CHP Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç, dünkü grup konuşmasında İstiklal Marşı'nın dizelerini okuyan Başbakan Erdoğan'a, "Sen okuduğun Akif dizelerinin hangisinin hakkını verebildin? Hangi dağları yırtıp, enginlere sığmayıp taştığını anlatabilir misin millete? Bak Kandil Dağı orada duruyor, delebindin mi Kandil Dağı'nı? Mehmet Akif'in ruhunu rencide ediyorsun" sözleriyle yanıt verdi CHP Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç, dünkü grup konuşmasında İstiklal Marşı'nın dizelerini okuyan Başbakan Erdoğan'a, "Sen okuduğun Akif dizelerinin hangisinin hakkını verebildin? Hangi dağları yırtıp, enginlere sığmayıp taştığını anlatabilir misin millete? Bak Kandil Dağı orada duruyor, delebindin mi Kandil Dağı'nı? Mehmet Akif'in ruhunu rencide ediyorsun" sözleriyle yanıt verdi. Koç, Başbakan'ı "fasülyen milliyetçi" olmakla suçladı.
CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) güncel siyasi ve ekonomik gelişmeleri değerlendirmek üzere Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında genel merkezde toplandı.
Toplantı devam ederken basın toplantısı düzenleyen Koç, Türkiye'de siyasetin olanca ağırlığı ile aktığını ifade ederken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dünkü grup konuşmasından sonra bugün de "iktidar sözcülerinin" ardarda açıklama yaptıklarını, hemen akabinde ise Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Türkiye'ye 14 Ekim'de yapacağı ziyareti ertelediğini söyledi. Başbakan'ın açıklamalarına CHP olarak yanıt vermek zorunda kaldıklarını ifade eden Koç, "Başbakan kürsüye çıktığında promterdan akan hazırlanmış cümlelerle, gündemi saptırarak, CHP'ye sataşmayı bir gelenek haline getirmiş durumda" dedi.
Başbakan'ın dünkü grup toplantısında Akçakale'de düşen top mermileri ile hayatını kaybeden 5 vatandaş için "Şimdi biz buna müsaade edebilir miyiz? Bizim kanımız, canımız buna müsaade etmez" sözlerini hatırlatan Koç, "Sayın Başbakan'ın palavrayı, ahkam kesmeyi bırakması gerekiyor. Son 2 ayda 100'den fazla askerimiz, polisimiz toprağa düşerken, Uludere'de 34 yurttaşımız hala nedeni açıklanamayan bir bombalamada öldürülürken Başbakan'ın canı, kanı buna nasıl müsaade etti. Başbakan'ın kanının neye müsaade edeceğine, neye etmeyeceğine nasıl karar vereceğiz" diye sordu.
-"EMNİYET MÜDÜRÜNÜN BAŞBAKANIN BİLGİSİ DIŞINDA KONUŞMASI İNANDIRICI DEĞİL"
Diyarbakır Emniyet Müdürü Recep Güven'in açıklamalarına değinerek, Güven'in sözlerine Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın "erken öten horoz gibi atladığını" söyleyen Koç, Başbakan Erdoğan'ın ise dünkü grup konuşmasında Arınç'ı her zaman olduğu gibi ters köşeye yatırdığını söyledi. Koç, "Bir emniyet müdürünün hele de bugünkü otokratik sivil baskı düzeni içerisinde, iktidarın, yürütmenin başında her şeye hakim olan Başbakanın bilgisi dışında konuşmasını biz inandırıcı bulmuyoruz. Emniyet müdürünü konuşturuyorsunuz Diyarbakır'da, ondan sonra toplumdan tepki gelince, o tepkinin yumuşatılması bakımından Başbakan topa giriyor ve sonra en yakın çalışma arkadaşlarını açığa düşürebiliyor" dedi.
Başbakan'ı artık herkesin tanıdığını ifade eden Koç, "Başbakan, Oslo'da gizli kapaklı her tezgahı kurup, kendi adına hakem devlet olan İngiltere'ye imzayı attırıyor sonra birden bire sahnede "milliyetçi Tayyip' olarak, yüzü kızarmadan milletin önüne çıkabiliyor. Bu çift kimlikli bir politika, siyasette bin bir surat manzarası. Buna "fasulye'den milliyetçilik' demek lazım" diye konuştu.
-"ABBAS YOLCU' FİLMİNİN BAŞROLÜNÜ OYNUYOR"
Koç, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun Başbakan'a yönelik söylediği "şambabası" ifadesine atıfta bulunarak, "Şambabası'nın son kullanma tarihi doluyor. Süpürülme zamanı yakın. Rüyasında "Suriye Fatihi' rolünü kendine yakıştıran Başbakan aslında "Abbas Yolcu' filminin başrolünü oynuyor, farkında değil" ifadelerini kullandı.
-"KANDİL DAĞI ORADA DURUYOR, DELEBİLDİ Mİ?"
