Ekonomi Çevreleri ve Sendikalar 2010 Beklentilerini Açıkladı (2/son) - Son Dakika
Son Dakika Logo
Son Dakika Uygulamayı yükle! YÜKLE

Ekonomi Çevreleri ve Sendikalar 2010 Beklentilerini Açıkladı (2/son)

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Ekonomi Çevreleri ve Sendikalar 2010 Beklentilerini Açıkladı (2/son)

Ankara Sanayi Odası, Türkiye İhracatçılar Meclisi, Hak -İş, Bask, Turizm, Tekstil, Otomotiv ve Nakliye Sektörü Temsilcileri 2009 Yılını Değerlendirdi ve 2010 Yılından Beklediklerini Açıkladı. 2009 Yılının Kriz Nedeniyle "Kayıp" Bir Yıl Olarak Değerlendiren Ekonomi Çevreleri, 2010 Yılı İçin Özellikle İkinci Yarıdan İtibaren Bazı Ekonomik Göstergelerde Toparlanma Gözükse de, İstihdamın Artırılmas...

Krizin etkisiyle tüm sektörlerin yara aldığı bir dönemde 2009 yılını diğer sektörlere göre daha az hasarla atlatan turizm sektörü için, 2010 yılı geçiş dönemi olacak. 2009 yılında kriz nedeniyle turizm sektörünün fiyatlardan ödün verdiğini, bu nedenle gelirlerinin yüzde 5 azaldığını söyleyen Türkiye Otelciler Federasyonu Başkanı Ahmet Barut, turizmde iyileşmenin 2011'e kaldığını vurguladı. Kriz nedeniyle 2009 yılında otomotiv ihracatının yüzde 30, üretiminin yüzde 35 azalmasının beklendiği bir dönemde Otomotiv Sanayi Derneği Genel Sekreteri Ercan Tezer, otomotiv sektörünün 2010 yılının ikinci yarısı itibariyle yavaş yavaş toparlanacağını ifade etti. 2009 yılının taşımacılık sektörü açısından kayıp bir yıl olduğunu belirten Uluslararası Nakliyeciler Derneği Başkanı Tamer Dinçşahin ise 2010 yılında geçiş belgesi konusunda çözüm üretilmesini ve sektörel iş kanunun çıkarılmasını istedi.

Sendikalar cephesinden bakıldığında BASK Başkanı Resul Akay'a göre "2009 yılı kara, 2010 yılı ise yitik yıl olacak." HAK-İŞ Başkanı Salim Uslu ise 2009 yılında sosyal politikalarda yeni model ve projeler geliştirilemediğini, kriz nedeniyle 2009'un bir hayli sıkıntılı geçtiğini vurgulayarak, 2010 yılında en büyük beklentilerinin Türkiye'nin gerçek sorunu ve gerçek gündemine dönülmesi olduğunu belirtti. 2009 yılında 12 Mart ve 12 Eylül'de evleri arayanların, şimdi evlerinin ve merkezlerinin aranmaya başladığına vurgu yaparak, bunu yargının yurttaşı koruma ve kollama adına harekete geçmesi olarak değerlendirdi. Uslu, 2010 yılında karanlık ve kirli ilişkilerin açığa çıkarılması noktasında umutlu olduğunu vurguladı.

TUROFED BAŞKANI AHMET BARUT: "KRİZ NEDENİYLE TURİZM SEKTÖRÜ FİYATLARDAN TAVİZ VERDİ"

