AK Parti 14'üncü Kuruluş Yıl Dönümü - Son Dakika
Son Dakika Logo

AK Parti 14'üncü Kuruluş Yıl Dönümü

14.08.2015 18:38

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Eğer erken seçim deme hakkı veya imkanı her hangi bir partide olmuş olsaydı bunu en fazla AK Parti hak ederdi çünkü bir erken seçimde tek başına iktidar olma imkanına en fazla biz sahibiz. Ama 7 Haziran'dan bu yana dün Sayın Kılıçdaroğlu'yla yaptığımız görüşmeden sonraya kadar olan vakitte de biz erken seçimi öncelikli telafuz etmedik.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Eğer erken seçim deme hakkı veya imkanı her hangi bir partide olmuş olsaydı bunu en fazla AK Parti hak ederdi çünkü bir erken seçimde tek başına iktidar olma imkanına en fazla biz sahibiz. Ama 7 Haziran'dan bu yana dün Sayın Kılıçdaroğlu'yla yaptığımız görüşmeden sonraya kadar olan vakitte de biz erken seçimi öncelikli telafuz etmedik. Bunu halkımıza ve onun tercihine bir saygısızlık olarak gördük. 'Gidip hatanı düzelt' diye halka adres göstermedik. Biliyorduk ki halk, bizim samimiyetimize inandığında tekrar önüne gittiğimizde hakkımızı teslim eder. Onun için yola çıktık" dedi.

Davutoğlu, AK Parti'nin 14'üncü kuruluş yıl dönümü dolayısıyla parti genel merkezinde düzenlenen programda yaptığı konuşmada, birinci ödev olarak, 7 Haziran'dan bu yana milletin verdiği hükümet etme görevinin sorumluluğun ağırlığı içinde yürüttüklerini ve yürütmeye devam edeceklerini söyledi.

Milletin ikinci mesaj olarak, "AK Parti kadrolarına güvendim, bundan sonra da güvenmeye devam edeceğim ama 14 yıl sonra kendinizin de bir iç muhasebe yapma ihtiyacınız var" dediğini anlatan Davutoğlu, "O günden bugüne daha 8 Haziran'da Bakanlar Kurulu ve MYK toplantısını birlikte yaptıktan sonra Bakanlar Kurulu üyeleriyle, MKYK toplantısından sonra, il başkanlarıyla, milletvekilleriyle yaptığımız toplantılardan sonra 2011 seçimlerine göre niçin oylarımızın düştüğünün, milletimiz nezdinde itibarımız anlamında atılması gereken adımların ne olması gerektiği konusunda kapsamlı bir istişare süreci başlattık" diye konuştu.

Bu kapsamda değişik kanallardan kamuoyu araştırmaları yaptırdıklarını, teşkilatlardan raporlar alındığını, il başkanları ve diğer birimlerle bu raporları derlediklerini anlatan Davutoğlu, "Son MYK toplantısında bazı konuları değerlendirdik. Bu raporlarla ilgili de atacağımız adımlarla ilgili de açık yüreklilikle iç muhasebe yapmaya da kararlıyız" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 14 yıl önce partinin kuruluşunu ilan ettiği toplantıda, " Hiç bir zaman kulağımız kendi sesimizle dolmayacak ve hakikatin sesi nereden gelirse ona kulak vereceğiz" dediğini anımsatan Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Siyasette erdemin işareti budur. Kendi kendimize propaganda yapmayacağız, millete derdimizi anlatacağız ama kendi başımıza kaldığımızda da herhangi bir yerden bir eleştiri gelmişse eğer bir eksiklik, bir yanlışlık, bir hata ya da kamuoyunda bir algı sapması olmuşsa bunu da açık yüreklilikle tartışmaya hazır olmamız lazım ve bunu tartışıyoruz, tartışacağız. Milletimizin huzuruna gittiğimizde vicdanımızın ve alnımızın ak olmasından daha büyük bir değer olamaz."

