
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, demokrasiye çok sağlam bir şekilde sahip çıkan bir iktidarın iş başında olduğunun altını çizerken, "Bakın açık ve net söylüyorum; hukuk içinde, özgürlüklere sınırsız saygımız var ama hukuk dışında, başkalarının özgürlük alanlarına eğer müdahale edilirse tüm güvenlik güçlerimizle bizler de hukukun verdiği yetkiyi sonuna kadar kullanırız" dedi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, demokrasiye çok sağlam bir şekilde sahip çıkan bir iktidarın iş başında olduğunun altını çizerken, "Bakın açık ve net söylüyorum; hukuk içinde, özgürlüklere sınırsız saygımız var ama hukuk dışında, başkalarının özgürlük alanlarına eğer müdahale edilirse tüm güvenlik güçlerimizle bizler de hukukun verdiği yetkiyi sonuna kadar kullanırız" dedi.
Başbakan Erdoğan, TÜMSİAD Uluslararası Kobi Şurası ve TÜMEXPO Genel Ticaret Fuarının açılış törenine katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasının başında 2013 yılının ikinci çeyreğinde Türkiye ekonomisinin yüzde 4.4 oranıyla büyüdüğünü ifade ederken, "Bu büyüme oranıyla tahminlerimizin üzerine çıktığımız gibi dünyada da ikinci çeyrekte en fazla büyüyen ülkeler arasında yer aldık. 6 aylık ortalama büyüme oranımız şu an itibariyle yüzde 3.7. 2012 yılı sonunda milli gelirimiz 786 milyar dolar ile bir rekor kaydetmişti. Şu anda da geriye dönük bir yıllık milli gelirimiz, yani son 4 dönemde oluşan milli gelirimiz 820 milyar dolar oldu. Bu rakamın da Cumhuriyet tarihimizin yeni bir rekoru olduğunu hatırlatmak isterim. Türk lirası bazında Türkiye ekonomisi 2010 yılında 1 trilyon lira milli gelir seviyesine ulaşarak rekor kırmıştı. Şu anda geriye dönük 4 dönem üzerinden baktığımızda Türkiye'nin milli geliri Türk Lirası bazında 1 buçuk trilyon liraya ulaşmış durumda. Bunun da yine bir rekor olduğunu, umut verici bir gelişme olduğunu vurgulamak isterim. Bu sevindirici gelişmede ülkemdeki herkesin payı var, emeği var, alın teri var. Herkesi tek tek tebrik ediyorum, emeği olan herkese teşekkür ediyorum" dedi.
-"TUZAKLAR BETONA DÜŞEN BİR CAM GİBİ DARMADAĞIN OLUP GİDECEKTİR"-
Türkiye'nin eskiden "uyuyan bir dev" olduğunu vurgulayan Başbakan Erdoğan, "Uyuyan dev artık uyanmıştır" ifadesini kullandı. 11 yıl boyunca her alan gerçekleştirdikleri köklü reformlarla hem demokrasinin, hem de ekonominin her türlü sarsıntıya, badireye, engellemeye göğüs gerekecek, bunlarla baş edecek bir güce ulaştığının altını çizen Başbakan Tayyip Erdoğan, "Demokrasimiz artık kırılgan bir demokrasi, ekonomimiz artık kırılgan bir ekonomi değildir. Ufak çaplı gelgitler, sarsıntılar, çalkantılar olabilir. Ama demokrasimiz sürekli ileriye, gelişmeye, ekonomimiz istikrarla büyümeye devam edecektir" şeklinde konuştu.
Hiç bir şeyin umutlarını kırmayacağını dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Onlar tuzak kuracaklar, önce Allah sonra millet o tuzakları bozacak. Eğer onların bir tuzağı varsa, Allah'ın bir tuzağı var, milletin de bir tuzağı vardır. İşte o tuzaklar tek tek bozuluyor. Türkiye'nin büyümesini o tuzaklar engelleyemiyor. Hepsi alt üst oluyor. İlkesizce atılan manşetler, yayılan yalanlar tek tek sahiplerini utandırıyor. Biz aldananlardan olmayacağız. İnsani ve vicdani değerlerimizden asla taviz vermeyeceğiz, sağlam duracağız. Göreceksiniz tuzaklar bu güne kadar nasıl bozulduysa, bundan sonra da aynen bozulacak, betona düşen bir cam gibi darmadağın olup gidecektir."
