Ahmet Türk'ten "İki Başbakan" Değerlendirmesi - Son Dakika
Son Dakika Logo

Ahmet Türk'ten "İki Başbakan" Değerlendirmesi

Ahmet Türk\'ten "İki Başbakan" Değerlendirmesi
11.05.2011 16:40

"Aslında biz uzun süreden beri bu tartışmaları yaşıyoruz ve şunu görmeye başladık, bugün Türkiye'de adeta bir tek devlet yok, bir kaç devlet var.

"(selahattin Demirtaş'ın iki başbakan önerisi) Aslında biz uzun süreden beri bu tartışmaları yaşıyoruz ve şunu görmeye başladık, bugün Türkiye'de adeta bir tek devlet yok, bir kaç devlet var. Bu güçler tekleşmeyince sorunun çözümü de zorlanıyor"

"Ama tabi ki, Kürtler'in çok büyük bir coğrafyası, alanı var. Burada Kürtler'in iradesinin ortaya çıkması için demokratik özerklik temelinde bir siyasi statünün artık Türkiye'de oluşması ve Kürtler'in bu statü içinde kendilerini ifade edebileceği, yönetime katılabileceği, sosyal, ekonomik, kültürel alanlarda söz ve karar sahibi olabileceği Türkiye'de yeniden bir yapılanmaya ihtiyaç var"

"Aslında çok önemli bir süreçten geçtiğimizin bilincindeyiz. Duygusal kopuşun yaşandığı bir sürecin içindeyiz. Ayrışmanın, Türkiye gündeminde olduğu bir dönem"

"Bu duygusal kopuşun nedeni Kürtler değil, hükümetin ve devletin politikalarından kaynaklanmakta"

Sanatçı, yazar, akademisyen, gazeteci birçok isim Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku'nun Bağımsız Milletvekili Adaylarına destek vermek için imza kampanyası başlattı.

Aralarında yazar Adalet Ağaoğlu, Prof. Dr. Ahmet İnsel, Hrant Dink'in oğlu Arat Dink, sanatçılar Deniz Türkali, Derya Alabora, Erkan Can, Halil Ergün, Haluk Bilginer, Jülide Kural, Kerem Kabaadayı, Mahir Günşiray, şair-yazar Murathan Mungan, yazar Oya Baydar, Yıldırım Türker, eski Türk Tabipler Birliği Başkanı Gençay Gürsoy, Ahmet Kaya'nın eşi Gülten Kaya, gazeteci Ertuğrul Mavioğlu, yazar Pınar Selek ve gazeteci Ahmet Şık'ın da bulunduğu isimler BDP'nin Bağımsız Milletvekili Adaylarına destek verdiklerini açıklamak için bir basın toplantısı düzenledi. Düzenlenen basın toplantısına Mardin Bağımsız Milletvekili Adayı Ahmet Türk, İstanbul 1. Bölge Bağımsız Milletvekili Adayı Sebahat Tuncel, İstanbul 2. Bölge Bağımsız Milletvekili Adayı Sırrı Süreyya Önder, İstanbul 3. Bölge Bağımsız Milletvekili Adayları Levent Tüzel ve Mustafa Avcı, Mersin Bağımsız Milletvekili Adayı Ertuğrul Kürkçü ile Kocaeli Bağımsız Milletvekili Adayı Emrullah Bingöl de katıldı.

VATANDAŞLARA ÇAğrı

Toplantıda Türkçe ve Kürtçe okunan ortak metinde, "Her türlü etnik, kültürel, cinsiyete dayalı ve sınıfsal farklılığın engelsiz olarak mecliste temsil edilmesini savunanlar, ülkemizin karanlık dönemlerinin aydınlatılması ve tüm kirli odakların dağıtılması için parlementoda bir sesin olması gerektiğini düşünenler, barış isteyen ve barış için mücadele eden tüm Türkiyeliler, yüzde 10 seçim barajını sandıkta bir kez daha delmek, parlamentoya ülkenin farklı renk ve seslerinin temsilcilerini göndermek için, Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku'nun bağımsız adaylarını destekliyor, özgürlükçü ve eşitlikçi yeni bir anayasa talep eden tüm yurttaşları 12 Haziran 2011 genel seçimlerinde bu adaylara oy vermeye çağırıyoruz" denildi.