AK Parti'nin kurucu ilkelerine değinen Başbakan Davutoğlu, "14 Ağustos 2001'de zikredilen kurucu ilkelerimiz yani ortak akıl, yani zihin ve zihniyet yani ortak vicdan ve ahlak, yani ortak vizyon ve hizmet yani ortak irade hep partimizin temel ilkesi olacak ve bunlardan herhangi bir sapmaya da izin vermeyeceğiz" şeklinde konuştu.

Demokrasilerde yüzde 41'in çok yüksek bir oran olduğunu aktaran Davutoğlu, bu oranın 2011'e göre bir düşüş gösterdiğini, hep birlikte kafa kafaya ve gönül gönüle vererek çalışacaklarını söyledi.

Davutoğlu, başta kendisi ve MKYK üyeleri olmak üzere, il ve ilçelerde açık yüreklilikle konuşacaklarını ve halkın huzuruna tekrar gidildiğinde halka, "Evet verdiğimiz mesaj alınmış, ev ödevleri yapılmış ve AK Parti kadroları temel kurucu ilkelerine sadık bir şekilde huzurumuza geldiler" dedirtmeleri gerektiğini belirtti.

"Kim hangi unvanla olursa olsun bu kurucu ilkelere, erdeme, ahlaka aykırı hareket ederse AK Parti kadroları içinde barınmamıştır, barınamayacaktır" diyen Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Temel ölçü, temel kıstas halkımızın vicdanıdır. Biz bugün eğer güçlü bir siyasi hareketsek milletimizin ve halkımızın vicdanından gelmemiz dolayısıyladır. Ondan koptuğumuz anda bütün pırıltımız, bütün aydınlığımız zayıflamaya başlar. Milletin vicdanından kopan hareketlerin varlığını sürdürmesine imkan yoktur. Biz ne zaman zorlukla karşılaşmışsak milletimize sığındık, o sığınak hala açık bir yürek olarak bizi bekliyor. Milletimize sığındıkça da güç bulduk, milletimizden güç aldıkça da bizim karşımızda harekete geçen şer odaklarına karşı dimdik ayakta durduk. Hiç bir zaman millete sığındığımız andan itibaren 14 yılda hiç bir zaman baş eğmedik, hiç bir zaman baş eğmeyeceğiz. Tam bir tevazu ile bütün bu mevkilerin ve makamların, bütün bu imkanların ve gücün sadece ve sadece hakkın ve halkın rızası için kullanılacağına olan derin itimadımız ile yola devam edeceğiz."

Davutoğlu, "Bizi hiç bir dış güç yıkamaz. Bir yürek haline gelmiş AK Parti kadrolarını hiç bir  vesayet, hiç bir darbe teşebbüsü sarsamaz. Bizi bir tek kendi iç muhasebemizde yapacağımız eksiklikler sarsabilir" şeklinde konuştu.

"AK Parti hareketini kimse sarsamayacak"

Attıkları her adımda bunun manevi hesabının sorulacağını bildiklerinde, AK Parti hareketini kimsenin sarsamayacağını vurgulayan Davutoğlu, "Biz ahlaki değerlerimizle yükseldik, ahlaki değerlerimizle yola devam edeceğiz ve bu ahlaki değerleri koruduğumuz müddetçe de hakkın ve halkın yardımının yanında olacağından hiç şüphe etmeyeceğiz.  Şimdi bizim üzerimizde bir takım lekeler oluşturmak isteyenler, bir takım kampanyalarla AK Parti'nin ismine halel getirmek isteyenler bilsinler ki bu kadrolar yola çıkarken 14 Ağustos 2001'de de aktılar, 2007'de aktılar, 2011'de de aktılar, bugünde aklar gelecekte de bu kadro hep ak alınların, AK yüreklerin kadrosu olacak" değerlendirmesinde bulundu.

Davutoğlu, halkın kendilerine verdiği üçüncü mesajda, "Evet, sizi takdir ediyorum, size güveniyorum, sizsiz hükümet olmaz, olmasını da istemiyorum ama bu sefer hükümeti konuşarak, anlaşarak, diğer partilerle kurun" dediğini aktardı.