Türkiye Otelciler Federasyonu (TUROFED) Başkanı Ahmet Barut, 2009 yılının krize karşın turizm sektörü açısından yine de memnuniyet verici geçtiğini söyledi. Barut, "O kadar ekonomik sıkıntı ve kriz ortamında Türk turizmi belli bir noktada seviyesini korudu. Turizmde yüzde 2'lik bir artış yaşandı. Yüzde 5'lik gelir kaybı yaşandı. Gelirlerdeki azalma bizden değil, kriz nedeniyle sıkıntı yaşan diğer ülkelerden kaynaklandı. Bu oranlar, kriz ortamında makul karşılanabilir. Turizm sektörü, 2009 yılında kriz nedeniyle fiyatlardan taviz vermek zorunda kaldı. Fiyatlara yapılan indirimler, otel otel, bölge bölge değişiklik gösterdi. Kriz nedeniyle turistler harcamalarında dikkatli davrandı. Ancak şunu belirtmek isterim ki, turizm sektöründe yaşanan kayıp, diğer sektörlerdeki kayıpların çok altında gerçekleşti" dedi.

-TURİZMDE İYİLEŞME 2011'E KALDI-

Turizm sektörünün 2010 yılında yüzde 3 büyüme beklediğini söyleyen Barut, kişi başına gelirlerde de normalleşme beklediklerini ifade etti. 2010 yılının daha iyi geçmesini beklediklerini dile getiren Barut, "2010 yılında tüm dünya ekonomisinde, bizim turist aldığımız ekonomilerde gelir anlamında iyileşme yok. Daha iyi bir sezon bekliyoruz. Üç puanlık artış öngörüyoruz. Asıl dünya ve Türkiye turizminde iyileşme 2011 yılında olur" diye konuştu.

Türkiye turizmi açısında 2010 yılında hedef ülkeler arasında İngiltere ve İskandinav ülkelerinin başı çekeceğini dile getiren Barut şöyle devam etti: "Şu an için sıkıntı gözükmüyor. İngiltere, İskandinav ülkeleri başta olmak üzere tüm dünya hedefimiz."

OSD GENEL SEKRETERİ ERCAN TEZER: "OTOMOTİV İHRACATI YÜZDE 30, ÜRETİMİ YÜZDE 35 AZALACAK"

Otomotiv Sanayicileri Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Ercan Tezer, yaşanan küresel kriz nedeniyle 2009 yılında Türkiye'de olduğu gibi, tüm dünya ülkelerinde de öncelikli olarak otomotiv ürünlerine talebin daraldığını belirtti. Tezer, 2008 yılı son çeyreğinden itibaren AB ülkelerinde satışların düşmeye başladığını ve dolayısıyla ihracatın yüzde 90'nının bu bölgeye gerçekleştirilmesine bağlı olarak, üretim adetlerinin de Eylül ayı itibariyle önemli oranda azalmaya başladığını kaydetti. Bu yıl uygulamaya giren ilk ÖTV indiriminin otomobil ve hafif ticari araca kıyasla, ticari araçlar ve özelliklede ağır ticari araçlar üzerinde etkili olmadığını vurgulayan Tezer, "Ancak başlayan ikinci ÖTV uygulamasında son aylarda önemli oranlarda düşen ticari araç ve traktör üretiminde olumlu bir gelişme sağlandı. Diğer taraftan, sanayi üretimdeki daralmanın önemli boyutlara ulaşmasına rağmen Şubat ayında yürürlüğe giren Kısa Çalışma ve Kısa Çalışma Ödeneği Mevzuatı sayesinde İşsizlik Fonu kaynaklarının kullanıma açılmasına bağlı olarak sanayide büyük emek ve maliyetle yetiştirilen insan gücü kaybı asgari düzeyde oldu. Özellikle ağır ticari araçlar pazarında yaşanan keskin düşüşlere bağlı olarak, bir önceki yıla göre, 2009 yılı toplam otomotiv pazarında yüzde 30 ihracat ve üretimde ise yüzde 35 düzeyinde daralma yaşanacağı tahmin edilmektedir" dedi.

