Başbakan Yardımcısı Akdoğan: (3) - Son Dakika
Son Dakika Logo

Başbakan Yardımcısı Akdoğan: (3)

09.10.2015 13:42

Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, terör örgütünün kontrol dışı unsurları olduğu iddiasına ilişkin, "Buna aldanmamak lazım. Nasıl bunların eylemsizlik vesaire, çatışmasızlık açıklaması bir kandırmaca ve taktik bir hamleyse bu tür kontrol dışı unsurlar olduğunu söylemeleri de bir kandırmacadır" dedi.

Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, terör örgütünün kontrol dışı unsurları olduğu iddiasına ilişkin, "Buna aldanmamak lazım. Nasıl bunların eylemsizlik vesaire, çatışmasızlık açıklaması bir kandırmaca ve taktik bir hamleyse bu tür kontrol dışı unsurlar olduğunu söylemeleri de bir kandırmacadır" dedi.

Akdoğan, "A haber" kanalının canlı yayınında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Hacı Lokman Birlik'in cenazesinin yerlerde sürüklenmesi ve bir şehit polisin cenazesinin de terör örgütü mensuplarınca yakılmasına ilişkin değerlendirmesi sorulan Yalçın Akdoğan, şu anda Cumhuriyet tarihinin en büyük terörle mücadele harekatının uygulandığını belirterek, sınır ötesi harekatın yanı sıra ülke içinde kırsalda ve şehir merkezleri ile ilçelerde güvenlik operasyonları gerçekleştirildiğini aktardı.

Daha önce bu çapta ve kapsamda operasyonların yapılmadığını vurgulayan Akdoğan, "Bu kadar büyük çapta operasyonlar yapılmasına rağmen, sivil kayıplar, bölge insanının bundan zarar görüp görmemesi, en ufak bir olumsuzluk yansımıyor" ifadesini kullandı.

Akdoğan, "Şu anda teröristle vatandaşı birbirinden ayıran, bunu birbirine karıştırmayan, günlük yaşamın olumsuz etkilenmemesi için her türlü çabayı gösteren, sivillerin oradaki hakkını, hukukunu koruyan bir mücadele stratejisi var. Dünyada başka hiçbir ülke, bu çapta bir operasyonu bu kadar başarıyla yapamaz, yapmamıştır da. Bu yüzden yani son derece hukuk içinde bir mücadele yürüyor" diye konuştu.

Başbakan Yardımcısı Akdoğan,  şöyle devam etti:

"Arada tabi birtakım olumsuz olaylar var. Bunların üzerine gidildi, soruşturma açıldı ve bu kabul edilemez bir durumdur. Bakın yüz binlerce insan burada terörle mücadele ediyor. Asker ediyor, korucu ediyor, jandarma ediyor bunlar yüz binlerce insan. Çok başarılı bir mücadele... İnsani perspektifi kaybetmeden, hukuki hassasiyetleri kaybetmeden bir mücadele yürütüyor. Bu olaylar, buna gölge düşürmemeli ve düşüremez. Yani birisi bir yanlış yaptığında orada fedakarca, cansiparane mücadele eden, kurşunun önüne atlayan insanlarımız var bizim. Bunların bu kadar emeği, çabası, gayreti yani birisinin yaptığı bir yanlış yüzünden kötülenmemeli, aşağılanmamalı. Bunu da bu hassasiyeti de gözetmemiz lazım. Kim yanlış yaparsa üzerine gidilir, gereken yapılır. Ama orada binlerce fedakar evladımız bir mücadele yürütüyor ve çok büyük bir insani duyarlılıkla bu mücadeleyi yürütüyor. Hiçbir provokatif hadise, hiçbir sabotaj buna gölge düşüremez ve düşürmemeli."

Operasyonlarda etkisiz hale getirilen teröristlerin, helikopterlerle şehir merkezlerine getirildiğini ve ailelerine teslim edildiğini, bunun insani bir hassasiyet olduğunu belirten Akdoğan, terör örgütü PKK'nın ise mensupları öldüğünde onları gizlediğini ifade etti.