-"27 MAYIS'I, 12 EYLÜL'Ü, 28 ŞUBAT'I GENÇLERİMİZE ETRAFLI BİR ŞEKİLDE ANLATMAMIZ GEREKİYOR"-
12 Eylül askeri darbesinin 33. Yıldönümünün yaşandığına değinen Erdoğan, "Türkiye bu darbe nedeniyle gerçekten çok ağır bedeller ödedi. 12 Eylül'ün öncesinde de Türkiye gençlerini, birikimlerini, enerjisini maalesef heba etti. Türkiye asıl büyük bedeli 12 Eylül müdahalesinden çok daha önce 27 Mayıs 1960 müdahalesinde ödemiştir. 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat esasen 27 Mayıs'ın tahkim edilmesi, 27 Mayıs'ın yeniden yaşatılması girişimleridir. 27 Mayıs müdahalesinin karanlık gölgesi bu günlere kadar Türkiye'nin üzerinden gitmemiştir. 27 Mayıs'ın sapladığı hançerle açılan yaralar bugüne kadar inanın iyileşmemiştir. 27 Mayıs herkesin üzerine karabasan gibi çökmüş, bu karabasan aradan geçen 53 yıla rağmen dağılmamıştır. 27 Mayıs'ın izleri tamamen silinmediği için 12 Mart olmuştur, 12 Eylül olmuştur, 28 Şubat olmuştur, bugün bile bazı zihinlere demokrasi nüfus edemiyor bu nedenle. Bizim geleceğimiz adına, birlik ve beraberliğimiz, kardeşliğimiz adına, demokrasimiz adına işte bu 27 Mayıs'ı, bu 12 Eylül'ü, bu 28 Şubat'ı gençlerimize çok etraflı bir şekilde anlatmamız gerekiyor" şeklinde konuştu.
-"KEFENİNİ ALIP YOLA ÇIKANLAR İÇİN KURTARACAK İNSANA İHTİYAÇ YOKTUR"-
Bugün sokaklarda ellerinde molotof kokteylleri ile dolaşanların darbe dönemlerini iyi bilmesi gerektiğini anlatan Erdoğan, o dönemlerde özgürlüklerin kişilerin ellerinden nasıl alındığının, Türkiye'nin çökme noktasına nasıl getirildiğinin çok iyi anlatılması gerektiğini ifade etti. "Eğer bu karanlık tarihler unutulursa aynı şekilde tekerrür eder" diyen Erdoğan, şunları kaydetti:
"Gençlerimizin bu tarihlere nasıl gelindiğini, Türkiye'nin nasıl ağır faturalar ödediğini öğrenmesi gerekir. 27 Mayıs'a kadar gelen sürece bakın, okuyun araştırın. Bugün yaşananlarla o günlerin tıpatıp birbirine benzediğini göreceksiniz. O günün bazı yazılı medya gruplarının gazete başlıklarına baktın geçenlerde, araştırdım. Attıkları manşetlere baktım, köşe yazılarını okudum, inanır mısınız, tıpa tıp aynı. Sanki bugün o başlıkları atanlar, o arşivleri açmışlar, o günkü başlıkları almışlar, aynen bu gün yine o başlıkları atmışlar. 12 Eylül'ün o hazırlık dönemine bakın, bu günlerde o yaşananların yaşandığını, aynı manşetlerin atıldığını, aynı açıklamaların yapıldığını göreceksiniz. Bugün bize "Sandık her şey değildir' diyorlar. Bazıları çıkıyor "demokrasi sadece sandık değildir' diyor. O günün gazetelerine bakın; merhum Menderes'e de aynını söylediler. Bugün bize nasıl bazı densizler çıkıp da; "Sizi bizi bile kurtaramayız' diyorlarsa, aynı şeyin Menderes'e söylendiğini göreceksiniz. Kefenini alıp yola çıkanlar için kurtaracak insana ihtiyaç yoktur. Biz kurtarıcı aramıyoruz. Bize bu hitabı yapanlar kendilerini kurtaracak olanları arayıp bulsunlar. Kaldı onlar "Allah'tan başka galip yoktur' ifadesini öğrensinler. Tek galip o.