Başbakan'ın dünkü grup konuşmasında İstiklal Marşı'nın dizelerini de okuduğunu anımsatan Koç, şöyle devam etti:
"Sen okuduğun Akif dizelerinin hangisinin hakkını verebildin. "Biz ezelden beri hür yaşadık, hür yaşarız' dizesi, sayende Amerikan teslimiyetine emanet edilmedi mi? BOP eşbaşkanlığı ile bu dizenin içi boşaltılmadı mı? Hür yaşamamızı kime borçlusun bugün? Korkmadan söylemesi lazım. Kimin emanetini harcıyorsun? Söyleyemez, dili dönmez bu konuda. Mustafa Kemal Atatürk'ü adını anmaya gelince dili tutulur. Çünkü 1923'ün ne anlama geldiğini bile içine sindirememiş, bunu kabullenememiş bir kimlik. Sen ancak mazluma, öğrencine, gazetecine, sendikacılarına, askerine karşı kükreyebiliyorsun. Hangi dağları yırtıp, enginlere sığmayıp taştığını anlatabilir misin millete? Bak Kandil Dağı orada duruyor, delebindin mi Kandil Dağı'nı? Engin denizlerde İsrail'in hunharca öldürdüğü yurttaşlarının hakkını alabildin mi? Taşırabildin mi Akdeniz'i? Bırak göğsünü siper edip, bu hayasızca akını durdurmayı; şu kongrene davet edip, koro halinde kimlerle gurur duyduğuna bir bak bakalım. Söylediklerinle yaptıklarına sen de şaşıp kalacaksın. Aslında Mehmet Akif'in ruhunu rencide ediyorsun. Farkında değilsin. İstiklal Marşımızın içini boşaltıp çakma milliyetçiliğine kurban etme yeter. Sana Türkiye'ye yaşattıklarından sonra Nazım'la cevap vermek lazım, bu kafayla, bu teslimiyetle, bu kadar yalanla dolanla, size yüz tane Türkiye verseler, yüzünün de içini boşaltıp, yüzünü de zincire vurup, yüzünü de satarsınız."
-18 YAŞ DEĞERLENDİRMESİ: "CHP GRUBUNA GELMELERİ GEREKMİYOR"
Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Koç, seçilme yaşının 18'e düşürülmesi çalışmalarına ilişkin, bunun "popülist bir söylem" olduğunu ifade etti. Koç, "Sayın Başbakan nereden esiyorsa, kim akıl fikir veriyorsa sürekli böyle eksantrik fikirlerle toplumun önüne gidiyor. Ondan sonra emir kulu olan grup başkanvekilleri kollarının altında dosyayla diğer grupları ziyaret ediyorlar. CHP grubuna, bundan sonra hiçbir öneri için gelmeleri gerekmiyor. Çünkü AKP ile bir diyalog kurabilmenin, popülist söylemler dışında gerçekçi bir uzlaşma sağlayabilmenin imkanı yok" diye konuştu. Koç, CHP'nin bu yönde bir kararı olup olmadığının sorulması üzerine ise, "Gerek yok. Çünkü daha önce üzerinde uzlaşılan tutuklu milletvekilleri ile ilgili protokolün yürürlüğe girebilmesi için hiç bir şekilde bir adım atılmadığını görüyoruz. Onun için Başbakan'ın zihni sinir projelerinin bir siyasi tasarıya, teklife dönüştürülüp de grup başkanvekillerinin kuryeliğinde CHP'ye getirilmesine gerek yok, inandırıcı değiller" diye konuştu.
Koç, CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi'nin ortak teklif önerisine imza koymayacaklarını ancak Genel Kurul'daki oylamada destek verecekleri yönündeki açıklamasının hatırlatılması üzerine de, "Şu şekilde popülistlik anlamında dikkatli olmak gerekiyor. Kendi kendilerine yapıyorlar zaten destekçileri var. MHP ile balkardeş gayet güzel anlaşıyorlar, götürüyorlar işi. CHP toplumsal muhalefeti kendi bünyesinde taşıyor" dedi.
-"DİYARBAKIR EMNİYET MÜDÜRÜ SİYASET YAPACAKSA ÜNİFORMASINI ÇIKARSIN"
Koç, Diyarbakır Emniyet Müdürü'nün açıklamalarını nasıl değerlendirdiği sorusuna "Üzerine vazife değil. Herkes kendi işini yapsın. Eğer siyaset yapmak istiyorsa çıkarsın üniformasını, istifa etsin gitsin siyaset yapsın" dedi.
Koç, Bütünşehir ile ilgili CHP grubunun farklı bir kanun teklifi verip vermeyeceği sorusuna, her yerin Kocaeli, İstanbul örneği gibi olmadığını ifade ederek, "Bir pergel yasası çerçevesinde belirli bir alanda düşünülebilir ama bütünşehir kavramı çok farklı. Tamamen bir bölgesel federal idare şekline dönük bir altyapı oluşturma gayretleri de var. AKP'nin kuruluşundan itibaren içinde barındırdığı çatal düşünceleri göz önüne alırsanız böyle bir alt yapı da olabilir" dedi.
Koç, yerel seçimlerin öne çekilmesine ilişkin soru üzerine ise, "Sayın Başbakan kendi siyasi çıkarına göre bir seçim takvimlemesi yapmıştır. Kendisinin kaybettiği bölgelerde de üstün gelebileceğine inandığı bir düzenlemeyle yerel seçimlere gitmektedir" diye konuştu. - Ankara
Son Dakika › Güncel › Chp'li Koç: 'Başbakan Fasülyeden Milliyetçi' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.