-OTOMOTİV SEKTÖRÜ İKİNCİ YARIDAN İTİBAREN YAVAŞ YAVAŞ TOPARLANACAK-

2010 yılında üretim ve ihracat adetlerinin 2009 yılı düzeyinde gerçekleşmesini beklediklerini dile getiren Tezer, "Türkiye'de de olduğu gibi AB ağır ticari araç pazarındaki daralmanın, bu araç sınıfının yatırım aracı olarak değerlendirilmesi nedeniyle ekonomide olumlu koşulların beklendiği 2010 yılında, özellikle yılın ikinci yarısında yavaş bir ivmeyle de olsa azalmaya başlayacağı tahmin edilmektedir. Diğer taraftan bu kriz ortamında, küresel pazarlarda da olduğu gibi, Türkiye'de de otomotiv sanayinin 2007 yılındaki üretim ve pazar adetlerine tekrar ulaşabilmesinin, 3-4 yıl gibi uzun bir süre alacağı da bilinmektedir. Bu zor koşullar altında, otomotiv sanayi mevcut strateji ve hedeflerinde bir değişiklik yapmamış ve 2015 yılında, 2 milyon adet üretime, 1.5 milyon adet ihracata, 50 milyar dolar ihracat gelirine ve 600 bin istihdam hedefine ulaşma çalışmalarını planlamaktadır. Bir başka ifade ile sanayimiz, "Küresel Mükemmeliyet Merkezi' olma hedefi yolunda, bundan sonra da ihracat projelerine bağlı olarak büyümek üzere yoğun çalışmalarını sürdürmektedir" diye konuştu.

UND BAŞKANI TAMER DİNÇŞAHİN: "2009 KAYIP BİR YIL OLARAK GEÇTİ"

Taşımacılık sektöründe 2009 yılının yaşanan ekonomik kriz nedeniyle kayıp bir yıl olarak geçtiğini ifade eden Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Başkanı Tamer Dinçşahin, bu nedenle yüzde 20'lik bir sefer kaybı yaşandığını kaydetti. Dinçşahin, yaşanan sefer kaybının Avrupa'da daha fazla, Rusya ve Ortadoğu'da ise biraz daha az hissedildiğini belirtti.

Yaşanan kriz döneminde ulaştırma sektöründeki mevcut sorunların çözülmediğini dile getiren Dinçşahin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'nin coğrafi konumu ve 2023 hedefleri göze alındığında, Türkiye'nin lojistik üretimin üssü olması hedefleniyor. Buna karşılık lojistik alt ve üst oluşturulmasında taşıma faktörlerinin bir arada yapılmasına öncülük edecek, verimliliği arttıracak bir "lojistik yapılar projesi' daha hayata geçirilmedi. Bununla ilgili bir atılım, bir açılım yapılamıyor. Bunların yapılması için siyasi irade olmalı. Bu projeler için hükümet karar almalı. Bununla ilgili yapılanma için mutlaka hükümetin bölgelere seçtiği alan tahsisi konusuna girişim yapması lazım. Bu özel sektörle odalarla birlikte yapılmalı. Çok önemli bir konu, çünkü sadece coğrafi konumlarla bir şey elde edilemez. Bunun dışında sektörün önünde uluslararası bir engel olarak duran en önemli konulardan biri "kotalar ve vizeler' konusu."