DUYGUSAL KOPUŞUN YAŞANDIĞI BİR SÜRECİN İÇİNDEYİZ

Toplantıda konuşan Ahmet Türk, "Aslında çok önemli bir süreçten geçtiğimizin bilincindeyiz. Duygusal kopuşun yaşandığı bir sürecin içindeyiz. Ayrışmanın, Türkiye gündeminde olduğu bir dönem. Bu duygusal kopuşun nedeni Kürtler değil, hükümetin ve devletin politikalarından kaynaklanmakta. Bugün buna müdahale etmek isteyenler, sadece seçimde birilerini parlamentoya göndermek için bugün burada toplanmış değiller. Aslında yanlış politikaların önüne geçmek için buradalar. Ayrışmayı, duygusal kopuşu ortadan kaldırmaya yönelik bir reflekstir. Halkların kardeşliğini gerçekleştirmek için bir çıkıştır. bunu böyle değerlendirmemiz lazım" diye konuştu.

TÜRKİYE'DE ADETA BİR TEK DEVLET YOK, BİR KAÇ DEVLET VAR

Basın mensuplarının eski BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın, "Türkiye, coğrafi ve nüfus olarak büyük bir ülke, tek bir merkezden, tek bir başbakanla yönetilemez" sözlerini hatırlatması üzerine Türk, şunları söyledi: "Aslında biz uzun süreden beri bu tartışmaları yaşıyoruz ve şunu görmeye başladık, bugün Türkiye'de adeta bir tek devlet yok, bir kaç devlet var. Bu güçler tekleşmeyince sorunun çözümü de zorlanıyor. Ama tabi ki, Kürtler'in çok büyük bir coğrafyası, alanı var. burada Kürtler'in iradesinin ortaya çıkması için demokratik özerklik temelinde bir siyasi statünün artık Türkiye'de oluşması ve Kürtler'in bu statü içinde kendilerini ifade edebileceği, yönetime katılabileceği, sosyal, ekonomik, kültürel alanlarda söz ve karar sahibi olabileceği Türkiye'de yeniden bir yapılanmaya ihtiyaç var. Sayın Demirtaş'ın bence ifade etmek istediği bu. Artık Kürtler de yönetime katılabilmeli, kendi ihtiyaçlarını, ekonomik, sosyal, kültürel alandaki ihtiyaçlarını belirleme hakkına sahip olabilmeli ve bunu Türkiye Cumhuriyeti'yle, hükümetiyle, devletiyle paylaşabilmeli. Demokratik özerklik projemizin özü bu. 'Türkiye'de bir başbakan yetmiyor' hangi anlamda söylediğini doğrusunu isterseniz bir görüşme imkanım olmadı bu seçim döneminde. ama bizim üzerinde durduğumuz, demokratik ulus, demokratik cumhuriyet, demokratik bir Türkiye'nin oluşmasıdır. Sıkıntının özü buradadır. Devletin yöneten bir tek güç yok. Bir tarafta hükümet, bir tarafta statükocu güçler var, bir tarafta milli güvenlik kurulu, bir tarafta askeri vesayet. Bunlar olunca Türkiye'de sorunların çözümü ve tartışılması imkansız hale geldi. "

