getirdi. Kitabın olduğu yerde edebe mugayir bir şey olmayacağını dile getiren Davutoğlu, kitabın insana eleştiri ile hakaret arasındaki farkı öğrettiğini vurguladı. Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Kitap eleştirilebilir, kitabın yazarı eleştirilebilir ama gerçekten kitap dostu olan biri, başka bir kitap yazarına, alime ya da herhangi bir insana hakaret nazarıyla yaklaşmaz. Kitap eleştiriyi öğretir. Son 3 gün içinde, gerçekten sadece bir Başbakan ya da AK Parti Genel Başkanı olarak bunu söylemiyorum, iki siyasi partinin genel başkanının yaptığı iki tavır, ben dedim 'Herhalde bu genel başkanların evlerinde kitap eksik.' Birisi, 'Osmanlı Devleti'ni 1. Dünya Savaşı'nda Almanya'nın kuklası' olmakla itham etti, hakaret etti ve bunu da 18 Mart Çanakkale Savaşı'nın 100. yılında yaptı. Bizler, Çanakkale şehitlerinin o büyük fedakarlıkları üzerine konuşurken, hissederken bir genel başkan çıktı dedi ki 'Osmanlı Devleti, 1. Dünya Savaşı'nda Almanya'nın kuklası.' Eleştirebilirsiniz, Osmanlı Devleti'nin o günkü yöneticilerini eleştirebilirsin. Kimse eleştiriden azade, bigane değildir ama bir devleti ve de tam da emperyalistlerin, bütün yedi düvelin yüklenerek bir kadim medeniyeti yok etmek üzere Çanakkale'ye yürüdüğü savaşın yıl dönümünde bütün o insanlara dönüp 'Siz aslında kuklaydınız' demek, ne büyük cehalettir. Bilmez ki bu genel başkan, aslında Çanakkale'de o ya da bu safta herkes centilmence bir savaş verdi, doğru ama bizim safımızda olanlar sadece İstanbul'u değil, sadece Anadolu'yu değil, sadece Türkiye'yi değil bütün mazlum milletleri, en önemlisi de kitaba dayalı bütün kadim medeniyetimizi savundular."

Emperyalist emellerin, Çanakkale'de toprağa gömüldüğüne işaret eden Davutoğlu, Çanakkale kaybedilmiş ve İstanbul düşmüş olsaydı İstanbul'un Endülüs ve Kırım gibi kadim medeniyetin bütün birikimlerinden tasfiye edileceğini aktardı.

"Birbirimizi eleştirelim ama sloganların dayandığı süfli zihniyetten uzak duralım"

Başbakan Davutoğlu, Çanakkale'de kapitalist bazı emeller uğruna Osmanlı topraklarına gelmeye çalışanlara karşı hak ve adalet değerlerinin savunulduğuna işaret ederek, Çanakkale kazanıldığı için İstiklal Savaşı'nın olabildiğini, İstiklal Savaşı olabildiği için Hint Müslümanlarının, Afrika milletlerinin ayağa kalkıp kendi istiklallerini arayış içine girdiğini vurguladı.

Muhammed İkbal'in Lahor'da Çanakkale ve Balkan şehitleri için güzel mısralar yazdığını anımsatan Davutoğlu, "Bu Genel Başkan, Muhammed İkbal'i okuyabilseydi, dönüp Çanakkale şehitlerinin önünde hürmetle eğilirdi" diye konuştu.

Başbakan Davutoğlu, Mehmet Akif ne hissetmişse Muhammed İkbal'in de onu hissettiğini ifade ederek, şunları söyledi:

"Kitabın medeniyetini anlamayanlar, medeniyetin kitaba verdiği önemi de takdir edemezler. O anda cazip gelen bir sloganla bütün bir tarihi yargılayıverir. 500 yıllık bir devleti, o devletin bütün fertlerini, kukla haline dönüştürüverir ama bu görüşleri dile getirirken kendilerinin bir başka emperyalizmin bugünkü sözcüleri durumuna düştüğünü unutuverirler. Onur, ancak ve ancak bilinç ile olur. Bilinç de sağlam bilgi ile olur. Buradan bütün siyasi partilere, üyelerine, seçim dönemi de yaklaştığı için, gelin birbirimizi eleştirelim, her şeyi gerektiğinde en sert şekilde birbirimize anlatmaya çalışalım ama sloganlardan, sloganların dayandığı süfli zihniyetten ve onun arkasındaki sıradan ve yüzeysel bilgiden uzak duralım. En önemlisi de hakaretten uzak duralım."

"Nankör diyen kişinin kendisi, öylesine nankörlük yapıyor ki..."

Davutoğlu, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun Diyanet İşleri Başkanı Görmez'e "Nankör" dediğini belirterek, şunları kaydetti:

"Şimdi ben, bu Anamuhalefet Partisi Genel Başkanına sesleniyorum, dünyanın neresinde, hangi görüşü savunmuş olursa olsun dünyanın neresinde bir din adamına, bir siyasi 'Nankör' diye hitap edebilir. 'Nankör' diyen kişinin kendisi, öylesine nankörlük yapıyor ki bu milletin imanının temsil edildiği bir makama bu ifadeyi kullanabiliyor. Çanakkale Savaşı yıl dönümü vesilesiyle ki konuşmasında hutbe ile duayı ve birçok şeyi karıştırdı, birçok cehalet örneği var da şimdi girmeyeyim. Birçok temel kavramı karıştırdığı konuşmasında, cehaletini sergilediği konuşmasında, Atatürk'ün hutbede yer almadığını ifade ederek, buradan hareketle hakarette bulunuyor. Örnek vermek istemiyorum ama Yunanistan'da bir siyasi liderin Atina Başpiskoposu ile ilgili ya da Rusya'da Moskova Patriği ile ilgili ya da Vatikan'da, Avrupa'nın herhangi bir yerinde Papa ile ilgili herhangi bir görüş dolayısıyla böyle bir ifadeyi kullanma cüretine sahip olan birisi, halkın huzuruna çıkabilir mi? Din ve devlet işleri ayrıdır ama devlet adamları dine saygıyı öğrenecekler, saygıyı öğrenecekler."

"Kılıçdaroğlu, hatim ne demek bilir mi"

Söz konusu hutbenin okunduğu günün sabahı 253 bin şehit için bütün camilerde 253 bin hatim indirildiğini belirten Davutoğlu, "Kılıçdaroğlu, hatim ne demek bilir mi, bilmem ama 253 bin hatim indirildi ve her yerde Gazi Mustafa Kemal'e ve bütün şehitlere dualar edildi" dedi.

Başbakan Davutoğlu, Çanakkale'de, 18 Mart'ta yapılan törende de her konuşmacının Gazi Mustafa Kemal'i ve bütün şehitleri hürmetle andığına işaret ederek, "Diyanet İşleri Başkanımız da duasında bütün şehitlerimizle birlikte Gazi Mustafa Kemal'i de andı. Hadi eleştirme ihtiyacı hissettiniz, hadi eleştirebilirsiniz, hepimiz eleştiriye açık olalım ama eleştirinin de edebi olur, eleştirinin hayası olur, üslubu olur. Hakareti eleştiriden ayırt edemeyenler, genellikle kitapla aşina olmayanlardır. Kitap çünkü bize seviyeli eleştiriyi öğretir" değerlendirmesinde bulundu.

(Sürecek)

Kaynak: AA

Son Dakika Politika AK Parti 4. Sosyal Bilimler Teşvik Ödülleri Töreni - Son Dakika


Advertisement