-GEÇİŞ BELGESİ KONUSUNDA KALICI ÇÖZÜMLER ÜRETİLMELİ-

Rusya, İspanya, İtalya, Yunanistan ülkelerinde geçiş belgesi konusunda büyük sıkıntılar olduğunu belirten Dinçşahin, "Rusya için iki sivil toplum örgütü, bir araya geldik ve 2010- 2011 yıllarını planladık. Planlarken de pazardan pay almalarını sağlayarak onlarla birlikte iş birlikleri yaparak oldu. Ama bu 9 ay iş kaybına neden oldu. Bunu aynı şekilde 2-3 aydır da Yunanistan'la yaşıyoruz. Yine aynı UND'nin dengi sivil toplum örgütüyle yapıyoruz. Pazar paylaşımı konusunda belli şeyleri yapıyoruz. Ama bu şunu getiriyor: Her an kalıcı çözümler mutlaka yaratılmalı önümüzdeki dönemde sorunların çözülmesi halinde bunları bir daha herhangi bir ülkeyle yaşanması mümkün olmayacak. Bu gün Rusya, Yunanistan diyoruz. Yarın İspanya çıkacak daha sonra İtalya, sırayla bu devam edecek. Avrupa için AB'ye üye olduğumuzda bu sorun tamamen bitecek. Ama bunu bizim eş etkili bir tedbir olarak karşımıza çıktığı veya uygulamalardan dolayı Türkiye'nin büyük zararlar gördüğünü anlatıp adalet divanında AB adalet divanında bir karar çıkması halinde bu tüm ülkelerde uygulanabilir bir hale gelir. Bizimde bu kota önümüzden kalkar yani bu bir süreç. Bu süreç içerisindeki hukuksal mücadelemizi UND olarak yapıyoruz. Amaç burada lobi çalışmaları olsun diğer çalışmalar olsun hepsine katılmak olmalı ülkeler arasındaki kara ulaştırma toplantılarına katılım sağlanmalı" dedi.

-SEKTÖREL İŞ KANUNU ÇIKARILMALI-

2010 yılında ulaştırma sektöründeki sektörel iş kanunun mutlaka halledilmesi gerektiğinin altını çizen Dinçşahin, "Biz hem Türk hukuku hem de uluslararası hukukla birlikte mücadele etmek zorunda kalıyoruz. Biz Türkiye'de olduğumuzun 3 misli yurt dışında çalışmaktayız. Bununla ilgili bir karmaşa içerisindeyiz. Çalıştıracağımız kişileri Türk mü yoksa Avrupa kurallarına göre mi çalışacağız. Bu konuda bir çıkmaz içindeyiz. Bunun içinde sektörel bir iş kanunun oluşması gerekir" şeklinde konuştu.

2010 yılında artan bir ivmenin olacağını söyleyen Dinçşahin, özellikle yılın ikinci yarısından itibaren taşımacılık ve lojistik konusunda ulaştırma konusunda yükselişin başlayacağını düşündüklerini ifade etti.

HAK-İŞ GENEL BAŞKANI SALİM USLU: "EKONOMİK KRİZ VE KRİZ TİCARETİ NEDENİYLE 2009 ZORLU GEÇTİ"

Hak-İş Başkanı Salim Uslu, krizin etkisi ve krizin ticaretini çerçevesinde yapılanların etkisiyle 2009 yılının bir hayli sıkıntılı geçtiğini söyledi. 2009 yılında sosyal politikalar açısından olumlu gelişmeler olmadığının altını çizen Uslu, "Sosyal politikalara yönelik yeni modeller ve projeler geliştiremedik. Politik olarak umutlarımız arttı. Çünkü Türkiye'nin yaşadığı bu karmaşık gibi görünen olayların arkasından gerçek bir hukuk devletine ulaşma umudumuz güçlendi. Dün yurttaşların evleri ve iş yerleri aranırken, bugün 12 Eylül ve 12 Martta evlerini ve işyerlerini arayanların merkezleri aranmaya başlandı. Yargının, kutsal devleti koruma ve kollama adına değil, şimdi yurttaşı koruma ve kollama adına harekete geçtiğini görüyoruz. Bundan dolayı da 2010 ve sonrasından daha da mutluyuz.