Terör örgütünün kutsala saygı duymadığını anlatan Yalçın Akdoğan, "Kurban bayramında nasıl kanlı eylemler gerçekleştirdiğini gördük. Ambulans şoförünü öldürmek, bu nasıl bir şeydir? Uyuyan polisimizi şehit etmek, bu nasıl bir alçaklıktır? Şimdi karşımızda, kutsalı olmayan, kutsala saygısı olmayan, canavara dönüşmüş bir örgüt var ve bununla fedakarca mücadele eden güvenlik güçlerimiz ise o insani hassasiyeti kaybetmeden bir mücadele yürütüyorlar ve buna kimse gölge düşürmemeli" değerlendirmesinde bulundu.

-"MHP tabanında çok ciddi bir eleştiri var"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, HDP dışındaki koalisyon seçeneklerine açık olduklarına ilişkin açıklaması hatırlatılarak, "Bu açıklamayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu açıklamadan sonra şartlar gerektirirse hala bir AK Parti, MHP koalisyonu kale alınabilir bir olasılık mıdır?" sorusunun yöneltilmesi üzerine de Akdoğan, seçmen kanaatinin, 7 Haziran seçiminden sonra yaşananlarla şekillendiğini bildirdi.

Yalçın Akdoğan, "Vatandaşımız şu iki şeyi gözlemledi ve bu iki gelişme üzerine biraz da siyasi kanaatini şekillendiriyor. Bunlardan bir tanesi hükümet kurulma sürecinde kim nasıl davrandı? Yani taşın altına elini kim koydu? Kim pozitif, yapıcı davrandı, kim sorumluluk üstlendi? Vatandaş bir not verdi" dedi.

MHP'lilerin, AK Parti ile koalisyona ve hükümet ortaklığına çok istekli olduğunu ama Devlet Bahçeli'nin bundan kaçtığını savunan Akdoğan, "Yani iktidar korkusu var. Bir şekilde sorumluluk alma korkusu var ve bundan kaçtı. Partililer bunu istemesine rağmen Sayın Bahçeli bundan kaçtı. Bundan dolayı ülkücü camiada, MHP tabanında, MHP'ye oy veren kardeşlerimizde çok ciddi bir eleştiri var" ifadesini kullandı.

Akdoğan, "Yani siz niçin siyaset yapıyorsunuz o zaman? Yani iktidar olamıyorsunuz, ortağı olmuyorsunuz, sorumluluk üstlenmiyorsunuz. Peki niye siyaset yaparsınız? Yani 'küçük olsun, benim olsun anlayışı', sadece kendi koltuğunu koruma anlayışı... Bu kadar insan bunun için mi çalışıyor? Yani sen koltuğunu koru diye mi bu kadar insan çalışıyor? Birincisi bu olaylar, bunları vatandaşımız gözlemledi" diye konuştu.

İkinci olarak da terörle mücadele konusunda, kimin terörle mücadele eden devletin yanında durduğunun ve milli bir duruş sergilediğinin ya da kimin teröriste, terör örgütüne ve uzantılarına destek olup sempatiyle baktığının vatandaşlarca dikkate alındığını belirten Akdoğan, şunları söyledi:

"Teröriste, terör örgütüne hiç eleştiri getirmiyorlar. Meclis'teki konuşmalarına da bakın. Sürekli hükümeti yerden yere vuruyorlar. Peki böyle bir süreçte sen milli bir duruş sergilemeyeceksen, sorumlu davranmayacaksan, terörle mücadele edenin yanında durmayacaksan, bu nasıl bir milliyetçiliktir, nasıl bir milli tavırdır? Vatandaşımız, bunu da gördü. Şimdi burada çok eleştiri geldiği için yani hükümet kurma çabalarında hep negatif yaklaştığı için, çok eleştiri geldiğinden, bu sefer bunu bir seçim vaadi olarak 'hükümet ortağı da olabiliriz', birtakım tabi şartlar vesaire... Yüzde 41 oy alan bir partiye bunun üçte biri kadar oy alan bir parti şart dikte edebilir mi, şart koşabilir mi, dayatabilir mi? Yani sen azıcık oy almışsın, çok büyük oy alan bir partiye şart dayatıyorsun. Şimdi bunun adı uzlaşı olmaz zaten."

