Dha Yurt Bülteni-8 - Son Dakika
Son Dakika Logo

Dha Yurt Bülteni-8

28.04.2019 14:28

1)'KOCAELİ'NİN ÖNCELİKLİ İHTİYACI, ÇÖP DEPOLAMA ALANIDIR' KOCAELİ Çevre Mühendisleri Odası eski Başkanı Sait Ağdacı, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nce İzmit Ayvazca mevkisinde yapılması planlanan 'Atık Bertaraf ve Enerji Üretim Tesisi'nin inşa edilmesi halinde bölgedeki ekosistemin yok...

1)'KOCAELİ'NİN ÖNCELİKLİ İHTİYACI, ÇÖP DEPOLAMA ALANIDIR'

KOCAELİ Çevre Mühendisleri Odası eski Başkanı Sait Ağdacı, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nce İzmit Ayvazca mevkisinde yapılması planlanan 'Atık Bertaraf ve Enerji Üretim Tesisi'nin inşa edilmesi halinde bölgedeki ekosistemin yok olacağını savundu. Ağdacı, "Kocaeli'nin öncelikli ihtiyacı, çöp depolama alanıdır. Bölgede sekoyalar var, kızılçamlar var, karaçamlar var yani binbir çeşit ağaç var, bitki örtüsü var. Buradaki bütün ekosistemi yok edersiniz. Ağaçlarla birlikte burada yaşayan canlıları ve yer altı kaynaklarını yok edersiniz" dedi.  Kocaeli Çevre Mühendisleri Odası eski Başkanı ve yüksek çevre mühendisi Ağdacı, İzmit Ayvazca mevkisinde yapılması planlanan ve birçok kez sivil toplum kuruluşlarınca inşa edileceği yerde protesto gerçekleştirilen 'Atık Bertaraf ve Enerji Üretim Tesisi' ile ilgili açıklamalarda bulundu. Ağdacı, "Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin yapmayı planladığı, 'Evsel Atık Yakma, Enerji Üretme Tesisi'nin yapılacağı yerle ilgili en son büyükşehir belediye meclisinde Büyükşehir Belediye Başkanı'nı alternatiflerin yeniden değerlendirileceği söylemişti. 'Yer seçimi olarak diğer bütün alternatifler değerlendirilecek' şeklinde konuştu; ancak şu an burada sahanın içerisinde birtakım faaliyetler var. Burada silolar var. Bunlar büyük ihtimalle asfalt şantiyesi için yapıldı ve buradan bir yol geçiyor. Birtakım faaliyetler yapılıyor burada. Eğer bütün alternatifler yeniden değerlendirilecekse buradaki çalışmalar nedir? Bir kere biz bunu soruyoruz" diye konuştu.

'ÖNCELİKLİ İHTİYAÇ ÇÖP DEPOLAMA ALANI'

Yerinde ayrıştırmanın önemine değinen Ağdacı, "Kocaeli'nin öncelikli ihtiyacı, çöp depolama alanıdır. Diğer bir konu ise 'çöp fabrikası' denilen veya evsel atık yakma tesisinin nasıl olması gerektiğini biz 2016 yılından beri anlatıyoruz. Evsel atık yakma tesisinin ilk başta amacına hizmet edebilmesi için öncelikle yerinde ayrıştırmanın yapılması lazım yani geri dönüşüme gidecekler ayrıştırılacak; organik atıklar ayrılacak diğer atıklar ayrılacak ondan sonra geri kalan yanması gereken atıklar yakma tesisine gitmeli ki bundan verim alınabilsin. Yoksa siz 'Her şeyi olduğu gibi yakacağım' derseniz ayrıştırmadan hiçbir verim alamazsınız. Enerji elde edemezsiniz. Enerji elde edebilmeniz için ekstradan yakıt kullanmanız gerekir, bu da zaten işletme maliyetini artırır" dedi.

