AK Parti TBMM Grup Toplantısı - Son Dakika
Son Dakika Logo

AK Parti TBMM Grup Toplantısı

AK Parti TBMM Grup Toplantısı
02.07.2013 14:50

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan: (3) "Lice olayı sıradan bir olay değildir. Lice olayının da dolaylı olarak dayandığı yer yine esrar, hint keneviri olayıdır. Kalekol, karakol, bunların hepsi hikaye" “Biz bu sürece yüreğimizi, sadece elimizi, bedenimizi değil canımızı koyduk. Hiçbir sabotaj, hiçbir provokasyon bizi bu kutlu yolculuktan alıkoyamaz, bizi çözümden vazgeçiremez” "(Çözüm süreci var) diye, (hassas bir süreçteyiz) diye, illegal eylemleri, gayrimeşru girişimleri, molotofkokteyli atanları, haraç toplayanları, adam kaçıranları, zehir ticareti yapanları görmezden mi geleceğiz?" "Olay bir ağaç mıydı, artık herkes görüyor ki hayır, değildi, dert başkaydı”

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Lice olayının, sıradan bir olay olmadığını belirterek, "Lice olayının da dolaylı olarak dayandığı yer yine esrar, hint keneviri olayıdır. Kalekol, karakol, bunların hepsi hikaye" dedi.

Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, son dönemlerde eski parayla maddi değeri 100 trilyon lirayı aşan hint kenevirinin imha edildiğini söyledi.

Bundan rahatsız olan çevreler olduğunu belirten Erdoğan, "Niye rahatsız oluyorlar? Çünkü terörün en önemli parasal kaynağı buydu. Tabi bundan bizim taviz vermemiz mümkün değil" dedi.

"Bu işin içerisinde bunun yönetimini yapanlar ne yazık ki şu anda siyasetin içinde olanlarla da bağlantılı. Bunların hepsini ifşa edeceğiz, açıklayacağız" diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

" Hem 'siyaset yapıyorum,  demokrasi mücadelesi yapıyorum'  diyeceksin, öbür tarafta da kalkacaksın esrar, eroin, silah her türlü insan kaçırmaya varıncaya kadar bunları da yapacaksın. Şimdi bunları ifade etmek, devlet yönetimi olarak bizi de onları görmemek suretiyle suçlu durumuna düşürmez mi? Buna müsaade edemeyiz. En son Lice olayı sıradan bir olay değildir. Lice olayının da dolaylı olarak dayandığı yer yine esrar, hint keneviri olayıdır. Kalekol, karakol bunların hepsi hikaye, onu da söyleyeyim. Biz çok karakol kaldırıyoruz ama şunu unutmayın ki daha güvenlikli karakolları da yapmak durumundayız. Niçin? Ülkemizin güvenliği için. Bunun için bazı siyasi partilerden veya örgütlerden izin alacak halimiz yok. Tabi ki bunları yapacağız. Sınır güvenliği için de içerdeki güvenlik için de bunları yaparız, yapmak durumundayız. Çünkü ülkemizde vatandaşımızın huzuru, mutluluğu için bunu yapmak durumundayız. Bu karakollar bunu sağlamak için. Başka bir şey için değil. Gönül arzu eder ki bunlara hiç ihtiyaç olmasın. İnşallah o günleri de görürüz."

-"İklimi bozmaya kimsenin hakkı yok"

Başbakan Erdoğan, aylar önce çözüm sürecine farklı bir boyut kazandırdıklarında, bunun adı ve ilk esintisinin bile Türkiye'nin tamamında çok farklı bir iklim oluşturduğunu söyledi.

Adımlar atıldıkça, somut gelişmeler yaşandıkça, Türkiye'de çok büyük bir umut atmosferi oluştuğunu vurgulayan Erdoğan, çok güzel gelişmelere ve olaylara şahit olduklarını bildirdi.