Bunun kendi iradeleri ve tercihleri olmadığını, seçim kampanyası boyunca koalisyonun ne kadar zararlı olduğunu dile getirdiklerini ifade eden Davutoğlu, "Halk demişti ki 'gidin bu sefer sana tek parti ile hükümet kurma imkanı vermiyorum, konuşun.' Dikkat ediniz 7 Haziran'dan bu yana benim ağzımdan ya da yetkili kurullarımızın ve yetkili sözcülerimizin ağzından hiçbir zaman halkın bu tercihine dönük tekebbür ifade eden bir söz çıkmadı" dedi.

Halka 13 yıllık hizmetin karşılığını niye vermediklerini sormadıklarını anlatan Davutoğlu, şunları söyledi:

"O günden bu güne 'madem ki halk bize bu mesajı verdi, hakkını verelim' diyen bir çaba içerisindeyiz. Eğer erken seçim deme hakkı veya imkanı her hangi bir partide olmuş olsaydı bunu en fazla AK Parti hak ederdi çünkü bir erken seçimde tek başına iktidar olma imkanına en fazla biz sahibiz. Ama 7 Haziran'dan bu yana dün Sayın Kılıçdaroğlu'yla yaptığımız görüşmeden sonraya kadar olan vakitte de biz erken seçimi öncelikli telaffuz etmedik. Bunu halkımıza ve onun tercihine bir saygısızlık olarak gördük. 'Gidip hatanı düzelt' diye halka adres göstermedik. Biliyorduk ki halk, bizim samimiyetimize inandığında tekrar önüne gittiğimizde hakkımızı teslim eder. Onun için yola çıktık. Meşruiyet çizgisi içinde ve Sayın Cumhurbaşkanımızın Anayasal konumu çerçevesinde yürüttüğü süreçte 9 Temmuz'da Türkiye Büyük Millet Meclisi başkanlık divanının oluşumunun hemen sonrasında hükümeti kurma görevini devraldık. 9 Temmuz'dan 14 Ağustosa kadar geçen sürede bütün milletimizde şahittir bu görevin hakkını yerine getirebilmek için olağanüstü çaba sarf ettik."

Davutoğlu, istişare mekanizmalarını işlettiklerini, daha sonra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile görüştüklerini belirtti.

Şeffaf bir şekilde yol haritası açıkladığını anlatan Davutoğlu, kendisini eleştirenlerin 13 Temmuz'da ilk ziyaretinin ardından yaptığı açıklamaya bakmalarını isteyerek, "Eğer o günden bu güne tek bir tutarsızlık görürlerse, tek bir çelişkiye rastlarlarsa biz gerektiğinde özür de dileriz ama ne  bir cümlemde ne bir attığım adımda ve eylemimde o gün halkıma açıkladığım eylem planından tek bir sapmaya izin vermedim" diye konuştu.

Samimiyetle bütün ihtimalleri deneyeceklerini söylediğini hatırlatan Davutoğlu, bütün parti liderleriyle görüştüklerini söyledi.

"Bahçeli'den randevu kararını dün almadım"

Bütün parti liderlerini muhasebe yapmaya çağıran Davutoğlu, ilk tur görüşmeleriyle ilgili olarak şunları kaydetti:

"Sayın Kılıçdaroğlu'yla görüştük ve Sayın Kılıçdaroğlu, aramızdaki derin görüş ayrılıklarına rağmen koalisyon yapma zemininin olup olmadığını, birlikte test etmeye hazır olduğumuzla ilgili bir mutabakata vardık, bakın koalisyon kurma değil, koalisyon zeminin olup olmadığını Sayın Bahçeli'yle görüştük. Sayın Bahçeli zaten ilk geceden itibaren yani 7 Haziran gecesinden itibaren bütün bu konuşmalar halkımızın huzurunda, biz burada demokrasi forumu haline gelmiş balkonda 'Türkiye'yi hükümetsiz bırakmayız ve elimizden gelen çabayı göstereceğiz' derken, Sayın Bahçeli de kendilerine ana muhalefet görevi verildiğini deyip, başka partilere bu görevi yükleme yönünde bir fikir beyan etmişti. O zaman da bu çizgide bize önce CHP ile konuşmamızı ama ilkesel olarak kendilerinin koalisyon fikrine kapalı olduğunu intibağını ilettiler ve bizim bu anlamda Cumhuriyet Halk Partisi ile olan görüşmelerimize atıfla o sürecin devam etmesi gerektiğini ifade ettiler. O gün de söyledim dün almadım, Sayın Bahçeli'den randevu kararını. O gün dedim ki Cumhuriyet Halk Partisi'yle görüşmelerimizden sonra Sayın Bahçeli'yle, Milliyetçi Hareket Partisi'yle de görüşmelere devam edebiliriz. Buna da herhangi bir itiraz gelmedi Milliyetçi Hareket Partisi'nden."

