Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Suriye sınır
bölgesinde olası bir PKK riskine karşı tampon bölge kurulmasının düşünülüp
düşünülmediğine ilişkin, "Bunların hepsi alternatiflerin içinde. Güvenli bölge,
tampon bölge kah bizde şu anda oluşmuş olan kamplar... Bunların hepsi
alternatiflerin içerisinde. Ama bunların öncelikleri ise biraz da sürece bağlı.
Sürece göre de tabii ki bunlar değerlendirilir" dedi.
Başbakan Erdoğan, Londra Olimpiyatları'nın açılışına katılmak üzere
İngiltere'ye gitmeden önce Esenboğa Havalimanı'nda gazetecilerin sorularını
yanıtladı.
Erdoğan, Hamas Hareketi Siyasi Büro Şefi Halid Meşal ile görüşmesinin
detaylarına ilişkin soru üzerine Suriye'yi iyi bilen bir insan olarak hem bu
konuyu hem de Filistin sorununu konuştuklarını söyledi. Filistin'in ve Gazze'nin
sorunlarına kendi sorunlarımız gibi bakıldığını ifade eden Erdoğan, şöyle devam
etti:
"Ama Suriye'deki gelişmeler şu anda öncelik arz etmeye başladı. Bunlar için
de gerçekten kimlerden, ne denli istifade edebiliriz ve onlar bizden ne gibi
istifadeleri olur, bunları hep paylaşmak durumundayız. Onun için yoğun bir
diplomasi trafiğini sürdürüyoruz. Bu diplomasi trafiğinin içerisinde salt
diplomatlar olacak diye bir şey yok. Biz oralardaki kanaat önderlerini, siyasette
etkinliği olan bütün liderleri, kah biz davet ediyoruz kah biz oralara özel
temsilcilerimizi göndermek suretiyle bu süreci sıkı tutuyoruz."
Bir basın mensubunun "Sınır bölgesinde olası bir PKK riskine karşı tampon
bölge kurma gibi bir alternatif düşünüyor musunuz" sorusunu da yanıtlayan
Erdoğan, tampon bölgenin alternatifler içerisinde yer aldığını ifade etti.
Erdoğan, "Güvenli bölge, tampon bölge kah bizde şu anda oluşmuş olan
kamplar... Bütün bunların hepsi alternatiflerin içerisinde. Bunların öncelikleri
ise biraz da sürece bağlı. Sürece göre de tabii ki bunlar değerlendirilir. İlgili
birimlerimiz şu anda bunların üzerinde. Bu konuyla ilgili Dışişleri, Silahlı
Kuvvetler, istihbarat teşkilatlarımız yoğun çalışmanın içindeler ve atılması
gereken adımlar, alınması gereken kararlar geldiği anda alınacaktır. Yani istim
üzerindeyiz" değerlendirmesinde bulundu.
-"Oyalama taktiği içine giriyorlar"-
Suriye'nin kuzeyindeki gelişmelerin Suriye'deki yönetim boşluğundan
kaynaklanan geçici bir durum olarak mı yoksa kalıcı bir yapının temellerinin
atılması olarak mı görüldüğüne ilişkin soruya karşılık da Erdoğan, sürecin
Suriye'deki gelişmelerin öncesi, şu anda yaşananlar ve Beşşar'dan sonraki süreç
olarak 3 dilimde değerlendirilebileceğini söyledi.
"Birinci dilimde Türkiye olarak kardeşlik bağlarımızın çok güçlü olduğu
Suriye halkı ve başında bulunan Beşşar ile ilişkilerimiz ne denli ileriydi sizler
tarafından biliniyor" diyen Erdoğan, iki ülke arasında yüksek düzeyli stratejik
işbirliği kurmak gibi önemli adımlar atıldığını hatırlattı.
Arap Baharı sürecinde Türkiye'nin yaptığı uyarıların kaale alınmadığını ve
arzu edilmeyen bir sürecin başladığını kaydeden Erdoğan, 10 binlerce kişinin
öldürüldüğünü, 200 bine yakın Suriyelinin göç ettiğini, ülkedeki rejimin
hakimiyetini kaybetmeye başladığını belirtti.