'CANLILARI VE YERALTI KAYNAKLARINI YOK EDERSİNİZ'

Kentte en önemli ihtiyaç olan çöp depolama alanının bulunmadığını belirten Ağdacı, şöyle konuştu:

"Dilovası doldu, kapatıldı. Solaklar doldu artık, sıkıştırma yapıyor. Oradan vatandaşın 'Koku geliyor' diye şikayet etmesinin nedeni oranın dolması. Çöpler artık sıkıştırılarak, depolandığı için oradan kötü kokular geliyor. Dolayısıyla bugün yakma tesisi için temel atılsa bile bunun işletmeye geçmesi 5 sene sürüyor. Bu kentte her gün 2 bin ton çöp çıkıyor. 5 sene boyunca çıkacak çöpü, atığı ne yapacaksınız? Bir an evvel burada bir depolama alanı bulunması ve orada çöplerin düzenli olarak depolanması lazım. Yakma tesisi yapın ya da yapmayın, bu depolama alanı şarttır. Bu alanda 20 hektarlık alanı ayırdınız bu tesis için. Bu alanda en az 20 bin ağacı keseceksiniz. Diyorlar ki 'Orada zaten çayır çimen var, makilik alan var sonra küçük yeni dikilmiş fidan var' dediler. Bakın burada bulunan bitkiler maki mi? Bu bölgede sekoyalar var, kızılçamlar var, karaçamlar var yani binbir çeşit ağaç var, bitki örtüsü var. Sizin buradan 20 bin ağacı kestikten sonra 'Yenisini dikeceğiz' demeniz laf-ı güzaftır. Buradaki bütün ekosistemi yok edersiniz. Ağaçlarla birlikte burada yaşayan canlıları ve yeraltı kaynaklarını yok edersiniz."

'BALLIKAYALAR TABİAT PARKI'NA ÇED OLUMLU RAPORU VERİLMİŞ'

Ballıkayalar Tabiat Parkı'ndan geçecek yol için 17 bin ağaç kesileceğini ve ÇED raporu verildiğini kaydeden Ağdacı, şunları söyledi:

"Ballıkayalar bu kentin bulunmaz nimetlerinden bir tanesidir. Birçok milli parktan da güzel ve daha özel bana göre. 200 milyon yılda oluşmuş bir oluşumun neticesinde meydana gelmiş bir kanyona sahip ve onun devamında da göletlere sahip bir yer. Dağcılığa, doğa yürüyüşüne, kampçılığa ve birçok aktiviteye uygun bir yer Ballıkayalar Tabiat Parkı. Korunma altına alınan bir bölge orası, sit alanı orası; fakat daha sonra Karayolları'nın kararıyla Yeni İstanbul- Kocaeli yolu adı altında bir yol geçirilmesi gündeme geldi. Bu yol 64 kilometre olacak ve bu yolun 1,7 kilometresi Ballıkayalar Tabiat Parkı'nın içinden geçecek. Bu içinden geçtiği alanda 17 bin ağaç kesilecek ve yol geçerken orada yapılacak olan çalışmalardan dolayı park zaten elden gidecek. Toz çıkacak, toprak çıkacak oradaki hem köyler zarar görecek hem de oradaki tarihi güzellikler zarar görecek. O zaman itiraz etik Çevre Mühendisleri Odası olarak. Durduruldu karar; ancak geçen hafta gördük ki maalesef ÇED olumlu raporu verilmiş. Yani Karayolları'nın buradaki ısrarını anlamak mümkün değil. Başka bir alternatif yok mu? Halbuki parkın altından geçen hali hazırda kullanılan 75 kilometrelik bir yok var. Yalnızca 11 kilometre için mi bu parkı, bu doğa harikasını yok ediyorsunuz."