Gezi olaylarında "gençler şöyle öğütülüyor, böyle öğütülüyor, şöyle dövülüyor, böyle dövülüyor' demediler mi hala söylemiyorlar mı? Bugün nasıl bir el gençleri sokağa itmek istiyorsa, üniversiteleri karıştırmak istiyorsa, o gün de aynı elin gençlere kıydığını göreceksiniz."
-"O BAYAT SENARYONUN TÜRKİYE'DE BAŞARI SAĞLAMA İHTİMALİ VE İMKANI KALMAMIŞTIR"-
Bugün demokrasiye çok sağlam bir şekilde sahip çıkan bir iktidarın iş başında olduğunun altını çizen Başbakan Tayyip Erdoğan, "Bakın açık ve net söylüyorum; hukuk içinde, özgürlüklere sınırsız saygımız var ama hukuk dışında, başkalarının özgürlük alanlarına eğer müdahale edilirse tüm güvenlik güçlerimizle bizler de hukukun verdiği yetkiyi sonuna kadar kullanırız. Çünkü ülkemizin refahını, huzurunu, bozmaya kimsenin hakkı yoktur. Eğer kamu düzenini bozmaya birileri yelteniyorsa, kusura bakmasın, karşısına kamu düzenini sağlamakla mükellef olan güvenlik güçlerimizi bulurlar. Bugün demokrasiye sahip çıkan bir millet, gençlik var. Ülkesini seven, demokrasiye bağlı kurum, kuruluşlarımız, özel sektörümüz var. O bayat senaryonun Türkiye'de başarı sağlama ihtimali ve imkanı kalmamıştır. O kapı artık tamamen kapanmıştır. Türkiye artık güçlünün haklı olduğu değil, haklının güçlü olduğu bir ülke konumuna yükselmiştir. Sesi çok çıkanın istediğini yaptığı, bir avuç seçkinin, imtiyazlının dayatmalarda bulunduğu bir ülke değiliz artık. Bugün Türkiye 76 milyonun bir olduğu, beraber olduğu, birbirine kardeş olduğu bir ülke konumuna yükselmiştir" dedi.
-"MUHALEFET PARTİLERİNİN ZİHNİYETİNİ DEĞİŞTİRMEDE, DÖNÜŞTÜRMEDE BAŞARISIZ OLDUK"-
Başbakan Erdoğan, darbelerine etkilerini yaptıkları reformlarla tamamen silmeye çalıştıklarını söylerken bir alanda özellikle başarısız olduklarını ifade etti ve şöyle konuştu:
"Anamuhalefeti, mevcut muhalefet partilerinin zihniyetini değiştirmede, dönüştürmede başarısız olduk. Onu başaramadık. Muhalefet partilere bakın üzerilerinde hala 27 Mayıs'ın, 12 Eylül'ün, 28 Şubat'ın gölgelerini ve tozunu taşıdıklarını görürsünüz. Şimdi 28 Şubat'ta sermayenin katkısı yok muydu, yazılı ve görsel medyanın katkısı yok muydu? Hani bazı beşliler vardı, beşli çeteler diye başlıkların atıldığı dönem yok muydu? Ben onlar niye yargılanmıyor diye hala şaşıyorum. 28 Şubat'la ilgili niye onlar hesaba çekilmiyor diye merak ediyorum.
