Fenerbahçe'de Yolun Sonu Nereye Çıkacak? - Son Dakika
Son Dakika Logo

Fenerbahçe'de Yolun Sonu Nereye Çıkacak?

Fenerbahçe\'de Yolun Sonu Nereye Çıkacak?
13.12.2013 12:44

Fenerbahçe şu ana kadarki istikrarlı performansıyla şampiyonluk sinyalleri verdi ama kafalarda soru işaretleri de yok değil. Bu yolun sonu gerçekten de zafer mi? Yanıt arıyoruz.

Mehmet Can ÜNLÜ

Yaz aylarında Ersun Yanal'ın göreve geldiği ilk günlerde Fenerbahçe'nin ligde 14 hafta sonunda 11 galibiyet alıp 35 puan toplayacağı, 33 gol atacağı ve Beşiktaş ile Galatasaray'ın 9 puan önünde liderlik koltuğunda oturacağını herhalde kimse tahmin edemezdi. Hele ki CAS süreci nedeniyle zaten çalkantılı geçen günlerde büyük hay acirc;l kırıklığı yaratan Şampiyonlar Ligi eleme maçlarının ardından...

Yanal'ın Aykut Kocaman'dan devraldığı takımı bir 'enkaz' olarak tanımlamak elbette yanlış olur. Ama 3 yıllık Kocaman döneminde 2010-2011 sezonu da dahil olmak üzere, Fenerbahçe hiçbir zaman 'Fenerbahçe' gibi oynamadı. Bu konuda 3 Temmuz sürecine sığınmayı hiçbir zaman doğru bulmadım. Zira Ersun Yanal, şu ana kadar bize bir teknik direktörün bu kadar kısa bir süre içersinde bir takıma neler katabileceğini, neleri değiştirebileceğini çok iyi gösterdi. Üstelik Emmanuel Emenike dışında transferde herhangi bir inisiyatif alma fırsatı bulamamasına rağmen.

ERSUN YANAL NELER KATTI?

Bu sorunun cevabı, tamamiyle ayrı bir yazı konusu olabilir ama, kısaca değinelim ve öncelikle Ersun Yanal'ın göreve geldiği gün yapmış olduğu açıklamaları hatırlayalım: "2013-2014 sezonunda oynayacağımız futbol, taraftarımıza keyif ve gurur verecek; sarı lacivert renklere taraftar olmayanların da alkışlayacağı güzellikte olacaktır. Futbol kamuoyunun özellikle bilmesini istiyorum ki, Fenerbahçe için koşullar zor olsa da hep birlikte aşamayacağımız hiçbir şey yoktur. Şampiyonluk yolunda, yolumuz açık olsun."

Yanal, kariyeri boyunca zaten takımlarına pozitif futbol oynatmasıyla öne çıkmış bir teknik adam. Hatırlayın, Aykut Kocaman döneminde Fenerbahçe UEFA Avrupa Ligi'nde dengi olmayan AEL Limassol, BATE Borisov, Viktoria Plzen gibi takımlara karşı, hatta Türkiye Kupası'nda Pendikspor'a, Göztepespor'a karşı bile kendi yarı sahasında bekleyen, temposuz, seyir zevkinden uzak, rakip kalede baskı kurmayan, en önemlisi de büyüklüğünü hissettirmeyen, mahk ucirc;m bir oyun anlayışına sahipti. Yanal'la bu sistem 180 derece tersine döndü. Fenerbahçe artık sahanın her yerinde koşan, savaşan, rakiplerine önde baskı kurmaya çalışan ve 90 dakika boyunca gol arayan bir takım. Dahası, oyuncuların fizik güçlerinde de gözle görülür derecede iyileşme var. Kısacası Fenerbahçe, Yanal ile birlikte olması gereken hüviyete büründü.

SORU İŞARETLERİ...