Görüntü Dökümü

---------------------

-Atık Berteraf tesisinin yapılması planlanan yerin görüntüsü

-Drone ile görüntü

-Sait Ağdacı ile röp

Not: 4 Kasım 2018 tabiat parkı görüntüsü arşivde ekleyebilir misiniz

Haber: Ergün AYAZ-Kamera: Alişan KOYUNCU/KOCAELİ,

=================================================

2)OTOMOBİL TAKLA ATTI: 1 ÖLÜ, 5 YARALI

AKSARAY'da sürücüsünün mıcıra kaptırması sonucu kontrolden çıkan otomobil, takla atıp tarlayı uçtu. Kazada sürücü, eşi, çocukları ve annesi yaralandı, babası Bekir Baylan da (71) olay yerinde yaşamını yitirdi.  Kaza, bugün saat 12.00 sıralarında Armutlu- İncesu köyü yolunda meydana geldi. Tekstil atölyesinde çalışan ve hafta sonu izni nedeniyle ailesiyle birlikte köye giden Yasin Baylan (30), yönetimindeki 38 ZK 350 plakalı otomobilini, mıcıra kaptırdı. Kontrolden çıkan otomobil takla atıp, tarlaya uçtu. Kazada sürücü Yasin Baylan, eşi Feride Baylan (30),  çocukları Fatih Emin Baylan (3), Emre Batuhan Baylan (5),  annesi Hacer Baylan (71) yaralandı. Babası Bekir Baylan da olay yerinde yaşamını yitirdi. Yaralılar, çağrılan ambulanslarla Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.

Soruşturma sürüyor.

Görüntü Dökümü

-----------------

Kaza yerinden detay

Jandarmanın inceleme yapması

Genel ve detay

(Haber- Kamera: Erkan ALTUNTAŞ AKSARAY DHA))

===============================

3)SERBEST MOTOSİKLET KULLANICILARI ÇOCUK İSTİSMARINA 'DUR' DEDİ

SON zamanlarda giderek artan çocuklara yönelik ihmal ve istismar vakalarına dikkat çekmek isteyen İzmir Motosiklet Kulüpleri Birliği üyeleri, Alsancak Gündoğdu Meydanı'nda bir araya geldi. "Ülkede her çocuğun güvenliğinden hepimiz sorumluyuz" diyen serbest motosikletçiler, konuya dair hassasiyetlerini dile getirerek şiddetin her türlüsüne karşı olduklarını belirtti.

İzmir Motosiklet Kulüpleri Birliği üyesi olan serbest motosikletçiler, son zamanlarda tüm kamuoyunun ortak acısına sebebiyet veren çocuklara yönelik ihmal ve istismar vakalarına dikkat çekmek için toplandı. Alsancak Gündoğdu Meydanı'nda 'Çocuk ve kadın istismarına karşı motorcular' ve 'Bir kereden bir şey oldu' yazılı pankart açan yaklaşık 200 motorcu, yaşanan olaylara tepki gösterdi. 'Ülkede her çocuğun güvenliğinden hepimiz sorumluyuz' diyen serbest motosikletçiler,  şiddetin her türlüsüne karşı, aileden başlayarak toplumun tüm katmanlarına yayılacak şekilde mücadele etmek ve çocukları ihmal ve istismardan arınmış bir çevrede büyütmenin, herkesin üzerine düşen bir sorumluluk olduğunu vurguladı.

'HEPİMİZ SORUMLUYUZ'

