Türkiye'nin merkezinde bulunduğu geniş coğrafyayı tarihsel bir tanımlamaya atfen 'Levant bölgesi' olarak tanımlayan Frost & Sullivan Türkiye Direktörü Philipp Reuter: "Türkiye, olağanüstü büyüme potansiyeli ile Avrupa hududunda yükselen bir kuvvettir. Türk ekonomisinin statüsü ve ülkenin dünyadaki rolü, Türkiye'yi dünyanın bu bölgesinde en önemli aktör konumuna getiriyor."
Frost & Sullivan Türkiye Direktörü Philipp Reuter'e göre gelişmiş ülkelerin çoğu ekonomik zorluklarla boğuşurken, gelişmekte olan ülkeler yatırımın sıcak noktaları olarak yükseliyor. Ekonomik büyüme Batı Avrupa'da yavaşlamakta olsa da Avrupa'ya komşu bazı ülkeler gelişme için cazip fırsatlar teşkil ediyor. Bu ülkelerin başında Türkiye'nin geldiğini ifade eden Reuter, stratejik konumu ile otomotiv, makine, elektronik gibi farklı endüstriler için finans ve üretim merkezi haline gelmiş olan Türkiye'nin olağanüstü büyüme potansiyeliyle Avrupa hududunda yükselen bir kuvvet olduğuna vurgu yapıyor.
Yükselen bölge Levant
Türkiye'nin merkezinde olduğu geniş coğrafyayı tarihi tanımlamaya atfen Levant bölgesi olarak tanımlayan Reuter şu görüşü ileri sürüyor: " Türk ekonomisinin statüsü ve ülkenin dünyadaki rolü, Türkiye'yi dünyanın bu bölgesinde en önemli aktör konumuna getiriyor. GE, 3M veya Huawei gibi çokuluslu birçok şirket bu olguyu değerlendiriyor ve merkezlerini İstanbul'da kurarak Ortadoğu, Kuzey Afrika, Orta Asya ve diğer ülkeleri Türkiye'den idare ediyor. Üçüncü binyılın başlangıcında yeni bir dönemin eşiğindeyiz. Dünyada yeni bir bölge, büyüme, iş fırsatları ve küresel önem bakımından yükseliyor ve hızla gelişiyor. Bu yeni makro politik güç, gelecek on yıllarda bölgede şirketlerin işlerini geliştirecek ve büyütecek. Merkezinde Türkiye'nin olduğu, Doğu Akdeniz ve Kuzey Afrika'yı kaplayan bu bölgeyi ben geçmişe atfen naçizane 'Levant' olarak tanımlıyorum."
Reuter, geçmişte 'Doğu', 'İtalya'nın doğusundaki topraklar' olarak kullanılan Levant teriminin Doğu'da Irak'tan Batı'da Türkiye'ye, Güney'de Mısır'dan Ürdün, Lübnan, Suriye, Filistin ve İsrail bölgelerini kapsadığını, Levant bölgesinin güneyindeki Mısır'ın Libya, Tunus, Cezayir, Fas ve Batı Sahra'dan oluşan Kuzey Afrika'yı Levant bölgesine bağladığını, bu geniş coğrafyada iki mega şehir olan İstanbul ve Kahire'nin merkezi bir rol oynayacağına vurgu yapıyor.
Bölgede İstanbul ve Kahire öne çıkacak
Tüm Levant bölgesinde İstanbul'un mutlak liderliği görüleceğini ifade eden Reuter, ancak kısa bir zaman diliminde Mısır'daki politik ve ekonomik yapı oturduğunda iki mega şehrin dengeli bir işbirliği gerçekleştireceğini ileri sürüyor. Türkiye'nin şimdiden bölgede yeni finans merkezi haline geldiğini dile getiren Reuter, bunun en önemli nedeninin disiplinli ve güçlü bankacılık sektörü olduğunun altını çiziyor. Reuter, Türk bankacılık sektörünün 2025'te Türkiye ekonomisinin lider sektörü ve bölgedeki kilit finans merkezi olmasını beklediğini de söylüyor.
Reuter'e göre altyapı, Türkiye ekonomisinin bir başka sürükleyici sektörünü oluşturuyor. Türkiye'deki inşaat şirketleri sadece Türkiye'de değil, Kuzey Afrika'da da geniş bir faaliyet alanına sahip bulunuyor ve bu şirketler kritik altyapı projelerinde dünyanın en büyük şirketleriyle rekabet ediyor. Bununla ilgili olarak Reuter, Levant bölgesinde başarılı olmak isteyen Avrupalı inşaat şirketlerine Türk şirketleriyle güçlerini birleştirmeleri tavsiyesinde bulunuyor.
Türkiye katma değerli üretime yönelmeli
Reuter, bir diğer önemli konunun da Türkiye'nin üretimi canlandırma hedefiyle maliyet odaklı üretim vasıflarını daha katma değerli üretime dönüştürme çabaları olduğunu belirtiyor. Bu değişimi yönlendirmek için Türkiye'de hükümetin gerçekleştirilecek tüm katma değerli üretim faaliyetlerine yönelik yeni ve ilgi çekici bir yatırım teşvik planı sunmakta olduğunu ifade eden Reuter, ülkenin stratejik rolünün ileri teknoloji yatırımları cezbetmek için yeterli olmasını beklediğini dile getiriyor.
Bu gelişmelerin zamanla olacağını ifade eden Reuter, en iyimser senaryoya göre gelişmekte olan güçlü Levant bölgesiyle Avrupa Birliği'nin güçlerini birleştireceğini ileri sürüyor. Reuter, bu büyük stratejik ortaklığın her iki bölgeyi de güçlendireceğini, 850 milyondan fazla insana barış, büyüme ve refah getireceğinin altını çiziyor. "Arap Baharı" olarak adlandırılan sürecin sonunda "Levant Yazı"nın başlayacağını belirten Reuter, bu sürecin sonunda Levant Bölgesi ile Avrupa'yı "Altın Çağ"ın beklediğini de sözlerine ekliyor.
Son Dakika › Ekonomi › 'Yeni Levant' Bölgesinin Güçlü Merkezi Türkiye - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.