Peki her şey yukarıda anlattığımız gibi pozitif, eksiksiz, harika mı? Elbette değil. Olmaması da son derece doğal. Sezon başlarında Ersun Yanal'a ne olursa olsun sabır gösterilmesi gerektiğini, futbol anlayışını takıma empoze etmek için ciddi bir süreye ihtiyaç duyabileceğini anlatmıştım. Açıkçası bu süre, beklediğimden de kısa sürdü. Tabii bu sürenin kısalmasında ligde son dakika golleriyle alınan kritik galibiyetlerin önemi çok fazla. Bu tip galibiyetler, takım içersindeki kenetlenmeyi arttırır ve şampiyonluğun habercisi gibidir.

Takım savunmasında halen zaman zaman aksamalar yaşayabiliyor Fenerbahçe. Bazen de hücumda üretken olmakta zorlanıyor. Ancak bunlar kesinlikle aşılamayacak, takviye ihtiyacı doğuracak büyüklükte sorunlar değil. Yanal'ın elinde geniş bir kadro var ve bunu olabildiğince iyi, verimli bir şekilde kullanıyor. Takımın bu sezon tek kulvarda mücadele etmesi ve gelecek sezonda da Avrupa Kupaları'nda yer alamayacak olması nedeniyle devre arasında transfere de ihtiyaç olduğunu düşünmüyorum. Artık tamamen oturmaya başlayan sistem ve kadroyla Fenerbahçe yoluna devam edecektir. Tam bu noktada ise 'fikstür' konusu ön plana çıkıyor.

FİKSTÜR DEZAVANTAJI VAR MI?

ZORLU DEPLASMANLAR

İkinci yarıdaki deplasman fikstürü

2 Şub

Eskişehirspor (19.Hafta)

9 Şub

Sivasspor (20.Hafta)

23 Şub

SB Elazığspor (22.Hafta)

9 Mar

Trabzonspor (24.Hafta)

23 Mar

Gaziantepspor (26.Hafta)

6 Nis

Galatasaray (28.Hafta)

20 Nis

Beşiktaş (30.Hafta)

4 May

Akhisar Bld.Spor (32.Hafta)

18May

Kayserispor (34.Hafta)

Bilindiği gibi ligin başından bu yana sıkça tartışılan bir konu bu. Bu argümanın en büyük dayanağı ise, sarı-lacivertli takımın ligin ilk yarısındaki üç derbi maçını da iç sahada oynamış olması. Normal şartlarda bu elbette önemli bir dezavantaj. Ancak ortada 9 puanlık bir fark var. Kısacası sarı-lacivertli ekibin yaşayacağı muhtemel puan kayıplarını telafi etmesi mümkün olacak.

Fenerbahçe'de ligin ikinci yarısında dikkat edilmesi gereken en büyük şey derbi maçlardan çok, diğer karşılaşmaları minimum kayıpla atlatmak olmalı. Tıpkı geride kalan 14 haftada olduğu gibi. Bu noktada da sarı-lacivertli ekibin ligin ilk yarısında Kasımpaşa ve Bursaspor gibi iki önemli deplasmanı geride bırakmış olması son derece önemli. Ancak Eskişehirspor ve Sivasspor gibi kritik deplasmanlar da olacak önlerinde. Tüm bunları kısaca toparladığımızda, aradaki puan farkı nedeniyle mevcut fikstür dezavantajının ortadan kalktığını söylemek mümkün.

"YANAL'IN TAKIMLARI SONRADAN DÜŞÜŞE GEÇER" - Mİ?

Kafalardaki soru işaretlerinden bir tanesi de, Ersun Yanal'ın takımlarının sezonun ikinci yarılarında düşüşe geçtiği algısı. Evet, istatistiklere bakıldığına bunu söylemek mümkün elbette. Konuyu biraz daha açalım... Bu algının oluşmasının 2002-2003 sezonunda Gençlerbirliği macerasıyla başladığını söylemek mümkün. Son haftalara kadar şampiyonluk yarışının içersinde kalmayı başaran Yanal'ın ekibi, son 6 maçında puan kaybı yaşamış ve yarıştan kopmuştu. Devam eden sezonda UEFA Kupası'nda çeyrek finalin kapısından dönen Başkent ekibi, ligde ise beklentileri karşılayamamıştı.