Tüm serbest motosikletçiler adına basın açıklamasını okuyan grup sözcüsü Süslü Kadın Motosiklet Derneği Başkanı Melis Kocabaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ülkemizde son yıllarda çocuklara yönelik ihmal ve istismar vakalarının yazılı ve görsel basın organlarında ayrıca sosyal medyada giderek daha görünür olması sebebiyle, biz İzmir'de bulunan dernek ve kulüp ayırmaksızın bütün motosiklet kullanıcıları bir araya gelip konuya dair hassasiyetimizi bizlere destek olan kurum ve derneklerle ayrıca halkımızla birlik olarak kamuoyuyla paylaşmak istedik. Sorumluluk bilinci, bizleri ihmal ve istismar vakaları yaşandığında şüpheli veya faillere yönelik cezai yaptırımların çerçevesinin ötesinde, bu vakaların bir daha yaşanmaması için gerekli olan bütüncül çocuk politikalarının içeriğini konuşmaya yönlendiriyor. İhmal ve istismarın birçok acı yüzü var. Erken yaşlarda ihmal ve istismara uğrayan çocuklar hayatta kalsalar dahi, fiziksel ve ruhsal gelişimleri olumsuz etkileniyor. İlerleyen yıllarda sosyal becerilerde yetersizlik, davranış sorunları, düşük özgüven ve öğrenme süreçlerinde zorluklar yaşama ihtimalleri artıyor. Büyüyüp yetişkin olduklarında çeşitli sağlık sorunlarıyla karşılaşma olasılıkları fazlalaşıyor. Yetişkinlik dönemlerinde de hem yakınlarına hem de toplumdaki diğer insanlara şiddet gösterme eğilimi artıyor. Çocuklar ancak aileleri ve toplum tarafından desteklendiğinde bu olumsuz etkilerin üstesinden gelebiliyor. Çocuklarımıza şiddetten uzak güvenli ortamlar yaratmalı, onları yakından izlemeli ve desteklemeliyiz."

'DİĞER HAKLARIN DA DESTEKÇİSİYİZ'

Çocukların korunma, sağlık ve beslenme eğitimi konularını birlikte ele alan, bütüncül bir aile politikasının hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Kocabaş, şöyle dedi:

"İzleme ve takip mekanizmaları aracılığıyla çocuğu çevreleyen sistemlerin denetimi sağlanmalıdır. Risk altında bulunduğu tespit edilen çocuklar için erken uyarı ve müdahaleye yönelik araç ve mekanizmalar geliştirilmelidir. Çocuğun yakın çevresini oluşturan ve kritik önem taşıyan ailelere yönelik eğitim ve farkındalık çalışmaları önemsenmelidir. Her çocuğun erken yaşlardan itibaren bakım, eğitim, sağlık ve korunma hizmetlerinden eşit olarak yararlandığı, şiddet, istismar ve ihmalden korunarak büyüyebildiği başta aile ve hane olmak üzere destekleyici ortamlar içinde olması gerektiğine inanıyoruz. Bu ortamları yaratacak her türlü çalışmanın kritik öneme sahip olduğunu vurgulamak istiyoruz. Biz motosiklet kullanıcıları olarak, sadece çocuk istismarını değil, kadına şiddetin, hayvan haklarının, engelli kardeşlerimizin engelsiz yaşam alanlarına kavuşmasının, yaşlılarımızın sosyal hayatlarının iyileştirilmesinin de tam destekçisiyiz. Bugüne kadar bu duruşumuzu hiç bozmadık bugünden sonra da bu konuların savunucuları olmaya devam edeceğiz."

Görüntü Dökümü

------------------

-Basın açıklamasından görüntüler

-Motosiklet kullanıcılarından genel detay görüntüler

Haber- Kamera: Hande NAYMAN, Mustafa Köprülü/ İZMİR,

======================================================

4)TARİHİ KIRKLAR KİLİSESİ'NDE PASKALYA BAYRAMI KUTLANDI

MARDİN'de yaşayan Süryaniler, tarihi Kırklar Kilisesi'nde düzenlenen ayinlerle Paskalya Bayramı'nı kutladı.