-"AK Parti'nin tek başına iktidar olacağına inanıyorum"

AK Parti'nin tek başına iktidar olacağına inandığını vurgulayan Yalçın Akdoğan, şunları kaydetti:

"Vatandaşımız, güven ve istikrarın ne kadar önemli olduğunu, bunun için de tek parti iktidarının ne kadar gerekli olduğunu geçen 3 ayda çok iyi anladı diye düşünüyorum ben. Burada AK Parti de tabi seçim sonuçlarını çok iyi analiz etti. Mesajı anlamak için, seçmenin, farklı toplum kesimlerinin ne dediğini anlamak için, yani dersine iyi çalıştı. Seçim beyannamesi de bunu ortaya koyuyor. Diğer, AK Parti'nin siyaset tarzı vesaire de bunu ortaya koyuyor. Ben AK Parti adına olumlu bir sonuç çıkacağını düşünüyorum."

Terör örgütünün kontrol dışı unsurları ve infaz timleri olduğu iddiasına dair de Akdoğan, "Buna aldanmamak lazım. Nasıl bunların eylemsizlik vesaire, çatışmasızlık açıklaması bir kandırmaca ve taktik bir hamleyse bu tür kontrol dışı unsurlar olduğunu söylemeleri de bir kandırmacadır" dedi.

Başbakan Yardımcısı Akdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu, örgütün tamamen toplumsal karşılığını, meşruiyetini vesaire zedelediği, oradaki desteği azalttığı için bunları hep başka örgütlere havale ediyorlar. Yani kimsenin bilmediği bir örgüt ismi uyduruyorlar ve onların yaptığını söylüyorlar veya kontrol dışı unsurların yaptığını söylüyorlar. Bu bir kandırmacadır. Yani bu şu demek olur. 'Ben eylemsizlik, çatışmasızlık ilan ettim. Ama bu seçim sürecinde bir takım şehirlerde sivillerin de hayatını kaybettiği sansasyonel eylemler olabilir. Bunu kontrol dışı unsurlar veya başka örgütler yapar. Bizimle ilgisi yok'. Yani bir taraftan hem sopa gösterecek, terör üzerinden bir siyasi sonuç doğurmaya çalışacak, öbür taraftan da 'Ben bunların zaten olmasını istemiyordum falan' gibi başka bir siyasi prim elde etmeye çalışacak. Bu kandırmacaya, bu oyuna gelmemek lazım. Bütün bu eylemlerin sorumlusu terör örgütüdür, onun yandaşlarıdır, parçalarıdır vesairedir. Yani bunların taktik açıklamalarına da bu tür böyle kandırmaca şeylerine de alet olmamak lazım."

-Rusya'nın Suriye'deki hava harekatı

Akdoğan, hükümetin, Rusya'nın operasyonları neticesinde yeni bir göç dalgası değerlendirmesi ve gelinen noktanın Türkiye-Rusya ilişkilerine bir etkisinin olup olmadığı yönündeki soru üzerine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun gereken açıklamaları yaptıklarını kaydetti.

Bir sıkıntı, kaygı ve rahatsızlık oluştuğunu belirten Akdoğan, "Bu hava sahalarımızdaki ihlal, sınırlarımızı ihlal... Bunun sehven olmadığı gayet açık. Çünkü süresi, uçaklar, pilotun yabancı dil bilmemesiyle izah edilecek bir durum değil. Bunlar komik izahatlar. Burada bir durum var. Buna karşı da tepki ortaya konuldu. Aslolan tekrar edilmemesidir" diye konuştu.

Göç meselesinin operasyonların seyriyle alakalı olduğunu ifade eden Akdoğan, şöyle  devam etti:

"Operasyonlar kime, hangi amaçla yapılıyor? Eğer DAEŞ yerine ılımlı muhalefete ve belli bölgelere dönük bir operasyon halkası devam ederse o zaman elbette oradaki insanlarda bir göç dalgası oluşabilir. Buradaki operasyonların neticesi Türkiye'yi etkiliyorsa, Türkiye'nin hassasiyetlerinin de gözetilmesi gerekir. Çünkü onun sonuçlarıyla ben uğraşacağım. Yani senin yaptığın operasyon orada sadece Esad'a hayat suyu, can suyu olmuyor. Başka birtakım sonuçlar doğuruyorsa ve bizim ilişkilerimiz dostane bir zeminde yürüyorsa bu hassasiyetlerin gözetilmesi gerekir."

-Prof. Dr. Sancar'ın Nobel ödülünü alması

Akdoğan, ilk defa bilim alanında bir Türk profesörün Nobel ödülü kazandığının belirtilmesi üzerine, hem insanlık adına sevinildiğini, hem millet olarak gurur duyulduğunu ifade ederek, Prof. Dr. Aziz Sancar'ı tebrik etti.