Erdoğan, insanların yıllardır sorun yaşadıkları köylerinde normal yaşamlarına döndüklerini, insanların yılardır çıkamadıkları yaylarına, mezralarına çıktıklarını anlatarak, şu ifadeleri kullandı:

"Cudi Dağı'nın eteklerinde piknikler yapıldı. Ege'den, Karadeniz'den, Marmara'dan, Akdeniz'den, İç Anadolu'dan insanlar bölgeye gittiler, kardeşleriyle kucaklaştılar, hasret giderdiler. Bölgede barışın, çözümün adı dahi yetti. Kepenkler açık kaldı, ticaret canlandı. Yatırımcılar, işverenler, işveren örgütleri, iş kadınları, iş adamları, bölgeye ardı ardına ziyaretler düzenlemeye başladı. Böyle bir iklimi, atmosferi bozmaya hiç kimsenin hakkı yoktur ve olamaz. Terör, bu ülkeye, bu millete, özelikle de benim Kürt kardeşlerime acıdan, kandan, gözyaşından, yoksulluktan başka hiçbir şey vermedi. Benim Türk kardeşime acıdan, hüzünden başka bir şey vermedi. Biz, tüm vatandaşlarımızı bu hüzünden kurtarmak durumundayız."

Erdoğan, yapılan tezahüratlara "Hepimiz kardeşiz" karşılığını verdi.

-" Türkiye'nin geleceğini bu çözümde görüyoruz"-

76 milyonu acıya, kana, gözyaşına, yoksulluğa iteklemeye hiç kimsenin hakkı olmadığını ifade eden Erdoğan, sürecin zor ve hassas olduğunu, sabır, çelik gibi bir irade gerektirdiğini defalarca ifade etiklerini anımsattı.

Erdoğan, "Bu sürecin sabotajlara, tahriklere, provokasyonlara açık olduğunu, sürecin her daim hedef alınabileceğini defalarca söyledim. Böylece süreci sabote etmek, bu iklimi, atmosferi bozmak isteyenlerin, bunun sorumluluğundan, kara lekesinden, vicdan azabından kurtulması asla mümkün değildir" dedi.

"Biz bu sürece yüreğimizi, sadece elimizi, bedenimizi değil canımızı koyduk. Hiçbir sabotaj, hiçbir provokasyon bizi bu kutlu yolculuktan alıkoyamaz, bizi çözümden vazgeçiremez" ifadesini kullanan Başbakan Erdoğan, "Türkiye'nin geleceğini bu çözümde görüyoruz. Millet artık gerilim değil sükunet istiyor.  Çatışma değil huzur istiyor. Gerilimi, çatışmayı, şiddeti ve kaosu teşvik edenler, bu sürece de millete de ihanet etmiş olurlar. Biz, kardeşliğimizin güç kazanması, Türkiye'nin her anlamda büyümesi için çözüm sürecini mutlaka başarıya ulaşması gerektiğine gönülden inanıyoruz" diye konuştu.

-"Herkes sorumlulukla hareket etmeli"

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Taviz vermeyiz, ilkelerimizden vazgeçmeyiz, yasaların dışına çıkmayız, milletin değerlerini, şehitlerin aziz hatırasını çiğnemeyiz ve çiğnetmeyiz. Ama mutlu sona ulaşmak için de var gücümüzle, canla başla çalışmaya devam ederiz. Bu süreci akamete uğratmak isteyen her kim olursa olsun, hangi siyasi parti olursa olsun bunun sorumluluğunu, vebalini taşıyamaz. Herkes sorumlulukla hareket etmelidir. Şark kurnazlığına başvurmadan, küçük hesapların peşine düşmeden, milletin umutlarını heba etmeden, hele hele milleti, milletin basiretini küçümseyen hareketler içerisine girmeden, herkes sorumlu davranmalıdır. 'Çözüm süreci var' diye, 'hassas bir süreçteyiz' diye, illegal eylemleri, gayrimeşru girişimleri görmezden mi geleceğiz? 'Çözüm sürecindeyiz' diye  illegal gösteri yapanları, molotofkokteyli atanları, haraç toplayanları, adam kaçıranları, zehir ticareti yapanları görmezden mi geleceğiz? Böyle bir beklenti içinde olanlar kusura bakmasınlar, hukuksuzluğa asla göz yummayız. 'Çözüm' demek, hukukun üstün olması demektir. 'Çözüm' demek, demokratik yol ve yöntemlerin güç bulması demektir. Hukuksuzluğu, baskı ve şiddeti adet edinenlerin süreci zehirlemesine kesinlikle müsamaha göstermeyiz."

-"Lice'deki gösteriler tahrik edildi"

Erdoğan, Lice'deki gösterilerin nasıl tahrik edildiğini, nasıl farklı yerlere çekildiğini, nasıl bir oyuna çevrilmek istendiğini herkesin gördüğünü bildirdi.