Sabahın erken saatlerinde çocukları ile birlikte kiliseye gelen Süryaniler, girişte mum yakarak dua etti. Ayin süresince erkek ve kız ilahi koroları Türkçe, Arapça, İbranice ve Süryanice ilahiler okuyarak ayine katıldı. Mardin- Diyarbakır Metropoliti Saliba Özmen ve Kırklar Kilisesi Başpapazı Gabriyel Akyüz'ün yönettiği ayine katılanlar, özel olarak hazırlanan çeşitli baharatlardan oluşan tütsüler, gümüş tütsülükler içinde yakılarak kutsandı. İncil'den okunan bölümlerle başlayan ayin, yaklaşık 3 saat devam etti. 50 gün oruç tutan ve bu süre içinde hayvani gıda yemeyen Süryanilere, kilise çıkışında Hz. İsa'nın yeniden dirilişini simgeleyen kırmızıya boyanmış yumurta ikram edildi. Kırklar Kilisesi'ndeki ayin bitiminde kilisenin avlusunda Vali Mustafa Yaman ve il protokolünün de katıldığı kutlamalar devam etti.

Mardin-Diyarbakır Metropoliti Saliba Özmen, Paskalya Bayramı'nın Hristiyan alemi için önemli bir gün olduğunu ve Türkiye'nin birliği ve beraberliği için dua ettiklerini söyledi. Özmen, "Bu tarihi korumak, bu tarihe sahip çıkmak, tarihle birlikte birbirimize ve insanımıza sahip çıkmak, hepimizin asli görevidir. Türkiye'mizde yaşayan Müslüman, Hristiyan ve ne olursa olsun Türkiye vatandaşı olarak herkesi mutlu, müreffeh ve sevinçli olarak görmek bizim temennimiz ve duamızdır" dedi.

Süryanilerin bayramını tebrik etmeye gelen vatandaşlardan Emin Hazar ise "Bayramlar, birlikte yaşamanın ve ortak sevinçlerin paylaşıldığı kutsal değerlerimizdir. Bir kültür kenti olan Mardin'imizde, dünyanın mumla aradığı demokrasi, binlerce yıldan beri, tüm doğallığıyla halkımızın yaşam kültürü olarak sürmektedir. O nedenledir ki bizim bayramlarımız; tarihselleşmiş hoşgörü ve sevgi bağlarımızı insansal, inançsal olarak daha da güçlendirmektedir. Mardinliler için dinsel bayramlar, özgün kentsel bir kültürdür. Dünyanın barışa muhtaç olduğu, ülkemiz ve coğrafyamızın, içinde bulunduğu nazik bir süreç yaşıyoruz. Tanrıdan dileğim, kan ve barutla sınanan halkların, yapay çelişkilerinin sonlanması ve küresel sömürü çarklarının kırılmasıyla, barışı ve kardeşliği kutsayan insanlığın galip gelmesidir. Bu anlayışla tüm Mardinlilerin, özellikle de komşularımın ve Hristiyan kentlilerimin, Paskalya Bayramını içtenlikle kutluyorum" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

------------

Kiliseden görüntü

- Süryanilerden görüntü

Ayinden detay

Okunan dua ve ilahiler

Bayramlaşmalar

Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Nezir GÜNEŞ/MARDİN,

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 300 MB

==================================================

5)TOKAT'TA DÜZENLENEN FESTİVALDE KÖPEKLER YARIŞTI

TOKAT'ta  Türk Çoban Köpeği Festivali kapsamında düzenlenen yarışmada çoban köpekleri yarıştı. Tokat Belediyesi, Uluslararası Köpek Irkları ve Kinoloji Federasyonu, Tokat Kent Konseyi ve Tokat Veterinerler Hekim Odası'nın katkılarıyla organize edilen Türk Çoban Köpekleri Festivali, Yerli Irklar yarışması Gümenek mesire alanında yapıldı. Türkiye'nin çeşitli illerinden gelen ırk ve yaşlarına göre farklı klasmanlarda yarışan 200  köpek vatandaşların ve çocukların ilgi odağı oldu. Organizasyon tertip komitesinde yer alan Akif Metin,  "Bugün Tokat'ta 4 ana grupta Türk çoban köpekleri yarışacak. Yarışmalara Kangal, Akbaş, Malaklı ve Anadolu Çoban olmak üzere 200'e yakın köpek katıldı. Sivas, Kayseri, Tokat, Ankara, Niğde, Amasya, Kastamonu, Samsun'dan bir çok arkadaşımızın köpekleri bu yarışmaya katıldı. Şu anda çok güzel bir katılım var.  Yarışmamız hayırlı olsun" dedi.

