Başbakan Erdoğan, Trabzon'da
Başbakan Erdoğan: (3) "Bizim zihinlerimizde, bizim kalbimizde, bizim masamızın üzerinde farklı renklere boyanmış, üzerinde farklı hesaplar yapılmış Türkiye haritalarımız yok. Biz hesap peşin...
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Bizim zihinlerimizde, bizim kalbimizde, bizim masamızın üzerinde farklı renklere boyanmış, üzerinde farklı hesaplar yapılmış Türkiye haritalarımız yok. Biz hesap peşinde değiliz, hasbilik peşindeyiz. Biz hesaplaşmanın değil 76 milyon helalleşmenin peşindeyiz" dedi.
Erdoğan, Trabzon Meydan Park'ta düzenlenen toplu açılış töreninde halka hitap etti. Geçen hafta Diyarbakır'a gerçekleştirdiği ziyaret ve yaptığı açılışlara değinen Erdoğan, oradaki vatandaşlarla kucaklaştıklarını, tarihi bir günün idrak edildiğini belirtti.
"Biz sizi çok iyi biliriz, sizler de bizi çok iyi bilirsiniz" diyen Erdoğan milletle özellikle de Trabzon ile aracılar vasıtasıyla konuşan bir iktidar ve siyasi parti olmadıklarını söyledi. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bugüne kadar ne diyeceksek daima açıkça söyledik. Gizleyenlerden olmadık. Üzerini örtenlerden olmadık. Söz söyleyip unutanlardan olmadık. Söz söyleyip sözünü yutanlardan, sözünü çiğneyenlerden hiç olmadık. Biz nabza göre şerbet sunup, her gittiği ilde, her gittiği bölgede farklı konuşanlardan da olmadık. İstanbul'da ne söylediysek, gittik Van'da da onu söyledik. İzmir'de ne söylediysek, gittik Kayseri'de de Konya'da da onu söyledik. Diyarbakır'da ne söylediysek işte geldik Trabzon'da da şimdi onu söylüyoruz. Altını çizerek ifade ediyorum, İzmir'de Türk bayrağını salllayıp, Hakkari'de bayrağından utanan partilerden de olmadık. İzmir'de ayyıldızlı bayrağımızı biz gururla nasıl salladıysak Hakkari'de de Diyarbakır'da da o bayrağımızı yine gururla salladık ve her zaman kuruluştan bu yana tek millet dedik, tek bayrak dedik, tek vatan dedik, tek devlet dedik."
-"Bu ülkenin çoğunluğuyla hemfikiriz"
"Bu millet kavramının içinde Türkü, Kürdü, Lazı, Çerkezi, Gürcüsü, Abazası, Romanı, Boşnağı var. Türkiye'de ne kadar etnik unsur varsa bu anayasal anlamda Türk milletinin içinde bunların hepsi var. Millet budur. Bunu anlamak istemeyenler olabilir ama biz burada, bu ülkenin çoğunluğuyla hemfikiriz" diyen Erdoğan, ırkçı bir parti olmadıklarını, ırkçı partilerin halinin de ortada olduğunu söyledi.
Milletin tamamını kucakladıklarını, 76 milyona "Biz hep birlikte biriz, beraberiz, kardeşiz, hep birlikte Türkiyeyiz" dediklerini, farklarının bu olduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:
"Biz Diyarbakır'da nasıl bir kardeşliğin diliyle, nasıl bir muhabbetin diliyle, nasıl bir gönül diliyle konuştuysak bugün burada da aynı şekilde konuşuyoruz. Biz Sivas'ın doğusuna geçemeyenlerden değiliz. Tabela partileri de var Sivas'ın doğusunda ama biz tabela partisi değiliz. Orada da tüm teşkilatımız Trabzon'da nasıl çalışıyorsa Diyarbakır'da da Siirt'te de Muş'ta da Hakkari'de de öyle çalışıyor. Tehditlere, teşkilatımızı yakıp yıkmalarına, il başkanlarımızı kaçırmalarına, şehit etmelerine rağmen yılmıyoruz, usanmıyoruz, orada da ayakta duruyoruz. 11 yıl boyunca diğer siyasi partilere seslendim 'Siz de gidin oralara. Oralarda demokrasi mücadelesi verin' dedim. Ne CHP ne MHP gidebildi. Gitmezler, gidemezler. Onlara siyaset yapmak kolay zeminde, rahat zeminde olacak. Tıpkı kuş tüyü yataklarda yatanlar gibi gidin de oralarda siyaset yapın.