HDP ile ilgili olarak da Davutoğlu, "HDP Eş Başkanlarıyla bir koalisyon ya da hükümet kurma ihtimali olmadığı baştan belliydi. Çünkü onlar AK Parti'yle 'asla' demişlerdi. Tam bir tekebbür haliyle 7 Haziran'dan sonra açık söyleyeyim biz millete karşı mütevaziyiz ama kim bize karşı kibir ederse ona gereken kibri ve haddini bildirmeyi de en büyük sadaka kabul ederiz. Nezaketle davranırız ama nezaketsizlik karşısında sessiz kalmayız. Vakarla davranırız ama vakarımıza birisi halel getirmeye kalkışırsa ona vakar dersi veririz" dedi.

İlk tur görüşmelerin ardından CHP ile iki tarafın belirlediği heyetler çerçevesinde istişari görüşmelerin başladığını aktaran Davutoğlu, başta Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik olmak üzere bütün heyet üyelerine teşekkür etti.

"Cumhuriyet Halk Partisi heyetiyle Türk siyasi tarihinde iki ana akım siyasi partinin bir arada yürüttüğü en kapsamı görüşmeleri yaptılar" diyen Davutoğlu, MHP'yi de ihmal etmediklerini bir başka komisyonun Faruk Çelik başkanlığında çalışmaları yürüttüğünü söyledi.

"Bu çalışmalar bir koalisyon müzakeresi çalışmaları değildi"

Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Zaten AK Parti erken seçimi kafaya koymuştu oraya doğru gitmek isteyenlere" cevap verdiğini belirterek, "Çok ciddi bir emek sarfettik. Madem ki millet bize 'ödev verdi', madem ki millet bize 'bunu yapın' dedi. Bizim zihniyetimizde millet amirdir, devlet ve devlet adamları memurdur. Amir emretmiş bize uymak düşer, millet söylemiş bize gereğini yapmak düşer. Bunun gereğini yaparken nasıl eleştiriler aldığınızı da biliyorum. İyi niyetimizin sorgulandığı, perde gerisinden bazı söylentilerle partimiz içinde bazı nifakların bile oluşturulmak istendiğini de görüyorum. Ama biz ilkesel olarak yola çıktık ve bu yoldan bir adım bile geri adım atmadık. Bu çalışmalar için Sayın Kılıçdaroğlu ve ekibine de buradan teşekkür ediyorum tam bir olgunlukla, karşılıklı anlayışla tamamlandı istikşafi görüşmeler ve bana iki dosyada son derece kapsamlı müktesebatla bana bir kaç saat süren sunuş yaptılar. Tek tek anayasada nerede anlaşıyoruz, nerede anlaşamıyoruz. Yargı güçler ayrılığı prensibinde nerede anlaşıyoruz, nerede anlaşamıyoruz. Dış politikada, eğitimde, ekonomide, sosyal yardımlarda, eksik hiç bir şey kalmamıştı. Bu çalışmalar bir koalisyon müzakeresi çalışmaları değildi, mutabık kaldığımız husus bir koalisyon için zemin olup olmadığının iki genel başkan tarafından değerlendirmesine imkan sağlayacak bir çalışmaydı."

(Bitti)

Kaynak: AA - AkHaber.com

Son Dakika Güncel AK Parti 14'üncü Kuruluş Yıl Dönümü - Son Dakika


Advertisement