-2010'DA ÜLKENİN GERÇEK SORUNU VE GÜNDEMİNE DÖNÜLMELİ-

2010 yılında en büyük beklentisinin ülkenin gerçek sorunları ve gerçek gündemine dönülmesi olduğunu vurguladı. 2010 yılında ekonominin genel göstergelerinde olumlu gelişmeler olacağı kanaatinde olduğunu söyleyen sosyal gelişmeler açısından bir beklentisi olmadığını kaydetti. Uslu şu değerlendirmelerde bulundu: "Şu kriz döneminde Türkiye kendini bir durgunluğa hapsetmedi. Finans kurumlarının battığı bir fotoğraf yaşamadık. En önemlisi toplum dinamizmini kaybetmedi. Kapasite kullanımında artışlar, ticari ilişkilerin gelişmesi, ihracattaki toparlanma bizi umutlandırdı. Ancak bunlarla eş zamanlı bir sosyal politika geliştirileceği beklentim yok. Bizde ne sermaye ne de politika kesiminde sosyal haklara ilişkin duyarlılık ve model öngörüsü yok. İnanılıyor ki, sosyal haklar, ekonomik sorunun çözüldüğü zaman gerçekleşebilecek. Bizde böyle bir saplantı var. Oysa ki, ekonomik kalkınma ve sosyal gelişme eş zamanlı yürütülebilir. Eş zamanlı gerçekleştirmenin, sosyal adaleti sağlamanın, üretimi ve kaliteyi sağlamanın büyük önemi var.

-KARANLIK VE KİRLİ İLİŞKİLERİN AÇIĞA ÇIKARILMASI NOKTASINDA UMUTLUYUZ -

2010 yılında karanlık ve kirli ilişkilerin açığa çıkarılmasına yönelik umutlarımız arttı. Öyle zannediyorum ki, 2010'da demokratik dengeler ve açılımlar daha hızlanacak. Biz o zaman ülkenin, toplumun asıl gündemine döneceğiz. Demokratikleşme, özgürleşme, sosyal gelişme ve ekonomik gelişme konularına eğileceğiz. Tüm bunları konuşabileceğimiz, toplumun gerçek gündemine konuşacağımız gündem oluşacak."

BASK BAŞKANI RESUL AKAY: "2009 YILI KARA BİR YIL OLARAK ANILACAKTIR"

Çalışanların ve emeklilerin 2009 yılını kara bir yıl olarak anacağını söyleyen Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu (BASK) Genel Başkanı Resul Akay, "2009 yılında bir milyonu aşkın çalışan işini kaybetmiştir. Çalışanların ve emeklilerinin ücret artışları küresel kriz gerekçesiyle tırpanlanmıştır. Kısacası Hükümet 2009 yılında uyguladığı ekonomi politikaları ile çalışanları ve emeklileri perişan etmiştir. Çalışanların ve emeklilerin hafızasına kazınan 24 Ocak 1980, 5 Nisan 1994, 21 Şubat 2001'e, bir kara yıl olarak da 2009 da eklenmiştir. 2009 yılı hükümetin ekonomi politikalarının iflas ettiği, ekonomideki sahte baharın, kara kışa döndüğü bir yıl olmuştur. Çalışanlar, terör sempatizanlarına gösterilen inanılmaz hoşgörüye karşılık, kendilerine yapılan üvey evlat muamelesinin yarattığı ruhsal ve fiziksel travma ile 2009 yılını sonlandırmıştır" dedi.

-2010 YILI YİTİK BİR YIL OLACAKTIR -

Çalışanların ve emeklilerin 2010 yılına ait beklentilerini de dile getiren BASK Genel Başkanı Resul Akay, "Çalışanlar ve emekliler yüzde 2.5+2.5 oranındaki artışla 2010 yılına umut bağlaması mümkün değildir" diye konuştu.

Tüm bu olumsuzluklara rağmen çalışanların ve emeklilerin cebindeki milli piyango bileti ile 2010 yılının ilk saatlerine umutla girmeye hazırlandığını dile getiren Akay şöyle devam etti:

"Talih kuşunu misafir edecek olan çalışanlar ve emekliler hariç, milyonlarca çalışan, emekli, işsiz ve yoksul umutlarıyla birlikte koca bir yıla yitik olarak başlayacaktır. Çalışan kesimin örgütlenme, toplu sözleşme ve grev hakkı ile ilgili yasal ve anayasal değişikliklerin 2010 yılında gerçekleşmesi de teselli ikramiyesinden öte bir şey olmayacaktır." (ANKA)

(EBR-HGS/BÜN)

Kaynak: ANKA