"Lice'deki olaylar üzerinden mesaj vermeye çalışanlar, Lice'nin, Diyarbakır'ın bu tehlikeli oyuna itibar etmediğini görmeli, mesajı kendileri almalıdır" diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Karakol ya da kalekol sadece bir bahanedir. Bir devlet ihtiyaç hasıl olduğunda sınırlarını, vatandaşını korumak için gereken her türlü altyapıyı hazırlar. Karakol vatandaşı tehdit etmek için değil, özellikle AK Parti iktidarları döneminde vatandaşı korumak, onun güvenliğini, huzurunu sağlamak, sınır güvenliğini tesis etmek için inşa edilir, karakollar savunma noktalarıdır. Karakolların korunaklı hale getirilmesinden kim neden rahatsızlık duyar? Bu soruyu soralım, neden? Barajlar, bölge insanın menfaati, huzuru ve selameti için yapılıyor.  Okul, hastane, yol, havalimanı, bu amaçla inşa ediliyor. Burada şunu sormak zorundayız; acaba bu karakollara, kalekollara alerji neden kaynaklanıyor? Acaba bu barajlara, havalimanlarına, okullara yönelik alerji neden kaynaklanıyor? Terör dönemlerinde bundan rahatsız duyanlar bugüne de aynı kafa yapısını sürdürüyorlarsa, burada bir terslik var demektir. Acaba işin içinde başka işler olabilir mi? Vatandaşlarımızı bunları düşünmeye davet ediyorum. Acaba karakol, kalekol, baraj inşaatlarına alerji, kaçakçılıktan, özellikle de uyuşturucu kaçakçılığından dolayı mıdır? Evet, son dönemde güvenlik güçlerimiz uyuşturucu imaline ve kaçakçılığına yönelik çok önemli çok başarılı operasyonlar gerçekleştirdiler. Milletin evlatlarını zehirleyen özellikle de Avrupa gençliğini zehirleyen uyuşturucu ticaretine çok ağır darbeler vuruldu. Bu başarılı operasyonlar karşısında birilerinin milyonlarca dolarlık kirli kazançlardan mahrum kaldığını herkes biliyor. Bu kirli, zehirli, kanlı ticareti gösterilerle örtmek, bu gösterilerin kılıfı altında bir hak arayışı, bir demokratik hak talebi gibi sunmak,  en hafif tabiriyle ahlaksızlıktır, vicdansızlıktır. Bu oyuna gelmeyeceğiz."

-"Bir yerleri ciddi manada rahatsız ediyor"

Doğu'da ya da Batı'da toplumsal hareketlerin toplumsal gösterilerin ne anlatmak istediğini çok bildiklerini ve gördüklerini belirten Erdoğan, milletle irtibatını hiçbir zaman kesmeyen, gönül bağını hiçbir zaman koparmayan bir parti olduklarını vurguladı.

Milletin dilinden çok iyi anladıklarını çünkü milletin diliyle konuştuklarını ifade eden Erdoğan, "Çünkü biz milletin kendisiyiz. Milletin bir ihtiyacı, talebi varsa, söylemek istediği bir şey varsa bunu duyarız, görürüz ve derhal gereğini yaparız" dedi.

Erdoğan, "Son bir ay içerisinde, ki bu mayıs ayı ülkemizde çok ciddi sıçramanın olduğu ay, böyle bir dönemde bu yapılanlar acaba ne adına yapıldı? Bunların hepsini gördünüz. Olay bir ağaç mıydı, artık herkes görüyor ki hayır, değildi, dert başkaydı" diye konuştu.

Ücretlerde, sosyal politikalarda, eğitim sisteminde, alt yapıda, üst yapıda alınan mesafeye dikkati çeken Erdoğan, "Enerjide, düşünün ülkemiz adeta karanlıklar içerisinde yaşayan bir ülkeyken hamdolsun artık karanlığın olmadığı, aydınlığın egemen olduğu bir ülke haline geldik. Kişi başına enerji kullanımında hiçbir dönemle mukayese edemeyecek bir dönemi yaşıyoruz. İnsanımızın refah düzeyine baktığımızda çok daha farklı bir konuma gelen bir Türkiye var. Bütün bunların yanında tabi bu güç, 81 ilde üniversitelerin açılması, göçün büyük ölçüde engellenmiş olması, bütün bunlar bir yerleri ciddi manada rahatsız ediyor" dedi.

-

Kaynak: AA

Son Dakika Politika AK Parti TBMM Grup Toplantısı - Son Dakika


Advertisement