TÜRKİYE SANCILI BİR SÜRECE GİDİYOR

Sırrı Süreyya Önder de, aslında kendisinin de Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku'nun destekçisi olduğunu aktararak, "Destekçisiyken, kendimi bunun içinde buldum. Aydın vicdanına ve kalbine dokunmayan hiçbir siyasal yapılanmanın ve hareketin tarihte geniş kitlelere ulaşan bir dili pek vaki değildir" dedi. Levent Tüzel de, "Türkiye sancılı bir sürece gidiyor. Bütün çatışmasızlık ve tahammüle rağmen, ayağa kalkmış yığınların üzerine topla tüfekle gidilmesi, halkımızı nelerin beklediğine dönük bir işaret. Seçim bürolarımıza saldırılar da bunun göstergesi. Başbakan bu dili kullandığı sürece bu saldırılar sürecek. Şiddeti beslediği sürece sürecek bu saldırılar. ÖDP'nin sıradan gerekçelerle seçimlerin dışında tutulması, engellenmiş olmasını hep birlikte kınıyoruz. Bu seçimlere bağımsız adaylarla katılıyor olmamız seçimleri temize kavuşturmuyor. Parlamentodaki varlığımız bunların hepsiyle mücadele etmek olacak. ÖDP ve yanımızda görmek istediğimiz diğer tüm halk güçleriyle acilen biraraya geleceğimiz güçler olacak" diye konuştu.

KÜRTÇE KONUŞUNCA KİMSE YER VERMİYOR

Mustafa Avcı da, "Ben Kürtçe konuşmak istiyorum ama hiçbir yerde yer almıyor. Kendimi Kürtçe daha iyi ifade ediyorum. Türkçe'yi kafam vura vura öğrettiler. Burada bir zorluk var. Kürtçe konuşunca kimse yer vermiyor, ilgi de duymuyor. Bu toplantının yeniden yükümüzü ağırlaştırdığını düşünüyorum. Sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Bir kez daha yoğunlaşmamızı gerektiren bir toplantı oldu" dedi. Sebahat Tuncel de, "Bir kez daha umudumun arttığını gördüm. Bu sadece bir destek değil bizim için. Geleceğimizi birlikte örme toplantısı. Bizim de asıl buna ihtiyacımız var. Bu ülkenin tüm sorunları bizim. O zaman birlikte çözelim" diye konuştu.

PİRİNCİM VE BULGURUM BİTİNCE SIRRI SÜREYYA ÖNDER'E BAŞVURACAĞIM

Adayları destekleyenlerden Ahmet İnsel, "Demokratik çözümün yegane alanı meclis değildir. Ama olmazsa olmaz öncelik ve önemde bir alanıdır. Emek, demokrasi ve özgürlük adaylarınınbaşlattığı çalışma toplumun bazı menfur kesimlerinde tepkiler yaratmakta, abzı yerlerde bu seçim bürolarına karşı saldırılar oluşmakta. Bütün soğukkanlılığımızla seçim barışına halel getirmeden bu seçim sürecini yürütmek kararlılığında olduğumuzu belirtmek isterim" dedi. Gülten Kaya da, "Üç temel kutsadığım kavram vardır, emek, demokrasi, özgürlük. Bağımsız adaylar, bu platform bu üç kavramdan yola çıkıyor. Ben kişisel olarak Türkiye'de artık tamamen kangren olmuş problemlerin bir çoğunda bu dostlarımızın aklının ve kalbinin çözümleyici yeteneklerini, bu problemler üzerindeki değiştirici gücüne inanıyorum. Hayatın seslerini ve renklerini parlamentoya taşıyacaklarına inanıyorum. Benim bölgemin adayı Sayın Sırrı Süreyya Önder'den de güzel bir söz aldım. Pirincim ve bulgurum bittiğinde ona başvuracağım" diye konuştu.

SAHNEDE, HER YERDE ELİMDEN GELEN MÜCADELEYİ YAPACAĞIM

Jülide Kural da, Kürt sorununun barışçıl yollarla çözümlenmesi dışında bir seçeneğin olmadığını belirterek, "Ben de bu sorunun çözülmesi için demokratik ve barışçıl bir yolun tek çözüm olduğunu düşünüyorum. O yüzden bu bloğu sonuna kadar destekliyorum. Sahnede, orada, burada her yerde onlar için elimden gelen mücadeleyi yapacağım. Çünkü bu mücadeleyi aynı zamanda geleceğimiz için de yapıyoruz" dedi.

Kaynak: DHA

Son Dakika Güncel Ahmet Türk'ten 'İki Başbakan' Değerlendirmesi - Son Dakika


Advertisement