Sadece birkaç kez seçim kampanyalarında, o da bizim bu ifadelerimizden sonra, birkaç vilayete gidebildiler. Şu anda Güneydoğu'da, Doğu'da yoklar. Biz 780 bin kilometrekarenin tamamında varız, 7 bölgede varız, 81 vilayette varız ama onlar yoklar. Bizi hiç utanmadan, sıkılmadan, arsız ve hayasızca, bölücü olmakla suçlayanlar aslında kendi zihinlerinde Türkiye'yi bölmüş, Türkiye'nin bir bölümünü gündemlerinden, zihinlerinden, kalplerinden çıkarmış durumdalar. Bizim hiç kimseden korkumuz yok. Bizim Rabbimizden başka hiç kimseden korkumuz yok."
-"Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli..."
İkindi ezanın okunmasıyla birlikte konuşmasına ara veren Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
"Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli, ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli... Bizim zihinlerimizde, bizim kalbimizde, bizim masamızın üzerinde farklı renklere boyanmış, üzerinde farklı hesaplar yapılmış Türkiye haritalarımız yok. Biz hesap peşinde değiliz, hasbilik peşindeyiz. Biz hesaplaşmanın değil 76 milyon helalleşmenin peşindeyiz. 14 Nisan 1916'da Trabzon işgal edildi. Trabzon ile birlikte Rize, Kars, Erzurum işgal edlimişti. 1918 yılına kadar, iki yıl boyunca Trabzon işgal altında kaldı. Trabzon o iki yıl içinde büyük acılar yaşadı, ağır zulümler gördü ancak 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet kurulduğunda, Gazi Mustafa Kemal yeni bir sayfa açtı. Fransızlar Türkiye'yi işgal etmişti. Onlara küselim demedi. İngilizler, İtalyanlar Türkiye'yi işgal etmişti, onlara küselim demedi. Ruslar Trabzon'u işgal etmişti. Onlara da küselim demedi."
-"Uluslararası ilişkilerde, geçmişin acıları üzerine gelecek kurulmaz"
Başbakan Erdoğan, Rusya ziyaretinin ardından dün Trabzon'a geldiğini hatırlatarak, Rusya'da Türkiye-Rusya Üst Düzey İşbirliği Konseyi toplantısının dördüncüsünü gerçekleştirdiklerini anlattı. Erdoğan, "Rusya ile yıllık yaklaşık 35 milyar dolarlık ticaret hacmimiz var. Geldiğimizde adeta yok noktasındaydı. Şimdi hedefimiz 2020'de 100 milyar dolara ulaşmak. Rusya'dan her yıl 12 milyar dolarlık doğalgaz alıyoruz. Rusya'dan her yıl 4 milyon turist Türkiye'ye geliyor. Uluslararası ilişkilerde hassas olmamız gerekiyor. Uluslararası ilişkilerde, geçmişin acıları üzerine gelecek kurulmaz. Ülkenizin çıkarlarına bakarsınız, milletiniz çıkarlarına bakarsınız, bölgenizin çıkarlarına bakarsınız. Barışa, demokrasiye, dayanışmaya bakar öyle hareket edersiniz. Bizimle iyi olanla biz iyi oluruz. Bizimle dost olana biz dost oluruz ve dostluk kapılarımızı da açarız. Zaman zaman ayrılık, küslük bunlar da olabilir ama daha sonra bunlar tamir de edilebilir. İyiyken kötü olanla yolumuzu bir nebzede olsa, dikkatli olsun, kontrollü olarak ayırabiliriz. Kötüyken iyi olanla yeni süreçler başlatırız. Diplomasinin kuralı budur. Uluslararası ilişkilerin de mantığı budur" diye konuştu.
Çevre ülkelerin hepsiyle ilişkilerin çok iyi bir düzeye geldiğini ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:
"İşte Bulgaristan ile hukukumuz, Yunanistan ile hukukumuz. Şu anda Suriye'nin dışında, Irak ile İran ile münasebetlerimiz iyi bir noktada, daha da iyi bir noktaya doğru gidecek gidiyor. Aynı şekilde Rusya ile Ukrayna ile münasebetlerimiz ortada. Daha da iyi bir noktaya doğru gideceğiz çünkü biz 2023'ün Türkiyesini farklı hazırlayacağız, ona yönelik yolumuza devam edeceğiz. Büyük devletten bahsediyoruz. Büyük devlet hatalarıyla değil gelecek vizyonuyla hareket eden devlettir. Büyük devlet gölgesinden korkan değil cesaretle barışı, kardeşliği tesis eden, dünyayı kucaklayan devlettir. Sanatçısından korkan devlet, büyük devlet olamaz. Mazluma sahip çıkmayan devlet büyük devlet olamaz. Kendi vatandaşından korkan, ürken, çekinen devlet büyük devlet olamaz.