"Artık Suriye'de Esad ve çevresindekiler gidicidir. Suriye artık yeni bir
döneme hazırlanıyor ama bu yeni dönemde 'ne olacak' sorusuna, bazıları, ülkeler
olarak söylüyorum, oyalama taktiği içine giriyor. Ben diyorum ki halkın dediği
olmalı ve olacak. Biz halkın önünü açmalıyız, halkın önüne sandığı getirmeliyiz.
İsteyen istediği gibi partisini kursun demeliyiz" diye konuşan Erdoğan, bu
süreçte oluşturulacak geçici yönetim aracılığıyla yeni anayasa
hazırlanabileceğini, cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin yapılabileceğini
ifade etti. Başbakan Erdoğan, "Halk kimi isterse onu cumhurbaşkanı yapar, kimi
isterse parlamentoya gönderir. Ona da inanıyorum ki bütün dünya çok üst düzeyde
saygı gösterir" dedi.
-"Halk ne derse Esad'dan sonra o olacaktır"-
Suriye'nin alt ve üst yapısıyla çökertilmiş durumda olduğuna işaret eden
Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
"Acımasız, zalim bir rejim var. Artık uçaklarla, dün de Halep'i
bombaladılar. Kendi insanını, ülkesini ayırt etmeksizin uçaklarıyla bombalayan
bir yönetim olabilir mi? Bunların içerisinde suçlu-suçsuz, böyle bir ayrım söz
konusu değil. Kendi masum halkını öldürüyor, böyle bir durum var. İnsanlar kaçmak
durumunda kalıyor. Sadece bizim ülkemizde 45 bin civarında misafirimiz var. Bir o
kadar Lübnan'da var, 150 bin civarında Ürdün'de var. Bu insanlar durup dururken
kaçmıyor. Bir sorun var. Buna yönelik 900 kilometre sınırı ve akrabalık bağları
olan bir Türkiye'nin sessiz kalması düşünülebilir mi? Onun için de diyoruz ki
halk ne derse Esad'dan sonra o olacaktır. Esad şu anda hakimiyetini kaybetmiştir
ama bu zulme şu veya bu şekilde ortak olanlar da tarihin affetmeyeceği
zihniyetler olacaktır, düşünceler, ülkeler olacaktır."
-"Yardım kanallarının açılması girişimleri var"-
Erdoğan, bir başka soru üzerine Myanmar'daki Müslümanlar'a yönelik şiddet
olaylarıyla ilgili Dışişleri Bakanlığı'nın yoğun girişim içinde olduğunu söyledi.
Myanmar ve Bangladeş dışişleri bakanları ve BM ile irtibatta olunduğunu ifade
eden Erdoğan, "Zulmün bir an önce durdurulması ve yardım kanallarının açılması
gibi girişimlerimiz var. İnşallah alacağımız neticeyle birlikte oralara yardım
kanallarını çok daha farklı, yoğun şekilde çalıştıracağız" dedi.
-"Bu tür komik iddiaların üzerinde durmayın"-
Danıştay Başkanı Hüseyin Karakullukcu ile ilgili iddiaların hatırlatılması
üzerine de Erdoğan, "Bu tür komik iddiaların üzerinde durmayın" dedi.
Müddeinin iddiasını ispatla sorumlu olduğunu belirten Erdoğan,
Karakullukcu'nun da gerekli açıklamayı yaptığını anımsattı.
Erdoğan, "Bunların hepsi kurumlarımızı ve kurumlarımızın başındaki
insanları yıpratmaya yönelik adımlardır ve bu adımları atanların samimiyetinden
endişeliyim" diye konuştu.
(Bitti)
Muhabir: Eda Ünlü Özen-Ali Hakan Der-Hasan Öymez
Yayıncı: Eda Ay - ANKARA
Son Dakika › Güncel › Başbakan Erdoğan, Soruları Cevapladı Açıklaması - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.