Bunun çok büyük bir başarı olduğunu belirten Akdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bu başarı hikayesi aynı zamanda Cumhuriyetin bir başarı hikayesidir. Profesörümüzün şu anda yurt dışında çalışıyor olması... Türkiye burada hissedar olamaz mı, pay çıkaramaz mı? Elbette çıkarır. Çünkü temel eğitimi, üniversite eğitimine kadar burada almış. Türkiye'de doktorluk yapmış. Yani burada okudu, orada çalıştı falan gibi bakılmasın, Türkiye'de de çalışmış. Ülkesini seven, birtakım siyasi basının yanlış yönlendirmelerine, o tuzağa da düşmeyen, son derece vatanını, milletini, ülkesini seven, milliyetçi bir tavır takınan bir yaklaşım içerisinde de olduğunu gördük. Bu bizi ayrıca sevindirdi. Bu Türk eğitim sisteminin de nereden nereye geldiğini de aslında gösteriyor. Türkiye'de ilköğretim, ortaöğretim, üniversite okuyan bir kişinin gerekli imkanlara kavuştuğunda neleri başarabileceğini de gösteren bir durum. Türkiye'de de Ar-Ge konusunda son dönemde üniversitelerimizde çok ciddi mesafe katetti. Aziz Sancar gerçekten bizi mutlu etti, gurur duyduk. Hayırlı başarıların devam etmesini diliyoruz."

-AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ataş'ın açıklaması

Başbakan Yardımcısı Akdoğan, "AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Ataş'ın, seçimlerde Güneydoğu Anadolu'da hiç kimsenin beklemediği sürpriz sonuçlar çıkabileceği yönündeki açıklamasını paylaşıyor musunuz?" sorusuna şu yanıtı verdi:

"Geçen sefer birtakım olumsuzluklar vardı seçim güvenliği konusunda. Ben tablonun daha olumlu olacağı kanaatindeyim. Sandıkların YSK kararıyla taşınmaması bir olumsuzluktur. Burada yanlış yapılmıştır. Ama sadece sandık güvenliği olarak bakmamak lazım, seçim güvenliği olarak baktığımızda vatandaşın orada baskı ve tehditle bir şekilde, yani kanaatinin oluşması kısmında da birtakım baskı ve tehdit vardı. Seçim günü yaşananlar vesaire. Bunlara bir bütün olarak baktığımızda bu sefer seçim güvenliği bağlamında daha olumlu olacağını düşünüyorum. Yanlış birtakım algılar da ortadan kalktı. Bilinçaltına hep şunu pompaladılar, 'HDP barajı geçmezse ortalık karışır, kıyamet kopar.' İnsanlar 'aman ha bir sıkıntı yaşanmasın, barajı geçsin' diye çaba gösterdi veya 'devlet burayı bunlara mı terk etti acaba, biz onlara mı yaklaşsak' gibi yanlış algılar vardı. Şimdi bunların hepsi çöktü, herkes şunu gördü. Burada iyi niyetli olarak çaba gösteren Kürtler'i kucaklayan, hizmet eden, yatırım yapan, siyasi paradigmayı değiştiren, çözüm sürecinin lokomotifi olan bir AK Parti var. Bir de her türlü zulmü ve kötülüğü yapan, süreci bozan terör örgütü uzantıları var. Kimin güçlü olması halinde burada sonuca ulaşılacağını, bu sürecin devam edeceğini vatandaşımız daha iyi gördü diye düşünüyorum."

Akdoğan, "Bir de geçen sefer AK Parti ve Erdoğan karşıtlığıyla barajı geçmek için sürece ihanet ettiler. Çözüm Süreci'nin düşmanlarıyla bir araya geldiler. Bu büyük şehirlerden bir oy kaymasına sebep olmuş. Şimdi bunların ben geri gideceğini düşünüyorum. CHP'den geldiyse veya AK Parti'den kaydıysa bunların geri gideceğini düşünüyorum. Çok sürpriz sonuçlar da ortaya çıkabilir ama temel olarak AK Parti'nin ben tek başına iktidara geleceğine inanıyorum. İnşallah ülkemiz için hayırlısı olur" ifadesini kullandı.

(Bitti)

Kaynak: AA

Son Dakika Politika Başbakan Yardımcısı Akdoğan: (3) - Son Dakika


Advertisement