Yarışmaya katılan köpekler mesire alanına aileleriyle birlikte gelen çocukların ilgi odağı oldu.

Görüntü Dökümü:

-Yarışmadan görüntüler

-Köpeklerin görüntüleri

-Çocukların ilgisi

-Konuşma

Haber-Kamera:  Fatih YILMAZ/TOKAT,

==================================================

6)YOLUN KARŞISINA GEÇMEK İSTEYEN ÇOCUĞA DÜĞÜN ARABASI ÇARPTI

ADIYAMAN'da, yolun karşısına geçmek isteyen Esra Taşçı'ya (11) düğün arabası çarptı. Kaza, öğle saatlerinde Gölbaşı Caddesi'nde meydana geldi. Yolun karşısına geçmek isteyen Esra Taşçı isimli çocuğa, İsmail Oral yönetimindeki 02 KA 037 plakalı düğün otomobili çarptı. Kazada hafif yaralanan Taşçı, vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık görevlileri tarafından ambulansla Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Tedaviye alınan Taşçı'nın sağlık durumu iyi olduğu öğrenildi.

Kazayla ilgili başlatılan soruşturma sürdürülüyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

---------------------------------

Olay yeri ve düğün otomobili

Yaralanan çocuk

Sağlık görevlilerinin müdahalesi

Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Mahir ALAN-ADIYAMAN-DHA)

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 100 MB

=============================================

7)GENÇ KIZILAY ÜYELERİ ŞEHİT VE GAZİ ÇOCUKLARINI SEVİNDİRDİ

TÜRK Kızılayına bağlı Genç Kızılay Tokat Başkanlığı şehit, gazi ve yetiştirme yurdunda kalan çocuklar için 'Çocuk Festivali' düzenlendi Şenlikte renkli görüntüler oluştu. Türk Kızılayına bağlı Genç Kızılay Tokat Başkanlığınca Gümenek mesire alanında 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkilikleri kapsamında 'Çocuk Festivali' düzenledi.  400 üniversite öğrencisi ve, 300 çocuğun katıldığı festivalde renkli görüntüler oluştu. Genç Kızılay Tokat Başkanlığı  gönüllü üyeleri çocukları balonlar ile karşıladı. Çocuklar şişme oyuncaklarla oynadı. Halat çekme, mendil kapmaca, ip atlama, topaç çevirme, top taşıma yarışmaları ile boyama atölyelerinin düzenlendiği programda, çocuklara çeşitli hediyeler verildi.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında 'Çocuk Şenliği'  düzenlediklerini ifade eden, Genç Kızılay Tokat İl Başkan Yardımcısı Zühre Salman, " Bu festivalimize sevgi evleri çocukları, şehit ve gazi ailelerimizin çocukları katıldı. Yaklaşık 300'e yakın çocuk katıldı. Bizi burada en mutlu eden şey, şehit ve gazi ailelerimizin çocukları. Çünkü, şehitlerimiz bizler için, bu ülke için canlarını feda ettiler. Biz de onlar için bir günümüzü ayırdık. İnşallah her şey çok güzel olur.  Onların mutluğu için elimizden gelen her şeyi yapacağız" diye konuştu.

Görüntü Dökümü:

-Şenlikten görüntüler

-Çocukların çeşitl oyunlar oynayıp eğlenmeleri

-Konuşmalar

Haber-Kamera:  Fatih YILMAZ/TOKAT,

Kaynak: DHA

Son Dakika Güncel Dha Yurt Bülteni-8 - Son Dakika


Advertisement