2005-2006'da Manisaspor'da sezon ortasında geldiği görevinde de benzer bir kaderi yaşayan Yanal, yine ligin son bölümlerinde ilk 5 hedefiyle girmiş ancak yine son haftalarda alınan kötü sonuçlarla sezonu 10. sırada tamamlamıştı. Takip eden sezonda da ilk yarıyı 4. sırada tamamlayan Ersun Yanal yönetimindeki Manisaspor, sezonu 12. sırada tamamlamıştı. Ancak o sezonda yaşanan mali sıkıntılar takımı olumsuz etkilemiş ve Yanal ligin son bölümlerinde sahaya genç oyunculardan kurulu 11'lerle sahaya sürmüştü takımını. Bir sonraki durağı olan Trabzonspor'daki dönemi de tartışma konusu Yanal'ın. O sezon takımını son haftalara kadar şampiyonluk yarışı içersinde tutmuş ancak yine son haftalarda tökezlemişlerdi. Yanal'ın, Trabzonspor'u o dönem şampiyonluğa oynatması bile başarıydı.

Toparlayacak olursak, Yanal'ın elinde hiçbir zaman Fenerbahçe gibi bir takım olmadı. Aksine, gittiği takımlarda izini bıraktı ve inandığı oyun felsefesinden hiç vazgeçmedi. Şimdi elinde yıllardır istediği ama sahip olamadığı imkanlar var. Geniş kadro, güçlü mali imkanlar ve arkasında büyük bir camia... Ancak bu macerasında da önüne bambaşka bir zorluk çıkabilir.

YARGITAY'DAN ÇIKACAK OLASI OLUMSUZ KARAR

İstikrarlı bir şekilde yola devam eden sarı-lacivertli takımda şu an için pek gündeme gelmeyen, ama herkesi de tedirgin eden bir durum var: Şike süreci nedeniyle Başkan Aziz Yıldırım'ın Yargıtay'a intikal eden davası ve sonucu... Bilindiği üzere kararın bu sezon içersinde, hatta bazı kaynaklara göre Ocak ayının sonuna kadar açıklanması bekleniyor. İhtimallere göre her şey olabilir.

Eğer Yargıtay bu davada cezayı 'şikeden' onaylarsa Aziz Yıldırım hapse girmeyecek, ancak 'örgütten' onaylarsa başkan tekrar hapse girecek. Bu iki durumda da Fenerbahçe Dernek Tüzüğü'nün maddesine dayanarak kulübün disiplin kurulu Yıldırım'ın başkanlığını düşürebilir. Bazı uzman görüşlerine göre ise, Yargıtay cezayı onasa bile Aziz Yıldırım hukuken başkanlıkta kalabilecek. Bu durumda ise karar yine Fenerbahçe Disiplin Kurulu'na kalacak.

NE OLURSA OLSUN...

Olasılıklar dahilinde cezanın onanması durumunda sarı-lacivertli kulübü yine sıkıntılı bir sürecin beklediği acirc;şikar. Eğer Aziz Yıldırım'ın başkanlığı düşürülürse, kimse neler olacağını kestiremiyor. Bunu söylemek biraz acı ama Fenerbahçe ne yazık ki bu durumlara fazlasıyla alıştı. Kısacası bu durum takım ve camia içersinde ekstra bir motivasyon kaynağı bile yaratabilir.

Ne olursa olsun, Fenerbahçe Ersun Yanal yönetiminde doğru yolda. Büyük sorunlar ve sürprizler yaşanmadığı sürece şampiyonluk hedefi gerçekleşecektir. Ancak aksi bir durumda bile ben hak ettiği bu göreve çok geç de olsa gelen Ersun Yanal'ın mutlaka arkasında durulması gerektiğini ve yapılacak uzun süreli bir sözleşmeyle artık istikrarın yakalanması gerektiği görüşündeyim.

Kaynak: Goal.Com

Son Dakika Spor Fenerbahçe'de Yolun Sonu Nereye Çıkacak? - Son Dakika


Advertisement