-"12 EYLÜL'Ü ÇOK BÜYÜK COŞKU VE DAYANIŞMA İLE YAD EDİYORLAR"-
Aynı şekilde işte CHP 12 Eylül'ün 33. Yıldönümünü gerçekten çok anlamlı bir ziyaretle kutluyor. Bir taraftan CHP'yle ilgili bir kutlama diyorlar, bir taraftan da çok anlamlı bir ziyaret yapıyorlar Mısır'a. Daha yeni darbe yapmış bir yönetime hayırlı olsun ziyaretine giderek, 12 Eylül'ü çok büyük coşku ve dayanışma ile yad ediyorlar. Mısır'da CHP heyetine "En son ne zaman iktidar oldunuz?' diye soruyorlar. CHP'liler cevap veremeyip; "Geleceğe bakalım' diyorlar. CHP'ler hatırlamaz ama ben hatırlatayım. CHP tek partili dönemlerin iktidarıdır. Çok partili dönemde hiçbir zaman tek başına iktidar olamamışlardır. Onda da en son tarih 15 Mayıs 1950'dir. Menderes'in iş başına geldiği güne kadar onlar iktidar oldular, çünkü başka parti yoktu, tektiler. Onun için iktidar oldular, bir daha da iktidar göremediler. Bu gidişle de zaten Allah'ın izni ile bu millet onlara ebediyen tek başına iktidar vermeyecektir. Zira darbelere çanak tutanlara bu millet hiçbir zaman iktidar vermedi, bundan sonra da vermeyecek. CHP heyeti bunu Mısırlılara anlatabilseydi belki Mısır'daki darbeciler de bundan ders alırlardır. Bizler bu ülkede bir kez daha demokrasinin kesintiye uğratılmasına müsaade etmeyeceğiz. Ben inanıyorum ki bu ülkenin gençleri de bu millet de demokrasiye güçlü bir şekilde sahip çıkacak, yeni 12 Eylül'lerin, 27 Mayıs'ların, 28 Şubat'ların yaşanmasına müsaade etmeyecektir."
-"ÖBÜR HAFTA GENİŞ BİR BASIN TOPLANTISI İLE DEMOKRATİKLEŞME PAKETİMİZİ AÇIKLAYACAĞIM"-
Erdoğan, "Küçük azınlığı Türkiye'de kaos oluşturma girişimleri asla ve asla başarıya ulaşamayacaktır" derken, Türkiye'nin sahibinin artık millet olduğuna vurgu yaptı. Milletin kararının olacağını anlatan Erdoğan, "Tabi ki çoğunluk da azınlığın hakkını sonuna kadar koruyacak ve saygı duyacaktır. Her ne sorunumuz varsa, öncelikle sandık yoluyla, ardından da konuşarak, istişare ederek, uzlaşarak çözeceğiz" diye konuştu.
Demokratikleşme paketini dün saatlerce görüştüklerini ve yarın akşam artık son maddeleri görüşerek bitireceklerini dile getiren Erdoğan, "Ondan sonra da öbür hafta büyük ihtimalle inşallah geniş bir basın toplantısı ile demokratikleşme paketimizi açıklayacağım" dedi.
-ALKOL DÜZENLEMESİ: "BİZ DAHA ÇOK GERİDEYİZ"-
Başbakan Erdoğan, "İnşallah bugünün sorunlarını da gelecekte yine istişareyle, diyalogla çözüme kavuşturacağız. 76 milyonun bir ve beraber yaşayabileceği, birbirinin hukukuna saygı duyacağı, birbirinin özgürlüklerine, birbirinin yaşam tarzlarına hürmet göstereceği bir Türkiye istiyor ve bunu inşa ediyoruz" diye konuştu.
Erdoğan, bazılarının "Bu hükümet bizim yaşam tarzımıza karışıyor" dediğini ifade ederken, "Allah aşkınıza hangimizin ve ya hanginizin yaşam tarzına bu hükümet müdahale etmiştir. Varsa böyle bir müdahale lütfen bunu bana, il başkanlarıma iletin. Bunu eğer yaptığımız bir alkol düzenlemesiyle ilgili söylüyorsa o çevreler kusura bakmasınlar, gitsinler Amerika'ya baksınlar, gitsinler Batı'ya baksınlar. O düzenlemelere baktıklarında bizim daha çok geride olduğumuzu görecekler. Daha yapmamız gereken çok şeyler olduğunu görecekler ve bazı yerlerde 21 yaşın altındaki gence alkol satılamaz, Amerika'yı söylüyorum. Yine Avrupa'da öyle. Bunları bildikleri halde gece-gündüz bizim genç yavrularımız dahi şaribül leyli ven nehar, sarhoş gezdirecekler" ifadelerine vurgu yaptı. (ANKA/DEVAM)
(HM/GO/ÖZK) - Ankara
Son Dakika › Güncel › Başbakan Erdoğan.Başkalarının Özgürlük Alanlarına Müdahalede Tüm Güvenlik Güçlerimizle Hukukun... - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.