Bize ne diyorlar; 'Aman şu reformu yapmayın, bölünürüz. Aman şu adımı atmayın, parçalanırız. Aman şunu söylemeyin dağlıırız'. Her zaman söylüyorum: Korkaklar zafer anıtı dikemezler, korkaklar ileri gidemezler, korkaklar ülkelerini büyütemez, milletlerine itibar kazandıramazlar. Bizler korkarak büyümedik. Tam aksine bizler korkanlardan olmadık. Bize hakaret eden bize seviyesizce iftiralar atan muhalefet maalesef korkusundan Ankara'nın dışına çıkamadı ama biz Moğolistan'a gittik ilk Türk yazıtlarını bulduk. Hani birileri milliyetçiydi ya, o milliyetçiyim diye geçinenler acaba oralara hiç uğrayabildiler mi? Haritadaki yerini sorun bilmezler. Bu MHP bu."
Orhun Abidelerini ayağa kaldırdıklarını, şimdi de bulunan yeni abideler için çalıştıklarını, yollar yaptıklarını, Karakurum'dan Orhun Anıtları'na kadar 42 kilometreyi inşa ettiklerini, Saraybosna'da, Üsküp'te, Piriştina'da, Prizren'de, Mehmet Akif'in köyü Şusitsa'da, Mustafa Kemal Atatürk'ün babasının köyü Kocacık'ta, Manastır'da ecdad yadigarını bulup, tamir ettiklerini, dünya mirasına kazandırdıklarını anlatan Erdoğan, şöyle konuştu:
" Somali'ye doktorlarıyla ulaşan bir Türkiye var. Gazze'de Kızılay ile Türkiye var. Filipinler'de AFAD ile, sivil toplum kuruluşlarıyla Başbakan Yardımcım ile ilk giden şu Filipinler felaketinde Türkiye var. Müslüman, Hristiyan böyle bir ayrım yok. Nerede insan varsa, nerede mağdur varsa, nerede masum varsa Türkiye orada çünkü biz kendi inancımızdan bunu böyle aldık. Ecdadımızdan, Osmanlı'dan böyle gördük. Kosova'da, Lübnan'da, Afganistan'da kahraman Mehmetçiğimizle bulunduk ve Türkiye olarak hepsinde olduk. Ülkemizi imar ederken, dünyanın da gönlünü kazanıyoruz. Kanuni Sultan Süleyman buradan Trabzon'dan çıktı İstanbul'da sultan oldu ama gitti Zigetvar'da şehit oldu. Mazisini unutanlardan olmadık."
İlk Macaristan'a gidişinde ziyaretinin en önemli ayağının Zigetvar olduğunu, Kanuni'nin oradaki türbesini bulduğunu belirten Başbakan Erdoğan, şu an türbeyi yeniden inşa ettiklerini anlattı. Erdoğan, şunları kaydetti:
"Kırım Türkleri'nin yanında biz varız, Ahıska Türkleri'ne biz sahip çıkıyoruz, Gökoğuz Türkleri'nin yanında biz varız. Etiyopya'da Harar Türkleri'nin, Moğolistan'da Dukha Türkleri'nin, Almanya'daki soydaşlarımızın, Urumçi'de, Kerkük'te, Musul'da kardeşlerimizin yanında biz varız. Trabzon'da şehzade olup, eğitim görüp at sırtında Zigetvar'a kadar giden ecdadım varsa elbette oralara biz de gideceğiz. Onlar bize ne dediler 'Bak biz buralara kadar geldik, öyleyse siz de iz süreceksiniz, buralara kadar geleceksiniz.' Yardımlarımızla gideceğiz, projelerimizle gideceğiz, barış mesajlarımızla gideceğiz. Bu milletin Trabzon'dan, Rize'den, Ordu'dan, Giresun, Samsun'dan yola çıkan Mehmetleri Myanmar'da şehit olmuşsa oraya gidecek, onların başında Fatiha okuyacak, onların mezarlığına şehitlikler inşa ederek biz sahip çıkacağız. Büyük devlet böyle olunur."
- Ankara